<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977</id><updated>2012-02-11T00:29:40.814+02:00</updated><category term='çekici siteler + bloglar'/><category term='blog 101'/><category term='istanbul'/><category term='kitap'/><category term='fikrimühim'/><category term='DIY (do it yourself)'/><category term='selanik'/><category term='dekorasyon'/><category term='yunanistan'/><category term='dergi'/><category term='yurtdışı'/><category term='çekici insan'/><category term='pazarlama / reklam'/><category term='dişi-sel'/><category term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category term='güzel  yazılar ve sözler'/><category term='seyahatlerim'/><category term='mushaboomda misafir var'/><category term='make-me-over'/><category term='parti ve düğün fikirleri'/><category term='acemiler / tembeller için mutfak 101'/><category term='barcelona'/><category term='atina'/><category term='söyleşelim'/><category term='bar / club / cafe / restoran'/><category term='sakız adası'/><category term='frankfurt'/><category term='hayat ve aşk yazıları'/><category term='Liverpool'/><category term='ruh menüsü: muzik'/><category term='Nauplio'/><category term='film'/><category term='sanatsal etkinlikler'/><category term='amsterdam'/><category term='işe yarar bilgiLer: telefonlar / adresler'/><category term='bir doz ilham'/><category term='berlin'/><title type='text'>bir doz minik güzel şey</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>733</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4454893270852075466</id><published>2012-02-04T23:39:00.000+02:00</published><updated>2012-02-04T23:39:58.203+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Shot, lübnan, gözleme, cevizli mantı, tahinli tavuk salata</title><content type='html'>Bir haftadır İstanbul karlar altındaydı. Topuklu ve mini etek kombinasyonundan vazgeçemeyen ben bile hantal düz taban çizmelerleydim, utanmasam kar pantolonu giyip gidecektim işe. Her sabah ve her akşam "eve bir yerimi kırmadan gidebileyim"&amp;nbsp; en büyük temennimdi ve yaklaşık bir haftadır en çok arzuladığım yer ev, özellikle yatağımdı. Agresiftim, asabiydim, yorgundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın güneş enerjisi ile şarj oluyorum, bronz bronz bacaklarımı gördükçe, uçuş uçuş elbiselerimi giydikçe kendimi seviyorum. Son zamalarda ise kat kat kıyafet altında kendimden uzaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NrCwSHiAz9U/Ty1c8BFR8rI/AAAAAAAAPLY/DbxEWAjZNmY/s1600/IMG_0243.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-NrCwSHiAz9U/Ty1c8BFR8rI/AAAAAAAAPLY/DbxEWAjZNmY/s400/IMG_0243.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kar, evde oturuyorsan, sıcacık çayını fokurdata fokurdata, gazeteni dergini karıştırırken camdan izleyeceğin bir şey olduğu sürece harika. İş yerleri erken paydos yapanlar için de hiç fena olmayabilir. Ama benim için resmen bir işkence sebebiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden bu haftasonu kendimi daha sıcak bir şehre, annemin ve anneannemin kollarına attım. Hem artık iyice yaşlanan anneannemle vakit geçirebilmek için hem de kendimi şımartmak için...Güzel yemekler, özlenen insanlar, insanın içini ısıtan bir hava, bakım fasılları derken yeniden doğdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duydum ki İstanbul'da da hiç fena değilmiş hava. Eğer evde oturmaktan sıkıldıysanız, keşfedilmesi gereken yeni mekanlar ve arayı soğutmadan yeniden yolu düşürmek gereken klasikler huzurlarınızda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YvMJ83jf6To/Ty2Zm0oDMmI/AAAAAAAAPLg/0d3StFdI6Cw/s1600/IMG_0065.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-YvMJ83jf6To/Ty2Zm0oDMmI/AAAAAAAAPLg/0d3StFdI6Cw/s400/IMG_0065.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Shot kültürü mü desem, shot modası mı karar veremedim son zamanlarda atağa kalktı. Bundan üç beş yıl öncesine kadar shot denildiğinde akla bir tekila gelirdi, bir de genellikle adı hatırlanamayan "böyle yanan bir içki" diye tarif edilen B52. Hepsi buydu! Sonra Roxy barmenleri iki giriş biletine bir şişe Sex on the Beach ve birkaç karton shot bardağını elimize tutuşturarak bizi kokteylleri shot içmeye alıştırdı, birkaç yıl sonra da Otto "fındık shot" tiryakisi yaptı. Sonrasına yetişemedik, her mekanın ayrı spesyali, ayrı sunumu, ayrı shot'ı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi son trend "shot bar"lar. Ben Indigo'nun tam karşısındaki &lt;b&gt;Tektekçi&lt;/b&gt;'yi hayırladım sadece. Minicik, sıcacık bir ortam. Menüde kafa karıştıracak kadar çok çeşit var. Oturduğunuz yerde bulunan rengarenk minicik kağıtlara ne istiyorsanız yazıyorsunuz, uzatıyorsunuz, geliyor. Karar veremiyor hepsini tatmak istiyorsanız, "Beştek" yetmezse "Ontek", o da yetmezse "Dümtek" menüleri mevcut. Bütün gece geçirilecek veya sırf oraya gitmek için dışarı çıkılacak bir mekan değil bence, ama yolda geçerken cepteki metal paralardan kurtulmanın keyifli yolu. Toplayın cebinizdeki bozuklukları, dalın içeri, seçin bir shot, indirin mideye, aynen yolunuza devam edin, daha bir keyifli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WaVINQD84Jc/Ty2cj0AZ6vI/AAAAAAAAPLo/NAxgouFx1hY/s1600/IMG_0084.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-WaVINQD84Jc/Ty2cj0AZ6vI/AAAAAAAAPLo/NAxgouFx1hY/s400/IMG_0084.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz bir başka trend de Lübnan! Yemekleriyle, kadınlarıyla, geceleriyle, paket turlarıyla...&amp;nbsp; Kanada'da oturup sürekli kendini özleten bir arkadaşım bir süpriz yaptı ve doğum gününü İstanbul'da kutlamaya karar verdi, böylece bekarlığa veda furyalarından sonra yine bir Çapa mekanının yolunu tuttuk: &lt;b&gt;Arabesque&lt;/b&gt;. Niyetiniz Lübnan mutfağı tatmaksa, humus başta olmak üzere bütün mezelerin çok daha güzelleri için Hatay'a gidebilirsiniz. Mezeler muhteşem olmamakla birlikte güzeldi; ama ana yemek gerçekten çok kötüydü.&amp;nbsp; Derdiniz yemek değil, dans edip eğlenmekse şiddetle tavsiye ederim. İçeri girdiğimiz anda zenneler tarafından karşılandık, dansözlerle gözümüz gönlümüz açıldı, eski Türkçe pop parçalarla coştuk. Haftaiçi ve haftasonu fiks menü ile çalışıyorlar, içkiler ekstra ödeniyor, doğum günü partileri için aklınızda bulunması gereken mekanlardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QDMxc03gbLw/Ty2crl-Sc5I/AAAAAAAAPLw/aV-fLL4o1Jc/s1600/3801ff0e-7a7d-49a6-be20-6e47a3d306f1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="246" src="http://4.bp.blogspot.com/-QDMxc03gbLw/Ty2crl-Sc5I/AAAAAAAAPLw/aV-fLL4o1Jc/s400/3801ff0e-7a7d-49a6-be20-6e47a3d306f1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sokaktaki keyifli sandalyeleri kaldırılmış olsa da, Galatasaray Lisesi'nin arasındaki &lt;b&gt;Ara Cafe&lt;/b&gt; lezzetli yemekleri, özgün dekorasyonu ve müdavim kitlesiyle hala bir klasik. Tuvaleti ise benim en sevdiğim kısmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Midpoint&lt;/b&gt;'in parmesanlı tavuk salatası da yemeye doyamadığım salatalardan. Tahinli bir sosu var ki, onu diğer bütün tavuklu salatalardan farklı yapıyor. Tavuklu Sezar Salata yemekten sıkılanlara özellikle duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BBUtbxGiujg/Ty2igcAXHMI/AAAAAAAAPMA/-s0CAeYd6y8/s1600/IMG_0168.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-BBUtbxGiujg/Ty2igcAXHMI/AAAAAAAAPMA/-s0CAeYd6y8/s320/IMG_0168.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Akşam üstü hafiften karnınız acıktığında çay saati kıvamında bir şeyler atıştırmak isterseniz Hisar'daki Sade Kahve'nin gözlemesi son zamanda yediklerimin en en güzeliydi. Masa altındaki mangal ayaklarınızı sıcacık yaparken, ince belli fincanda çay içip, gözlemeyi mideye indirirken, boğazın karşı kıyısını izlemek pek keyifli oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Y80L2d6OAOM/Ty2ic55lncI/AAAAAAAAPL4/MZq8R40GdPo/s1600/IMG_0141.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-Y80L2d6OAOM/Ty2ic55lncI/AAAAAAAAPL4/MZq8R40GdPo/s400/IMG_0141.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Değişik bir lezzetle tanışmak isterseniz de Beşiktaş Çarşı'daki Sinop Mantı'nın yolunu tutun ve cevizli mantıyı bir deneyin derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifle lezzetle kalın :) &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4454893270852075466?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4454893270852075466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4454893270852075466&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4454893270852075466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4454893270852075466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2012/02/shot-lubnan-gozleme-cevizli-mant.html' title='Shot, lübnan, gözleme, cevizli mantı, tahinli tavuk salata'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-NrCwSHiAz9U/Ty1c8BFR8rI/AAAAAAAAPLY/DbxEWAjZNmY/s72-c/IMG_0243.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-7282122943513616588</id><published>2012-01-25T23:15:00.000+02:00</published><updated>2012-01-25T23:15:03.831+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><title type='text'>Beni baştan çıkartan en son oyuncağım: Leme Cam!</title><content type='html'>Hayatınızda kaç teknoloji harikası var? Gazetesini i-pad'den okuyanlardan mısınız, mp3 player'ı olmadan sokağa çıkmayanlardan mı, i-phonu'nu tutkuyla sevenlerden misiniz, sırf kılıf ve kulaklık gibi aksesuarlara aşkınızdan bu aletleri kullananlardan mı? Yoksa tam tersine gelenekselci tarafta yer alıyor ve bunların hepsini yok mu sayıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben iki uç arasında gidip gelenlerdenim. Walkman ve kasetlerle büyüyen, cd ve cd çalan walkman'ler çıktığında bunu inanılmaz bulan, Nokia 3310'ların en hit cep telefonu olduğu yıllarda lisede okuyan, 2 piksellik dijital fotoğraf makinelerine teknolojinin zirvesi muamelesi yapan, internete bağlanmak için ev telefonunu meşgul edip faks sesine benzer bağlantı sesini on dakika beklemek zorunda kalan kuşaktanım. Kablosuz interneti ve mp3 formatında müzikleri çıktığı gibi hayatıma kabul ederken, akıllı telefonlara çok ön yargılı yaklaşıp zaman içinde benimseyenlerdenim, hala da bazı teknolojileri reddedetmeye devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cYokiHFfZQ0/Tx8wuITFfwI/AAAAAAAAPJ4/k8Motwg21pw/s1600/IMG_0217.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-cYokiHFfZQ0/Tx8wuITFfwI/AAAAAAAAPJ4/k8Motwg21pw/s400/IMG_0217.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yıllardan beri blog yazıyorum, blogları içeriksel açıdan pek çok basılı dergiden daha zengin ve özgün buluyorum; ama diğer yandan e-book'lardansa somut kitapları tercih ediyorum. Kitapçıya gidip, rafların arasında dolanıp kitapların sayfalarını karıştırıp seçmekten, sayfları çevire çevire beğendiğim kısımların altını çize çize okumaktan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. Gelgelelim Aşk, benim bu somut kitap inadımı kırmak konusunda da büyük adımlar attı. Türkiye'de bulunamayan, bulunsa da çok pahalı olan, inanılmaz ilgimi çeken bir çok kitabı i-pad'e yükleyip aklımı başımdan aldı. En kısa zamanda, mesela bu haftasonu, tam manasıyla bir e-book okuma deneyimi yaşamayı planlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son derece özelliksiz ve gösterişsiz bir netbook kullanıyorum mesela, çantama atıp oradan oraya savurduğumda hiç içim acımıyor. Bozulana kadar da yenisini almayı hiç düşünmüyorum. Sonuçta kullandığım üç program var: Mozilla, Picasa ve Media Player. Diğer yandan i-phone'daki uygulamaların hastasıyım. Bütün uygulamaları, yenilikleri keşfetmeyi ve kurcalamayı seven yanım bir teknoloji canavarıyken, bütün elektonik cihazlarımı bozmayı başardığım için bir yanım tam bir yaşlı nine!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunları anlattım ki, sizinle az sonra paylaşacağım şeyleri okurken, bunun ortalama bir kullanıcının gözlemleri olduğunu bilin :)&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonunuzda illa ki vazgeçemediğiniz uygulamalar vardır. Bunlardan bazıları hayatınızı kolaylaştırdığı için, bir kısmı da sadece keyif verdiği için vazgeçilmez hale gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ma7ROvZvilM/Tx8s6GEo12I/AAAAAAAAPJY/SHd7xC3D19s/s1600/Tam+ekran+yakalama+25.01.2012+001107.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ma7ROvZvilM/Tx8s6GEo12I/AAAAAAAAPJY/SHd7xC3D19s/s400/Tam+ekran+yakalama+25.01.2012+001107.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim keyif veren vazgeçilmez uygulamalarımın arasında en eskisi &lt;a href="https://foursquare.com/zillosh" style="color: #cc0000;" target="_blank"&gt;Foursquare!&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foursquare'i hiç bilmeyenler için: Gittiğiniz yerlerde check-in yaptığınız, check-in'lere karşılık puanlar ve rozetler kazandığınız, en çok giden olursanız "mayor"lığını kazandığınız, onun dışında her yere ilişkin "tip" bırakıp, bırakılmış "tip"leri okuyabildiğiniz bir uygulama Foursquare. Son bir yılda Türkiye'de çok kullanılmaya başlandı; ama ben dijital reklam ajansında çalıştığım yıl, duyup merak edip kullanmaya başladığım zaman, Türkiye'de kullananlar o kadar azdı ki herhangi bir yerde sizden başka birisi daha check-in yapmışsa bu şaşılası bir durumdu. Ayrıca benim için bu kadar özel olmasının bir sebebi de, benim Aşk ile Foursqure'i kullananlar parmakla sayılacak kadar azken, Çubuklu Hayal Kahvesi'ndeki bir konserde check-in yapan sadece iki kişi olduğumuz için tanışmış olmam! :)) Puan ve rozet kazanmak işin oyun ve eğlenceli kısmıyken, herhangi bir restorana gittiğimde bırakılmış tip'lere de mutlaka göz atıyorum böylelikle ne mutlaka tadılmalı, neden uzak durulmalı hakkında da bir fikir sahibi olmuş oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TkjxYceHA48/Tx8uSDevY0I/AAAAAAAAPJo/VW6X5Mes6O8/s1600/IMG_0114.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-TkjxYceHA48/Tx8uSDevY0I/AAAAAAAAPJo/VW6X5Mes6O8/s320/IMG_0114.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UNbvVaVF9zU/Tx8uXYZchKI/AAAAAAAAPJw/W5yereeZwGs/s1600/IMG_0175.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-UNbvVaVF9zU/Tx8uXYZchKI/AAAAAAAAPJw/W5yereeZwGs/s320/IMG_0175.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yeni gözdelerimden biri Instagram! Çektiğiniz fotoğraflara kolayca çeşitli filtrelerinden birini uygulayıp, gündelik hayatınıza dair detayları twitter, facebook gibi kanallardan herkesle veya sadece Instagram'dan buradaki arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz. Yukarıdaki iki fotoğraf Instagram kullanarak çekildi, biri bir pazar sabahı yatak keyfinden, diğeri mis gibi yumuşatıcı kokan yeni yıkanmış havlular. Ayrıca &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2012/01/hasan-almaz-basan-alr.html" target="_blank"&gt;daha önce yazdığım yılbaşı yazısının&lt;/a&gt; içeriğinde yer alan ve google raporlarına göre bolca copy-paste yapılan fotoğraflar da yine instagram ile çekilmişti. Gündelik hayatın basit ayrıntıları Instagram ile daha güzel hale geliyor ve başkalarının yüklediği&amp;nbsp; ilham verici nefis fotoğrafları takip etmek de oldukça keyifli oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-x6LpiRVItIc/Tx8xIgub7QI/AAAAAAAAPKg/RaL1J3_sGFI/s1600/IMG_0223.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-x6LpiRVItIc/Tx8xIgub7QI/AAAAAAAAPKg/RaL1J3_sGFI/s400/IMG_0223.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gelelim beni baştan çıkartan en son oyuncağıma: Leme Cam!&lt;br /&gt;Dün bir duruşma için sabahın köründe Yalova Adliyesi'ne gittim. Gittim ve öğrendim ki hakim iki mahkemenin duruşmalarına birden bakıyormuş, bu da demek oluyor ki en az 1 saat beklemem gerekiyor. Bu bekleme sırasında&amp;nbsp; app store'u kurcalarken, Leme Cam'i buldum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lomo fotoğraf makinelerini bilenler bilir; böyle filtreler uygulamak kolajlar yapmak bilgisayarda iki parmak hareketi ile mümkün değilken, bu makineler çok renkli ve eğlenceli fotoğraflar ortaya çıkarırdı. Bir&amp;nbsp;zamanlar Rus ajanları için tasarlanmış olan bu makineler daha sonra "lomography" diye bir akıma vesile olmuştu. Bu, netlik, orantı gibi bütün fotoğraf kurallarına baş kaldırıp, kural olarak "Bütün kuralları boşverin gitsin"i benimsemiş rahat&amp;nbsp;ve neşeli bir akımdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Lomograpy'lerin tasarımlarına bayılan, ama yok film al tab ettir kısmına deli gibi üşenen biri olarak arada sırada &lt;a href="http://eur.shop.lomography.com/" target="_blank"&gt;web sitesinde&lt;/a&gt; makinelere bakıp gözünü gönlünü açanlardandım. Derken Leme Cam uygulamasını telefonuma yükledim ve hepsine birden sahip olmuş oldum.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte benim Yalova lomograpy'lerim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-bgovniMNF6g/Tx8w9rFPe0I/AAAAAAAAPKA/9NsJFKWUcnI/s1600/IMG_0188.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-bgovniMNF6g/Tx8w9rFPe0I/AAAAAAAAPKA/9NsJFKWUcnI/s320/IMG_0188.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-y6lnP8ainKY/Tx8w_GIKomI/AAAAAAAAPKI/SqrlUXhZWEs/s1600/IMG_0189.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-y6lnP8ainKY/Tx8w_GIKomI/AAAAAAAAPKI/SqrlUXhZWEs/s320/IMG_0189.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-d8j8YiE5cC8/Tx8xHg6IBBI/AAAAAAAAPKY/9UiqC9MVLEo/s1600/IMG_0215.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-d8j8YiE5cC8/Tx8xHg6IBBI/AAAAAAAAPKY/9UiqC9MVLEo/s320/IMG_0215.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-x6LpiRVItIc/Tx8xIgub7QI/AAAAAAAAPKg/RaL1J3_sGFI/s1600/IMG_0223.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-mKTzX_PnQEg/Tx8xJkG0Q8I/AAAAAAAAPKo/uyZELUxZ2NY/s1600/IMG_0252.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-mKTzX_PnQEg/Tx8xJkG0Q8I/AAAAAAAAPKo/uyZELUxZ2NY/s320/IMG_0252.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FZByH2PTsFQ/Tx8xKdId_VI/AAAAAAAAPKw/0G-t9fGWb3I/s1600/IMG_0254.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-FZByH2PTsFQ/Tx8xKdId_VI/AAAAAAAAPKw/0G-t9fGWb3I/s320/IMG_0254.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-akdmhsF4YAs/Tx8xusOnKbI/AAAAAAAAPK4/ezQ4qP6cLZ8/s1600/IMG_0184.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-akdmhsF4YAs/Tx8xusOnKbI/AAAAAAAAPK4/ezQ4qP6cLZ8/s320/IMG_0184.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rHx8Xk5tMX4/Tx8xyRUjZJI/AAAAAAAAPLA/mZluRiz53P0/s1600/IMG_0187.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-rHx8Xk5tMX4/Tx8xyRUjZJI/AAAAAAAAPLA/mZluRiz53P0/s320/IMG_0187.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gYieGxrRwSk/Tx8x3yaUNeI/AAAAAAAAPLI/Guf13FOFiV0/s1600/IMG_0192.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-gYieGxrRwSk/Tx8x3yaUNeI/AAAAAAAAPLI/Guf13FOFiV0/s320/IMG_0192.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-zlSZ-2DRgWU/Tx8x6cRkmPI/AAAAAAAAPLQ/zDtdqqvbh8M/s1600/IMG_0197.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-zlSZ-2DRgWU/Tx8x6cRkmPI/AAAAAAAAPLQ/zDtdqqvbh8M/s320/IMG_0197.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben öyle uygulamalarla yetinemem, gerçeğini isterim derseniz &lt;a href="http://shop.bilstore.com/kategoridetay.asp?Tur=Kategori&amp;amp;kategorikodu=595&amp;amp;MarkaKodu=90" target="_blank"&gt;Billstore'a tık!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Peki ya sizin en sevgili uygulamanız nedir?!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-7282122943513616588?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/7282122943513616588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=7282122943513616588&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7282122943513616588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7282122943513616588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2012/01/beni-bastan-ckartan-en-son-oyuncagm.html' title='Beni baştan çıkartan en son oyuncağım: Leme Cam!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-cYokiHFfZQ0/Tx8wuITFfwI/AAAAAAAAPJ4/k8Motwg21pw/s72-c/IMG_0217.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8258926542247154158</id><published>2012-01-12T00:24:00.000+02:00</published><updated>2012-01-12T00:24:42.100+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Çizgi dışı filmler</title><content type='html'>Soğuk havayı, yağmurda yürümeyi, kat kat giyinmeyi sevenler de var biliyorum. Ben kesinlikle onlardan biri değilim. Kışın haftalarca evde otursam, sokağı özlemem; yazın da yarım gün evde otursam güzelim havayı kaçırıyorum diye kendi kendimi yer bitiririm. Tabii iş olunca, öyle camı açıp havaya göz atıp, "Ben en iyisi bugün evden çıkmayayım." demek gibi bir lüksü olmuyor insanın; ama kesinlikle sabahın ilk saatlerinde o yatak dünyanın en cazip yeri gibi geliyor, vedalaşmak uzun sürüyor, zor geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışın keyifli vakit geçirmek deyince benim aklıma gelenler: şömine, sıcak şarap, film, kitap, battaniye, sıcak su torbası, yağmur sesi, patik, ekoseli pijamalar, kitaplar, tarçın, sahlep, dergiler, pofuduk yorganlar, ocaktan inmeyen çaydanlık... Görüldüğü üzere keyif listem tamamen evcil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kış günlerinde, sizi monoton çizgiden biraz çıkartacak birkaç filmle karşınızdayım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-frMp3WHceMk/TwyoF34dpwI/AAAAAAAAPEA/bzMVy-XZGnk/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-frMp3WHceMk/TwyoF34dpwI/AAAAAAAAPEA/bzMVy-XZGnk/s400/images.jpg" width="280" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) "Sekreter" deyince herkesin aklına Hülya Avşar filmi gelse de, hayır bu Amerika yapımı bir film. Lee, sıradan görünüşlü, sıradan bir ilişki yaşayan genç bir kadındır; ancak bütün bu sıradanlığının arkasında çok sıradışı bir şey vardır: Lee, mazoşisttir. Metalleri ıstıp vücuduna bastırmaktan, iğne batırmaktan kendini alıkoyamamaktadır. Derken bir avukatın sekreteri olarak işe başlar. Avukat da oldukça çizgi dışı bir adamdır. Lee'nin mazoşist yanını kolayca keşfeder, ancak onu yargılamaz, tam tersine oldukça iyi anlar. Vücudunda oluşturduğu yaraların iyileşmesinin, onun hayata dair umutlarını arttırdığını çözer. Çünkü avukatın da sadist bir eğilimi vardır. İkisinin arasında bir nevi oyun başlar. Lee yazdığı yazılarda bile bile imla hataları yapar ki, patronu onu canını yakarak cezalandırsın. Lee gittikçe daha çekici bir kadına dönüşürken, patronu ile aralarındaki oyun da gittikçe boyut değiştirir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsellik içeren, ama bunu insanın gözüne gözüne sokmayan, bazı insanlar için olağan hayatlar ve alışılagelmiş ilişkiler sürdürmenin imkansızlığını, başarılı görsellerle ve eğlenceli bir şekilde anlatan, sıradışı bir romantik komedi. Sıkmadan izlettiriyor kendini.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-g7fHUXZMRqY/Tw4DZbE3PMI/AAAAAAAAPEw/sWVCwowy7Y8/s1600/b00txh0k_640_360.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/YmSO07r_zTc" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Made in Dagenham: Tam kadınlara göre, yeni yıla başlamışken  yeni kararlar aldırıp azim ve şevk verebilecek gerçek bir öykü. 60'lı  yıllarda Dagenham'da geçiyor, Ford fabrikasının İngiltere'nin en büyük  yatırımlarından olduğu, ancak kadınların erkeklerle henüz eşit olmadığı  yıllarda... Ford arabalarının deri koltuklarının dikildiği fabrikada  sadece kadınlar çalışıyor. Parçaları nasıl birleştirecekleri konusunda ellerinde bir şablon olmadan parçaları birleştirdikleri halde "vasıfsız işçi" sayılıyorlar ve kadın oldukları için erkeklerden çok daha az maaş alıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-g7fHUXZMRqY/Tw4DZbE3PMI/AAAAAAAAPEw/sWVCwowy7Y8/s1600/b00txh0k_640_360.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://3.bp.blogspot.com/-g7fHUXZMRqY/Tw4DZbE3PMI/AAAAAAAAPEw/sWVCwowy7Y8/s400/b00txh0k_640_360.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Haklarını aramaya başlıyorlar ve iş greve kadar gidiyor. Bir süre sonra, dikilmiş koltuk olmadığı için, fabrikanın diğer bölümlerinde çalışan erkekler de çalışamaz ve para kazanamaz oluyorlar. O zamana kadar eşlerini destekleyen adamlar da onlardan böylece desteklerini geri çekmeye başlıyorlar. Ama kadınlar yılmadan mücadelelerini sürdürüyorlar. Ve bu konu o kadar renkli karakterlerle o kadar keyifli işlenmiş ki izlerken gerçekten keyif veriyor. Birbirinin tamamen zıt kanadında olan kadınları, kıyafetler ve çocukları birbirine bağlıyor. Kadın olan çalışma bakanının desteği ile de erkeklerin maaşının %92'sini almaya hak kazanıyorlar. Son zamanlarda izlediğim en keyifli ve en akıcı filmdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/DZ509hHkHO8" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qaz0ZzdBufQ/Tw4FFOe5KlI/AAAAAAAAPE4/5BuEXKHmaA8/s1600/Dagenham-sally-haw_1708318c.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;3) Sleeping Beauty: Uyuyan Güzel, sizin için hala masum bir çocuk masalından ibaretse, film festivalinde ilk bileti tükenen filmlerden biri olan bu "uyuyan güzel"in o kadar da&amp;nbsp; masum olmadığı konusunda önden minik bir uyarı yapmakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XoCjSGStBW4/Tw4AAUsb9bI/AAAAAAAAPEo/yGeYW6fvWNE/s1600/sleeping-beauty-film.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-XoCjSGStBW4/Tw4AAUsb9bI/AAAAAAAAPEo/yGeYW6fvWNE/s400/sleeping-beauty-film.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Lucy, bir üniversite öğrencisi, para kazanmak için bir ofiste fotokopi çekmekten, tıbbi denek olmaya kadar pek çok işte çalışıyor. Zaman zaman para için erkeklerle de birlikte oluyor. Derken orta yaşın üzerinde zengin müşterileri olan ve her şeyi oldukça gizli yürüten bir kadın ile yolları kesişiyor Lucy'nin ve bir anda hayatı değişiyor.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi sürekli temposunun yükselmesini, olay olmasını ve olup bitenlerin birbirine bağlanması bekleyerek izlerseniz bittiği zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Yine de elli yaş üzerindeki çok aklı başında görünüşlü adam ve kadınların, çıplak kadınların servis yaptığı masada dünyanın en doğal şeyiymiş gibi yemek yedikleri sahneler ve masalsı biçimde Lucy'nin çay ile uyutulduğu sahneler izlenmeye değer. Bu filmdeki cinsellik tamamen insanın canını acıtan türden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/9KmnrEWoYrE" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Biutiful: Her zaman karizmatik rollerde çok güzel kadınlarla görmeye alıştığımız Javier Bardem, bu kez deli ve çirkin bir karısı olan çaresiz aile babası bir adamı canlandırıyor. Öyle çok acıtıyor ki film, o kadar hayat hakkında düşündürüyor ki, film bitiyor, izleyenin aklında kareler dönmeye devam ediyor. Çaresiz, imkansız hayatların içinde zaman zaman mutluluklar, insanın içine işleyen duygusal anlar da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-C2zZ4Ta0UuA/Tw4HmiSt_LI/AAAAAAAAPFA/9kw0DwS59E8/s1600/biutiful_poster_03.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-C2zZ4Ta0UuA/Tw4HmiSt_LI/AAAAAAAAPFA/9kw0DwS59E8/s400/biutiful_poster_03.jpg" width="306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"hani ne varsa hayatta berbat, boktan olan işte o var bu filmde. acı var  en çok ama en çok umut yok bu filmde. yeter diye bağırmak istiyorsun,  sesin çıkmıyor. film yerden yere vuruyor seni ama dur diyemiyorsun  sanki. şükretmeye çalışıyorsun ona yetecek kadar bile inanç kalmamış  filmin sonunda içinde. javier bardem gelsin kucağıma uzansın, başını seveyim, ağlasın istiyorsun. o küçük  erkek çocuğun yüzündeki masumiyet, umut bile yetmiyor inanmana... böyle  sabaha kadar düşünüyorsun ne yaşıyorum ben diye, ne yaşıyor insanlar...  çözüm bulamayınca gözyaşı oluyor inançsızlığın, dökülüyor yanaklarından. bir de gece 1'di; film bitti. kimse kalkmadı yerinden 2 dakika. kalkamadı..." (eksisozluk'ten "kalorican"ın yorumu)&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/wjQ0kfqLqRc" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin etkisini atlattıktan sonra Javier Bardem'in ne kadar harika bir oyuncu olduğu konusunda hiçbir şüpheniz kalmayacak, yine de bir adamın nasıl aynı anda bu kadar çirkin ama bu kadar seksi olabileceğine kafa patlatmaya başlayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifle kalın, evcil kalın! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8258926542247154158?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8258926542247154158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8258926542247154158&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8258926542247154158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8258926542247154158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2012/01/cizgi-ds-filmler.html' title='Çizgi dışı filmler'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-frMp3WHceMk/TwyoF34dpwI/AAAAAAAAPEA/bzMVy-XZGnk/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4750958257930665848</id><published>2012-01-07T02:06:00.002+02:00</published><updated>2012-01-12T12:50:02.128+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acemiler / tembeller için mutfak 101'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Hasan almaz, basan alır!*</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5DwXb4Y2VhY/TweBT142sjI/AAAAAAAAO-w/P8L6xDdWJpQ/s1600/IMG_0031.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-5DwXb4Y2VhY/TweBT142sjI/AAAAAAAAO-w/P8L6xDdWJpQ/s320/IMG_0031.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Siz yeni yıla nasıl girdiniz bilmiyorum. Evde televizyon karşısında dansöz izleyerek mi, yoksa canlı kanlı bir dansözle karşılıklı göbek atarak mı? Esneyerek mi, yoksa nasıl girdiğini bile hatırlamayacak kadar alkol tüketerek mi? Kırmızı kilodunuzu giymek için tuvalet sırasına koşarak mı, yoksa "Bu kadar yıl giydim de ne oldu? Töbe giymem" diye derdinizi anlatarak mı? Kalabalık bir gürüh içinde mi, ufak bir arkadaş grubunda mı, yoksa tek başına "Bu tek başıma girdiğim son yıldır" kararı alarak mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-3TD3eK_jXZo/TweBusVWr0I/AAAAAAAAO-4/XpKSi3fjQsQ/s1600/IMG_0025.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-3TD3eK_jXZo/TweBusVWr0I/AAAAAAAAO-4/XpKSi3fjQsQ/s320/IMG_0025.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yeni yılın ilk saatlerinde elimde bir bez yer siliyordum. Yeni yılın ilk sabahında ise arsızca havyar ve şampanyaları mideye indiriyordum. Külkedisi- Sindirella misali. Piyango mu vurdu, derseniz, bu satırları hala İstanbul sınırları içinden yazdığıma göre cevabım hayır. Ama bu yılı piyango vurmuşçasına yaşamaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşından bir gün önceki akşam annemle kendimizi Nişantaşı'na attık.  Son zamanlarda gördüğüm en güzel haliydi Nişantaşı'nın. Işıl, ışıl,  fıkır, fıkır... Sokaklar sarhoşlarla değil, keyifle içkisini yudumlayanlarla doluydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşını evde yakın arkadaşlarla sakin bir partiyle kutlamaya niyetliydik. O yüzden cumartesi öğlene kadar güzel bir uyku çektikten sonra hazırlıklara başladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ewcLEhh9WSs/TweFD8CDrlI/AAAAAAAAO_A/B80gzf_3mQ8/s1600/IMG_0035.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-ewcLEhh9WSs/TweFD8CDrlI/AAAAAAAAO_A/B80gzf_3mQ8/s400/IMG_0035.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kurabiye kalıplarını, kanepeler hazırlamak için ekmek ve salam kesmek için kullandık. Ortaya çok neşeli kanepeler çıktı. Ev partilerinin vazgeçilmezi olan kanepelerinizin dikkat çekmesini istiyorsanız bu fikri aklınızın bir kenarında, kurabiye kalıplarınızı da elinizin altında bulundurun, sonuç tam bir görsel şölen oluyor:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-vtB_zTD3ByQ/TweFh9CjQ4I/AAAAAAAAO_I/jU1tL5ncenk/s1600/IMG_0039.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-vtB_zTD3ByQ/TweFh9CjQ4I/AAAAAAAAO_I/jU1tL5ncenk/s400/IMG_0039.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-GYDKfyKwiS8/TweHtv1JD-I/AAAAAAAAO_Y/tVxBL-5VK6g/s1600/DSCN0507.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="360" src="http://1.bp.blogspot.com/-GYDKfyKwiS8/TweHtv1JD-I/AAAAAAAAO_Y/tVxBL-5VK6g/s400/DSCN0507.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hediyelerimizi paketleyip, giyindikten sonra, ışıklı gözlüklerimizi takıp misafirlerimizi karşılamaya başladık. Oldukça renkli bir ekiptik evde. Sıcak şarap, cin tonik, viski, nutella shot midemize inerken, tombala, hasan almaz basan alır ve tabu oynadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar her sene yılbaşı gecesine yatırım yapıyordum. Yılbaşında nereye gitsek, ne giysem... Bu sene bir değişiklik yaptım ve yılbaşı gecesine değil, yılın ilk gününe yatırım yaptım. Anneme yeni yılda Çırağan'da brunch hediye ettim ve yeni yılın ilk gününe harika bir brunch ile başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık büfe seven bir insan değilim aslında. Upuzun açık büfelerde üç beş tur atar, tabağıma koyacak bir şeyler arar, sonunda da açıkta olan hiçbir şeyi beğenmez, paketli krem peynir gibi bir kaç parçayı veya salatayı tabağıma doldurur, yarı aç terk ederim orayı. Bunun şimdiye kadar tek istisnası&amp;nbsp; üç öğün tıka basa yiyecek bir şeyler bulduğum ve yediğim neredeyse herşeye bayıldığım Adam&amp;amp;Eve'in açık büfesiydi. Bir istisna daha eklendi: Çırağan'ın açık büfesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kq_GOct6gBg/TwgLuHLinXI/AAAAAAAAO_4/uljI_f8XGMs/s1600/IMG_0053-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-kq_GOct6gBg/TwgLuHLinXI/AAAAAAAAO_4/uljI_f8XGMs/s400/IMG_0053-1.jpg" width="255" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha başa sarayım, ilk defa gideceklere ön hazırlık olsun: Çırağan'da brunch rezervasyonu yaptırmak için aradım, hangi restoranımızı tercih edersiniz sorusu ile karşılaştım. Çırağan iki kısımdan oluşuyor, yangın geçirmiş eski Çırağan Sarayı'nın restore edilmiş olan kısmı ve sonradan inşaa edilen kısmı. Laledan, sonradan inşaa edilen otel kısmında; Tuğra, Saray kısmında. Güzel havalarda gidecekseniz, Laledan'ın açık kısmı oldukça keyifli; kötü bir havada gidecekseniz saray atmosferinden yana tercih yapıp, devasa pencerelerden harika manzarayı sıcak sıcak oturarak izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Biz Tuğra'dan yana tercih yaptık.&lt;br /&gt;Upuzun sakin bir brunch keyfi olur diye çantama dergi de atmıştım; ama yemekten ve manzarayı izlemekten bir şeyler okumaya fırsat bulamadık. Gördüğüm en uzun açık büfe kesinlikle değil, ama "az ve öz" kavramının hakkını veriyor. Şampanya oturur oturmaz ikram ediliyor zaten. Sonra da sizin dilediğiniz kadar çok tazeleniyor. Saat 16:00'ya kadar sürdüğü için sadece kahvaltıdan da ibaret değil. Suşi'den kırmızı etin türevlerine; havyardan tiramisu'ya oldukça geniş bir seçenek sunuyor. Dilerseniz bizim gibi, önce kahvaltı, sonra deniz ürünleri ziyafeti, sonra da tatlı canavarlığı yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lf0JTPkIwmE/TwgN_WHr1QI/AAAAAAAAPAA/W4kAUHNynok/s1600/IMG_0043.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-lf0JTPkIwmE/TwgN_WHr1QI/AAAAAAAAPAA/W4kAUHNynok/s400/IMG_0043.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cqI8vD5CP4g/TwgOGtGbM0I/AAAAAAAAPAQ/8Mt0w-L3Zeo/s1600/IMG_0055.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://3.bp.blogspot.com/-cqI8vD5CP4g/TwgOGtGbM0I/AAAAAAAAPAQ/8Mt0w-L3Zeo/s400/IMG_0055.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Özetle yiyecekler, servis ve manzara muhteşemdi. House Cafe'de şurada burada, hiç de ucuz sayılmayacak fiyatlara ettiğimiz ortalama altı kahvaltılara kıyasla, ödenen paranın tam olarak hakkını verdikleri konusunda hem fikirdik. Kendinizi şımartmak istediğiniz bir gün için aklınızın bir kenarına yazın burayı. Hayatınızda yeni sayfalar açarken veya bazı şeylerden çok yorulmuşken, hayata olan motivasyonunuzu "keyif"le tamamlamakta, şarj olmakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aaPBuzYkWbw/TwgOBYXdPLI/AAAAAAAAPAI/2Z2XAVcFtSY/s1600/IMG_0058.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-aaPBuzYkWbw/TwgOBYXdPLI/AAAAAAAAPAI/2Z2XAVcFtSY/s400/IMG_0058.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yeni yıl kararları adettendir. Ben her yıl kararlar almadan önce, şöyle bir geride bıraktığım seneye bakarım,&amp;nbsp; neler yaptım diye. Neleri eksik, neleri fazla yaptım? Geçen yılıma bakıyorum da, benim için oldukça zor bir yıldı. Pek çok arkadaşım daha öğrencilik hayatı yaşarken veya çok rahat işlerde çalışırken, ben gerçekten disiplinli bir şekilde her sabah erkenden kalktım işe gittim ve bütün gün çalıştım. Hiçbir gecemi sabah uykusuz kalıp verimimi düşüreceğim kadar çok uzatmadım, hiçbir zaman kendimi azıcık kötü hissediyorum diye hastayım bahanesiyle izin istemedim, haftasonu kaçamakları haricinde doğru düzgün tatil bile yapmadım. Ve yeni yeni öğrendiğim bir meslek olduğu için, zaman zaman çok zorlandım ve paniğe kapıldım. Sonucunu aldım, artık avukatım. Bu yıl daha iyi olmak için geçen senekinden de daha çok çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yandan işten geriye kalan zamanımı daha verimli harcamaya karar verdim. İnsanları kırmamak için, daha önce 34348234. kere gittiğim hiçbir yere gitmeyeceğim mesela. Ben yeni mekanlar keşfetmekten, yeni tatlar denemekten inanılmaz keyif alıyorum. Bundan sonra gerçekten cazip bir plan olmadıkça, zamanımı keyif aldığım kitap okumak, dergi karıştırmak, blog yazmak, sevgilimle film izlemek gibi şeylere ayıracağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012'de mümkün olduğunca maddi hiçbir şeye para harcamayacağım. Evim, telefonum, bilgisayarım, giyebileceğimden çok daha fazla kıyafetim ve ayakkabım zaten var. Onun yerine her fırsatta kendimi güzel yemekler, güzel kokteyller, masajlar, kısa tatil kaçamakları gibi keyiflerle şımartacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012 sizin için de "hızlı değil, hazlı bir sene" olsun!&lt;br /&gt;Öperim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;* Hasan almaz basan alır, bizim ailede yılbaşı geleneğidir. Tamamen şansa dayalıdır, kumardır. Küçük çocuklar dahi parasını koymadan oyuna katılamaz. :)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4750958257930665848?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4750958257930665848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4750958257930665848&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4750958257930665848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4750958257930665848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2012/01/hasan-almaz-basan-alr.html' title='Hasan almaz, basan alır!*'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5DwXb4Y2VhY/TweBT142sjI/AAAAAAAAO-w/P8L6xDdWJpQ/s72-c/IMG_0031.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4248387809188324807</id><published>2011-12-24T12:46:00.001+02:00</published><updated>2012-01-12T12:49:40.943+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><title type='text'>as long as you love me so: let it snow let it snow let ittttt snoooow!</title><content type='html'>&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=106.png&amp;music_file=http://m0.li.ru/b/7/mp3/2/26645/2664582_Dean_Martin__Let_it_snow_let_it_snow_let_it_snow.mp3&amp;bg_color=ff99cc&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=listening" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaklar süslendi, her zamanki gibi Nişantaşı ve Akaretler ışıklandırmasıyla göz kamaştırıyor. Bugün itibarıyla İstanbul'a kış sezonunun ilk karı da yağdı, bizi yeni yıl ruhuna hazırlamak ister gibi... Bütün mağazaların vitrinlerinden indirim yazıları bize göz kırparken, her taraftan karşımıza yılbaşı konseptli ürünler çıkıyor: Noel Babalar, çam ağaçları, çanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıl benim için tam bir gerginlik sebebi: "Yılbaşında ne yapıyorsun?" sorusunu duymaktan hiç hoşlanmıyorum, çünkü yılbaşı programlarını hep son dakikaya bırakanlardanım. Yılbaşından önceki hafta kızlarla bir ön yılbaşı ev partisi adetim vardı, bu sene o kadar çabuk bitti ki, pre-party'e bile hazırlıksız yakalandım. Bir de hiç dışarı çıkmayan insanların yılbaşı gibi özel bir günde dışarı çıkma ihtiyacı hissetmesini anlıyorum, bu bir kenara. Ama bizim gibi zaten olağan hayatında her akşam dışarıda yemek yiyen, haftada bir iki gece dışarı çıkan insanlar için, 31 Aralık akşamı, her zamankinden kötü yemek ve servis için, her zamankinin iki katı ücret ödemek oldukça saçma bir hal alıyor. Hiçbir şey yapmazsan da kendini eksik hissediyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iA93Y8XP7wc/TvWgXzlZRHI/AAAAAAAAO9I/NLd3xdzSwJg/s1600/1-Karen-Elson-Christmas-cam.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-iA93Y8XP7wc/TvWgXzlZRHI/AAAAAAAAO9I/NLd3xdzSwJg/s400/1-Karen-Elson-Christmas-cam.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı beni bu kadar gererken, Chritmas ruhuna da hastasıyım!&amp;nbsp; Bir kere kış tatili yapıyor adamlar! Alışveriş yapmak, hediye paketlemek, uzun zamandır görüşmedikleri arkadaş ve aile ferdleri ile görüşmek, dinlenmek, yeni ajanda almak,bu yılki hindisini nasıl pişirsin diye düşünmek, yeni yıla dair hayaller kurmak için tatilleri var! (Evet bu konuda biraz kıskancım :) )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için özel bir tatilimiz olmasa da, ailece benim için bir nevi mekke olan Euro Flora'ya gittik. Konsept dekorasyon ve DIY projeleriniz için çok çeşit ve uygun fiyat arıyorsanız, özellikle de yılbaşından önce mutlaka yolunuzu düşürmeniz gereken adreslerden burası. [Euro Flora'dan daha önce de &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2011/04/bir-alsveris-mabedi-euro-flora.html" target="_blank"&gt;şurada&lt;/a&gt; bahsetmiştim.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/--aFJvcUw54I/TvWpTEqvlSI/AAAAAAAAO9c/gGQHUtSheGk/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/--aFJvcUw54I/TvWpTEqvlSI/AAAAAAAAO9c/gGQHUtSheGk/s400/3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-65DKy-_b5K0/TvWprolV1hI/AAAAAAAAO9k/ooSX1tWdhmY/s1600/5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-65DKy-_b5K0/TvWprolV1hI/AAAAAAAAO9k/ooSX1tWdhmY/s400/5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu alışveriş faslı sonucunda evde bir klasik, bir frapan ağacımız oldu! Ve tabii yılbaşı partisi için de bir sürü aksesuarımız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-URuifg66VOs/TvWp8pOxmYI/AAAAAAAAO9w/BE9Ci25Rwv4/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="347" src="http://4.bp.blogspot.com/-URuifg66VOs/TvWp8pOxmYI/AAAAAAAAO9w/BE9Ci25Rwv4/s400/1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-d7noR3c-h2c/TvWp_dS438I/AAAAAAAAO94/qpW5EkIk-iY/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-d7noR3c-h2c/TvWp_dS438I/AAAAAAAAO94/qpW5EkIk-iY/s400/2.jpg" width="313" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-im34zOsM2vY/TvWqkBJ-QpI/AAAAAAAAO-E/gEqsPaSJKqk/s1600/Picnik+collage.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" src="http://1.bp.blogspot.com/-im34zOsM2vY/TvWqkBJ-QpI/AAAAAAAAO-E/gEqsPaSJKqk/s400/Picnik+collage.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu sene yeni yıl konseptli en beğendiğim dergi ilanı, bu yazıda ilk görsel: Banana Rebuplic'ten. Hediye paketi dolu beyaz eski model araba çok sempatik. En beğendiğim yeni yıl kartı Moshino'nunki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-P3feNHsqWto/TvWgaprYEYI/AAAAAAAAO9Q/bhmyhUq3AEM/s1600/moschino-christmas-card.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" src="http://4.bp.blogspot.com/-P3feNHsqWto/TvWgaprYEYI/AAAAAAAAO9Q/bhmyhUq3AEM/s400/moschino-christmas-card.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ve en güzel reklam: "Happy Holidays from The Hilfiger's". Sarışın kadın idolüm, yaşlanınca böyle taş gibi evlatlar annesi / halası, çılgın bir kadın olmak istiyorum! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/NyyI3WtKMO8" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4248387809188324807?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4248387809188324807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4248387809188324807&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4248387809188324807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4248387809188324807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/12/as-long-as-you-love-me-so-let-it-snow.html' title='as long as you love me so: let it snow let it snow let ittttt snoooow!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-iA93Y8XP7wc/TvWgXzlZRHI/AAAAAAAAO9I/NLd3xdzSwJg/s72-c/1-Karen-Elson-Christmas-cam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8726746208522624044</id><published>2011-12-18T21:01:00.000+02:00</published><updated>2011-12-18T21:01:24.284+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Şeytan marka giyer!</title><content type='html'>Hayatımız dişimizi sıkmakla geçiyor. Dişini sık, durumu idare et ki, bir sonraki aşamaya geçebilesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde korkunç bir enerji, sokaklarda koşup oynama şevki varken, dişini sıkıyor, okuldan eve gelince ders çalışıyorsun ki, sınavda başarılı olup düzgün bir liseyi kazanabilesin. O yaşlarda sanıyorsun ki ohh düzgün bir liseyi kazanırsan, zaten otomatikman üniversite sınavında başarılı olacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir lisede okumaya başlıyorsun, bakıyorsun ki o kadar basit değilmiş. Okul- özel ders- dershane- boş olan her vaktinde test çözme döngüsüne giriyorsun. Dişini sık, şimdi hayatında üniversite sınavına hazırlanmak dışında her şeyden vazgeç ki, iyi bir üniversitede okuyabilesin. Kandırılıyorsun. Sanki iyi üniversiteden mezun olur olmaz, bütün şirketler seninle çalışabilmek için sıraya girecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi şanslı olanlardansın, iyi bir iş buldun, bu sefer de en alt kademeden başlayıp dişini sıkıyorsun ki, daha da yükselebilesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bahtsız bedevi değilsen, sonuç koca bir hiç olmuyor tabii o kadar emek ve çabadan sonra. Ama işteki sıfatı "junior" ile başlayan biri olarak, kısa iş geçmişimle bile çok rahatça görebildiğim bir şey varsa o da "dişini sıkmakla" "cozutmak" arasındaki ince çizgiyi tutturmak gerektiği. İş hayatında transkriptin ve sorumluluk bilincin kadar önemli başka şeyler de var: iletişim kabiliyetin, kendini pazarlayabilmen, yaşanmışlıkların ve çevren. Eğer dişini sıkmayıp tamamen keyfi yaşadıysan, yaşanmışlığını kullanabileceğin bir işin olmuyor. Diğer taraftan da dişini sürekli sıkıp, başka şeylere zaman ayırmadıysan, bu sefer de "ışığın" olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fB9ji7561W4/TuuaCb8XUCI/AAAAAAAAO7U/V9K_U6pnw8o/s1600/Vogue+Paris+DecJan+2008.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-fB9ji7561W4/TuuaCb8XUCI/AAAAAAAAO7U/V9K_U6pnw8o/s400/Vogue+Paris+DecJan+2008.jpg" width="301" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cuma günü okula diplomamı teslim almaya giderken, bu haftalardaki "yolluk kitabım"ın da son sayfalarını okudum: Şeytan Marka Giyer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap 1854 yılında Henry David Thoreau tarafından söylenmiş bir sözle başlıyor: "Yeni giysiler gerektiren tüm işlerden uzak durun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra kendinizi Andrea'nın macerasının (yoksa işkencesinin mi desek?!) içinde buluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de&amp;nbsp; yaşayan genç kızların yarısından fazlasının sahip olmak için her şeylerini feda edebilecekleri bir işe kabul ediliyor Andera: Vogue ile kapışan, dünyanın en meşhur moda dergilerinden olan Runway'in başındaki moda ilahı sayılan Miranda'nın asistanı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andrea, moda ile alakası olmayan, hayatı boyunca da moda sektöründe hiçbir iş yapmak gibi bir hayali bulunmayan, yazı yazmak isteyen bir üniversite mezunuyken bir anda kendisinden markalı kıyafetler giymesi, davetlere gitmesi, moda kraliçesinin her türlü ayak işine koşturması bekleniyor. O ise başlarda aynanın karşısında kendisi ile, "Bakire işi (ööö) bu sütyeni ve bu pamuklu külotunu (iki kere öööö) giyen bu kız Runway'in bir parçası gibi mi görünmeye çalışıyor? Hah! Bu boklarla asla olamaz!" diye dalga geçerken, bir süre sonra kendisine bedava verilen parçalarla moda dergisinden fırlamış gibi giyinmeye başlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de yaptığı işten hiç keyif almıyor. Buna rağmen Miranda'nın yanında bir sene çalışırsa, onun referansıyla asıl hayal ettiği işe girebileceğini düşündüğü için sürekli dişini sıkıyor. Bu bir sene bir bitsin, asıl istediğim işi yapacağım diyerek. Hayatı işi, dolayısıyla da hayatı Miranda'nın istekleri oluyor. "Şu an acil kalp nakli yaptırmam gerekse işten kovulmayı göze almadan onu bile yaptırmam." diyecek kadar çok çalışıyor. Ve Miranda'nın yapıldığında ardından "teşekkür ederim"i dahi gelmeyen isteklerinin ardı arkası kesilmiyor. Bu kadar çok çalıştığı için en yakın arkadaşından, ailesinden, sevgilisinden kopmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir seçim ile karşı karşıya kalıyor: Sürekli harika görünmek, pahalı elbiseler giymek ve davetlerde gezmek mi? Yoksa sevdiği insanlarla dış görünüşü yüzünden yargılanmadan keyifle vakit geçirmek mi?&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-BlkUeo1DIs0/Tuuexb-ze5I/AAAAAAAAO7c/Il8a7NY94ys/s1600/starbucksandjane.blogspot.com+%252816%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-BlkUeo1DIs0/Tuuexb-ze5I/AAAAAAAAO7c/Il8a7NY94ys/s400/starbucksandjane.blogspot.com+%252816%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Bu iğrenç Manhattan dünyasında yarı oturulabilir durumdaki evler, yarı normal erkeklerden bile daha az bulunuyordu ve daha çok rağbet görüyordu." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" 1.78 boya 52 kilo sıkı bir gece geçirmek için pek uygun değildi ama anlaşılan moda dergisinde iş bulmak için gayet uygundu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kimsenin vücudunda olmasa bile, yağlar herkesin zihnindeydi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Eğer hızlı, ince, sofistike, inanılmayacak kadar çağa uygun ve insanın yüreğini burkacak kadar havalı bir yer arıyorsanız burası sizin için Mekke demekti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" O kadar erken kalkıyordum ki, insanlara kaçta kalktığımı söylemeye utanıyordum. Elbette geçmişte de çok erken kalkıp, erken saatteki bir uçak ya da bir sınav için yedide hayata başladığım olmuştu. Ama şimdi kalktığım saatler genellikle eskiden hızlı bir gece geçirip yatmaya gittiğim saatler olurdu. Bu çok farklıydı. Sürekliydi, acımasızcaydı, insanlık dışı bir şeydi ve gece yarısından önce yatmayı da asla başaramıyordum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her anını sevmeni istiyorum, bütün oyunları, filmleri, insanları, alışverişi ve kitapları. Bu yaşamının en güzel zamanı olacak, bundan eminim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Küstah tavrımı değiştirsem belki kovulmamak için küçük bir şansım olabilirdi ama dağılmış öz kontrolümün tek bir parçasını bile arayıp bulacak halim kalmamıştı."&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UusfVZEqLNw/Tu438M5uEmI/AAAAAAAAO7k/SZJHWI-Oh6E/s1600/100090601.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-UusfVZEqLNw/Tu438M5uEmI/AAAAAAAAO7k/SZJHWI-Oh6E/s320/100090601.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kitabı okurken, daha önce hiç duymadığım markaları da keşfetmiş oldum. &lt;a href="http://www.dempseyandcarroll.com/default.aspx" target="_blank"&gt;Dempsey &amp;amp; Carroll&lt;/a&gt;'un ham ipekten notluklarını ve &lt;a href="http://www.judithleiber.com/" target="_blank"&gt;Judith Leiber&lt;/a&gt;'ın gereksiz pahalı ve bence çirkin clutch'larını bilmemekle bir şey kaçırmıyormuşum ama 2003'ten sonra ortalıktan kaybolan Katayone Adeli'nin ceket kesimleri epeyce güzelmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuması kolay, içeriği eğlenceli köpük bir kitap olmasına rağmen,  illa ki her okuduğu kitaptan bir anlam bulup çıkarmaya bayılanlar için,  dişini sıkmakla, başlarım böyle işe demek arasındaki ince çizgide  gezinip, güzel mesajlar veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ya gidenler nasıl giyinecek emin değilim, bunu giysem çok abartı kaçarım diye endişeleniyorum. Ama şunu giyip de çok sönük kalmak istemiyorum" çelişkisine düşmüş her kadının kulağına küpe bir bilgi de içeriyor: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kuşkun varsa kendini bir üst duruma değil, bir alt duruma uydurman daha makul olur."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8726746208522624044?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8726746208522624044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8726746208522624044&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8726746208522624044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8726746208522624044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/12/seytan-marka-giyer.html' title='Şeytan marka giyer!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-fB9ji7561W4/TuuaCb8XUCI/AAAAAAAAO7U/V9K_U6pnw8o/s72-c/Vogue+Paris+DecJan+2008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5575085397637721615</id><published>2011-12-11T01:58:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T01:58:52.983+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Kanat, Mantı, Balkabaklı Cheesecake, Mangolu Sufle mi? Yoksa 35 kg. olmak mı?</title><content type='html'>Ben hayatımın hiçbir evresinde çok hamarat bir kadın olmadım. Akşam yeniden bozulacak yatağı toplamak için zaman harcamaktansa beş dakika daha fazla uyumayı; haftada bir ütü yapmaktansa bir ay çamaşır yıkamasam yetecek kadar kıyafet ve iç çamaşırı sahibi olmayı; eve geldiğim zaman ortalığı toparlamaktansa kitap dergi okumayı tercih edenlerdenim. Annem, bizim aileden nasıl böyle bir kadın çıktığına inanamıyor; çünkü bizde kadınlar hem çok marifetlidir, hem de sıkıntılarından ve üzüntülerinden yemek pişirerek uzaklaşırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Hsd3yJEsKmo/TuPr9dbwbfI/AAAAAAAAO2s/AmWCLbVmgAs/s1600/9918_259030210164_596965164_8798163_6658010_n.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" src="http://1.bp.blogspot.com/-Hsd3yJEsKmo/TuPr9dbwbfI/AAAAAAAAO2s/AmWCLbVmgAs/s400/9918_259030210164_596965164_8798163_6658010_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bense o kadar yemek pişirmiyorum ki, şimdi oturduğum eve taşınırken aldığım tüp, 14 aydır bitmedi! Hatta Aşk ile ilk kavgamızı da, eve gelip ona nohutlu pilav pişirip, kendimi aslan sütü eksik sofra kurdum havalarına sokmuşken, onun pilavı görüp "Yanında ne var?" diye sorma gafletinde bulunması üzerine yapmıştık. :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde iki öğünü dışarıda yiyince, bir süre sonra insanın canı benzer şeyleri yemekten sıkılmaya başlıyor; ama bazı lezzetler ve bazı lezzet durakları var ki insan ne kadar giderse gitsin doyamıyor. İşte dönüp dolaşıp hiç sıkılmadan masasına oturduklarım ve büyük bir hevesle gidip hayal kırıklığı ile çıktıklarım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-7jleUuT-uQw/TtaKuVasUjI/AAAAAAAAOwk/mYaowD-bBEY/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-7jleUuT-uQw/TtaKuVasUjI/AAAAAAAAOwk/mYaowD-bBEY/s400/2.jpg" width="265" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;1) &lt;b&gt;BiBuçuk&lt;/b&gt;: Bizim için büyülü bir adres. "BiBuçuk'a mı gitsek?" diyince, "Ya ben çok aç değilim", "Bilmem ki, şimdi çok da canım çekmedi." gibi bahaneler kesinlikle söz konusu olmuyor.&lt;br /&gt;Daha güzel kanat ben hiç bir yerde yemedim! Abarttığımı düşünen herkesi de götürdüm, haklılığımı kanıtladım. Kanat leziz,biralar buz gibi servis ediliyor, Bağdat Caddesi'ndeki şubesini bilmiyorum, Taksim'dekinde çalan müzikler de keyifli.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksim'de ve aç olduğunuz bir gün, Mango'nun karşı sokağına dalın, "canlı müzik var buyrun" diye kolunuza yapışan adamlardan kendinizi kurtarın, yolun sonuna kadar yürüyün, BiBuçuk tabelası karşılar sizi zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiyatlar çok ucuz değil, hatta bence barbekü sos isteyince ondan ek ücret almaları utanmazlık, ama siz boşverin bunları, söyleyin leziz kanadınızın yanına bir isli bira, bakın keyfinize. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-GlMR2p23Ve8/TuPoWUxeJPI/AAAAAAAAO2c/FQHpiXrjh9k/s1600/Ficcin-Asmali-Mescit.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="244" src="http://3.bp.blogspot.com/-GlMR2p23Ve8/TuPoWUxeJPI/AAAAAAAAO2c/FQHpiXrjh9k/s320/Ficcin-Asmali-Mescit.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;2)&lt;b&gt;Fıccın&lt;/b&gt;: Ben birlikte çok vakit geçirdiğim kişilerin yeme içme alışkanlıklarını bir süre sonra benimsemeye başlıyorum. Her gün mantı yeme potansiyeline sahip bir sevgili ile olunca, sonunda bir hafta mantı yemeyince mantı mantı diye sayıklar hale geldim. İstanbul'daki bütün mantıcıları büyük bir hızla deniyoruz. Hala en favorimiz Bodrum Mantı. Casita'da yediğimiz mantıdan çok mutlu olmasak ve masaya çatlamış kırılmış baharatlıklarda servis yapıyor olmalarını aklımız almasa da eve yakınlığı yüzünden oraya da gitmeye devam ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir gün değişiklik yaptık, uzun zamandır uğramadığımız bir yere gittik: Fıccın! Çerkez mutfağından yemekler sunan bir restoran burası. Büyümüş büyümüş, bütün sokağa sahip olmuş aradan geçen zamanda. Ama lezzetini hiç bozmamış. Henüz tatmadıysanız, bir gün yolunuzu düşürmenizi meze ve mantısını tatmanızı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0wGzavJsEvY/TuPr8l3XlJI/AAAAAAAAO2k/pCBwGUybwe4/s1600/haber1345.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-0wGzavJsEvY/TuPr8l3XlJI/AAAAAAAAO2k/pCBwGUybwe4/s320/haber1345.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;3) &lt;b&gt;Baylan: &lt;/b&gt;Kup griye'si ile tanıdığımız Baylan, Bebek'teki Gloria  Jeans'in yerine de bir şube açmış, üstelik sadece pastane değil, bir de  restoran bölümü varmış diye duyduk. Değişik bir yerler görmek  istediğimiz bir akşam kendimizi buraya attık. Önce pastaneye girdik,  restoran üst veya alt katında mı diye, girişi yan taraftanmış.Yandan  girdik, oturacak masa aradık, burası cafe bölümüymüş, bar yukarıda,  restoran aşağıdaymış. "Bir de harita koysaydınız girişe" diye takıldık,  alt kattaki restoran bölümüne yerleştik. Dekorasyon şıktı, sigara  içilebiliyor olması ve havalandırmanın çok iyi çalışması da hoşumuza  gitti. Keyifli keyifli sohbet ederek şaraplarımızı sipariş verdiğimiz  anda olduğumuz yerden çok hoşnuttuk. Yemekler gelene kadar... Yemekler  tam bir hayal kırıklığıydı. Kötü diyemem; ama iyi de değillerdi. Aç  olmamıza rağmen ve porsiyonlar oldukça ufak tefek olmasına rağmen,  bitiremedik önümüzdekileri. Bundan sonra yemeğimizi başka yerde yiyip,  pastanesine gelmenin daha doğru bir tercih olacağına karar verdik.  Aklınızda olsun, pastane kısmından şaşmayın, ortalama altı yemeklere iyi  bir hesap boşu boşuna ödemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-j1_NCV0fcJQ/TuPtbhkJ9fI/AAAAAAAAO3M/hI6Kufq5gm8/s1600/CarlsJr.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-j1_NCV0fcJQ/TuPtbhkJ9fI/AAAAAAAAO3M/hI6Kufq5gm8/s320/CarlsJr.jpg" width="288" /&gt;&lt;/a&gt;4) &lt;b&gt;Carls Jr: &lt;/b&gt;Şehirdeki en favori hamburgercim Mono idi, o Tünel'de kepenkleri kapatıp bize veda etti. Neyse ki Dükkan Burger var derken, o da boyutlarını Happy Meal boyutuna düşürme konusunda büyük adımlar attı. Artık hamburgerin kralı: Carls Jr. Hem ucuz, hem çok lezzetli, hem de personel inanılmaz güler yüzlü. Keşke Cevahir'in içinde olmasaymış, bulabildiğim tek kusur. Gidin bir peynirli Famous Star yiyin! Sonunda lezzetli bir hamburger yemenin tadını çıkarın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Yemek yemekten bence çok daha keyifli olan bir şey var: Tatlı yemek! Bu aralar yediklerimin içinde en marjinal olanı: &lt;b&gt;GoMongo'nun Mangolu Sufle&lt;/b&gt;siydi. Aklımızda tatlı yemek hiç yokken, foursquare'den bırakılan tiplerin yarısından fazlasının mangolu suflenin ne kadar lezzetli olduğunu anlatması üzerine, ortaya bir tane söyleyelim de tadalım dedik. Bir daha gittiğimde suflemi kimseyle paylaşmam eminim! Hindistan cevizine bulanmış kaymaklı dondurması ve mangolu sosu ile son zamanlarda yediğim en başarılı tatlılardan biriydi gerçekten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mangolu sufle kadar yeni lezzetler olmasa da, &lt;b&gt;Crispy Cream donutları&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Cafe Nero'nun balkabaklı cheesecake'i&lt;/b&gt; de bu aralar dadandıklarımdan.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Q0dAeaNJf44/TuPtYikt_8I/AAAAAAAAO3E/1lPqfYcxPXU/s1600/364153965_e4039946fd.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-Q0dAeaNJf44/TuPtYikt_8I/AAAAAAAAO3E/1lPqfYcxPXU/s400/364153965_e4039946fd.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ItXKddtvQ-s/TuPtOsLzcgI/AAAAAAAAO20/YgWU5CzdSMk/s1600/Go+Mongo+Sufle-gittimgordumyedim.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ItXKddtvQ-s/TuPtOsLzcgI/AAAAAAAAO20/YgWU5CzdSMk/s1600/Go+Mongo+Sufle-gittimgordumyedim.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar dadandığım bir yeni şey de Japon magazin dergileri. Okuyamasam da resimlerine bakmak, yeni ve farklı bir şeyler görebilmek oldukça keyif veriyor. Taa ki en son reklam sayfalarına gelinceye kadar! 50 kg'dan 30 kg'ya düşen, 20kg. verdi diye ilan edilen kadınlar karşısında ne tepki vermeme gerektiğine henüz karar veremedim ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydıklarımı denemek mi, yoksa aşağıdaki gibi görünmek mi artık kararı size bırakıyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aqHJHo8aYYY/TuPxm1lf_lI/AAAAAAAAO3U/o0M1CyJHgls/s1600/172.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://4.bp.blogspot.com/-aqHJHo8aYYY/TuPxm1lf_lI/AAAAAAAAO3U/o0M1CyJHgls/s640/172.jpg" width="416" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-yaADuj5tPUc/TuPxoVbj1qI/AAAAAAAAO3c/rna2FCt-dpU/s1600/178.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-yaADuj5tPUc/TuPxoVbj1qI/AAAAAAAAO3c/rna2FCt-dpU/s640/178.jpg" width="416" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5575085397637721615?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5575085397637721615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5575085397637721615&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5575085397637721615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5575085397637721615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/12/kanat-mant-balkabakl-cheesecake-mangolu.html' title='Kanat, Mantı, Balkabaklı Cheesecake, Mangolu Sufle mi? Yoksa 35 kg. olmak mı?'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Hsd3yJEsKmo/TuPr9dbwbfI/AAAAAAAAO2s/AmWCLbVmgAs/s72-c/9918_259030210164_596965164_8798163_6658010_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5558050474043401853</id><published>2011-12-02T23:21:00.000+02:00</published><updated>2011-12-02T23:21:48.843+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanatsal etkinlikler'/><title type='text'>I kiss better than i cook!</title><content type='html'>Üniversite hayatım Cihangir, Taksim, Beyazıt, Etiler ve Ortaköy-Hisar sahil hattında geçti benim. Okulum Beyazıt'taydı, Cihangir'de yaşıyordum, yemek yemek, sinemaya gitmek, gece dışarı çıkmak, birer kadeh bir şey içmek için tek adresimiz Taksim'di. Bir de fiks menülü canlı müzik furyası vardı, onun için arada Etiler'e giderdik. Bir de bütün pazara yayılan kahvaltı keyifleri için istikametimiz sahil olurdu. İstanbul benim için bu semtlerden ibaretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maslak ile 2008 yılında tanıştım. Work &amp;amp; Travel ile Amerika'da geçen aylardan sonra, kendi paramı kazanmanın keyfine varmışken, döndüğüm gibi İstanbul'da da iş başvuruları yapmaya başlamıştım. Biletix'ten iş görüşmesine çağrıldığımda, Maslak'a ilk defa adımımı attım. Birkaç yıl sonra Young Guns macerası benim yolumu tekrar Maslak'a düşürdü. Bütün bunlardan sonra, tamamen tesadüfler sonucunda, bugün hala çalıştığım ve bana hukuku ve avukatlığı sevdiren ofis ile yollarım kesişti. 1,5 yıldan uzun bir süredir de bu ofiste çalışıyorum. Haliyle benim için Maslak, iş ile özdeşleşmiş bir semtti ve perşembe günü son defa Maslak'a gittim, son defa Maslak'ta çalıştım. Taşınıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dEYVyeadlH0/Ttk8IIMdQJI/AAAAAAAAOw8/pvvaRUMURlI/s1600/IMG_1596-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-dEYVyeadlH0/Ttk8IIMdQJI/AAAAAAAAOw8/pvvaRUMURlI/s400/IMG_1596-1.jpg" width="388" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Taşınmalar ve gitmeler bana her zaman iki zıt hissi aynı anda yaşatır. Paketlenmiş koliler hafif bir hüzün yaşatırken, yeni bir yere gidiyor olmak da içimi heyecanla doldurur. Yepyeni bir başlangıç! Kart yerine göz taraması ile açılan kapılar, göz taramasından hangi kata çıkacağını bilen akıllı asansörler ilk başta insana kendini çok havalı hissettirse de; bundan sonra camı gerçekten açılan içeri temiz hava giren bir ofiste ve Kanyon'a birkaç adım mesafede çalışacak olma fikrini de ben çok sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların yanında çok hoş olan bir şey de, uzun bir süredir taşınma hazırlıkları sebebiyle oldukça yorucu bir ortamda çalıştıktan sonra, bu cuma tatil olmaktı. Sabah alarmsız, vücudumun istediği saatte uyandım. Aşk ile, Beşiktaş'taki haftasonları önündeki uzun kuyruk ile bende her zaman merak uyandıran oldukça salaş Çakmak Kahvaltı salonuna gittik. Günlerden cuma olduğu için sıra filan yoktu, oturduk güzel peynirler ve özellikle de çok lezzetli bal kaymak ile güzel bir kahvaltı yaptık. Hiç acele etmeden, kitapçıları, mağazaları gezdik, o sırada okuldan çıkan kardeşimi de kaptık, Starbucks'ta saate bakmadan kahvelerimizi içtik ve sonra benim metrodaki billboard'larda görüp de merak ettiğim tog.concept'i gezmek üzere Trump Towers'a gittik. 12 mimar, 12 ünlü isim ile 12 tane Trump Towers evi döşemiş. Giriş 10 TL, toplanan paralar da sokak çocuklarına yardım için harcanacakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-o2YL6050LCw/Ttk8IwCTjdI/AAAAAAAAOxE/yjcMzwMW4Bg/s1600/IMG_1608.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="305" src="http://2.bp.blogspot.com/-o2YL6050LCw/Ttk8IwCTjdI/AAAAAAAAOxE/yjcMzwMW4Bg/s400/IMG_1608.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Öncelikle söylemeliyim ki, herkesin düştüğü yanılgıya düşmeyin bu insanlar gerçekten burada yaşıyor ve size yaşadıkları evin kapılarını açıyor değiller. Sadece bu ünlü isimlerin alışkanlıklarına, hayat tarzlarına göre düzenlenmiş evler bunlar. Gerçeklikten de oldukça uzaklar, çünkü bir çoğunda gardrop olmadığı gibi, olan gardroplar da bu insanların sadece aksesuarlarının dahi sığamayacağı büyüklükteler mesela. Ben o yatakodalarından birine, şimdi yaşadığım evdeki dolabımı götürüp koysam geriye yatak koyacak yer kalmaz. Eczacıbaşı'ların evinde yatakodası bile yoktu. Bunun "biz yatakodamızı herkese açmayız" şeklinde özel hayata saygı mesajı mı, yoksa "Ne yatağı? Biz uyumadığımız için bu kadar başarılıyız!" mesajı mı olduğunu biz çözemedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim favorilerim Mahmut Anlar tarafından dekore edilen Ayşe Arman ile Sandra Arslanoğulları tarafından dekore edilen İzzet Çapa evleri oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-w1pwBgL-UVc/Ttk8NR8PQEI/AAAAAAAAOxc/nh5mIf0ywtc/s1600/IMG_1623.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-w1pwBgL-UVc/Ttk8NR8PQEI/AAAAAAAAOxc/nh5mIf0ywtc/s400/IMG_1623.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-iCnKiCG7v1w/Ttk8QJsUjLI/AAAAAAAAOxs/yrR2uV9ctTM/s1600/IMG_1626.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-iCnKiCG7v1w/Ttk8QJsUjLI/AAAAAAAAOxs/yrR2uV9ctTM/s400/IMG_1626.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Ayşe Arman'ın evindeki bütün yatakodasını kaplayan yatak ve sadece duvar dibindeki yüksek keyif köşesine bittim. Bir gün elverişli bir evim olursa yapmak üzere aklımın bir kenarına yazdım. Mutfaktaki "i kiss better than i cook" da çok manidardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzzet Çapa'nın evi aynen restoranları gibi, eğlenceli bir curucuna içindeydi:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--o4GtcjLDII/Ttk8LIgzchI/AAAAAAAAOxU/y0AuzTjGhHU/s1600/IMG_1617.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/--o4GtcjLDII/Ttk8LIgzchI/AAAAAAAAOxU/y0AuzTjGhHU/s400/IMG_1617.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-BH_j2wMEj1c/Ttk8KJIVShI/AAAAAAAAOxM/gok5QFXkEoE/s1600/IMG_1610.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-BH_j2wMEj1c/Ttk8KJIVShI/AAAAAAAAOxM/gok5QFXkEoE/s400/IMG_1610.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--o4GtcjLDII/Ttk8LIgzchI/AAAAAAAAOxU/y0AuzTjGhHU/s1600/IMG_1617.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çağlayn Tuğal tarafından tasarlanan Yalçındağ'ın evi ise, daha olağan bir çizgide çok şık, çok yaşanılası bir ev olmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok evde kullanılan Mustafa Karayalçın'ın eserleri de oldukça espriliydi: &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0J_YNOnkIv0/Ttk8Rw1ZabI/AAAAAAAAOx0/bLxHl5kArQY/s1600/IMG_1630.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-0J_YNOnkIv0/Ttk8Rw1ZabI/AAAAAAAAOx0/bLxHl5kArQY/s400/IMG_1630.JPG" width="337" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_O5a2_p0joo/Ttk8S509WqI/AAAAAAAAOx4/RkXcyxMdRgU/s1600/IMG_1631.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-_O5a2_p0joo/Ttk8S509WqI/AAAAAAAAOx4/RkXcyxMdRgU/s400/IMG_1631.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gezmek isterseniz 4 Aralık'a kadar saat 10:00-22:00 arası açık bu sergi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ikZIPPavxu4/TtlAw6oc5NI/AAAAAAAAOyU/echr7aJkDqc/s1600/IMG_1638.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="375" src="http://4.bp.blogspot.com/-ikZIPPavxu4/TtlAw6oc5NI/AAAAAAAAOyU/echr7aJkDqc/s400/IMG_1638.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir de bütün bunlarla alakasız olarak, bir dergi karıştırırken (sanırım marie clarie idi) rastladığım ve bayıldığım şu kareyi de paylaşadan geçemeyeceğim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-psmSG4iaUSY/Ttk8U1tf2AI/AAAAAAAAOyM/wEpRzWwMn-E/s1600/IMG_1639.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://1.bp.blogspot.com/-psmSG4iaUSY/Ttk8U1tf2AI/AAAAAAAAOyM/wEpRzWwMn-E/s400/IMG_1639.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hepinize iyi haftasonları ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5558050474043401853?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5558050474043401853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5558050474043401853&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5558050474043401853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5558050474043401853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/12/i-kiss-better-than-i-cook.html' title='I kiss better than i cook!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dEYVyeadlH0/Ttk8IIMdQJI/AAAAAAAAOw8/pvvaRUMURlI/s72-c/IMG_1596-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6900223120752902604</id><published>2011-11-24T22:32:00.002+02:00</published><updated>2011-11-24T22:38:23.878+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mushaboomda misafir var'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><title type='text'>Bazılarının işi sadece MELEK olmak…</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #073763;"&gt;Zaman zaman yazılarımda "yogitam" diye bahsettiğim biri var biliyorsunuz. Hayatında tesadüflere ayak uydurarak oldukça radikal değişiklikler yaparken, İstanbul'a taşındığında yine tesadüfen benim ofisteki oda arkadaşım olmuştu ve birlikte yogaya başladığımızda aramızdaki ilişki iş boyutunu oldukça aştı. Hala meslektaşım, ama kendisi ile paylaştıklarım meslektaşlıktan çok öte. Benim modaya karşı anti duruşum bazı hemcinslerimi çok rahatsız ederken, o da 'eurocuklarını' bozdur bozdur kıyafetlere yatırırken, "Kıyafetlerle ilişkini onlara sahip olmaktan, onları yazmaya çevirsen ya" esprilerimiz sonucunda, kendisi konuk yazarımız olarak Mushaboom'da, huzurlarınızda: &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bu benim ilk yazım! Canım arkadaşım seni konuk blogger yapalım dedi, ben "ufff! puff! ben yazamam ki" dedim ve sonunda nasıl oldu anlamadım buradayım. İlk edebi eserimde(!) sizlere meleklerden bahsetmek istiyorum, evet evet gerçekten de meleklerden, yani aslında Victoria’s Secret`in meleklerinden ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Yakında Türkiye’de Nişantaşı’nda ilk mağazasını açacak olan Victoria’s Secret, 9 Kasımda, 2011 yılının merakla beklenen meşhur ve görkemli showunu gerçekleştirdi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OX_T68vGPVM/TsomY1dfvDI/AAAAAAAAObE/YhWZbPay8B8/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-OX_T68vGPVM/TsomY1dfvDI/AAAAAAAAObE/YhWZbPay8B8/s400/1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye’de Yılbaşı gecelerini evde geçirenlerin vazgeçilmezi olan, tüm kadınların biraz fesatlıkla ama genelde hayranlıkla izlediği, vay anasını bunlar kadınsa biz neyiz acaba diye sordukları meleklerle karşınızdayım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ülkemizde en çok tanılan baş meleklerden Adriana Lima ablamız defileden bir kaç gün önce yaptığı açıklama ile şahsen benim yüreğime indirdi. Şöyle ki, ablam defileden 6 hafta önce sadece yeşil sebze yiyip günde 2 saat spor yapıyormuş. Bu kadarla da kalmayıp podyuma çıkmadan 12 saat önce su bile içmiyormuş ve tamamen aç ve susuz halde podyuma çıkıyormuş. Kızımız umarım bir gün show sırasında &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;açlıktan &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;ölüp gitmez. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-vRcXmIVAXuw/TsompDUlm-I/AAAAAAAAObU/9H1H3wIpDfc/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-vRcXmIVAXuw/TsompDUlm-I/AAAAAAAAObU/9H1H3wIpDfc/s320/3.jpg" width="213" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5IEdh5pl8lQ/TsomaOPsPDI/AAAAAAAAObM/t88MHQ0lr1g/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-5IEdh5pl8lQ/TsomaOPsPDI/AAAAAAAAObM/t88MHQ0lr1g/s400/2.jpg" width="265" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama açlığına rağmen Acun sayesinde Türkiye’de ününe ün katan Adriana Lima, her zamanki gibi o gece de nefes kesti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PXkwV17rwhY/TsonS8EBROI/AAAAAAAAObk/fRmf2fNuROE/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-PXkwV17rwhY/TsonS8EBROI/AAAAAAAAObk/fRmf2fNuROE/s400/4.jpg" width="265" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;Genel olarak bu sene neon renkli kanatlar, pırıltılar, deniz kabukları ve süper kahramanlar podyumdaydı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-oqhK6H0kz2k/TsonjcXaHpI/AAAAAAAAOb8/bS7S9rIWn4w/s1600/5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-oqhK6H0kz2k/TsonjcXaHpI/AAAAAAAAOb8/bS7S9rIWn4w/s400/5.jpg" width="265" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-GmF3pgw8NgM/Tsonj7Cd5yI/AAAAAAAAOcE/KYF9C5ZF9m4/s400/6.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2v_1JcsdWSw/Tsonl6725iI/AAAAAAAAOcM/L0_lhQOWwtg/s1600/7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-2v_1JcsdWSw/Tsonl6725iI/AAAAAAAAOcM/L0_lhQOWwtg/s400/7.jpg" width="265" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;2.5 milyon dolar değerindeki özel hazırlanmış sutyeni taşımak bu sene Orlando Bloom’un güzel eşi Miranda Kerr’e nasip oldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3ujWLUPatiU/TsonnuRpDLI/AAAAAAAAOcU/9zwHO2CxQ04/s1600/8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-3ujWLUPatiU/TsonnuRpDLI/AAAAAAAAOcU/9zwHO2CxQ04/s400/8.jpg" width="265" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Daha fazla detayı yılbaşı aksamı televizyonda sevgililerinizin dikkatini dağıtmaya çalışarak yada meleklerin dedikodusunu yaparak incelersiniz :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Maalesef artık showlarda göremeyeceğimiz, ancak bir melek olarak ünlenen güzelleri de burada es geçmek istemiyorum. Örneğin bir Gisele Bündchen’i nasıl unutabiliriz? 7 yıl meleklik yaptıktan sonra daha fazla maaş istediği ve alamadığı için sözleşmesi yenilenmedi ve bu yüzden melekliğe veda edip evinin kadını çocuğunun anası oldu. (Bu arada baş meleklerin fiyatı 5 milyon dolarcıkmış, üstünü vermiyorlarmış. Yazık yaaa açlık sınırında çalışıyorlar ben de olsam giderdim!) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5idHx0L3WiE/Tsono8P9VrI/AAAAAAAAOcc/fPWfFgeJjSY/s1600/9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-5idHx0L3WiE/Tsono8P9VrI/AAAAAAAAOcc/fPWfFgeJjSY/s400/9.jpg" width="287" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Bu senedeki önemli kayıp ise benim pek bir beğendiğim 3 çocuk annesi Heidi Klum. Kendisi 11 yıl sonra melekliğe veda etti, sırası gelmişken onu da buradan saygıyla anıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2wPFbrTmsNo/TsongEmOgGI/AAAAAAAAObs/XCkeeweMSf4/s1600/10.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-2wPFbrTmsNo/TsongEmOgGI/AAAAAAAAObs/XCkeeweMSf4/s320/10.jpg" width="282" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Aç, susuz ve çok zor şartlar altında melek olma şansını elde eden 2011 yılının güzel melekleri, yılbaşı aksamı evde olanlar ve bu kadarı bana yetmedi diyenler için cnbc-e sayesinde evlerinize konuk olabilir benden söylemesi…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-6900223120752902604?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/6900223120752902604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=6900223120752902604&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6900223120752902604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6900223120752902604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/11/bazlarnn-isi-sadece-melek-olmak.html' title='Bazılarının işi sadece MELEK olmak…'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-OX_T68vGPVM/TsomY1dfvDI/AAAAAAAAObE/YhWZbPay8B8/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2437275003359534141</id><published>2011-11-20T12:49:00.003+02:00</published><updated>2011-11-20T14:10:02.774+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='parti ve düğün fikirleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Hey tanrım bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane. Ver ver ver ver  ver allahım ver!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-opRXzd_46C0/TsjQpFaLi3I/AAAAAAAAOVc/Y4PgY5bwf40/s1600/IMG_1519.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-opRXzd_46C0/TsjQpFaLi3I/AAAAAAAAOVc/Y4PgY5bwf40/s320/IMG_1519.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Benim üniversiteye başladığım yıllarda üç koca hayalim vardı. Kocadan  ziyade, düğünlereydi merakım. Üniversite okurken şöyle doğulu,  geleneklerine göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bir adamla evlenecektim.  Davullu zurnalı, çeyizli, kına geceli, atlı eşekli, altın bileklikli bir  düğün olacaktı. En gelenekselinden... Sonra üniversite bittikten sonra  yurtdışına yüksek lisansa giderken, bu adam izin veremeyecekti, ben de  ne münasebet diyecektim, boşanacaktık. Ben yüksek lisansımı yaparken de  Hristiyan bir adamla aşk yaşamaya başlayıp, bir kilise düğünü  yapıverecektim. Sonra tabii Türkiye'ye dönmek isteyecektim, o işlerini  ayarlayamayacaktı filan, yine boşanacaktım. En son da böyle uçlarda  gezinmeyen, kafa dengi bir adamla, gelinlik bile giymeden, şöyle şık bir  tayyörle sadece nikah yapacaktım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bakınca çok komik geliyor tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlenmek erkek açısından hayat kolaylaştırıcı bir şey aslında, çünkü eskisi gibi evin bütün geçimini erkekler sağlamıyor, kadınlar da çalışıyor, kadınlar da para kazanıyor. Gelgelelim diğer yandan kadınların çalışmalarına rağmen, evi derli toplu tutmak ve yemek pişirmek gibi sorumlulukları devam ediyor. Bu yüzden de erkeklerin evlilikten kaçıp, kadınların evliliğe daha meraklı olmasını kesinlikle anlayamıyorum.&amp;nbsp; Tastamam 25 yaşıma geldim, "evlenmek" benim gözümde hala altından kalkılamayacak kadar büyük bir sorumluluk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesin olan bir şey varsa, o da genç evlenmenin yeniden trend olduğu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PvIPWAdReuY/TsjQp2O9zkI/AAAAAAAAOVg/se-cOKivMk0/s1600/drew_itsromantic.gif" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;Anne babalarımızdan sonraki kuşakta, "evlenmeden birlikte yaşama" akımı başlamıştı. Kadınlar "çocuk da yaparım kariyer de" diyordu, kariyerleri belli bir noktaya gelmeden evlenmek ve çocuk yapmak planları içine girmiyorlardı. Sanırım sonra o kadınların kariyerleri belli bir çizgiye ulaştığında, yaşıtları olan adamlar da artık onlardan 10 yaş genç kadınlarla ilgi gösterdikleri için, bu akım rafa kalktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PvIPWAdReuY/TsjQp2O9zkI/AAAAAAAAOVg/se-cOKivMk0/s1600/drew_itsromantic.gif" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="312" src="http://3.bp.blogspot.com/-PvIPWAdReuY/TsjQp2O9zkI/AAAAAAAAOVg/se-cOKivMk0/s320/drew_itsromantic.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Farkındasınızdır, gayet güzel para kazanan, gayet rahat hayatlar yaşayan adamlar bile artık "bekar çapkın" anılmak için yırtınmıyor, erkenden nikah masasına oturuveriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar davetiyeler ve facebook'taki ilişki durumu güncellemeleri ardıardına geliyor. Yakın arkadaşlarımın neredeyse hepsi hala bekarlıklarını korurken, ilk defa yakın bir arkadaşım bunu bozuyor ve bugün akşam evleniyor.(Oturmuş bu satırları yazarken bile benim giyecek bir kıyafet bulamamış olmam ayrı bir konu.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızımızı kocasına bekarlığa veda partisizyollayacak değildik ya; organizasyon için kolları sıvadık. Bir sürü aksilik, karasızlık, fikir değişikliğinden sonra cuma akşamı Nahide Rüya Adası'nın yolunu tuttuk. Bekarlığa veda partisi yapmayı düşünüyorsanız, burayı şiddetle tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-etR9wuexd-Y/TsjQrHPzJnI/AAAAAAAAOVs/0rY25VbUCtk/s1600/IMG_1525.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="232" src="http://4.bp.blogspot.com/-etR9wuexd-Y/TsjQrHPzJnI/AAAAAAAAOVs/0rY25VbUCtk/s320/IMG_1525.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıda şişelerden votka hüpleten oyuncak tavşanlardan sonra, şatafatlı gerçek drag queen'ler sizi karşılıyor. Elinize bir mum tutuştuyorlar. Sağda Zeki Müren'in solda Amy Winehouse'un resmi, hangisini anmak isterseniz, onun önüne mumunuzu yakıp koyuyorsunuz. Sonra masanızın yolunu tutuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0xC4Jq_UOlc/TsjUOsbcUKI/AAAAAAAAOV0/Ks9BH201bWY/s1600/IMG_1493.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-0xC4Jq_UOlc/TsjUOsbcUKI/AAAAAAAAOV0/Ks9BH201bWY/s400/IMG_1493.jpg" width="250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanızın meleği kadehlerinizi doldurup, masanızı mezelerle donatmaya  başlarken, serum gibi tutturulmuş bir rakı şişesi ile dolaşan rahibe  kılığında, inanılmaz güzel bir drag queen de keyfiniz yerinde mi onu  soruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta bizim rahibemiz "Kız ayol evlenilir mi, evlenmek günah!" diye vaaz bile verdi. :) &lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PvIPWAdReuY/TsjQp2O9zkI/AAAAAAAAOVg/se-cOKivMk0/s1600/drew_itsromantic.gif" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-9qG1RXkHqYE/Tsjt1M6DdpI/AAAAAAAAOWk/gwKfiz_rz0E/s1600/389501_309375725758230_100000574158556_1159354_1117471982_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-9qG1RXkHqYE/Tsjt1M6DdpI/AAAAAAAAOWk/gwKfiz_rz0E/s400/389501_309375725758230_100000574158556_1159354_1117471982_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bVfFJCfqfU8/TsjWIowJ4iI/AAAAAAAAOWE/fIp3gypVKxE/s1600/IMG_1484.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-bVfFJCfqfU8/TsjWIowJ4iI/AAAAAAAAOWE/fIp3gypVKxE/s400/IMG_1484.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-aYcFhlcyypU/TsjWLOb4HvI/AAAAAAAAOWM/INK6KY5yFNc/s1600/IMG_1488.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-aYcFhlcyypU/TsjWLOb4HvI/AAAAAAAAOWM/INK6KY5yFNc/s400/IMG_1488.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Küçük küçük tabaklarda bir sürü meze servis ediliyor. Ortam loş olduğu için ne yediğinizden çok emin olamıyorsunuz. Tatları muhteşem, yediğim en başarılı mezelerden diyemem. Ortalama lezzetteler; ama karnınız doyuyor ve masanız gayet zengin görünüyor. Mezelerden sonra, shot servisi yapıyorlar. Sonra da ana yemek kısmına geçiliyor. Et, tavuk, balık üç alternatiften birini seçiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9O2eZM-HuEs/TsjWNuCC7NI/AAAAAAAAOWU/wPmiDo4i_L0/s1600/IMG_1491.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-9O2eZM-HuEs/TsjWNuCC7NI/AAAAAAAAOWU/wPmiDo4i_L0/s400/IMG_1491.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonra da showlar başlıyor. Drag queen'ler ön planda. Çok eğlenceli konseptleri olan danslar yapıyorlar. Hele bir "hala" var ki bizim en favorimiz o oldu. :) Onun dışında çok seksi koreografili oryantal dans gösterilerdenden, striptiz yapan rahibe kadar yok yok. Gelinleri ve arkadaşlarını sahneye alıp, kına bile yakıyorlar. Gelinseniz, bizim gelin gibi mütevazılık yapıp, tek taşınızı evde bırakıp gelmeyin, gelinlerin tek taşlarını kıyaslayıp, küçük alan potansiyel kocayı yere batıracak kadar arsız drag queen'ler benden söylemesi :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kMMO_LnOdrM/TsjWO10xqbI/AAAAAAAAOWc/JN40riPKl4U/s1600/IMG_1513.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="309" src="http://2.bp.blogspot.com/-kMMO_LnOdrM/TsjWO10xqbI/AAAAAAAAOWc/JN40riPKl4U/s320/IMG_1513.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamadır yaşlandım ne, bir kadehten fazla içemiyorum ve eskisi kadar dans edemiyorum, diyordum. Melo'muzun bekarlığa vedası ile şeytanın bacağını kırdım. Çok eğlenceli bir gece oldu hepimiz için. Varsa yakınlarda evlenen bir arkadaşınız ve bekarlığa veda partisini kızkıza yemek yemekten daha enteresan bir şekilde kutlamak istiyorsanız burayı aklınızın bir kenarına yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-33XnQVHcrwM/TsjVKNroupI/AAAAAAAAOV8/SNmyg1NwBRw/s1600/IMG_1496.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-33XnQVHcrwM/TsjVKNroupI/AAAAAAAAOV8/SNmyg1NwBRw/s400/IMG_1496.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim geceden en favori fotoğrafım bir üstteki oldu. Yazılarımda zaman zaman "yogitam" diye bahsediyorum ya, işte yanımdaki o! Kendini tutamadan yaptığı alışverişler yüzünden başı bol bol belaya giren yogitam, çok yakında burada dişi-sel mevzularda konuk yazar olacak, benden müjdelemesi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün şarkıs da tabii ki: Yalnız Kullar&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/LgI5citlI0E" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifli pazarlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2437275003359534141?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2437275003359534141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2437275003359534141&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2437275003359534141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2437275003359534141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/11/hey-tanrm-bana-uc-tane-uc-de-yetmez-bes.html' title='Hey tanrım bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane. Ver ver ver ver  ver allahım ver!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-opRXzd_46C0/TsjQpFaLi3I/AAAAAAAAOVc/Y4PgY5bwf40/s72-c/IMG_1519.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-693763353208361240</id><published>2011-11-05T21:20:00.000+02:00</published><updated>2011-11-05T21:20:57.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanatsal etkinlikler'/><title type='text'>i have done nothing at all today and it feels awesome!</title><content type='html'>Cuma&lt;br /&gt;19:45&lt;br /&gt;İşten eve geliş. Derhal üzerine rahat bir şeyler geçir. Isıtıcıya su koy, o kaynarken, sabah evden çıkarken çalıştırdığın çamaşır makinesini boşalt, çamaşırları as.&lt;br /&gt;20:00 &lt;br /&gt;Benim için bekarlık ve yalnızlıkla özdeşleşmiş olan nuddle'in en pratik hali Leader Ramen paketine kaynayan suyu doldur. O demlenirken, çamaşır makinesine bir posta daha çamaşır at, gece giyeceğin kıyafetleri seç.&lt;br /&gt;20:08&lt;br /&gt;Nuddle hazır. Şimdi yavaşla. Karıştırmayı çok sevdiğin alışveriş dergilerinden birini al önüne. Alışveriş rejimindesin unutma. Almak için değil, incelemek için bakıyorsun dergiye.&lt;br /&gt;20:15&lt;br /&gt;Karnın da doydu. Dip boyanı sür saçına. Onun bekleme süresinde, ojelerini yenile. Duşa gir, saçlarını kurut. Elbiseni geçir, biraz makyaj.&lt;br /&gt;21:00&lt;br /&gt;Evden çıkmaya hazırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için olağan hale gelmiş bir tempo. Hem çalışacağım, hem gezeceğim, hem de bakımsızlaşmayacağım mücadelem. Sabah uyanıp spora giden, spordan sonra kuaföre geçen, öğleden sonra alışverişini yapıp, arkadaşları ile buluşan dergiden fırlamış gibi görünen kadınları kıskansam mı, küçümsesem mi karar veremiyorum bu yüzden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi önümde yavaşlamak, keyif çatmak için tastamam 4 gün var. Bir kenarda sıranın gelmesini bekleyen kitap ve filmlere yumulmak, ertelenen ufak tefek işleri halletmek için 4 gün! "Hayret, bir yerlere gitmiyor musun?!" diyenler oluyor. Gerçekten çok hazırlıksız yakalandım ben bu bayram. Fırsatım olmadı planlamaya. O yüzden dinlenme, toparlanma, ilerideki günleri planlama, okuma, izleme ve hayaller kurma tatili ilan ettim bu dört günü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dRHvH3cvEiQ/TrWK0m4kJyI/AAAAAAAANvU/yGydrs8zaa0/s1600/267385_10150263926773878_706353877_7806012_602702_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-dRHvH3cvEiQ/TrWK0m4kJyI/AAAAAAAANvU/yGydrs8zaa0/s400/267385_10150263926773878_706353877_7806012_602702_n.jpg" width="398" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geride kalan bir haftada keşfettiklerimi paylaşıp tembellik günlerini resmen başlatıyorum! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) &lt;b style="background-color: white; color: #e06666;"&gt;Birsen Tezer&lt;/b&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #e06666;"&gt;:&lt;/span&gt; Daha önce hiç denk gelmemiştim kendisine, geçen hafta Hayal Bistro'da dinledim. Hem jazz'dan, hem Türk Sanat Müziği'nden esintiler taşıyor. Güzel bir sesi, sakin telaşsız bir söyleyişi var. "En sevilmeyen şarkım geliyor" diyebilecek kadar da kendisiyle barışık bir kadın. İçkinizi yudumlayarak, sakin ve güzel bir performans izlemek isterseniz, 15 günde bir Hayal Bistro sahnesindeymiş. İlla ki bir gün denk gelirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/WVQqwh-4oIk" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Türkiye'de in-yer-face olarak anılan tiyatro türünün başarılı örneklerini sergileyen Dot, yeni bir oyunla karşımızda bu sezon:&lt;b style="color: #e06666;"&gt; Öksüzler&lt;/b&gt;. Dot'un oyunlarına kendinizi ne kadar hazırlarsanız hazırlayın, yine de sizi çarpıyor. Şiddet, seks, argo unsurları tabularınızı yerle bir ediyor her seferinde. Bu seferki oyunda, daha öncekilerden farklı olarak olaylardan ziyade, karakterlerin psikolojileri ön plana çıkartılmış. Oyunculuk o kadar iyi ki, sahneye atlayıp dövmek istiyorsunuz içlerinden birini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiyatroyu sıkıcı ve eski moda bulanlardansanız, bu tür ile barışmanız için güzel bir fırsat olabilir bu oyun. Dot'un web sitesi için &lt;a href="http://www.go-dot.org/"&gt;tık&lt;/a&gt;!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F84tN5E-iNA/TrV7hd6JVsI/AAAAAAAANuc/516dwgQBdmY/s1600/387853_211784928892199_115242431879783_480575_1329119179_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-F84tN5E-iNA/TrV7hd6JVsI/AAAAAAAANuc/516dwgQBdmY/s400/387853_211784928892199_115242431879783_480575_1329119179_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;3) İş dolayısı ile iki gün &lt;b style="color: #e06666;"&gt;Bursa&lt;/b&gt;'daydım. Biliyorsunuz bayılırım bir şehirde bir gün geçirsem de yapılacaklar listesi oluşturmaya. Bu sefer şehirde fazla bir şey keşfetmeye fırsatım olmadı. Sadece iş için gidecek olanlar için tüyolar verebilirim. Almira Otel, şehrin en eski demirbaş otellerinden, içi de yenilenmiş, şehir merkezine de yakın. Müşterileri birbirine iki çok zıt kitle: Arap aileler ile iş için geldiği her hallerinden özellikle de takımlarından belli insanlar. Özellikle de kahvaltı salonunda irnoik ve izlemesi eğlenceli bir kitle oluşturuyor bu tezat.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-M0JwCeTdy9o/TrWBP7hy9uI/AAAAAAAANuk/PMG7IRTUdeM/s1600/IMG_1244.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="307" src="http://2.bp.blogspot.com/-M0JwCeTdy9o/TrWBP7hy9uI/AAAAAAAANuk/PMG7IRTUdeM/s400/IMG_1244.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otelin dekorasyonu ise bence dış görünüşü ve gösterişli lobisinden sonra oldukça vasattı. Ben modern çizgili dekorasyonu sevenlerden tasarıma tapanlardanım zaten de, daha klasik çizgide mobilyalar da gerçekten çok iyi olmadığı zaman basit ve ucuz duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QWLJDOgJCx4/TrWBjYC2xeI/AAAAAAAANvE/7JWZmA5Q5wA/s1600/IMG_1283.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" src="http://1.bp.blogspot.com/-QWLJDOgJCx4/TrWBjYC2xeI/AAAAAAAANvE/7JWZmA5Q5wA/s320/IMG_1283.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt; Gerçi bana temiz olduğu sürece hiç fark etmiyor. Yerini hiç yadırgamayanlardanım ben. Okuyacak bir şeylerim, bilgisayarım ve kahvem olduktan sonra her yer benim evim sayılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmişken iskender yememek de olmaz tabii. Uludağ Kebapçısı Cemal &amp;amp; Cemil Usta şehrin en meşhur iskender adreslerinden, gayet de lezzetli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursa ile özdeşleşmiş bir diğer şey de kestane şekeri. Onun için de bol bol alternatifiniz şehrin her köşesinde mevcut. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vOVFuq0_XFQ/TrWBTzpLk2I/AAAAAAAANus/Jqq6uZ0iV0o/s1600/IMG_1250.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-vOVFuq0_XFQ/TrWBTzpLk2I/AAAAAAAANus/Jqq6uZ0iV0o/s400/IMG_1250.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;4) Bursa'nın bir de kendi kadın dergisi var: &lt;b style="color: #e06666;"&gt;B&amp;amp;WO&lt;/b&gt;. Bir dergi için fazla zor bir isim olsa da, içeriği "gidicem", "yapıcam" gibi imla hatalarıyla dolu olsa da, baskısı ve görselleri çok başarılı, dolu dolu bir dergi bu. Lokal yayınların olması benim çok hoşuma gidiyor. Dergideki satchel çantalara da bayıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ULEhEq9FCi4/TrWBXSjM9EI/AAAAAAAANu0/E851u_kXtas/s1600/IMG_1254.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-ULEhEq9FCi4/TrWBXSjM9EI/AAAAAAAANu0/E851u_kXtas/s400/IMG_1254.JPG" width="361" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-EWsmcKYjDKc/TrWBZomSxbI/AAAAAAAANu8/T9I9-_u4xdo/s1600/IMG_1255.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="228" src="http://3.bp.blogspot.com/-EWsmcKYjDKc/TrWBZomSxbI/AAAAAAAANu8/T9I9-_u4xdo/s400/IMG_1255.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;5)&amp;nbsp; Bizim ofiste çok hoşuma giden bir adet var. Kim iş veya tatil için bir yere gidiyorsa, gittiği yerin meşhur bir yiyececeğini de ofise getiriyor gelirken. Baklavalar, çikolatalar, pişmaniyeler... Bu hafta ise şimdiye kadarkilerin en garibi geldi: &lt;b style="color: #e06666;"&gt;Ejder Meyvesi&lt;/b&gt;. Kaktüs sınıfından bir bitkinin meyvesiymiş. Kivi görünümlü, kayısı benzeri lezzetli. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-oSeM7oBGNaw/TrAEozCCqtI/AAAAAAAANrM/H3ubYe3hvL8/s1600/TROPIK-EJDER-MEYVESI-MOR-VE-BEYAZ-MEYVE-10-TOHUM__39204838_0.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-oSeM7oBGNaw/TrAEozCCqtI/AAAAAAAANrM/H3ubYe3hvL8/s400/TROPIK-EJDER-MEYVESI-MOR-VE-BEYAZ-MEYVE-10-TOHUM__39204838_0.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aPSQgzeTIlE/TrWJqMffSOI/AAAAAAAANvM/uo4Y-ywGbYw/s1600/DSCF3527.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Annemin Almanya'dan getirdiği çikolatalar ve Bursa'dan aldığım kestane şekeri ile ben bayram misafirlerine ve kazık kadar olmama rağmen bayram harçlığı için el öpmeye hazırım. Hepinize de keyifli, sevdiklerinizle güzel geçen bir bayram diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aPSQgzeTIlE/TrWJqMffSOI/AAAAAAAANvM/uo4Y-ywGbYw/s1600/DSCF3527.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/-aPSQgzeTIlE/TrWJqMffSOI/AAAAAAAANvM/uo4Y-ywGbYw/s400/DSCF3527.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-693763353208361240?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/693763353208361240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=693763353208361240&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/693763353208361240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/693763353208361240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/11/i-have-done-nothing-at-all-today-and-it.html' title='i have done nothing at all today and it feels awesome!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-dRHvH3cvEiQ/TrWK0m4kJyI/AAAAAAAANvU/yGydrs8zaa0/s72-c/267385_10150263926773878_706353877_7806012_602702_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2304500920703934975</id><published>2011-11-02T20:52:00.000+02:00</published><updated>2011-11-02T20:52:51.510+02:00</updated><title type='text'>Mushaboom8'de ne var ne yoksa hepsi burada! =)</title><content type='html'>Eylül 2008'den bu yana hayatımda neredeyse her şey değişti. Saç rengim, giyim tarzım, evim, hayata bakışım, yaşam düzenim, mesleğim, hayallerim, hayattan beklentim... &lt;br /&gt;Blog yazmak bazen bir hobi, bazen zevk, bazen sorumluluk, bazen paylaşma ihtiyacı gibi farklı boyutlar kazansa da eylül 2008'den beri hayatımda sabit kalan tek şey oldu. Sabit dostluklarım ve ailemin yanı sıra tabii.&lt;br /&gt;Birbirinden çok farklı konularda yazıları ve etiketleri düzenlemek çok uzun zamandır aklımdaydı; ama bir türlü fırsat bulup yapamıyordum. Sonra o kadar uzun boş zamanı aslında hiç bulamayacağımı kabul edip, her boşlukta biraz biraz el atarak sonunda bütün yazıları gruplamayı başardım! :)&lt;br /&gt;Eskiden yazdığım yazılara da göz atmış oldum böylece, bir kısmına bayıldım "ne kadar güzel ifade etmişim" diye kendimle gurur duydum, bir kısmıyla da düpedüz dalga geçtim. Yine de onları bile silmeye kıyamadım. Değişimimin aynası gibiler ne de olsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün yazılar aşağıda detaylarını bulabileceğiniz başlıklar altında tag'lendi. Yukarıda da bütün etiketleri görebiliyorsunuz artık. Moodunuza göre, ne okumak isterseniz onlara tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bazı yazılar birden fazla etiketin içeriğine uyduğu için onlarla birkaç kere karşılaşabilirsiniz bunu da dip not olarak belirteyeyim ve etiketlerin içinde neler var onlara geleyim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-k6aqOzKP7rk/TrA9dKSxTsI/AAAAAAAANrc/kUuyAn0Z3Ac/s1600/istanbul.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" src="http://4.bp.blogspot.com/-k6aqOzKP7rk/TrA9dKSxTsI/AAAAAAAANrc/kUuyAn0Z3Ac/s400/istanbul.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;1) &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/istanbul"&gt;&lt;b&gt;İstanbul&lt;/b&gt;:&lt;/a&gt; Bu şehre olan aşkım malum. Keşfetmeye doyamıyorum. Ev-iş arası gidip gelmek için toplamda 3-4 saat harcayan, şehrin tadını çıkarmak için gereken paraya sahip olmayanlar için ne kadar eziyetliyse; zamanı, parası veya zamanı parası olmasa da tadını çıkarmaya şevki olanlar için de o kadar mucizevi bir şehir. Sanat etkinlikleri, gece hayatı, tarihi eserler, yeşil parklar, leziz yemekler yapan restoranlar, tezatlar...&lt;br /&gt;Bu etkiletin altına iki ayrı başlık kondurdum: &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/sanatsal%20etkinlikler"&gt;Sanatsal Etkinlikler&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/bar%20%2F%20club%20%2F%20cafe%20%2F%20restoran"&gt;Bar/Club/Cafe/Restoran&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tiyatrolar, festivaller, sergiler, konserler sanatsal etkinliklerin altında, gezip tozduğum mekanlar bar/club/cafe/restoran'ın altında. Ne sanat konusunda uzmanım, ne de yemek gurusuyum. Çok gezen bir insanın izlenimleri tadındaki bu yazıların tamamına bu başlıklardan ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rQgan7H3mZk/TrA9bxWPJ6I/AAAAAAAANrU/fG1AfyCPUcA/s1600/g%25C3%25BCzel+yaz%25C4%25B1lar+ve+s%25C3%25B6zler.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" src="http://1.bp.blogspot.com/-rQgan7H3mZk/TrA9bxWPJ6I/AAAAAAAANrU/fG1AfyCPUcA/s400/g%25C3%25BCzel+yaz%25C4%25B1lar+ve+s%25C3%25B6zler.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;2) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/g%C3%BCzel%20%20yaz%C4%B1lar%20ve%20s%C3%B6zler"&gt;Güzel Yazılar ve Sözler:&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&amp;nbsp; Bir kitapta, dergide, filmde, gazetede hoşuma giden bir cümle veya yazı gördüğümde ve not etme ihtiyacı duyduğum kadar hoşuma giden bir cümle duyduğumda onları da paylaşmadan duyamıyorum. Okuyunca bayıldığım ve 'keşke ben yazsaydım' diye düşündürenlerin tamamı burada. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-k6aqOzKP7rk/TrA9dKSxTsI/AAAAAAAANrc/kUuyAn0Z3Ac/s1600/istanbul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ehNqrsxfs9Q/TrA9fbjEkoI/AAAAAAAANrk/SQdoBU4VLE8/s1600/kitap.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-ehNqrsxfs9Q/TrA9fbjEkoI/AAAAAAAANrk/SQdoBU4VLE8/s320/kitap.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;3)&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/kitap"&gt;&lt;b&gt; Kitap:&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; Bugünlerde, her evde buzdolabı olması kadar yaygın bir biçimde, çocuğu olan her ailede yatılı bir bakıcı mevcut olsa da, ben daha geleneksel biçimde anneanne ve babaanne ile büyüyen çocuklardandım. Birbirinden çok farklı karakterlerde, birbirinden çok farklı hayatlar yaşamış bu iki kadının da benim alışkanlıklarımda ne kadar etkisi olduğunu gün geçtikçe daha net görüyorum. Kitap okuma alışkanlığımı anneannemden aldım ben mesela. Öğle yemeğinden sonra, kitabını eline alıp uzanıp saatlerce kitap okumak, sonra da uyumak bugün bile değişmeyen bir ritüelidir. Yeni yeni okumayı öğrendiğim yıllarda anneannem ile kitap okuma yarışı yapardık. Sırf onun kalın kitaplarını kıskandığım için, sınıf arkadaşlarım 20 sayfalık resimli kitaplar okurken, ben dünya klasikleri serilerini, anneannemle yarışarak bitirmiştim. Hala da sıkı bir okuyucuyum, ayda en azından 2-3 kitap deviririm. Hiçbir zaman can sıkıntısı çekmememin en büyük sırrı bu olabilir. Dünyanın her yerinde her koşul altında, elimde ilgimi çeken bir metin varsa saatlerce oyalayabilirim kendimi. Okuduğum kitaplar hakkındaki görüşlerim ve kitaplarda altını çizdiğim satırların hepsi bu başlık altında.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6cPBLz-yGLQ/TrA9hkCWacI/AAAAAAAANrs/IcslWw_JLho/s1600/hayatvea%25C5%259Fk.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&amp;nbsp;&lt;img border="0" height="186" src="http://1.bp.blogspot.com/-6cPBLz-yGLQ/TrA9hkCWacI/AAAAAAAANrs/IcslWw_JLho/s320/hayatvea%25C5%259Fk.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;4)&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/hayat%20ve%20a%C5%9Fk%20yaz%C4%B1lar%C4%B1"&gt; &lt;b&gt;Hayat ve Aşk Yazıları: &lt;/b&gt;&lt;/a&gt;Bu bloga başlarken, baş role kendimi koymamaya, sadece keşfettiklerimi yazmaya karar vermiştim. Olmadı! Hissettiklerimi, kadın-erkek ilişkilerini, hayata genel bakışı, yaşam tarzı sorgulamalarımı hep buradan yaptım. Ve belki de en çok sevilen yazılarım hep bunlar oldu. Ben kendimi anlatırken, birileri o yazılarda kendini buldu. Bu yazılardan sonra harika mailler aldım hep, kendini mutsuz eden ilişkisini bitirme kararı alanlar, depresyondan çıkıp hayatı yeniden sevmeye başlayanlar, okudukları ile yarası yeniden kanayanlar... Bunun yazıların muhteşem olması ile bir alakası yok tabii. Değiller de. Sadece içtenler ve aslında hepimiz aynı şeyleri yaşıyor ve hissediyoruz. Farklı zamalarda. Bu yüzden de bu başlık altındaki yazılardan mutlaka birkaçında kendinizi bulacaksınızdır.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-D0W-zhs3Ku8/TrA9my5o0DI/AAAAAAAANr0/bZsNQEPHqSI/s1600/mutfak+101.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-D0W-zhs3Ku8/TrA9my5o0DI/AAAAAAAANr0/bZsNQEPHqSI/s320/mutfak+101.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;5) &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/acemiler%20%2F%20tembeller%20i%C3%A7in%20mutfak%20101"&gt;&lt;b&gt;Acemiler ve Tembeller İçin Mutfak 101:&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; Hamarat ve yemek pişirmeyi çok seven kadınlarla dolu bir ailem olsa da, ben gerçekten hiç yemek pişirmeyenlerdenim. Kardeşimin arkadaşları "Sizin evde mutfak var mı?" diye sorunca bunu biraz daha net gördüm :) Kahvaltı dahil olmak üzere bütün öğünlerimi dışarıda yiyorum. Arada sırada mutfağa girip bir şeyler yapmayı denersem ve sonuç güzel olursa paylaştığım çok pratik tarifleri bu başlık altında topladım. Bir ayda dışarıda yemek yemeğe harcadığım toplam paranın ne kadar olduğu ile yakın zamanda yüzleştim. O yüzden daha sık mutfağa girmeyi, Mutfak 101'de daha çok tarif paylaşmayı planlıyorum. Göreceğiz bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fEREGvCjW-E/TrA9zwihBAI/AAAAAAAANsU/yFP2Fboetig/s1600/seyahatlerim.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-fEREGvCjW-E/TrA9zwihBAI/AAAAAAAANsU/yFP2Fboetig/s400/seyahatlerim.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;6) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/seyahatlerim"&gt;Seyahatlerim&lt;/a&gt;: &lt;/b&gt;Ne zaman için sıkılsa, ne zaman hayat zor gelmeye başlasa, ne zaman kafam karışsa hiç şaşmayan iyileşme reçetem: "gitmek"tir. Benim için önemli olan nereye gittiğimden ziyade, gitme hissi. Bu satırları yazarken de Türkiye sınırları içinde bambaşka bir şehirde güzelce bir oteldeyim hatta. Seyahat ederken sürekli günlüğümsü notlar tutuyorum, bunlardan daha blog yazısına dönüşmeyi bekleyen onlarcası var. &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/t%C3%BCrkiye%27den%20seyahatler"&gt;Türkiye'den seyahatler&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/yurtd%C4%B1%C5%9F%C4%B1"&gt;Yurdışı&lt;/a&gt; olmak üzere ikiye ayırdım bu yazıları da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-KIutqfm7a-I/TrGNvBBPTTI/AAAAAAAANs0/ZHfrDVwNr-U/s1600/di%25C5%259Fisel.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-KIutqfm7a-I/TrGNvBBPTTI/AAAAAAAANs0/ZHfrDVwNr-U/s320/di%25C5%259Fisel.jpg" width="246" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7) &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/di%C5%9Fi-sel"&gt;Dişi-sel&lt;/a&gt;: Tam anlamıyla bir kadın bloguna dönüşmek istemesem de, sonuç olarak alışveriş yapmayı seven, fırsat bulabildiği kadarıyla kendisine bakmaya çalışan, topuklu ayakkabılara, minicik eteklere, bronz tene tapan bir kadınım ben de... Alışveriş, giyim ve bakım ile ilgili bütün yazılarım bu başlık altında.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-w1tPQXzA2Mg/TrA95J8jj4I/AAAAAAAANss/6Nqnuh5IVB0/s1600/dekorasyon.png" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://1.bp.blogspot.com/-w1tPQXzA2Mg/TrA95J8jj4I/AAAAAAAANss/6Nqnuh5IVB0/s400/dekorasyon.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;8) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/dekorasyon"&gt;Dekorasyon&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;: En az kıyafet alışverişi kadar zevkli bir şey de ev alışverişi yapmak. Kendi keyfime ve zevkime göre sıfırdan yarattığım ve dömeye de yavaş yavaş devam ettiğim minicik bir evim var. Dekorasyon dergilerini ve bloglarını karıştırıp ilham almaya, bütçeyi çok yormayan adresler keşfetmeye ve dizayn tanrılarının elinden çıkan parçalara sahip olma hayali kurmaya bayılıyorum. Yaşadığım yeri güzelleştirdikçe, daha da evcil bir kadın olmaya başladım. Evinizi daha çok sevmek istiyorsanız bu yazılara bir göz atın derim.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9fEAmn8-0YE/TrA90-r2NYI/AAAAAAAANsc/bvpQAFgiUF4/s1600/s%25C3%25B6yle%25C5%259Felim.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-9fEAmn8-0YE/TrA90-r2NYI/AAAAAAAANsc/bvpQAFgiUF4/s400/s%25C3%25B6yle%25C5%259Felim.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;9)&lt;b&gt; &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/bir%20doz%20ilham"&gt;Bir doz ilham&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;: Yaratıcı olan her şey bu başlık altında. O yüzden içeriği en kalabalık başlık bu olabilir. Güzel fotoğraflardan, yaratıcı reklamlara, afiş tasarımlarından, el işlerine hepsi birbirinden yaratıcı ve keyifli yüzlerce şey bu başlıkta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/%C3%A7ekici%20siteler%20%2B%20bloglar"&gt;Çekici siteler ve bloglar&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;: Ben blogları da kitap okur gibi okuyanlardanım, en eski yazıdan en yeniye doğru... O yüzden reader'ını her gün kontrol edip en son yazılara göz atan düzenli blog okurlarından olamıyorum. Bir bloga kilitleniyorum, en az bir hafta içeriğinde ne var ne yoksa okuyorum. Bana başından sonuna okumayı tamamlatacak kadar güzel blogları da tabii ki sizinle paylaşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-DGZ4bAL4jEk/TrA9ysME6_I/AAAAAAAANsM/7o9S2QnwdVc/s1600/film.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-DGZ4bAL4jEk/TrA9ysME6_I/AAAAAAAANsM/7o9S2QnwdVc/s320/film.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/film"&gt;Filmler&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;: Evde sevgiliyle keyif yapmaktan bahsedince aklıma gelen ilk şey film izlemek oluyor. Kızlarla da cumartesi geceleri çantaya birer bira atıp vizyondaki romantik komedilerden birine gitmeyi de adet haline getirdik. Tek başıma kaldığımda da Uzakdoğu ve Avrupa filmlerini izlemeye bayılırım. Canınız sıkıldığında, ne izlesem diye düşündüğünüzde belki bu başlık altındaki yazılar size ilham verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eKaPK2_WzhQ/TrA9rxGCViI/AAAAAAAANr8/XGGHsz1NDKw/s1600/do-it-yourself.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-eKaPK2_WzhQ/TrA9rxGCViI/AAAAAAAANr8/XGGHsz1NDKw/s320/do-it-yourself.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;12) &lt;b&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/DIY%20%28do%20it%20yourself%29"&gt;DIY&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;: Bu da yine önümüzdeki günlerde içini doldurmayı planladığım (daha doğrusu umduğum) başlıklardan biri. Kesmeye, biçmeye, dikmeye, yapıştırmaya bayılan biri olmama ve sağda solda görüp uygulamak üzere biriktirdiğim do-it-yourself taslakları yığınlara ulaşmasına rağmen, gidip gerekli malzemeleri alıp oturup uğraşmaya bir türlü fırsat bulamıyorum malesef. Ama ben şunu yaptım, nefis de oldu, derseniz sizi bendeki bu eksikliği doldurmak üzere konuk yazar olara ağırlayabiliriz Mushaboom8'de seve seve :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-6zTid12lMRI/TrA9vG9v01I/AAAAAAAANsE/zA4M-tKLemo/s1600/sanatsal2.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-elfLVX1e4p8/TrA91s5YOHI/AAAAAAAANsk/7ti61Ol1Nds/s1600/%25C3%25A7ekici+siteler+bloglar.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" src="http://2.bp.blogspot.com/-elfLVX1e4p8/TrA91s5YOHI/AAAAAAAANsk/7ti61Ol1Nds/s400/%25C3%25A7ekici+siteler+bloglar.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-6zTid12lMRI/TrA9vG9v01I/AAAAAAAANsE/zA4M-tKLemo/s1600/sanatsal2.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Umarım bir gün bütün hayatımı bu kadar düzenlemeyi becerebilirim :))&lt;br /&gt;Sevgiyle, keyifle kalın! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Fotoğraf Notu: Bir kısmı Yvette Inufio'ya, bir kısmı Gennie'ye ait, geri kalanı meçhul :) biliyorsanız bana iletiniz, düzeltelim...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2304500920703934975?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2304500920703934975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2304500920703934975&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2304500920703934975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2304500920703934975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/11/mushaboom8de-ne-var-ne-yoksa-hepsi.html' title='Mushaboom8&apos;de ne var ne yoksa hepsi burada! =)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-k6aqOzKP7rk/TrA9dKSxTsI/AAAAAAAANrc/kUuyAn0Z3Ac/s72-c/istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8241221510780333650</id><published>2011-10-24T23:37:00.002+03:00</published><updated>2011-10-24T23:53:29.637+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çekici siteler + bloglar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel  yazılar ve sözler'/><title type='text'>İmdat fomo oldum!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-7_rauk9_H8Y/TpWiOP6ilFI/AAAAAAAANoU/QPJwo6b4bQ4/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252839%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/-7_rauk9_H8Y/TpWiOP6ilFI/AAAAAAAANoU/QPJwo6b4bQ4/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252839%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=59.png&amp;music_file=http://grantbeehler.net/GrantBeehlerBlog/wp-content/uploads/shawn-lee_kiss-the-sky.mp3&amp;bg_color=cc99ff&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Valentine" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Günlerden pazartesi...&lt;br /&gt;Sendromsuz olanından.&lt;br /&gt;Çünkü üç haftadır haftasonları 09:00-18:00 arası dersteydim. Haftasonlarının da haftaiçinden pek bir farkı yoktu haliyle. Üç haftasonumu bu enerji hukuku programına ayırdım, hakkında hiçbir şey bilmediğim bir alanda kapsamlı sayılabilecek bir bilgim, bir de sertifikam, ikisinden daha kıymetlisi yeni bir bakış açım ve ufkum oldu. Bu kursa gitmesem ne yapacaktım? Daha çok uyuyacak, daha çok keyif çatacak, daha önce 38472384 kere gittiğim yerlere bir kere daha gidecektim. &lt;br /&gt;Değişiyorum. Büyüyorum. Sıradanlaşıyorum.&lt;br /&gt;Tembellik yapmanın, koşturmadan keyfini çıkara çıkara yaşamanın ne kadar harika olduğunu unutuyorum. Her saniyemi bir şey yaparak değerlendirmek istiyorum. Kendimi daha az dinliyorum. Daha az işimle alakası olmayan şey okuyorum. Yazılarım niteliğini kaybediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığım işi her geçen gün daha çok seviyorum. Keşfettikçe keşfedesim geliyor, aynı gün içinde önüme gelen üç iş arasında hiçbir ortak nokta bile olmaması merakımı ve heyecanımı tetikliyor. Gelgelelim işte ne kadar planlı, programlı ve netsem; iş haricindeki saatlerde o kadar dağınık olmam alt üst ediyor her şeyi. Girmek istediğim sınavlara mı çalışsam? Okunmayı bekleyen kitaplarıma mı yumulsam? Birbiri ardına gelen şahane etkinliklerden (konser, tiyatro vs vs) birine mi katılsam? Biraz bakım mı yaptırsam? Yemek yapmaya mı başlasam? Bu arada bir de sürekli bir toplanma sebebi mevcut: Arkadaşlarımın doğum günleri, işteki terfiler, yıl dönümleri, uzak bir yerlere çalışmaya veya yüksek lisans yapmaya gidenlerin vedaları, gelenlerin hoşgeldinleri, nişanlar, düğünler, bekarlığa vedalar, yeni iş bulanlar... Tabii bir de soğuyan havaların bünyeyi evcilleştirmesi var. Aman kimseye ayıp olmasın, aman bir şey kaçırmayayım diye oradan oraya savruluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Nb3yx6IWJXQ/TpWiBaOTMcI/AAAAAAAANnk/34rN5p5TG5c/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252819%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-Nb3yx6IWJXQ/TpWiBaOTMcI/AAAAAAAANnk/34rN5p5TG5c/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252819%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum, benim her an her yerde olmama bakıp "Hayat sana güzel!" diye düşünen çok var, ama inanın benim en büyük hayalim suçluluk duymadan ve hiçbir şey yapmada yarım gün yayılabilmek. İm-kan-sız! Hiçbir şey yapmıyorsam bile&amp;nbsp; illa ya bir şey okuyacağım, ya bir şey planlayacağım, bir şey araştıracağım. Meğerse bu modern çağın hastalığıymış. Açılımı fear of missing out. Yani sürekli bir şeylerden geri kalmaktan korkmak.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En en en sevdiğim dergi XOXO The Mag'in oku oku bitiremediğim ve doyamadığım ekim sayısında Yonca Karatoprak'ın yazısıyla keşfettim fomo'yu. Buyurun bakalım tanıdık gelecek mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Saat 21:00. İkinci toplantıyı da devirmişsin. Beynin fokurdamaya başlamışken telefonuna bir öesaj düşüyor: 'Bütün kızlar toplandık. Dedikodu çoktan başladı gelmiyor musun?' Tabii unuttun bu toplanmayı. Yorgunsun. Tek ihtiyacın bir yatak ve sessize alınmış telefon. Yapamıyorsun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gece kısık ve yorgun gözlerle geçiyor. Sabah karşı evdesin. Başının yastıkla buluştuğu an tam her şeyi boşalttım derken, bu kez sanki yarım kalan tonla iş varmış gibi bir sendrom başlıyor. Günü tamamlamana rağmen, o an yataktan fırlayıp telefonu eline alıyorsun ve başlıyorsun: Mailleri kontrol et, listeden sık arananlara, oradan ajandaya, önemliden az önemliye... 24 saat devam et. Elbet vucudun sana dur diyecek."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her şeyi takip etmek için dur durak bilmeden ordan oraya koşturuyorsun. Bazen aynı anda iki farklı yerde olmak istiyorsun. Sürekli yeni bir şeyler öğrenmek ve yeni kişilerle tanışmak derdindesin. Bunun için göçebe bir hayat yaşamayı göze alıyorsun. Vücudun zaman zaman alarma geçse de bu hali durdurmak zor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar, "Ben de frensizlerdendim artık akıllandım" diyerek bitiyor yazıyı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-xdmtMJTdMjU/TpWiH1dC_SI/AAAAAAAANn8/qTksLJsdeCA/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252823%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://3.bp.blogspot.com/-xdmtMJTdMjU/TpWiH1dC_SI/AAAAAAAANn8/qTksLJsdeCA/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252823%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Frenlemek neden lazım ki? Bir haftayı bir ay doluluğunda yaşamayabiliyorken, bunu neden değiştireceksin ki?" diyor bir yanım. Diğer yanım, "Hızlı yaşlanırsın. Vücudun yoruluyor, beynin de... Uzun yıllar keyifle yaşayabilmen için ortayı bulman lazım" diye karşı çıkıyor. Benim frenim de bloglar ve kitaplar. Ancak güzel bir bloga veya kitaba gömüldüğüm zaman akan saatler umurumda olmuyor. Bu haftaki frenim: &lt;a href="http://studioofmae.blogspot.com/"&gt;Studio of Mae&lt;/a&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kumaş duvar sticklerları üreten bir grup kadının, hem kendi ürettiklerini, hem de hoşlarına giden diğer şeyleri paylaşmak için oluşturdukları bir blog bu.&amp;nbsp; Yaratıcı, tasarımcı blogger'ların pek çoğu Amerika'dan malum, Studio of Mae, paylaştığı keşiflerle bizi Avusturalya'dakilerle de tanıştırıyor. Çok eski veya çok sık güncellenen bir blog değil; ama bol bol ilham içeriyor. Frene veya ilhama ihtiyacı olanlara duyrulur ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-knI-6KaQ1RQ/TpWh1puK1lI/AAAAAAAANm0/UFCzFX9WLjE/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252813%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="243" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-knI-6KaQ1RQ/TpWh1puK1lI/AAAAAAAANm0/UFCzFX9WLjE/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252813%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ikqDqhEJdRo/TpWh3cLHCiI/AAAAAAAANm8/JhQzwT4aGPI/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252814%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" oda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-ikqDqhEJdRo/TpWh3cLHCiI/AAAAAAAANm8/JhQzwT4aGPI/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252814%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rIYGIT6b5mk/TpWh45i6s3I/AAAAAAAANnE/IDw1WxEYo20/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252815%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" oda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-rIYGIT6b5mk/TpWh45i6s3I/AAAAAAAANnE/IDw1WxEYo20/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252815%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ufOADaO1alQ/TpWh6upVh8I/AAAAAAAANnM/q7969LYn18A/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252816%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="312" oda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-ufOADaO1alQ/TpWh6upVh8I/AAAAAAAANnM/q7969LYn18A/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252816%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FIzRzMWHXFM/TpWh-z-QgPI/AAAAAAAANnU/ntDmX9pFyEM/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%25282%2529.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="388" oda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-FIzRzMWHXFM/TpWh-z-QgPI/AAAAAAAANnU/ntDmX9pFyEM/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%25282%2529.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-G59DilLF4FE/TpWh_7znz9I/AAAAAAAANnc/Rj2g04aNe94/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252818%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-G59DilLF4FE/TpWh_7znz9I/AAAAAAAANnc/Rj2g04aNe94/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252818%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6EG79h5teeg/TpWiDNNAQPI/AAAAAAAANns/RzfPMmjbjDs/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252821%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" oda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-6EG79h5teeg/TpWiDNNAQPI/AAAAAAAANns/RzfPMmjbjDs/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252821%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-P5RVfd5mgIA/TpWiNL11fUI/AAAAAAAANoM/MXipwAX8TLk/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%252838%2529.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" oda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-P5RVfd5mgIA/TpWiNL11fUI/AAAAAAAANoM/MXipwAX8TLk/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%252838%2529.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-fwek8Lgpmqs/TpWiO2VX8UI/AAAAAAAANoc/UB9HLsBvY2w/s1600/httpstudioofmae.blogspot.com+%25287%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-fwek8Lgpmqs/TpWiO2VX8UI/AAAAAAAANoc/UB9HLsBvY2w/s400/httpstudioofmae.blogspot.com+%25287%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu yazıdaki fotoğrafların tamamı Studio of Mae'den alınmıştır.&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Şarkı Notu: Shawn Lee's Ping Pong Orchestra - Kiss the Sky &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8241221510780333650?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8241221510780333650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8241221510780333650&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8241221510780333650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8241221510780333650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/10/imdat-fomo-oldum.html' title='İmdat fomo oldum!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-7_rauk9_H8Y/TpWiOP6ilFI/AAAAAAAANoU/QPJwo6b4bQ4/s72-c/httpstudioofmae.blogspot.com+%252839%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2520446413658838654</id><published>2011-10-16T00:16:00.004+03:00</published><updated>2011-10-17T15:57:35.247+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><title type='text'>Gizli ve ucuz alışveriş adreslerim:</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dMNzAs5rrlY/Tpn1ghLGSfI/AAAAAAAANpQ/XHphUNIEWFM/s1600/0068799b9882b6f070cf762b0f28d87c.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-dMNzAs5rrlY/Tpn1ghLGSfI/AAAAAAAANpQ/XHphUNIEWFM/s400/0068799b9882b6f070cf762b0f28d87c.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=72.png&amp;music_file=http://martinka.72.sweb.cz//01-fergie-labels_or_love.mp3&amp;bg_color=e86562&amp;type_of_clip=simple&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=boom+boom" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Alışveriş yapayım biraz." diye evden çıkan kadınlardan biri olmadım ben hiçbir zaman. Tek seferde taşıyamayacağı kadar çok parça alanlardan da... Bu sezon bebe yaka modaymış, kendime bebe yakalı elbise almalıyım diye, bebe yaka avına çıkmak da hiç bana göre değil. Ama mesela dolabımda üç tane bebe yakalı parça var. Hepsi de&amp;nbsp;yakın zamanda alındı, çaktırmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hastalıklı bir şekilde kaşla göz arasında alışveriş yapıyorum. Yaklaşık her gün tek bir parça. Vitrinde internette gözüme takılıyor, hooop dolabımdaki yerini alıyor. Derken derken derken... Gayet devasa sayılabilecek bir dolap kombinasyonum olmasına rağmen, şu anda evdeki kıyafetlerim o dolaba sığmıyor. Yatağımın sağında solunda kıyafet dolu koliler ve valizler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden kıyafet alışverişi orucuna girdim. Bugün tastamam ikinci haftam. Kararım şöyle: Dolabımdaki&amp;nbsp;-ve dolabıma sığmayan- bütün kıyafetlerimi bir kere giymeden önce yeni tek bir yeni parça almayacağım. Hiç bir koşul&amp;nbsp;ve hiç bir sebep de buna istisna olmayacak. Önce her şeyi bir&amp;nbsp;defa giyeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışveriş orucum boyunca, alışveriş yapmak yerine, sizinle pek gizli ve ucuz alışveriş adreslerimi yavaş yavaş paylaşmaya başlayabilirim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana sorarsanız Türkiye'de yaşayan birinin klasik olmayan parçalara büyük paralar vermesi oldukça saçma. Ayakkabı ve çanta konusunda cimrilik yapmamak lazım, ama çok güzel penyeler ve elbiseleri çok ucuza almak mümkün. Ben defalarca pasajlardan pazarlardan topladığım parçaların apaynısını mağazalarda yaklaşık 3 katı fiyatına satıldığına şahit oldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk adres: &lt;b&gt;&lt;span style="color: #a64d79;"&gt;Bayram.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;Beşiktaş'taki Alkım ve Kabalcı Kitapevleri'nin arasından çıkan sokaktan Beşiktaş Evlendirme Dairesi'ne gider gibi yukarı doğru çıkıyorsunuz. Evlendirme Dairesi'ne yaklaştığınız&amp;nbsp;sırada yolun sağ tarafında kalıyor. Vitrinindeki güzel elbiselerle dikkatinizi çeker zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mJAX9-Oo_eM/TpgH7vDzadI/AAAAAAAANow/NM6Vz0AecGo/s1600/Picnik+collage.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="245" src="http://1.bp.blogspot.com/-mJAX9-Oo_eM/TpgH7vDzadI/AAAAAAAANow/NM6Vz0AecGo/s400/Picnik+collage.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çeşit çeşit markaların ihraç fazlalarını bulabilirsiniz burada. Her hafta yeni ürünler geliyor, sık sık kontrol etmekte fayda var. Gidip de elim boş çıktığım şimdiye kadar hiç olmadı. İlk açıldığında fiyatlar gerçekten ucuzdu, bu aralar talep çok arttı, fiyatlar biraz yükseldi; ama yine de piyasaya göre oldukça makul. 40TL'ye güzel bir elbise sahibi olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhsat törenimde giydiğim elbiseyi buradan almıştım, çok benzerine Beymen Garage Sale'de rastladım.&amp;nbsp;Yaklaşık 2.000TL daha fazla bir fiyat etiketiyle... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci adres,&amp;nbsp;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #a64d79;"&gt;Hasırcı&lt;/span&gt;.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Bu dükkan, elbisecinin karşı çaprazında kalıyor. Kapısının önündeki hasır sepetlerden tanıyabilirsiniz. Eminönü'nden bile ucuz fiyatlar ve çok zevkli parçalar var. Evinize dekorasyon ıvır zıvırları almak için ve ufak tefek hediyelik eşyalar için mutlaka uğranması gereken adreslerden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-eAUQ8Q4noG4/Tpn1lXuLrSI/AAAAAAAANpo/7e7NoofEAwI/s1600/IMG_0958.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="270" src="http://3.bp.blogspot.com/-eAUQ8Q4noG4/Tpn1lXuLrSI/AAAAAAAANpo/7e7NoofEAwI/s400/IMG_0958.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dışarıdaki sepetler sizi yanıltmasın, içeride çok tatlı ahşap aksesuarlar da var. Yukarıdaki not mandalları ve aşağıdaki kuyruğuna yüzükler asılabilen kedicikleri çok uygun fiyatlara buradan aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5ef4DgQd92E/Tpn1mUwcPyI/AAAAAAAANpw/zE9JAs0BiwI/s1600/IMG_0959.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" src="http://3.bp.blogspot.com/-5ef4DgQd92E/Tpn1mUwcPyI/AAAAAAAANpw/zE9JAs0BiwI/s400/IMG_0959.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü adres: &lt;span style="color: #a64d79;"&gt;&lt;b&gt;MayaMira.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy'de&amp;nbsp;sahildeki Starbucks'ın arasından çıkan yoldan yukarı doğru çıkmaya başlayın, ilk dört yol ağzını geçin, aynen yukarı doğru yolu takip ederken,&amp;nbsp;sağ tarafta kalıyor. Yazın Çeşme'de dünyanın parasını bayıldığınız bütün takıları onlar üretiyorlar, kendi üretimlerinin dışında Hindistan'dan da&amp;nbsp;parçalar getiriyorlarmış. Çok esprili&amp;nbsp;ve sıradışı takılar&amp;nbsp;kadar, klasiklerden hoşlananlar için sadece&amp;nbsp;ve zevkli ürünler de var. Fiyatlar oldukça makul.&amp;nbsp;Takıseverlerdenseniz, mutlaka yolunuzu düşürün derim ben.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ymCbqjZF-dQ/Tpn1kDYOMkI/AAAAAAAANpg/-d-GTeU6BY0/s1600/DSCF3351.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="355" src="http://4.bp.blogspot.com/-ymCbqjZF-dQ/Tpn1kDYOMkI/AAAAAAAANpg/-d-GTeU6BY0/s400/DSCF3351.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Online alışveriş siteleri de mantar gibi türedi son zamanlarda malum. İçlerinden birkaç tanesinden bir-iki parça bir şey almışlığım var; ama en taze ve dikkat çekicilerden biri&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1947987660"&gt; &lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1947987660"&gt;Bonvagon&lt;/a&gt;&lt;a href="http://./"&gt;.&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bit.ly/ogD3Fi"&gt;http://bit.ly/ogD3Fi&lt;/a&gt; Gerçekten esprili ve güzel parçalar bulmak mümkün, çizgilerini hiç bozmayacaklarını umuyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nDxXDb8IPdY/Tpn3MpMZiFI/AAAAAAAANqI/n4uAhsgW-4I/s1600/Tam+ekran+yakalama+05.10.2011+231827.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" src="http://4.bp.blogspot.com/-nDxXDb8IPdY/Tpn3MpMZiFI/AAAAAAAANqI/n4uAhsgW-4I/s400/Tam+ekran+yakalama+05.10.2011+231827.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-NX4avJ3wF_w/TpgCtH7ZNoI/AAAAAAAANoo/RQyogUvUzCw/s1600/Picnik+collage.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="135" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-NX4avJ3wF_w/TpgCtH7ZNoI/AAAAAAAANoo/RQyogUvUzCw/s400/Picnik+collage.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ay böyle gidip didiklemek hiç benim tarzım değil." diyenlerdenseniz, benim dört bir yandaki mağazalardan, butiklerden ve pasajlardan toplamış olduğum ve şimdi dolaba sığabilmek için elden çıkardığım bütün parçalara &lt;a href="http://dukkan2010.blogspot.com/"&gt;Chucha Boutique&lt;/a&gt;'ten ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-inBFwobp5L4/Tpn1p9mV0II/AAAAAAAANqA/7hd0okhnR-8/s1600/DSCF3268.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-inBFwobp5L4/Tpn1p9mV0II/AAAAAAAANqA/7hd0okhnR-8/s400/DSCF3268.JPG" width="323" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıların devamı gelecek tabii ki. "Benim de var böyle gizli alışveriş adreslerim" derseniz, birlikte bir gün kararlaştırıp, elimizde fotoğraf makinamız ile yola düşebilir, birlikte yepyeni yazılar ekleyebiliriz bu başlığın altına. Adreslerini paylaşanlara, alışveriş üstü yorgunluk kahveleri benden :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öptümmm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Müzik Notu: Bu yazıyı yazarken dilime dolanmıştı, koymadan duramadım. Sex and the City'den tanıdık gelecektir: Fergie- Love or Love!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2520446413658838654?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2520446413658838654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2520446413658838654&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2520446413658838654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2520446413658838654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/10/gizli-ve-ucuz-alsveris-adreslerim.html' title='Gizli ve ucuz alışveriş adreslerim:'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-dMNzAs5rrlY/Tpn1ghLGSfI/AAAAAAAANpQ/XHphUNIEWFM/s72-c/0068799b9882b6f070cf762b0f28d87c.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5229229956624414775</id><published>2011-10-12T20:40:00.000+03:00</published><updated>2011-10-12T20:40:20.256+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='parti ve düğün fikirleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acemiler / tembeller için mutfak 101'/><title type='text'>25. yaşım ve merak edilen "nutella shot" tarifi</title><content type='html'>Bu aralar her gün bronz pudrayı icat edene teşekkür ediyorum. Bir de kahveyi...&lt;br /&gt;Haftanın yedi günü sabah 7:00'de kalkıp, 7:30'da evden çıkıyorum, çok az uyuyorum, çok şey yapıyorum; uykum geldiğinde kahveye, aynadaki görüntümü yorgun bulduğumda bronz pudraya sarılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özyeğin Üniversitesi'nde Enerji Piyasaları ve Hukuku Programı'na yazılmıştım, ders programını açtığımda neye uğradığımı şaşırdım. Cumartesi ve pazar günleri sabah 9:00- akşam 18:00 arası! Yani gezip tozmak, sevdiğim insanlarla vakit geçirmek, bakım yaptırmak, evi toparlamak, kitap okumak için iş saatlerinden geriye kalan zamandan haftasonları da eksilmiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu benim işime gelen ve hoşuma giden bir tempo. Ben insanın keyif çattıkça tembelleştiğine; bir şeyler yaptıkça daha çok şey yapacak enerji ve şevki bulduğuna inananlardanım. Ancak bunun bende hastalıklı bir hal almaya başladığını fark ettim.&lt;br /&gt;Pazar akşamüstü Aşk'ın evindeydim, dışarıda inceden yağmur başlamıştı, akşam sinemaya gitmeye karar vermiştik. Beynim hemen bir hesap yaptı; şimdi saat kaç, sinemaya kaç saat var ve sonra ağzımdan istemsizce "Ben eve gidip biraz temizlik yapayım, sonra geleyim." cümlesi çıkıverdi. Keyifli vakit geçirmek için oradaydım halbuki! Ajandamda sürekli o kadar çok yapılacak şey var ki, boş durduğum her an vicda azabı beni ele geçiriyor. Halbuki "hızlı değil, hazlı hayat"ı savunan, hiçbir şeyin tadını çıkaramadan koşanlara kızan da bizzat bendim. Ne zaman bu kadar hızlandığımın bile farkına varamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-gKapm2uUjXI/TpSKgpS6bQI/AAAAAAAANmc/5npDciOXicU/s1600/fiyonklu_barmaid.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="368" src="http://3.bp.blogspot.com/-gKapm2uUjXI/TpSKgpS6bQI/AAAAAAAANmc/5npDciOXicU/s400/fiyonklu_barmaid.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RHWuATAo7oo/TpSKeBonxXI/AAAAAAAANmU/npfw2Ih7wrU/s1600/kolaj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;10.10. Yani benim doğum günüm de böyle bir temponun arasına kaynamış oldu. Bütün gün bir müvekkilin işlemleri için Yeşilköy semalarında bulunup, trafiğe takılıp oldukça geç eve gelebildiğim gün, yani dün, benim doğum günümdü. Biraz iş günü olmasının, biraz yağmurlu havanın etkisiyle doğum günü mooduna girememiştim bir türlü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş çıkışı, kızkıza Mushaboom'da toplandık 25 yılı devirmemin şerefine. Eğlenceli tacımı takıp, bilgisayardan nutella shot tarifini açıp, blender'ın başına geçtiğimde keyfim yerindeydi. Koydum koydum karıştırdım, shotlara döktüm, kenarına biraz nutella sürüp servise başladım. Nutella, yeryüzünde en çok sevilen şekerli şeylerden biridir ya, Nutella shot da "ayy ben tatlı içki sevmem" diyenleri bile tavladı. Shotlar atıldıkça muhabbet de şenlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RHWuATAo7oo/TpSKeBonxXI/AAAAAAAANmU/npfw2Ih7wrU/s1600/kolaj.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://3.bp.blogspot.com/-RHWuATAo7oo/TpSKeBonxXI/AAAAAAAANmU/npfw2Ih7wrU/s400/kolaj.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hediyelerime bile doyamadan, bu sabah 7:00'de gayet formal giyinmiş Havaş ile havalanının yolunu tuttum ve hayatımda ilk defa Bodrum'a üzerimde mont ve ayağımda çizmelerle geldim. Bütün gün çalıştıktan sonra, adliye kapanınca, kendimi Bodrum Merkez'e attım. Önce saçlarımı fönletip kendimi şımarttım, sonra da sahilde güzel bir yemek ile kendimi ödüllendirdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-oe6FMXV7Su4/TpSKhv3AwhI/AAAAAAAANmk/HuYq5_tId3s/s1600/nutella_shot.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="277" src="http://3.bp.blogspot.com/-oe6FMXV7Su4/TpSKhv3AwhI/AAAAAAAANmk/HuYq5_tId3s/s400/nutella_shot.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki satırları, Bodrum'da denize karşı oturmuş, uçak saatimin gelmesini bekleyip, keyif çatarken yazıyordum ki, bilgisayarımın şarjı bitti. :) Aslında fena da olmadı, manzaranın daha çok tadını çıkardım. Doğum günümü karambolde kutlamış olsam da,&amp;nbsp; yeni yaşımın ilk gününü sevdiğim işi yaparak, Bodrum'da ve seyahat ederek geçirmiş oldum. Yeni yaşına nasıl girersen öyle gider, inanışı doğruysa bu yaşımda çok çalışacak ve çok seyahat edeceğim. Yehuuu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nutella Shot tarifine gelirsek,&lt;br /&gt;1 su bardağı süt, 2 shot bardağı votka, 2 shot bardağı Beyaz Çikolatalı Mocha Kahve aramolı likor Hare, bir kaç küp buz ve 4 tatlı kaşığı Nutella'yı blender'ın içine atıyorsunuz ve köpük köpük olana kadar karıştırıyorsunuz. Sonra bu karışımı shot bardaklarına sürüp, kenarına tekila shota tuz sürer gibi nutella sürüyorsunuz. Yummy! Biz kalabalıktık o yüzden bu tariftekilerin hepsini ikiyle çarpıp koydum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orjinal tarifte (kendisi &lt;a href="http://www.luuux.com/food/nutella-shot-recipe-0"&gt;şu linkteydi&lt;/a&gt; ama kaldırılmış) Hare yerine Kahlua; normal votka yerine vanilyalı votka vardı. Bizim buradaki markette Kahlua ve Vanilyalı Votka bulamadığımdan biraz uyarlama yaptım ben kafama göre, gayet leziz oldu, hepimizden tam not aldı. Siz bu tarifi mutlaka bir yere not edin derim ben! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yaş daha büyümüş olarak öpüyorum hepinizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5229229956624414775?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5229229956624414775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5229229956624414775&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5229229956624414775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5229229956624414775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/10/25-yasm-ve-merak-edilen-nutella-shot.html' title='25. yaşım ve merak edilen &quot;nutella shot&quot; tarifi'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-gKapm2uUjXI/TpSKgpS6bQI/AAAAAAAANmc/5npDciOXicU/s72-c/fiyonklu_barmaid.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6824052514332246750</id><published>2011-10-02T00:29:00.001+03:00</published><updated>2011-10-02T14:19:39.020+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanatsal etkinlikler'/><title type='text'>Hanfendi, Lady! This is the line, please ama ya!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-b3elEKTzOnI/ToeByG2P3bI/AAAAAAAANi8/VCWDlhS9p94/s1600/IMG_1197.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-b3elEKTzOnI/ToeByG2P3bI/AAAAAAAANi8/VCWDlhS9p94/s400/IMG_1197.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=56.png&amp;music_file=http://www.v1k.eu/temp/hurt.mp3&amp;bg_color=ff0000&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Last+day" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokağa işeyen adamların toplumda yarattığı rahatsızlık ve etrafa yayılan pis kokular karşısında Londra Belediyesi 1950 yılında 74 tane umumi pisuar yaptırmış. Pisuarların çoğu tek kişilikken, en büyüğü altı yetişkin erkeğin ayakta duracağı genişlikteymiş. Çok geçmeden bu pisuarlar yaş, sınıf ve kadınsı davranış bakımından farklı toplumsal kesimler için piyasa yapmak ve erkek erkeğe cinsel ilişki kurmak için uygun yerler haline gelmişler. Bu dönemde de geçerli olmak üzere 1967 yılına kadar erkekler arası ters ilişkiyi suç ilan eden Fiili Litiva Kanunu İngiltere'de yürürlükteymiş. Bu ceza idam cezası ve hafifletildiğinde 10 yıl hapis anlamına geliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı ülkenin şu anda kimliklerden erkek-kadın şeklindeki cinsiyet  hanesini dahi kaldıracak kadar tercihlere saygılı olduğunu da  dip not olarak hatırlatmak isterim. Bunlar nereden mi çıktı? İstanbul Bienalinden. Daha doğrusu oradaki "toplum içinde seks" başlıklı bir kitapçıktan. Bu bienalin adının "isimsiz" kadar basit ve sade oluşuna sakın aldanmayın, içeriği isminin aksine dopdolu ve iddialı. Gezerken aklınızda milyonlarca düşünce uçuşmaya başlıyor, yücelttiğiniz pek çok şey yüceliğini kaybederken, bazı önyargılarınız da yerle bir oluyor. Bazen yıkılan bir binadan çıkmış alelade bir temizlik fırçası içinizi parçalarken, bazen bir deftere karalanmış bir eskiz karşısında yüzünüze kocaman bir gülümseme yerleşiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-KdLdZIUiUoY/ToeCIfxG7RI/AAAAAAAANjA/qZQBI8tNkAc/s1600/IMG_1170.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="292" src="http://1.bp.blogspot.com/-KdLdZIUiUoY/ToeCIfxG7RI/AAAAAAAANjA/qZQBI8tNkAc/s400/IMG_1170.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EbclvoBQng0/ToeCJRW02DI/AAAAAAAANjE/CY4uW5Z2v0o/s1600/IMG_1171.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" src="http://4.bp.blogspot.com/-EbclvoBQng0/ToeCJRW02DI/AAAAAAAANjE/CY4uW5Z2v0o/s400/IMG_1171.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QNu0JjJVH9g/ToeCLeyYCdI/AAAAAAAANjI/F3NDOKRLafQ/s1600/IMG_1172.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="280" src="http://4.bp.blogspot.com/-QNu0JjJVH9g/ToeCLeyYCdI/AAAAAAAANjI/F3NDOKRLafQ/s400/IMG_1172.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-neNCrS-8qRI/ToeCMhdS1aI/AAAAAAAANjM/cUwHArzuCr8/s1600/IMG_1173.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-neNCrS-8qRI/ToeCMhdS1aI/AAAAAAAANjM/cUwHArzuCr8/s400/IMG_1173.JPG" width="295" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7GyDfWJ_0Qw/ToeCOOnk2FI/AAAAAAAANjQ/ytomvJvi79Y/s1600/IMG_1174.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" src="http://1.bp.blogspot.com/-7GyDfWJ_0Qw/ToeCOOnk2FI/AAAAAAAANjQ/ytomvJvi79Y/s400/IMG_1174.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;(Resimleri üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence burnunuzun ucunda (İstanbul Modern'in yanındaki Antrepo'da) böyle bir etkinlik varken kesinlikle kaçırmayın. Hatta haftasonu gidecekseniz mümkün olduğunca erken saatte gidin, hem bilet sırasını hem de içerideki kargaşayı atlatın. Her şeyi detaylı olarak dinlemek isterseniz rehberli turlar da mevcut, ama bence sanatçıları tanımak zorunda değilsiniz, hayal gücünüze bırakın bütün işi yapıtları gezerken, o nereye çekmek istiyorsa oraya çeksin, kendi öyküsünü yazsın. Sonra bienal kitapçığından bütün detayları okuyabilirsiniz yorgunluk kahvenizi içerken... Yorgunluk kahvesi diyorum, çünkü alan devasa, eser çok, gerçekten yorulacaksınız kendinizi hazırlayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--tWAjyyX1mA/ToeCqtRnSqI/AAAAAAAANjU/5IIq0hyqVRQ/s1600/IMG_1196.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" src="http://3.bp.blogspot.com/--tWAjyyX1mA/ToeCqtRnSqI/AAAAAAAANjU/5IIq0hyqVRQ/s400/IMG_1196.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-2Nd42-J9xmk/ToeCs8HpmeI/AAAAAAAANjY/aecSDjzUapw/s1600/IMG_1176.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-2Nd42-J9xmk/ToeCs8HpmeI/AAAAAAAANjY/aecSDjzUapw/s400/IMG_1176.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O3dv38ne0yk/ToeCtrTpK-I/AAAAAAAANjc/DwQ2G6DqcCY/s1600/IMG_1177.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-O3dv38ne0yk/ToeCtrTpK-I/AAAAAAAANjc/DwQ2G6DqcCY/s400/IMG_1177.JPG" width="295" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-r9dsecMyYIE/ToeCugA41DI/AAAAAAAANjg/HfAEN0nGASY/s1600/IMG_1179.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="262" src="http://2.bp.blogspot.com/-r9dsecMyYIE/ToeCugA41DI/AAAAAAAANjg/HfAEN0nGASY/s400/IMG_1179.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-tRyv7QAidTA/ToeCwHXzqFI/AAAAAAAANjk/l4iKGPnuPNs/s1600/IMG_1178.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-tRyv7QAidTA/ToeCwHXzqFI/AAAAAAAANjk/l4iKGPnuPNs/s400/IMG_1178.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XUVUj6yxRLA/ToeC2Cic2OI/AAAAAAAANjo/340KHd6_uVU/s1600/IMG_1195.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-XUVUj6yxRLA/ToeC2Cic2OI/AAAAAAAANjo/340KHd6_uVU/s400/IMG_1195.JPG" width="362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eyQ_CsY8A7k/ToeC3et6Y0I/AAAAAAAANjs/inciNMlVjlE/s1600/IMG_1181.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-eyQ_CsY8A7k/ToeC3et6Y0I/AAAAAAAANjs/inciNMlVjlE/s400/IMG_1181.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_F0wvJV3F8Q/ToeC4AKfFNI/AAAAAAAANjw/x5fJd9Mu4Vw/s1600/IMG_1199.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="122" src="http://1.bp.blogspot.com/-_F0wvJV3F8Q/ToeC4AKfFNI/AAAAAAAANjw/x5fJd9Mu4Vw/s400/IMG_1199.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yaz mevsimine özellikle de uçuş uçuş elbiseler, bronz tenler, güneş gözlükleri ve açık hava konserleri&amp;nbsp; yüzünden bayılmama rağmen, yazın bitmesine de İstanbul'daki etkinliklerin çeşit ve bolluğunun artması yüzünden seviniyorum içten içe. Bienalin dışında &lt;a href="http://filmekimi.iksv.org/tr/index.asp"&gt;FilmEkimi&lt;/a&gt; muhteşem filmlerle önümüzdeki hafta başlıyor. Malesef ben biletler bugün genel satışa açılmasına rağmen, izlemek istediğim 6 filmden hiçbirine bilet bulamadım. Aynen Kevin Spacey'nin oynadığı oyunun biletlerinin fırtına gibi tükenmesi gibi... Artık bir Lale Kart edinmem gerektiğinden ve ön satışlardan yararlanmayınca açıkta kalındığından eminim. Tehlikeli İlişkiler, Gökten Bir Uydu Düştü, Uyuyan Güzel, Peki Şimdi Nereye ve Ruh Eşim'e fazla bileti olan varsa ben talibim bilginize :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Galata köprüsünün üzerinde &lt;a href="http://www.istanbuldesignweek.com/"&gt;Design Week&lt;/a&gt; var ve yarın son gün!&lt;br /&gt;Yağmur yağdı, havalar birazcık serinledi diye kış rehavetine kapılmayın canım hemen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Şarkı Notu: Parov Stelar - Hurt &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Başlık: Time Out İstanbul Ekim sayısından.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-6824052514332246750?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/6824052514332246750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=6824052514332246750&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6824052514332246750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6824052514332246750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/10/hanfendi-lady-this-is-line-please-ama.html' title='Hanfendi, Lady! This is the line, please ama ya!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-b3elEKTzOnI/ToeByG2P3bI/AAAAAAAANi8/VCWDlhS9p94/s72-c/IMG_1197.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4383579963806121110</id><published>2011-09-29T23:46:00.000+03:00</published><updated>2011-09-29T23:46:31.149+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Acelesi vardı. Gençliğine geç kalmıştı.</title><content type='html'>Elif Şafak'ın romanlarını keşfettiğimde ortaokuldaydım. O son yazdıklarından çok daha sıkı romanlar yazıyor, ödüller alıyor olmasına rağmen çok az kişi tarafından tanınıyordu. Eski kelimeleri kullanış şekli bazı kişileri büyülerken, bazılarına zor geliyordu. Çok iyi hatırlıyorum, lisede Bit Palas'ı okurken, elimdeki kitabı görenler "Bu da kimmiş?" diye soruyordu. Daha o yıllardan "ne yazsa okurum" listeme girdi Elif Şafak. Gerçekten de o günden sonra piyasaya sürdüğü her kitabı çıkar çıkmaz alıp okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra "Baba ve Piç" romanı yüzünden yargılanmasının (reklamın iyisi kötüsü olmazı doğrular bir örnek daha) ve biraz da yaptığı evliliğin de biraz etkisiyle birkaç yıl içinde oldukça popüler bir yazara dönüşüverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana sorarsanız hala çok iyi bir yazar olmasına rağmen, kitapları İngilizce yazıp Türkçe'ye çevir(t)iyor olması o muhteşem dili yok etti. Galiba Elif Şafak'ı bu kadar çok kişiyle paylaşmaktan rahatsız olacak kadar eski, sadık ve kıskanç bir okurum ben. Artık o kadar popüler ki, yeni bir kitap çıkarttığı anda herkesin dilinde, elinde. Yeni bir kitap çıkardığını raflarda görüp mutlu olmayı özlüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaz başında İskender raflardaki yerini aldı veyaz boyu bütün tatilcilerin milli kitabı oldu. Nereye gitsem, şezlongların yarısında bu kitap mevcuttu. Bense okumayı erteleyip durdum sebepsizce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve geçen hafta bir duruşma için Bodrum'a giderken attım İskender'i çantama. Havalanına gidiş geliş, havalanı bekleyişi, Bodrum'da havalanından adliyeye gidiş-geliş, duruşma beklemesi derken epeyce kendimi oyalamam gereken zaman vardı, İskender bunun için biçilmiş kaftandı. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pmCMJrOif1Q/Tn9eGg9GFnI/AAAAAAAANi0/JMGEsjHJ-NI/s1600/DSCF3233.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UKu5-qxs2ww/Tn9ebzj7R_I/AAAAAAAANi4/xSxJe3OnTRc/s1600/DSCF3234.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-UKu5-qxs2ww/Tn9ebzj7R_I/AAAAAAAANi4/xSxJe3OnTRc/s400/DSCF3234.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aşk ilişkileri ön planda bu romanda. Anadolu'daki bir köyden, İngiltere'ye göçen bir ailenin ekseninde ve bu ailenin fertleri ile gönül ilişkileri yaşayanları da kapsar biçimde, farklı ilişkileri, farklı durumları, farklı bakışları, farklı kültürlere göre nelerin kabul edilebilir olduğunu anlatıyor bu kitap. Çok güzel bir kurguyla... Melankolik sayılabilecek bir kitap, çünkü hep 'yasak'lar ve 'engel'ler var hepsinin ilişkilerinde. Sonsuza kadar mutlu yaşadılar yok aynen gerçek hayattaki gibi. Kadınlara yapılan namus baskısının ailenin her ferdinin hayatını mahvedebileceğini ve bu kısıtlamanın aslında herkesin de mutluluğunu kısıtlıyor olduğunu o kadar güzel anlatıyor ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pmCMJrOif1Q/Tn9eGg9GFnI/AAAAAAAANi0/JMGEsjHJ-NI/s1600/DSCF3233.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-pmCMJrOif1Q/Tn9eGg9GFnI/AAAAAAAANi0/JMGEsjHJ-NI/s400/DSCF3233.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Bir oğlan çocuğundan erkek çıkaracak iki şey vardır bu dünyada. Unutma! Birincisi bir kadının aşkıdır. İkincisi de başka bir adamın nefreti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Takvim yetersiz bir icat. Dedikleri gibi zaman uçup gidiyorsa eğer, uçuş hızı hep aynı değil ki. Keşke haftanın her gününü ayrı değerlendirmenin bir yolu olsaydı. Mesela o-kadar-berbat-olmayan bir günü beyaza boyar, bir puan verirdik. Üstünden-tren-geçmiş günler kırmızı ve iki puan olurdu. Bebat bir gün de siyah ve üç puan. Bu hesaba göre peş peşe otuz berbat gün geçiren bir adam, o-kadar-berbat olmayan günlerle dolu bir ay geçiren birine nazaran üç kat ağır yaşar. Böyleleri bir senede üç sene yaşlanır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Bir mesafe olmalı. Düşmanınla senin aranda, yediğin darbeyle iç organlar arasında, bireyle toplum arasında, geçmişle bugün arasında, anılarla vicdan arasında... Bu hayatta yaptığın ya da hissettiğin her şeyde bir mesafe olmalı. Mesafe seni korur."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Erkek dergilerindeki cıbıl kadınlar bile onu kocalarına karılık etmeyen bu modern kadınlar kadar şaşırtmıyordu. Para kazanıyor, araba kullanıyor, şık şıkıdım giyiniyorlardı; kimileri çocuk bile doğuruyordu; ama kocalarına bir biber dolması yapmayı bile bilmiyorlardı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Cemile bilirdi ki yaptığı iş karşılığında para almaya kalksa ücreti bir  kere ödenir, konu kapanırdı. Oysa insan emeğinin karşılığında ıvır  zıvır alıyorsa ömür boyu sürüyordu ödemeler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Acelesi vardı. Gençliğine geç kalmıştı. O güne de kendisine ayıracak bir dakikası dahi olmamıştı ama kaybettiği zamanı kapatmaya niyetliydi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne tuhaf, para kazanmaya başlayabilmek için evvela para lazımdı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gececiler farklıydı. Daha bir ağır, telaşsız olurdu onlar; daha fazla parfüm, daha fazla makyaj, daha fazla cesaret taşırlardı.Restoran, bar ve klüpleri doldururlardı. Hep bir arayış halindeydiler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Elias'ın esas istediği onu mutlu etmekti. Kulağa diğerkam gelse de özünde bencil bir arzu olduğunun farkındaydı. Aşkının sihirli değnek gibi dokunduğu her şeyi dönüştürmesini, güzelleştirmesini istiyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Abu Dabi'nin kendisinden çok fikrini seviyordu -yaslanacak şanlı bir geçmiş olmamasına rağmen, göz kamaştırıcı bir geleceğe erişme kararlılığını. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elif Şafak her zamanki gibi farklı kültürleri bir araya getirmek ve harika hayat tespitleri yapma yeteneğini konuşturmuş. Kitabı okurken sürekli canınızın yiyecek bir şeyler çekeceği konusunda sizi şimdiden uyarayım. Özellikle de helva... Bir gün ola ki kremalı mantar soslu bir yemek yaparsam içine muskat ekleme tüyosunu da aklımın bir kenarına yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İskender iyi hoş da Bodrum nasıl, derseniz; duruşmadan çıktığım gibi bikinimi giyip denize koştum. Su sezondakinden daha sıcaktı. Öğleden sonra olmasına rağmen yüzdüm ve güneşlendim. Eğer gece hayatı ve kalabalık için değil de deniz güneş için Bodrum'a gidenlerdenseniz Eylül en doğru zamanmış gitmek için bunu anladım. Havaalanındaki, çalışmayan, zengin kocalı, hayatları boyunca tatil yapan, kokoş teyzeler de onayladılar bunu: "Şekerim ben buradaki yazlığa hep eylülde geliyorum. Yazın yurtdışına gidiyorum, eylül boyunca Bodrum'dayım. En güzel zamanı inan."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4383579963806121110?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4383579963806121110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4383579963806121110&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4383579963806121110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4383579963806121110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/acelesi-vard-gencligine-gec-kalmst.html' title='Acelesi vardı. Gençliğine geç kalmıştı.'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-UKu5-qxs2ww/Tn9ebzj7R_I/AAAAAAAANi4/xSxJe3OnTRc/s72-c/DSCF3234.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8000275903120805813</id><published>2011-09-25T01:32:00.000+03:00</published><updated>2011-09-25T01:32:26.903+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='make-me-over'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><title type='text'>Erkek gibi olmaya çalışmak, bir kadını harcamaktır.</title><content type='html'>&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=52.png&amp;music_file=http://m0.li.ru/c/0/mp3/1/31318/3131851_Kleerup__Until_We_Bleed_feat_Lykke_Li.mp3&amp;bg_color=3366ff&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Just+Dance%21" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="goog_771792903"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="goog_771792904"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi sabahı için erken sayılabilecek bir saatte uyandım. Elim telefonuma gitti, tatlı bir mesaj bulmak için,yoktu. Güzel bir kahve, iyi bir kahvaltı üzerine evde yapılması gereken işleri hallettim. Günün yarısı bitmiş oldu böylece. Duş alıp, kremlenip, giyindikten sonra Nişantaşı'na çıktım. Gezme tozma planlarının demirbaşı yogitam ve yakın bir tarihte evlenecek olan, sayılı bekar günlerini yaşayan Melo ile, biraz alışveriş yaptık. Kendimize birer topuklu ayakkabı aldıktan sonra, mutlu mesut Zamane Kahvesi'nde yemek yedik, Cafe Nero'nun geniş bahçesine gittik, kahvelerimizi yudumlayarak, işlerimizden ve ilişkilerimizden bahsettik. Potansiyel gelinimiz eve gelecek misafirlerini karşılamak için yanımızdan ayrıldı, biz de kendimizi Limonata'nın terasına attık. Gözlerimizi kapatıp, rasgele birer kokteyl seçtik. Çilek coconut bisküvi martini benim, melon passion bellini yogitamın oldu. Manzaraya karşı, cumartesinin şerefine kadehlerimizi kaldırmışken, Gizemcim de bize katıldı. Bütün haftanın yorgunluğu uçtu gitti, keyfimiz yerine geldi.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-e9YOhecWFwk/Tn5V9LmLeaI/AAAAAAAANh4/mdPnt1VF6UY/s1600/BB-4.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/-e9YOhecWFwk/Tn5V9LmLeaI/AAAAAAAANh4/mdPnt1VF6UY/s400/BB-4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;21:30'da "I don't know how she does it"i izlemek üzere sinemadaki koltuklarımıza kurulmuştuk. Sarah Jessica Parker her zamanki gibi çok sempatik, Pierce Brosnan yaşına rağmen inanılmaz yakışıklı. Filme gelince... Sanatsal olarak çok üstün bir film olmasa da, esprili ve zekice replikleri ve hiçbir yere yetişememekten yakınan kadınları da tavlayacak bir konusu var. Sarah Jessica Parker finans sektöründe çalışan, sürekli seyahat etmesi gereken, hiç doğru düzgün tatili olmayan, iki çocuk annesi evli bir kadın. Hem işini çok seviyor, hem ailesini... Ne işindeki zor projelerden vazgeçebiliyor, ne oğlunun ilk saç kesimini kaçırmak istiyor, ne kızını çalışmayan annelerin çocuklarından eksik bırakmak... Her şeye birden yetişebilmek için oradan oraya koşuyor, sürekli tamamlaması imkansız yapılacaklar listeleri yapıp duruyor. Sonuçta ortaya klişelerden mümkün olduğunca kaçınmış, izlemesi keyifli bir film çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/BjQIv1KI59s" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;Filmden çıkıp eve doğru yürürken, filmin etkisiyle kendi hayatımı düşündüm. Yorucu ve ciddi bir sektörde çalışıyorum, ama haftasonlarım olağanüstü durumlar haricinde boş. Elimdeki işi bitiremediğim zaman eve geldikten sonra birkaç saat daha çalışıyorum, şehir dışında duruşmaya gitmem gerektiği zaman evden sabaha karşı 4:00 gibi çıkmam gerekiyor; fakat bunlar da o kadar da sık olmuyor. Genel olarak hayatımda iş evet büyük bir yer kaplasa da, başka işleri kotarmama yetecek kadar zaman bırakıyor aslında geriye. Buna rağmen hayatımda bir süredir büyük bir sıçrama gerçekleştiremiyorum. Evimi tam anlamıyla çekip çeviremediğim gibi, hayat tempoma bir ilişki eklemeyi de uzun vadede beceremedim, yapmak istediğim pek çok şeyi de erteleyip duruyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulağımda tatlı bir melodi, kendi hayatımı ve alışkanlıklarımı uzun zamandan sonra bu kadar dürüst sorgularken, aklıma geçen hafta bugün, benim çılgın 50lik versiyonumda aldığım mail geldi. Kanada'da 2 ay kalıp,bir Brezilyalı beyin cerrahı sevgili edinip,2 kazak örüp 200 dolara satıp,kanadanın altını üstüne getirip&amp;nbsp; bir ay&amp;nbsp; da Newyork’a gitmiş, hatta Newyork’tan bir haftalığına Meksika’ya geçmiş, hem hayatın tadını çıkarmış, hem de iyi bir kariyere sahip harika bir kadın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Herşey böyle bir ‘olasılığın var olduğunu’farketmemle başladı.." cümlesi beynimde yankılandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Idh4yg-waFQ/Tn5V-I_HvKI/AAAAAAAANh8/8CxaObsrMYc/s1600/Picnik+-+Mozilla+Firefox+25.09.2011+003136.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-Idh4yg-waFQ/Tn5V-I_HvKI/AAAAAAAANh8/8CxaObsrMYc/s1600/Picnik+-+Mozilla+Firefox+25.09.2011+003136.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Eve geldim, kendisinden aldığım ve "çok teşekkür ederim" demenin çok kuru kalacağından korkarak bunu bile diyemediğim, harika hediye paketimi açtım. İçindeki güzel defteri çıkardım. Gecenin bu saati olmasına aldırmadan yazdım. Ne olduğumu, ne olmak istediğimi, neler yaparsam mutlu olacağımı, nasıl bir insan olmayı kesinlikle istemediğimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önünüzde koca bir pazar günü var. Durun bir düşünün. Yaşamak istediğiniz bir hayatı mı yaşıyorsunuz? Hayatınızdaki hangi konularda dengeyi tutturabildiğinize, hangilerini değiştirmeniz gerektiğine inanıyorsunuz? Hangi yönlerinizle barışmanız, hangilerini değiştirmeniz lazım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerine de açın bu aralar en sevdiğiniz şarkıyı, güzel bir Türk kahvesi yapın kendinize.O kadar iyi gelecek ki...En keyiflisinden bir pazar olsun ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Şarkı Notu: Kleerup ft. Lykke Li - Until We Bleed&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8000275903120805813?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8000275903120805813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8000275903120805813&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8000275903120805813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8000275903120805813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/erkek-gibi-olmaya-calsmak-bir-kadn.html' title='Erkek gibi olmaya çalışmak, bir kadını harcamaktır.'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-e9YOhecWFwk/Tn5V9LmLeaI/AAAAAAAANh4/mdPnt1VF6UY/s72-c/BB-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-1320434452312668318</id><published>2011-09-18T14:55:00.001+03:00</published><updated>2011-09-18T20:51:36.961+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanatsal etkinlikler'/><title type='text'>İstanbullaşmak, limo-murat 131 ve sahaf şenliği</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-G2teYvYRPCk/TnWzHSw8UKI/AAAAAAAANhI/br6JCCfrMf0/s1600/salt%25284%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-G2teYvYRPCk/TnWzHSw8UKI/AAAAAAAANhI/br6JCCfrMf0/s400/salt%25284%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=61.png&amp;music_file=http://www.high-priestess.com/musicuploads/MadameNinaSimone/HereComesTheSun.mp3&amp;bg_color=339966&amp;type_of_clip=simple&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=boom+boom" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimde birbiriyle çelişen iki büyük şey var: "gitme arzusu" ve "İstanbul aşkı". Bu hafta iş sebebiyle iki sabah, 5:00'te evden çıkıp Yenikapı Feribot iskelesinin ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yolunu tuttum. Büyük bir keyifle, mutlu mutlu. Adana'ya gitmişken Mesut'ta kebabımı yedim, Yalova'ya gitmişken adliyede bu blogu takip eden pek güzel ve tatlı bir çıtır ile tanıştım ve dönüş feribotunu beklerken Yürüyen Köşk'te denize karşı sigara böreği ve çay mideye indirip kitap okudum. Yani dağ başına gitmesi gerekse mutlu gidenlerdenim ben. Diğer yandan İstanbul'a dönünce de mutlu oluyorum. Bundan tastamam yedi yıl önce İstanbul'a taşındığımda İstanbul'u karış karış fethetmeye çok kararlıydım. Bir yandan tarihini anlatan kitapları, bir yandan TimeOut ve İstanbulLife dergilerini okuyordum, ders çalışır gibi notlar alarak, harita üzerinde işaretleyerek... O kitaplardan birinde bir cümle vardı: "İstanbul'dan sıkılan hayattan sıkılmış demektir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şehirde, yeni bir şey keşfetmeden, bildiği aynı 5 mekana giderek, aynı yolları kullanarak, bildiklerinden başkasını denemeye üşenerek onyıllar geçiren milyonlarca insan yaşıyor; ama diğer yandan hevesi olan için keşfedilecekler ve yapılacaklar hiç bitmiyor. Pazar gününü fırsat bilip yeni birşeyler deneyimlemek isterseniz, kendinizi İstiklal Caddesi'ne atın. Kalabalığa söylenmeyin, bir yere yetişmeniz gerekmiyor, etrafınızı gözlemleye gözlemleye (İstiklal'in en çirkin binası Demirören'i görmezden gelebilirseniz kendinizi daha iyi hissedersiniz tabii) Galatasaray'a kadar yürüyün. Galatasaray'ı geçtikten sonra sağ tarafınızda kalacak SALT, dalın içeriye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jY2urTdnIxU/TnXOvtevhUI/AAAAAAAANhU/lawSFTcoU_Y/s1600/118_460.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-jY2urTdnIxU/TnXOvtevhUI/AAAAAAAANhU/lawSFTcoU_Y/s320/118_460.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk katta Ahmet Öğüt'ün "Modern Denemeler"i karşılayacak sizi. Murat 131'ler modifiye edilerek yapılmış limuzin çok esprili. Siz önünde Lada yazmasna aldanmayın. Mirafiori Türkiye'de Tofaş tarafından Murat 131 olarak üretilirken, İspanya'da Seat, SSCB'de ise Lada markası altında piyasaya çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jY2urTdnIxU/TnXOvtevhUI/AAAAAAAANhU/lawSFTcoU_Y/s1600/118_460.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eHoafl2YRwA/TnXHpCBUotI/AAAAAAAANhM/D5OxSTe3_d8/s1600/salt%25282%2529.jpg.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-eHoafl2YRwA/TnXHpCBUotI/AAAAAAAANhM/D5OxSTe3_d8/s400/salt%25282%2529.jpg.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Xqw-b84qcrc/TnWx9N4YpGI/AAAAAAAANhA/E_wkossTG_I/s1600/salt%25283%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-Xqw-b84qcrc/TnWx9N4YpGI/AAAAAAAANhA/E_wkossTG_I/s400/salt%25283%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;En üst kattaki İstanbullaşmak ise interaktif bir sergi. Kocama ekranların karşısındaki koltuklardan birine oturuyorsunuz, sağ tarafınızdaki mouse ile ekrandaki kavramlardan dilediğinizi seçiyorsunuz. Her&amp;nbsp; kavramın altına yerleştirilmiş onlarca video, fotoğraf serileri, belgeseller, karikatürler ve mimari projeler var. Galata nasıl bu kadar kıymetlendi, Sulukule'de neler oluyor, hub ne demek, kurumsallaşmanın İstanbul'daki yansıması nedir... Veri tabanını kurcaladıkça kurcalayasınız geliyor, İstanbul'un çok renkliliği bir kere daha şaşırtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-SF6PaTl10oQ/TnXTlfoNHZI/AAAAAAAANhY/HksAhJqNcEs/s1600/beyoglu_sahaf_festivali+%25283%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="373" src="http://1.bp.blogspot.com/-SF6PaTl10oQ/TnXTlfoNHZI/AAAAAAAANhY/HksAhJqNcEs/s400/beyoglu_sahaf_festivali+%25283%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çıkışta aşağı doğru yürümeye devam edin, Odakule'den arka tarafa geçin, bugün son günü olan (gece 23:00'e kadar açık) Beyoğlu 5. Sahaf Festivali'ni de bitmeden yakalamış olun.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-c92NWw1R78o/TnXTpMRbrqI/AAAAAAAANhc/wiS-UUSXEOQ/s1600/beyoglu_sahaf_festivali+%25282%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-c92NWw1R78o/TnXTpMRbrqI/AAAAAAAANhc/wiS-UUSXEOQ/s400/beyoglu_sahaf_festivali+%25282%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dergiler, plaklar, fotoğraflar, film afişleri, sigara paketleri, en çok da iniglizce ve türkçe kitaplar var. Fiyatlar genel olarak oldukça uygun. Yorgunluğunuzu da sahafların en sonundaki çay bahçesinde atabilirsiniz. Türk kahvesi eşliğinde sahaf ganimetlerini kurcalamak çok keyifli oluyor. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-G2teYvYRPCk/TnWzHSw8UKI/AAAAAAAANhI/br6JCCfrMf0/s1600/salt%25284%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0K-0Gq8X4fo/TnXbepKRFUI/AAAAAAAANho/G0S0xeGhKyk/s1600/beyoglu_sahaf_festivali+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-0K-0Gq8X4fo/TnXbepKRFUI/AAAAAAAANho/G0S0xeGhKyk/s320/beyoglu_sahaf_festivali+%25281%2529.jpg" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-kJQ4EcYDdAY/TnXTro0D-MI/AAAAAAAANhg/zJiKdPJYJUE/s1600/beyoglu_sahaf_festivali+%25284%2529.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-kJQ4EcYDdAY/TnXTro0D-MI/AAAAAAAANhg/zJiKdPJYJUE/s400/beyoglu_sahaf_festivali+%25284%2529.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fAS16XD2vrE/TnXTu9xG4DI/AAAAAAAANhk/CgYsutvxbNw/s1600/IMG_1131.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-fAS16XD2vrE/TnXTu9xG4DI/AAAAAAAANhk/CgYsutvxbNw/s400/IMG_1131.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Keyifli pazarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;i&gt;Şarkı notu: Nina Simone - Here Comes The Sun &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-1320434452312668318?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/1320434452312668318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=1320434452312668318&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1320434452312668318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1320434452312668318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/istanbullasmak-limo-murat-131-ve-sahaf.html' title='İstanbullaşmak, limo-murat 131 ve sahaf şenliği'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-G2teYvYRPCk/TnWzHSw8UKI/AAAAAAAANhI/br6JCCfrMf0/s72-c/salt%25284%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4124764651173187698</id><published>2011-09-15T01:47:00.001+03:00</published><updated>2011-09-16T18:28:25.477+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Lütfen beni anla, topuklu ayakkabılarım, koyu göz makyajım ve clutch çantam olmadan ben çok yalnızım.</title><content type='html'>Pazartesi, kendine özel sendromu bile olan bir gündür. Haftasonu mayışıklığından ve sorumsuzluğundan sonra işe dönmek insana zor gelir. Bir de genellikle haftanın en yoğun günü olur, biriken işler bitirilir, bütün hafta planlanır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için bu hafta pazartesi, mesai oldukça erken bir saatte başladı:&amp;nbsp; 05:00'te Havaş'a binmiş, havalanına doğru yola çıkmıştım. Elimde romantik komedi kıvamında bir kitapla: Erkek Dedikodusu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QtdShv-iCzw/TmzrEceG1UI/AAAAAAAANgI/-8-SBLkuhmQ/s1600/DSCF3117.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-QtdShv-iCzw/TmzrEceG1UI/AAAAAAAANgI/-8-SBLkuhmQ/s400/DSCF3117.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=13.png&amp;music_file=http://super-mp3.narod.ru/musics/natig/TUR/Nil_Karaibrahimgil_Pirlanta.mp3&amp;bg_color=ff0000&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Last+day" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pera ve Derin, biri kız tarafının, diğeri erkek tarafının yakın arkadaşı olarak, bir düğünün bekarlar masasında birbirlerini bulurlar. Geçmişleri, ilişkileri, tarzları ve para harcama biçimleri birbirinden çok farklı bu iki kızın ortak bir hayali vardır: Mis gibi bir sevgili bulmak. Bekarlar masasına düşen üç erkekten Can ve Cem ile flört etmeye başlarlar. Hayat ikisini de tam tersi istikamete (bir gözde bekar, bir evli, mutlu, çocuklu) savururken, siz de kendinizi geçmişlerinde yaşadıkları ilişkilere de uzanan 325 sayfalık bir erkek dedikodusunun içinde buluyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitap da yine dizüstü edebiyat serisinden. Dizüstü edebiyat serisindeki kitaplar genellikle blog yazılarının derlemesiyken, bu diğerlerinden biraz farklı. Yine yazarlar blog yazarı, ancak bu seferki kitap kurgu bir roman. O yüzden diğer kitaplar gibi buram buram gerçek hayat değil, daha çok romantik komedi gibi bir kıvamı var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Size sürekli peluş oyuncak alan tuhaf bir sevgiliniz mi var? Dert etmeyin ve hemen yanınıza bir avuç dolusu elyaf alıp sevgilinizin yanına gidin. Gözlerini kapatıp ağzını açmasını sağlayın ve elyafı ağzına doldurun. Şimdi o güzel yüzünü aynaya çevirip sorun: "Sence sevimli misin şu an?" Şimdi sevgiliden gelecek peluş oyuncaklara veda edebilirsiniz canlarım. Eöö evet, sevgilinize de."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Halet-i ruhiyeniz mi bozuk? Depresyonda mısınız? Sevgilinizle ayrıldınız, ailenizle kavga ettiniz ya da işsiz mi kaldınız? Buhranlar geçirip kendinizi duvardan duvara vurmak istiyor, en yakın köprüden aşağı mı atlamak istiyorsunuz? Tüm bu kötü şeylere son veren mucize ürün artık piyasada! Şimdi eşofman altlarınızı çekin ve derhal kızkıza bir kahvaltı organize edin. Almanya'da yapılan bilimsel bir araştırma kızkıza yapılan kahvaltıların en ağır depresyonlara bile iyi geldiğini ispatladı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her normal kadının yaptığı gibi ayna karşısında geçen her saniyesini kendini inceleyerek geçirdi. Her kadın aynıydı. Milyonlarca kez kendi anatomilerini inceleseler bile kendi anatomileri asla akıllarında kalmazdı, o görüntünün sürekli güncellenmesi gerekirdi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Lütfen beni anla, topuklu ayakkabılarım, koyu göz makyajım ve clutch çantam olmadan ben çok yalnızım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hiçbir kadın sonu gelmeyecek flörtten keyif almaz. Bu onu sadece düşündürür."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bence bu adamın sadece iki tane kötü özelliği var onun dışında tam bir pırlanta. Bu iki kötü özellik de pırlantayı coronet yapmaz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"En sevdiği şeylerden biri bir buluşmanın akabinde mesaj almaktı karşı taraftan. Bu çok gurur okşayan bir şeydi ona göre."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nergis Hanım, elbise provaları, Cem'in evinde süren hazırlıkların denetlenmesi ve eksiklerin alınmas gibi işlerin peşinde koşarken farkında olmada üç kilo verince, gelinini daha bir içten sevmeye başlamıştı."&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yorgun, zor, stresli, mutsuz, endişeli, öfkeli ya da karmaşık bir günün sonunda bütün kızlara iyi gelen tek bir şey vardı: Kuaföre gidip yenilenmek." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bunlar gibi tespitlerin dışında "Ayrıca belki bu sefer cool adamı kendisine kul ederdi." ve "Azimle defikasyon, mermerde deformasyon." gibi eğlenceli deyişler de içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz hala devam ediyor olsaydı, nefis bir sahil kitabı olduğunu söylerdim, ama güneşlenme sezonunu kapattığımıza göre, güzel bir yol kitabı diyelim biz ona. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Bht69x8rDoQ/TmzzPypaRaI/AAAAAAAANgM/QsI4IzegXeg/s1600/201967_206973572664073_137722132922551_703826_7972083_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-Bht69x8rDoQ/TmzzPypaRaI/AAAAAAAANgM/QsI4IzegXeg/s400/201967_206973572664073_137722132922551_703826_7972083_o.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Farkında mısınız bilmiyorum ama yeniden "erken evlilik" trendi başladı. Son bir kaç kuşak "Ne işim var evlilikle?! Ben kendime yeterim, gerekirse tek taşımı da kendim alırım, kırkımdan sonra da aklıma eserse evlenirim." derken, erken evlilik yeniden tacını devraldı. Sebep ne bilmiyorum, çok erken çalışmaya başlıyoruz, üniversiteden mezun olur olmaz direk düzenli bir hayata dalıyoruz ve flört etmeye zaman ve enerjimiz mi kalmıyor; yoksa hayat şartları giderek daha da zor hale geliyor, tek başıma yeterimcilerin hiçbirşeye yetemedikleri gözümünüzün önünde kanlı canlı kanıt olunca, hayatı paylaşmak mı istiyoruz?! Sonuç olarak evlenmek 'in', bekarlık 'out' durumunu bütün sektörler de sonuna kadar kullanmaya başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Potansiyel nedimeler olarak gidip pratik yapalım dedik, "Bridesmaids"i izledik yogitam ile. Hangover'ın kadın versiyonu olarak lanse edilmiş olsa da, kanmayın, yakınından bile geçemez; ama yine de eğlenceli. Nasıl nedimeler olmamız gerektiğini öğrenemedik ama nasıl olmamamız gerektiğinden artık eminiz. Ve yoldaki polislere daha bir alıcı gözle bakıyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/1UW9Zks5L2A" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4124764651173187698?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4124764651173187698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4124764651173187698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4124764651173187698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4124764651173187698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/lutfen-beni-anla-topuklu-ayakkablarm.html' title='Lütfen beni anla, topuklu ayakkabılarım, koyu göz makyajım ve clutch çantam olmadan ben çok yalnızım.'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QtdShv-iCzw/TmzrEceG1UI/AAAAAAAANgI/-8-SBLkuhmQ/s72-c/DSCF3117.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6205405620952239068</id><published>2011-09-11T01:35:00.001+03:00</published><updated>2011-09-11T01:48:12.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><title type='text'>Hukuk fakültesinden dört senede mezun olan hayatından dört sene, beş yılda mezun olan yalnızca bir sene kaybeder.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-KD55q6wB2MQ/TmtEskLx6xI/AAAAAAAANgA/5BFyzDPqFy4/s1600/IMG_0985.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-KD55q6wB2MQ/TmtEskLx6xI/AAAAAAAANgA/5BFyzDPqFy4/s400/IMG_0985.jpg" width="347" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=62.png&amp;music_file=http://m1.li.ru/b/6/mp3/4/21574/2157484_Common_Featuring_Will.I.Am__I_Have_A_Dream.mp3&amp;bg_color=000000&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=What+is+Love" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda yepyeni bir başlangıç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hayatındaki dönüm noktalarının bazılarını o anı yaşarken fark etmez. Aradan zaman geçtiğinde geçmişini gözden geçirme fırsatı bulabilirse,&amp;nbsp; görür değişimin başladığı noktaları. Bazı dönüm noktalarını ise görmezden gelmek mümkün değildir, bütün hücrelerinde hissedersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 2004. Üniversite sınavından oldukça iyi bir puan almışım, aklımda okumak istediğim bölüm hakkında en ufak bir tereddüt bile yok: "İstanbul'da hukuk okumak istiyorum." Ama hangi üniversitede ona bir türlü karar veremiyorum. Annem ve babam ile okulları geziyoruz, öğrencilerle, hocalarla görüşüyoruz, İstanbul Üniversitesi mi, Bilgi Üniversitesi mi? İkisinin avantajlarını ve dezavantajlarını tartıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son noktayı babam koyuyor: "Kızım İstanbul Üniversitesi'nde okursan, okula vereceğim parayla seni her sene yurtdışında bir dil kursuna veya sertifika programına yollarım." diyor. Adı gibi biliyor neyi seçeceğimi. Aynısını yıllar yıllar önce de yapmıştı. Anadolu Lisesi sınavlarından önce... Benim zamanımda anadolu lisesi sınavlarına ilkokuldan mezun olununca girilirdi. Benim sınava gireceğim yıl bir yayla evi inşaa ediyordu, kendisine de üst kata bir tavanarası çalışma odası yapmıştı, okuduğum romanlardan mı etkilendim nedir benim de bir tavanarası takıntım vardı. "Anadolu Lisesi'ni kazan, tavanarası senindir" dedi, kazandım, yaklaşık altı yıl da tavanarasındaki köşkümün sefasını sürdüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitede de aynısı oldu. İstanbul Üniversitesi'ni seçtim, babam da interrail, work&amp;amp;travel, Cambridge'te değişim ve çeşitli sertifika programları finansörlüğümü üstlenerek sözünü tuttu. Maddi açıdan sıkışık olduğu dönemlerde bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukuk fakültesine başladığım ilk yıl İstanbul Üniversitesi için çok iyi bir not ortalaması tutturmuştum. Kafam hukuka basıyordu. Yazmak ve okumak. Şu hayatta sevmekten hiç vazgeçmediğim iki şey bunlar olmasının büyük payı vardı galiba. Ders notu fotokopisi çektirmek için bir arkadaşımla Taksim'de buluşup, bir pasajda fotokopici ararken, bir piercing vitrini yüzünden fotokopi çektirmeyi unutup, göbeğimi deldirmişliğim bile var. O sınavdan 100 almış olmam da benim hukuk fakültesi dönemimin bir efsanesidir, göbeğimizde beynimizle alakalı bir çakra mı var diye düşünürüm. :)&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim daha sonra, gerek 18 yaşına basmanın, gerek ailemden ayrı yaşamanın, İstanbul'un sayısız etkinliklerinin, gerek gittiğim ülkelerde görüp etkilendiğim şeylerin etkisiyle hukuk fakültesi hayatımın odağı olmaktan çıktı. Dersleri daha az önemsemeye başladım. Keşfetmek ve yapmak istediğim o kadar çok şey vardı ki, zamanımın çoğunu okula harcamak mantıksız geliyor, beni mutsuz ediyordu. Okula ayırdığım zaman giderek azaldı. Hayatı büyük bir şevkle içime çekerken, okulda tökezlemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok gezdim, çok sarhoş oldum, çok macera yaşadım, çok farklı sektörlerde çalıştım, çok farklı insanlarla tanıştım. "Doğru" ve "yanlış" kavramlarım esnedi. Çok mutlu olduğum zamanlar kadar çok dibe vurduğum dönemlerim oldu. Toplumun "yanlış" olarak nitelendirdiği pek çok yaptım, kimisi gerçekten yanlıştı, ama kimisinin hiç de yanlış olmadığını bizzat deneyimledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem bu dönemlerimde bana tek bir şey söyledi: "Kızım tam zamanında mezun olduğunda kimse sana gelip de tebrikler diyip madalya takmayacak, okul yüzünden ertelediğin şeyleri yapman ve yaşaman için sana gerekli imkanları sunmayacak, sırf bu yüzden harika bir hayat koymayacak önüne. Ama aylak aylak yatmak yüzünden erteleme diplomanı, gerçekten sana bir şeyler katacak şeyler yap." Bugün geçmişe baktığım zaman görüyorum ki yaptığım en alakasız işlerin bile bana kattığı çok şey var. En basitinden iş disiplini ve çalışırken egonu bir tarafa koyma bilgisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra okuldan mezun oldum.&lt;br /&gt;Benden önce mezun olan arkadaşlarımın iş ortamında yaşadıklarının ve avukatlık mesleğinin sıkıcı ağır imajının etkisiyle olsa gerek aklımda avukatlık yapmak kesinlikle yoktu. Çetin Altan'ın "Hayatın bir kıvamı var." sözünü doğrular biçimde tamamen tesadüf eseri bir hukuk bürosuyla yolum kesişti. Avukatlık stajımı başlattım ve hukuk bürolarının illa ki "sömürücü ve saygısız" olmayacağını gördüm. Bir yıllık stajyer avukat dönemimin bende iki olumlu sonucu oldu: 1) Yapmak istediğim mesleğin ne olduğundan emin oldum. 2) Adliyeler arası koştururken epeyce forma girdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-C8ORfpqVuMA/TmvYoX7NTiI/AAAAAAAANgE/0Spob8VbPo0/s1600/311538_10150801723825165_596965164_20739970_1794521811_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-C8ORfpqVuMA/TmvYoX7NTiI/AAAAAAAANgE/0Spob8VbPo0/s400/311538_10150801723825165_596965164_20739970_1794521811_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta ruhsatımı aldım. Hayatımda bir sayfa daha kapandı. İlk defa bu kadar rahat ve emin adımlarla, aklımda en ufak tereddüt olmadan bir sorumluluğu üzerime aldım. Biliyorum bu blogu okuyup, beni ablası gibi gören çıtır hemcinslerim var. İlk defa akıl verme ukalalığı yapacağım: Sakın ola ki, yapmak istediğiniz şeyleri 'üniversiteden mezun olduktan sonra'ya bırakmayın. Gece hayatı için de, yurt dışı seyahatleri için de, zibidilik yapmak için de, katılmak istediğiniz programlar için de en doğru zaman üniversite öğrenciliği. Tersini söyleyenlere de asla inanmayın. Herşeyi üniversiteden mezun olduktan sonraya bırakırsanız, hiçbir şey yapamamış olarak iş hayatına atılırsınız.&amp;nbsp; İsteyin, araştırın, zorlayın, deneyin ve yapın. "Kızım önce bir üniversiteden mezun ol, ondan sonra" diyenleri de dinlemeyin, onlar gibi "keşke"lerinizle kalakalırsınız. Daha büyükseniz de, lütfen çocuklarınızı kandırmayın, bırakın yaşasınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim hedefim kek kokulu pırıl pırıl bir evi, daha çok seyahati, daha az gece hayatını, daha bakımlı olmayı ve daha birkaç tane diplomayı içeren, sakin ama sıkıcı olmayan yepyeni bir hayat düzeni kurmak.&amp;nbsp; Kes bu yaşlı tavırları diyen meraklıları da bütün fotoğrafları incelemek için&lt;i&gt; &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/mushaboom8/sets/72157627640311222/"&gt;bu tarafa&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; alalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-6205405620952239068?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/6205405620952239068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=6205405620952239068&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6205405620952239068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6205405620952239068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/hukuk-fakultesinden-dort-senede-mezun.html' title='Hukuk fakültesinden dört senede mezun olan hayatından dört sene, beş yılda mezun olan yalnızca bir sene kaybeder.'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-KD55q6wB2MQ/TmtEskLx6xI/AAAAAAAANgA/5BFyzDPqFy4/s72-c/IMG_0985.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5754932935184193654</id><published>2011-09-02T23:34:00.001+03:00</published><updated>2011-09-02T23:40:32.322+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><title type='text'>Mobilya almasanız da ilham alın ;)</title><content type='html'>&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=11.png&amp;music_file=http://fs.tistory.com/attach/4790/1319369989.mp3&amp;bg_color=339966&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=b" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DA30cpiKv-c/TmE639D6AnI/AAAAAAAANeY/XJvUyB6k8eI/s1600/DSCF31042.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-DA30cpiKv-c/TmE639D6AnI/AAAAAAAANeY/XJvUyB6k8eI/s400/DSCF31042.jpg" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben Cihangir'de bir öğrenci için rüya, babam için kapıcı dairesi olan  ilk tek yaşadığım evimi kiraladığımda İstanbul'daki ilk Ikea yeni  açılmıştı. O zamanlar şimdikinden kat be kat daha ucuzdu. Öğrenci  evlerine anne evinin eskilerini postalayan zihniyeti reddetmiş, her  şeyimi Ikea'dan almıştım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-i6cXdOfedG4/TmEvHdV8PvI/AAAAAAAANdo/FvvHPr5hc4g/s1600/BLOG.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-i6cXdOfedG4/TmEvHdV8PvI/AAAAAAAANdo/FvvHPr5hc4g/s400/BLOG.jpg" width="282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;O günden bu güne üç ev daha  değiştirdim, Ikea eskisinden daha pahalı hale geldi; ama hala mobilya  denilince aklıma ilk gelen yer orası. Gidip mobilya almasam bile fikir  alıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son taşındığım ve yaklaşık bir yıldır  yaşadığım ev (ki kendisine bu blog ile aynı adı taktım: Mushaboom)  içlerinde en çok özendiğim ev oldu. Taşınmadan önce ben binlerce  dekorasyon dergisi ve blogu karıştırdım, mimar olan babam ve onun  arkadaşları seferber oldu, bir sürü minik detayda didiştik, kendi  beğendiklerimde ısrarcı oldum ve evi gerçekten sıfırdan yarattık. Mutfak  bile evin içinde yer değiştirdi! Sonra annem, annelere özgü evin bütün  havasını değiştiren dokunuşlar yaptı. Sahiplenme hissi az gelişmiş olan  benim bile sahiplendiğim bir kutu ev çıktı ortaya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dönem sanıyordum ki, bundan sonra paramın çoğunu eve yatıracağım, sürekli dekorasyon dergileri karıştırmaya devam edeceğim ve yazdığım yazılarda dekorasyon konusu çok ağırlık kazanacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle olmadı. Ya da olamadı. Hayatımın çok yoğun bir dönemiydi, öğrencilikten tam zamanlı çalışmaya&amp;nbsp; geçişe alışıyordum, her boş zamanımı sevgilimle geçirmek istiyordum, hep yapmam gereken binlerce şey vardı, kronik bir yogunluk ve tembellik sinmişti üzerime. Elbette eve ufak tefek bir sürü şey aldım, evde bütün bir kış kalabalık gruplar toplanarak pek keyifli zamanlar geçirdik, kutu kadar olmasına aldırmadan bir projeksiyonla minik bir sinema, bir fritöz ile pub yarattık. Ama taşınırken "Daha sonra şunu şunu yapacağım, bunu alacağım." dediğim hiçbir şey ile uğraşmaya bu bir sene içinde vakit bulamadım. Vaktim olduğunda da ihtiyaç duymadım, çünkü aşık olduğunda bir yatak, bir sürü gazete, bir fincan kahve varsa her şeyin var demek oluyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BL9Sn2DvETQ/TmE2W8iQdGI/AAAAAAAANd0/qbt2Ol41a0U/s1600/DSCF3097.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" src="http://4.bp.blogspot.com/-BL9Sn2DvETQ/TmE2W8iQdGI/AAAAAAAANd0/qbt2Ol41a0U/s320/DSCF3097.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kardeşimin de üniversiteyi kazanması, Mushaboom'da yeni bir hareketlenmeye vesile oldu. Evde yapılması gereken değişiklikleri ve eksikleri saptadık, IKEA yolu tuttuk, önce leziz köfteden yedik, sonra işe koyulduk. Mobilyalarımız henüz bugün teslim edildi, montajı yapılmadı, o yüzden onlardan bahsetmek için henüz erken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LBOh5DDw52I/TmEzEeZkGDI/AAAAAAAANdw/LQSfSYcz5CU/s1600/DSCF31141.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-LBOh5DDw52I/TmEzEeZkGDI/AAAAAAAANdw/LQSfSYcz5CU/s320/DSCF31141.jpg" width="285" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Benim kağıt biriktirmek gibi bir hastalığım var. Bir yazı olur, bir cümle olur, benim bir kenara karaladığım bir şeyler olur, güzel bir görsel olur hemen saklıyorum. Böylece evin çeşitli köşelerinde gazeteden ve dergiden kesilmiş parçalar ile benim notlarımın yazılı olduğu kağıtlardan oluşan yığınlar oluşuyor zamanla. Sonra onları ne okumaya fırsatım oluyor, ne de atmaya kıyabiliyorum. Üstelik de korkunç dağınık duruyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta benim bu blogu yazmaya başlama sebebim de tam olarak daha fazla kağıt karalamamaktı! Daha fazla kağıt yığını yaratmak yerine bir blogum olsun bari demiştim bundan tam üç yıl önce! &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2008/09/uzun-zamandr-hep-bir-yerlere-yetimeye.html"&gt;(bkz: bu blogun ilk yazısı) &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem bulaşıcı hamaratlığı ve bazen Nazileri aratmayan diktatörlüğü ile bana evdeki bütün kağıt ıvır zıvırlarımı düzenlettirdi. Bu koca bir günümü aldı, ikea'nın depolama üniteleri de işe şıklık kattı. Sonuca ben bile inanamadım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tUwjaP_tfCY/TmEzCwdzt2I/AAAAAAAANds/2aNsJomUObs/s1600/DSCF3155-1.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="191" src="http://1.bp.blogspot.com/-tUwjaP_tfCY/TmEzCwdzt2I/AAAAAAAANds/2aNsJomUObs/s400/DSCF3155-1.JPG" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BL9Sn2DvETQ/TmE2W8iQdGI/AAAAAAAANd0/qbt2Ol41a0U/s1600/DSCF3097.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;O kağıt yığınlarından muhteşem fikirler, sözler ve keşfedilmek üzere  alınmış notlar çıktı, hepsini hepsini paylaşmak istiyorum, ama önce en  son ikea katoloğuna göz atma fırsatı olmayanlar için benim en sevdiğim  fikirler ve ürünler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Mağaza formatında bir yatak odası. Kıyafetlerine tapan her kadın, uyadığında onları görmekten zevk alacaktır. Benim hiçbir zaman normal sayıda kıyafetim olmadı, &lt;a href="http://dukkan2010.blogspot.com/"&gt;chucha boutique&lt;/a&gt; avantajıma rağmen devasa dolaplara bile hep sıkış sıkış sığabildim. Ama aşağıdaki gibi bir yatak odasını beğenmeyecek bir kadın tanımıyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-yOEvWRhC548/TmE2ejnyiOI/AAAAAAAANeI/Cdr3burRbG4/s1600/AVPageView+02.09.2011+144920.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="271" src="http://1.bp.blogspot.com/-yOEvWRhC548/TmE2ejnyiOI/AAAAAAAANeI/Cdr3burRbG4/s400/AVPageView+02.09.2011+144920.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;2) Yüksek tavanlı küçük bir evde yaşıyorsanız, kapı üstlerini raflarla ve kitaplarla donatmak harika bir çözüm olabilir. Eve kütüphane koyup, yer kaybetmeye gerek olmaz, kitapların tamamı da evde kendilerine harika bir yer edinmiş olur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1TCdfenXrn8/TmE2cmgz0eI/AAAAAAAANeE/mpO0CaT4ytk/s1600/AVPageView+02.09.2011+144842.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://2.bp.blogspot.com/-1TCdfenXrn8/TmE2cmgz0eI/AAAAAAAANeE/mpO0CaT4ytk/s400/AVPageView+02.09.2011+144842.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;3) Eskiden evlerde "yemek odası" modası varmış, şimdi dışarıda yeme alışkalığı olan kuşakta da "kıyafet odası" modası çıktı. Kıyafet odası inşaatı ile uğraşmadan kıyafet odasına sahip olmak için pax dolapları duvar olacak şekilde yan yana dizmek bence harika bir fikir:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DA30cpiKv-c/TmE639D6AnI/AAAAAAAANeY/XJvUyB6k8eI/s1600/DSCF31042.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QjC-Ok9QMrs/TmE2YugdooI/AAAAAAAANd4/w7DkUJGrDvY/s1600/AVPageView+02.09.2011+144334.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="231" src="http://3.bp.blogspot.com/-QjC-Ok9QMrs/TmE2YugdooI/AAAAAAAANd4/w7DkUJGrDvY/s400/AVPageView+02.09.2011+144334.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;4) Mobilyaya para harcamak istemeyen kiracılar için dolap yerine kutular kullanmak, ders notlarını ve ıvır zıvırları onların içinde depolayıp, üzerlerine esprili notlar yazmak şık ve ucuz bir çözüm olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-pK5sHErOrr0/TmE2fVggUDI/AAAAAAAANeM/lMCQT0KWE9I/s1600/AVPageView+02.09.2011+144950.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="230" src="http://3.bp.blogspot.com/-pK5sHErOrr0/TmE2fVggUDI/AAAAAAAANeM/lMCQT0KWE9I/s400/AVPageView+02.09.2011+144950.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;5) Kanepenin üzerindeki yastığın kumaşına bittim. Büyükannenizden kalan bir eski tip koltuğu bununla kaplayıp çok havalı bir parçaya sahip olabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yjagpSOeqDg/TmE2aPOOyAI/AAAAAAAANeA/cluQC2s1jy0/s1600/AVPageView+02.09.2011+144617.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-yjagpSOeqDg/TmE2aPOOyAI/AAAAAAAANeA/cluQC2s1jy0/s400/AVPageView+02.09.2011+144617.jpg" width="331" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ben babaannemden kalan el oyması bir berjeri, İMÇ'de büyük çabalar sonucu bulduğum bir kumaş ile kaplattırdım, kırmızı buzdolabımdan sonra evde en sevdiğim parça bu. "O minicik eve koca berjer konulur mu?"ları da duymamazlıktan geldim, pekala da oldu. Retro severlerdenseniz şiddetle tavsiye ediyorum. "Ben buna bayıldım da, uğraşamam" diyorsanız da, &lt;span id="goog_1190075057"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.dank-design.com/"&gt;Dank&lt;span id="goog_1190075058"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'a bir göz atın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FF1oBy7WUj8/TmE7lTqTTLI/AAAAAAAANeg/S8uh1mpBBgo/s1600/Resim+125.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-FF1oBy7WUj8/TmE7lTqTTLI/AAAAAAAANeg/S8uh1mpBBgo/s400/Resim+125.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Şarkı Notu: Bu seferki şarkı oldukça eskilerden: Sade - Smooth Operator&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5754932935184193654?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5754932935184193654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5754932935184193654&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5754932935184193654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5754932935184193654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/09/harikalar-diyarm-ikea.html' title='Mobilya almasanız da ilham alın ;)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-DA30cpiKv-c/TmE639D6AnI/AAAAAAAANeY/XJvUyB6k8eI/s72-c/DSCF31042.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-7347826525879480533</id><published>2011-08-29T19:00:00.002+03:00</published><updated>2011-08-29T19:18:56.640+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><title type='text'>3 günlük "feel good" turu! =)</title><content type='html'>&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=72.png&amp;music_file=http://blog.klangschau.com/wp-content/uploads/2009/06/ff_mykonos.mp3&amp;bg_color=620862&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Poker+Face" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram tatilinde arkadaşlarımın her şeyini planlamış olduğu, tur ile gidilmeyen, maceralara açık Hırvatistan tatiline katılmak vardı aklımda ilk önce. Daha sonra ofisten bayram tatiline ek olarak önden sondan birkaç gün daha izin almamın imkansız olduğunu fark edince, ne zamadır merak ettiğim Sharm El-Sheik'e gitmeye niyetlenip, oldukça uygun bir fiyata aylar öncesinden tur satın aldık kardeşimle. Mısır'da ortalık iyice karışınca onu da gözümüz yemedi. Aylardır tatil tatil diye sayıklıyordum. Tatilim vardı, yapacak hiçbir şeyim yoktu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Npyp3CyrdHk/TluqJ1xq3oI/AAAAAAAANcs/fNBGgRx7ZUM/s1600/DSCF3019545.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-Npyp3CyrdHk/TluqJ1xq3oI/AAAAAAAANcs/fNBGgRx7ZUM/s400/DSCF3019545.jpg" width="246" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ailesinden ayrı şehirde yaşayanların en büyük avantajıdır: İşler yolunda  gitmediğinde, canın uzaklaşmak istediğinde, ortam değişikliğine ihtiyaç  duyduğunda hiçbir şeyi planlamakla uğraşmadan uçağa atlar onların  yanına gidersin. İlaç gibi gelir. Sadece haftasonluk bile gitsen bütün  havan değişir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de cuma akşamı işten eve gelir gelmez, uzun zamandır ertelediğim ütü yığınına karşı savaş açtım ve saatlerce ütü yaptım. En azından valizime konacak temiz ve ütülü bir şeylerim olsun diye. Bu konuda çok başarılı olduğumu söyleyemem, özellikle de erkek gömlekleri konusunda inanılmaz başarısızım. Ya da benim ütüm çok dadik. (Bunu tabii ki tercih ederim.) O sırada bir de ütüleneceklerin arasından eski sevgilimin kıyafetleri çıkınca, gerçekten kötü hissettim kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahın 4'ünde havalanını yolunu tuttum, annemin yaşadığı şehir olan Adana'ya gitmek için. Benden başka kimsenin o saatteki bir uçağa bilet alacağını sanmıyordum; ama hem liseden bir komşumla, hem de ilkokulda beri arkadaşım olan dünya fatihi çıtırımla karşılaştık havalanında. Keyifli sohbetler sabahın köründe olan uçuşa anlam kattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-yxEjlpG8RXs/Tlusn-GXBZI/AAAAAAAANcw/y3rnKPXsj2M/s1600/chucha.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-yxEjlpG8RXs/Tlusn-GXBZI/AAAAAAAANcw/y3rnKPXsj2M/s400/chucha.jpg" width="387" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Asıl&amp;nbsp; bombayı annem beni karşılamak için havalanına geldiğinde yaşadık. Aynı t-shirtu giymiştik! Bunu planlı yapmaya kalksak bile başaramazdık. Sabahın köründe kendimizle dalga geçerek kikir kikir Narlıkuyu'ya doğru yola çıktık. Ben defalarca Altınorfoz'dan bahsettim, benim Türkiye'de en beğendiğim denizlerden biridir. Bu sefer yeni keşif olan bir yeri hayırlamak için yola çıktık: Cemal'in Yeri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rsbRQj2PoYM/Tluuqgub0YI/AAAAAAAANc8/mOqR15mmqIw/s1600/DSCN002432.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-rsbRQj2PoYM/Tluuqgub0YI/AAAAAAAANc8/mOqR15mmqIw/s400/DSCN002432.jpg" width="372" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mersin'i geçiyorsun, Kızkalesi'ni geçiyorsun, Altınorfoz'a gelmeden hemen önce Akkum'a sapıyorsun, Cemal'in Yeri orada. Salaş, sakin ve keşfedilmemiş bir cennet. Bir aile işletmesi. İster ağaçların altında oturup balığını yiyip, rakını yudumluyorsun; istersen derme çatma iskeleden büyüleyici bir denize giriyorsun. Ya da en güzeli bizim gibi ikisini birden yapıyorsun. Salaş bir yer, ama kesinlikle her taraf tertemiz. Hele ki deniz! Çeşme dahil sollar geçer. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-URByRLkiXew/Tluuk_UqqJI/AAAAAAAANc4/FJgYEoAULlg/s1600/DSCN00142.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-URByRLkiXew/Tluuk_UqqJI/AAAAAAAANc4/FJgYEoAULlg/s400/DSCN00142.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güzelce güneşlenip yüzdükten sonra, deniz kıyısında püfür püfür harika mezelerimizle, buz gibi biralarımızı hüplettik ve leziz birer dil balığını mideye indirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LbkNA2b8k_g/Tluug9jeGJI/AAAAAAAANc0/e8mecGAeTHE/s1600/DSCN0010.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="352" src="http://1.bp.blogspot.com/-LbkNA2b8k_g/Tluug9jeGJI/AAAAAAAANc0/e8mecGAeTHE/s400/DSCN0010.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-8xndWhQngQA/Tluusb9TrbI/AAAAAAAANdA/mEd6pRIelLI/s1600/DSCN0025.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" src="http://3.bp.blogspot.com/-8xndWhQngQA/Tluusb9TrbI/AAAAAAAANdA/mEd6pRIelLI/s400/DSCN0025.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Güneş yavaş yavaş kaybolurken, dönüş yoluna geçtik. Türkiye'de kimbilir daha böyle keşfedilmemiş kaç gizli cennet vardır diye düşünerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci gün öğlene kadar uyudum. İstanbul'daki hayatımda o kadar yorulmuşum ki her yere yetişmeye çalışırken... Kendimi o kadar ihmal etmişim ki! Her zaman giyimime kuşamıma özen gösteririm, ama saçlarım cildim o kadar bakımsız haldeymiş ki... Röfle konusunda bir efsane olan kuaför Doğan Abi'ye attım kendimi. İstanbul'da dünya kadar para ödeyerek berbat kesimler yaptırıyorum sonra düzeltmesi için her seferinde koşa koşa ona gidiyorum. Röflelerim yenilendi, saçlarımın kesimi düzeltildi, artık gözlerime giren kahkullerim kısaltıldı, manikür yapıldı, elim yüzüm kendime geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0UTlg2kXtPc/TluwgSHtgSI/AAAAAAAANdE/HeGR1yCQZzo/s1600/DSCF30671.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-0UTlg2kXtPc/TluwgSHtgSI/AAAAAAAANdE/HeGR1yCQZzo/s400/DSCF30671.jpg" width="357" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Üçüncü ve son gün de, uzun zamandır aklımda olan bir şey için, harika işler ortaya çıkarmış bir estetisyenin yolunu tuttum. Kendimde en az sevdiğim yerim burnum, çok uzun zamandır da bir değişiklik yapmayı istiyordum. Kime söylesem "Ama çok karakteristik!" yanıtını aldığım için icraata geçemiyordum. İstediğim asla hepsi birbirinin aynısı olan kusursuz veya fino köpeği gibi kalkık burun delikleri görünen bir burun değil. İstediğim olur mu olmaz mı diye estetisyen ile görüştüm. Bir estetik macerası ilerleyen günlerde karşınızda olabilir :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeğinde BirBiçer'de leziz kuşbaşı ve ciğerleri yedikten sonra da (Adana'ya yolunuz düşerse mutlaka uğramanız gereken adreslerden biri Birbiçerler, not edin bir kenara.) lazer ve cilt bakımı için kendimi Estemania'ya attım. Huzur veren dekorasyonu, İstanbul ile kıyaslayınca inanılmaz uygun fiyatları ve herşeyi çok özenli yapışları sebebiyle bayılıyorum buraya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CzTO-iRJfwU/Tluwi5jlDsI/AAAAAAAANdI/uBASQjnX3VQ/s1600/DSCF3081-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-CzTO-iRJfwU/Tluwi5jlDsI/AAAAAAAANdI/uBASQjnX3VQ/s400/DSCF3081-1.jpg" width="228" /&gt; &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pırıl pırıl parlayan cildim ve kızarıklıklarım ile yepyeni kitaplar alıp eve geldim.&amp;nbsp; Annem sponsorluğundaki bütün bakım fasıllarından sonra kendimi o kadar iyi hissediyorum ki. Hani siz de kendinizi uzun zamandır iş güç sevgili gezip tozma diye ihmal ettiyseniz, bu tatili fırsat bilin, şımartın kendinizi. Ne kadar iyi hissettirecek görün....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eRl6JDmpz0s/Tluwl-k9ldI/AAAAAAAANdM/NNDMhjnKbQM/s1600/DSCF307532-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-eRl6JDmpz0s/Tluwl-k9ldI/AAAAAAAANdM/NNDMhjnKbQM/s400/DSCF307532-1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Artık hayatımda bir "Aşk" yok, onun yerinde bir boşluk var. O boşluğu  kendimle ve yapmak istediğim milyonlarca şeyi yapmaya başlayarak  doldurmaya karar verdim. Bir alttaki yazıya yazdığınız yorumlar ve destekler için ne kadar teşekkür etsem azdır. Özellikle Serap sen bir tanesin, gülmekten öldüm, limon alırken aşık olmak... =) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden iyi bayramlar hepinize. Öpüyorum en kocaman!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Dip Not: Bundan böyle her yazının başına yazarkenki ruh halime uygun bir şarkı ekliyorum. Meraklısına bu seferki: Fleet Foxes - Mykonos &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-7347826525879480533?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/7347826525879480533/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=7347826525879480533&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7347826525879480533'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7347826525879480533'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/08/3-gunluk-feel-good-turu.html' title='3 günlük &quot;feel good&quot; turu! =)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Npyp3CyrdHk/TluqJ1xq3oI/AAAAAAAANcs/fNBGgRx7ZUM/s72-c/DSCF3019545.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-1415649488255423722</id><published>2011-08-25T22:50:00.003+03:00</published><updated>2011-08-26T00:17:09.794+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><title type='text'>Bir erkek bir kadınla ancak onu sevmediği sürece mutlu olabilir. (Oscar Wilde)</title><content type='html'>&lt;object align="middle" height="50" width="150"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high"  align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=45.png&amp;music_file=http://stopokaygo.typepad.com/web/files/08i_27dratherdancewithyou.mp3&amp;bg_color=ffcc00&amp;type_of_clip=simple_text&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=rather+dance" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muzicons.com/" style="font-size: 11px;" target="_blank"&gt;Muzicons.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;İlişki yaşamak ne kadar zor, ne kadar komplike bir şey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki insan yıllarca birbirini tanımadan kendi hayatlarını yaşıyorlar. Farklı ailelerden geliyorlar, farklı ortamlarda, hatta farklı şehirlerde büyüyorlar, farklı arkadaşlıklar kuruyorlar, farklı deneyimler yaşıyorlar ve bu yaşadıkları ile "kendileri" oluyorlar. Sonra tanışıyorlar... Kalpleri birbirleri için atmaya başlıyor, birlikte harika vakit geçiriyorlar, birbirleriyle hem zor günlerini hem keyifli anlarını paylaşıyorlar, birbirlerini her geçen gün daha çok seviyorlar. Birlikte sadece hayaller kurmuyorlar, birlikte bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Bütün farklılıklarına rağmen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri hayatı boyunca hep doğru davranmış. Hep bundan gurur duymuş. Hiç sinirini dışa vurmamış, hiç kimseye saygısızlık yapmamış, en fırtınalı anlarda bile sakin ve mantıklı kalmış, kimsenin kalbini kırmamış. Herkese hep doğru yapmış da, bir kendisine hep yanlış yapmış. Hep doğru davranabilmiş, ama bunu yapabilmek için kendi kendini yemiş, üzmüş, hırpalamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğeri hep uçlarda gezmiş. Toplumun "doğru" diye direttiği her kavramı sorgulamış, inadına inadına yanlışları yapmış, "Bırakın ben karar vereyim kendi doğruma" demiş. Bu yüzden çok kişiyi kırmış, kızdırmış. "Ben böyleyim, işinize gelirse" tavrında olmuş, ailesine karşı bile... Toplumun doğru kalıplarından çıkmanın bazen çok eğlenceli olduğunu keşfetmiş. Kendini hiç bir şeyin üzmesine izin vermemiş, ama bu sırada üzdüğü kişiler olmuş. Kasırgalar çıkarmış, burnu bile kanamadan çıkmış yürümeye devam etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı boyunca hep doğru davranan, mutlu aşka olan umudunu ve güvenini hiç kaybetmemiş. Sadece yalnız kalmamak için tutunulan ilişkilere hiç ilgi duymamış. Sevgisini hak ettiğini düşünen kadınları göz bebeği yapmış, bu devirde kalmadı denilen ilgili, sevgili, süprizli bir adam olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı boyunca kalıpları reddeden ise mutlu aşk umudunu olması gereken de erken yaşta yitirmiş. Bütün ilişkilerin bir son kullanma tarihi olduğunu ve bozuk kokusunu almaya başladığı an çürümesini beklemeden atması gerektiğini öğrenmiş. Kendini hep hazırlamış, harika bir ilişki yaşarken bile ilişkinin her an bitebileceğine... Karşısındaki adam kendisiyle biraz az ilgilenmeye başladığı anda ilişkinin miladının dolduğunu ve yoluna devam etmesi gerektiğini sanan bir kadın olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep doğru davranan, ilgili, süprizli adamın gözden kaçırdığı bir nokta varmış: Onun doğrusu herkesin doğrusu olmak zorunda değilmiş. Ya da bazı durumlarda birden fazla doğru olabilirmiş. Ve hatta bazen insan doğru davranırken bile birilerinin kalbini kırabilirmiş. O noktada asıl yapılması gereken "Ben doğru davrandım bunu bunu yaptım!" demek değil, karşı tarafı dinlemekmiş. Ama bu adam "doğru" davranmaya o kadar takıntılıymış ki, karşısındaki ile en ufak bir anlaşmazlığa düşse, hemen kendisini savunmaya başlayıp karşısındakini suçluyormuş. Yani doğru davranma takıntısı korkunç bir yanlışa dönüşüyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru-yanlış kavramlarına önyargılı kadının da bir kusuru varmış, birisi üstüne geldiği anda kıvılcımlar saçmaya başlıyormuş. Birisi hata yapmadığı halde kendisini suçladığında, kendisini iyi ifade edebilen bir insan olduğu halde karşısındakine bir şeyi on kere anlattığında ama karşısındaki hala anlattıklarını yanlış anladığında veya birisi onu üzdüğünde önce "yeter" sinyali veriyormuş korna misali, karşısındaki çekilmezse küüüüt diye bindiriyormuş. Avaz avaz bağırarak, kırıcı dökücü bir şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xJtywSHDwC8/Tlaa7nDWl0I/AAAAAAAANbo/xowUTYo8EhM/s1600/warren_heath_2_75680612.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/-xJtywSHDwC8/Tlaa7nDWl0I/AAAAAAAANbo/xowUTYo8EhM/s640/warren_heath_2_75680612.jpg" width="425" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bay Doğru ile Bayan Cadı ortalık sakin olduğunda dünyanın en mutlu, huzurlu, keyifli, aşk dolu çifti oluyorlarmış. Ancak herhangi bir huzursuzluk anında Bay Doğru "Ben bunu yaptım sense şöyle yaptın."larına başlıyor, Bayan Cadı'nın neye üzüldüğünü kırıldığını kesinlikle dinlemiyor, kendisi doğru davrandığı için onun kırılmasını onun hatası olarak görüyormuş. Bayan Cadı ise kendisini bir kere sabırla ifade ediyor, ancak Bay Doğru "ben yanlış yapmadım, sen bana bunu yaptın"lara başlayınca çileden çıkıyor terör estiriyormuş. İkisinin birbirini çok seviyor olması, birbirlerini kırmalarını, parçalamalarını engelleyemiyormuş. Bay Doğru bir türlü karşısındakini dinlemeyerek ve gerçekten doğru davranmış olsa karşısındakinin üzülmeyeceğini anlamayarak onu içten içe tüketiyor, Bayan Doğru da terör anlarında söylediği cümleler ve yaptıkları ile karşısındakini parçalıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Doğru" ve "Cadı" sıfatları değişebilir. İki kişinin birbiriyle çatışan bir çok tarafı olabilir. Böyle kimbilir kaç ilişki yaşadınız / yaşıyorsunuz... Bazen iki taraf da haklıyken, iki taraf da kırılıp üzülebilir. Bazen iki taraf da yanlışlar yapıyorken işler toparlanabilir. İki insanın birbirini sevmesi yetmez, esnemesi gerekir, farklı olduklarını kabul etmesi, karşısındakini farklılıkları ile sevmesi gerekir. Bay Doğru ile Bayan Cadı'nın ilişkilerine olduğu gibi köşeli durumlarda en iyi ihtimalle yaşanmışlıklar kalır insanın elinde. "Keşke doğru düzgün ayrılmayı becerebilseydik" kalır bir de. Ama içten içe bilirler ki zaten doğru düzgün ayrılmak için sevginin bitmesi gerekir, sevgi bitmeden doğru düzgün ayrılınmaz. İki taraf da elinde can kırıkları ile kalır. Nasıl tamir edeceğini bilemeden... Sevgi bunları yapıştırmaya yarar diye gerisin geriye koşarlarsa, köşeler yaralara iyi gelmez, daha da derinleşmelerine neden olur. Konuştukça kırılırlar, konuştukça acırlar, birbirlerine olan köşeleri sivrilir ve sevgi asla tek başına yetmez. Anlam veremezler nasıl bu hale geldiklerine, can kırıklarını toplar köşelerine çekilirler ve herşey biter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oscar Wilde'in dediği gibi: "Erkekle kadın asla birlikte huzura kavuşamazlar.Ya birbirlerini yiyip bitirirler ya da daha kötüsü sıkıntıdan bunaltırlar."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-1415649488255423722?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/1415649488255423722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=1415649488255423722&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1415649488255423722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1415649488255423722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/08/bir-erkek-bir-kadnla-ancak-onu.html' title='Bir erkek bir kadınla ancak onu sevmediği sürece mutlu olabilir. (Oscar Wilde)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-xJtywSHDwC8/Tlaa7nDWl0I/AAAAAAAANbo/xowUTYo8EhM/s72-c/warren_heath_2_75680612.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-1909857861202896479</id><published>2011-08-20T13:46:00.002+03:00</published><updated>2011-08-20T13:52:30.224+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>senden evvel hic kahvaltıda rokfor yemedim; dirty dancing 'i daha evvel izlememistim ve george micheal benim icin basit bir sanatcı...</title><content type='html'>Geçen cuma akşamı evde tembel tembel yatarken Aşk'tan gelen "Gece Çeşme için yola çıkmaya hazır mısın?" mesajı ile kendimi önce valiz toplarken, ardından da&amp;nbsp;Çeşme yolunda&amp;nbsp;"Aman efendim bana bir merhaba gönder" diye şarkı söyler buldum. "Kalbim Ege'de Kaldı"nın insana hüzünlü gelmediği tek an Ege yolunda olduğu an, bir kere daha test ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Hindistan'a giderken "Hindistan yavaştan kendini sevdiriyor. Bombilibilibilibom" söylemeyi hep istemişimdir, ama henüz ufukta bir Hindistan yolculuğu yok malesef. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-pcnCL0mnDRA/TkpmRaSf4oI/AAAAAAAANaU/c8fVQxtinfc/s1600/dsad.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" naa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-pcnCL0mnDRA/TkpmRaSf4oI/AAAAAAAANaU/c8fVQxtinfc/s400/dsad.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aslında şu anda AdamEve relax pool'dan ve haftasonu Çeşme maceramızdan bahsetmek istiyorum&amp;nbsp;ama çalışan ve tatil yapmayanlar için bu yazılar çok çekilmez oluyor. Biliyorum. O yüzden güneşli denizli yazılara minik bir ara veriyor ve yaz kış her zaman çok keyifli bir aktivite olan filmlere geliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1) L'arnacoeur / Heartbreaker:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WhFyKWBajGU/TkpuFa8u-FI/AAAAAAAANak/Waw75Jjct1Y/s1600/l-arnacoeur-4-_242629.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" naa="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-WhFyKWBajGU/TkpuFa8u-FI/AAAAAAAANak/Waw75Jjct1Y/s400/l-arnacoeur-4-_242629.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Film başlıyor, nefis bir beyaz takım içinde çok karizmatik bir adam kendinden çok emin biçimde havaalanında yürüyor. "İlişkilerde 3 farklı kadın vardır: Mutlu kadınlar, mutsuz ve bunu kabullenmiş kadınlar ve mutsuz olup bunu kendisine itiraf edemeyen kadınlar. Bizim hedefimiz üçüncü kategoridekiler.&amp;nbsp; Hedeflerimizin kalplerini kırmıyoruz, canlarını acıtmıyoruz. Gözlerini açıyoruz.Kullandığımız metod: Baştan çıkarma!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sahne ve bu cümlelerle oturduğunuz yerde şöyle bir doğruluyor ve heyecanlanmaya başlıyorsunuz. Baştan&amp;nbsp;uyarayım,&amp;nbsp;o kadar heyecanlanmaya gerek yok, çünkü klişe sayılabilecek bir konusu var. Mutsuz olup mutsuz olduğunun farkında olmayan kadınları tavlayarak onların ayrılmasını sağlamak bu adamın işi. Her türlü detayı araştırarak, taktikler geliştiren de bir ekibi var. Bu sefer bir baba, kızının evlenmesine 10 gün kala bizim profesyonel gönül avcısına başvurup, kızımı tavla, evliliği iptal ettir diyor. Vee aynen tahmin ettiğiniz gibi bizim gönül avcısı bu kadına (film boyunca kadını bir çok çirkin bulacak, bir çok beğeneceksiniz) aşık oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-gD9r1CQBxJc/TkpuDF_1m2I/AAAAAAAANac/TmeFscFXWts/s1600/arnaqueur148441-8-l-arnacoeur.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" naa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-gD9r1CQBxJc/TkpuDF_1m2I/AAAAAAAANac/TmeFscFXWts/s400/arnaqueur148441-8-l-arnacoeur.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kadına aşık olduğu için eli ayağına dolanmaya başlıyor ve daha da kötüsü potansiyel damat tam bir yeni zaman "beyaz atlı prensi". O kadar kusursuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-C1e7rsItqgU/TkpuaCUHmMI/AAAAAAAANao/hrNffAwhrMQ/s1600/148441-3-l-arnacoeur.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" naa="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-C1e7rsItqgU/TkpuaCUHmMI/AAAAAAAANao/hrNffAwhrMQ/s400/148441-3-l-arnacoeur.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Senden evvel hic kahvaltıda rokfor yemedim; dirty dancing 'i daha evvel izlememiştim; george micheal benim icin basit bir sanatçı, özel bir ilgim hiç olmadı; bir ofisim bile yok, sadece bürom var. Ama ilk defa bu kadar yoğun hisler yaşıyorum. Bunlar senin için yeterliyse...Sensiz olursam her şeyin anlamsızlasacağını söylemem gerek."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin geçtiği yerler çok güzel, kıyafetler, oteller onlardan da şahane. Keyifli vakit geçirmekse bütün beklentiniz, size istediğinizi bu film kesinlikle verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Last Night: &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lCc-fBF2P7w/Tk-DFunfxoI/AAAAAAAANbY/5WEzetuV7vw/s1600/Tam+ekran+yakalama+20.08.2011+114745.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-lCc-fBF2P7w/Tk-DFunfxoI/AAAAAAAANbY/5WEzetuV7vw/s400/Tam+ekran+yakalama+20.08.2011+114745.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Durağan temposuna rağmen çok dolu bir  film. Film oldukça yavaş bir şekilde akarken, filmi izleyenin aklında  çılgınca soru işaretleri dönmeye başlıyor. "Sadakatsizlik" ve "şüphe"  zehri kanınıza karışıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keira Knightley ile Sam  Worthington erken evlenmiş bir çift, birbirlerini seviyorlar ve zaman  geçtikçe azalan heycana rağmen oldukça da mutlular. Keira Knightley  evlilik rehaveti üzerine çökmüş tipik bir kadın, giyimine özenmiyor, iç  çamaşırları çok sıradan... Bu sırada tam bir kaltak kadını canlandıran  Eva Mendes giriyor devreye. Tam bir kadın, kıvrımlı hatlar, yüksek  topuklar, flörtöz tavırlar. Sam Worthington her ne kadar karısını  seviyor olsa da bu çekime kapılmadan duramıyor. O Eva Mendes'in çekimine  her geçen gün kapılırken Keira Knightley'in de daha önce Fransa'da  tanışıp flört ettiği adam&amp;nbsp; onun yaşadığı şehre geliyor: İnanılmaz çekici  gülümsemesi ile Guillaume Canet!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin konusunu bilmeniz, alacağınız zevki kesinlikle  azaltmayacaktır. Sadakatsiz nedir? Sevişince mi aldatmış olur insan,  sevişmeyi düşününce mi, yoksa flört edince mi, bunlardan hangileri daha  ağırdır, hangileri affedilebilir?&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HsJBUwe_L48/Tk-DIyJdYsI/AAAAAAAANbc/W_gDufC2QA8/s1600/Tam+ekran+yakalama+20.08.2011+114827.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-HsJBUwe_L48/Tk-DIyJdYsI/AAAAAAAANbc/W_gDufC2QA8/s400/Tam+ekran+yakalama+20.08.2011+114827.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Film biterken size şu soruyu hediye ediyor: Adam başkasıyla  seviştiği için aldatmış mı oldu? Peki ya kadın başkasıyla sevişmemiş  olsa bile aklında hep diğer adam olduğu için aldatmamış mı sayılacak?  Adam başkasıyla sevişti evet, ama çok pişman karısının kollarına koştu.  Kadın başkasıyla sevişmedi ama aklında hala diğer adam.Peki ya sizce sadakatsizliğin  sınırları nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;3) İncir Reçeli:&lt;/b&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Bv2zk1hM6zU/TkpvmZP-T8I/AAAAAAAANa8/qLSAGHjezig/s1600/incir-receli_5392202.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" naa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-Bv2zk1hM6zU/TkpvmZP-T8I/AAAAAAAANa8/qLSAGHjezig/s400/incir-receli_5392202.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EUTsMtxi0KU/TkpvdJQpSDI/AAAAAAAANa4/is0XIJFdmnY/s1600/untitled.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="363" naa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-EUTsMtxi0KU/TkpvdJQpSDI/AAAAAAAANa4/is0XIJFdmnY/s400/untitled.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İncir reçeli, resim karesi gibi sahneleri, olaylardan çok detayları&amp;nbsp;ön plana çıkarması ve konusunun kesinlikle klişe olmamasıyla Avrupa sinemasına ait bir film gibi.&amp;nbsp; Çok vurucu... Çok acıtıcı. Filme bütün hüznü katan bir detay var, onu söylersem izlediğiniz zaman büyüsü bozulur, bu yüzden de konusundan hiç bahsetmeye niyetim yok.&amp;nbsp; (Gerçi o kadar çok yazılıp çizildi ki, bilmeyen kalmamış olabilir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde "Burası daha güzel olabilirdi." denilebilecek kısımlar elbette var, ama Recep İvedik çıkmış ve tutmuş bir ülke için gerçekten çokçokçokçok başarılı bir film. Mutlaka izleyin, hem güzel bir Türk filmi izlemek için, hem de şimdiye kadar çok nadiren ilgilendiğiniz bir konuda bilinçlenmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1CtQ2u94SgY/Tkpu2V1-AjI/AAAAAAAANas/__L3_hxhclc/s1600/incir-receli-620x242.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="155" naa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-1CtQ2u94SgY/Tkpu2V1-AjI/AAAAAAAANas/__L3_hxhclc/s400/incir-receli-620x242.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7FgIbq7o7gE/Tkpu_HQKMHI/AAAAAAAANaw/hq4IJ5maqhA/s1600/incir-receli-610x225.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="147" naa="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-7FgIbq7o7gE/Tkpu_HQKMHI/AAAAAAAANaw/hq4IJ5maqhA/s400/incir-receli-610x225.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;4) Patrondan Kurtulma Sanatı:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kevin Spacey, Jenifer Anniston, Colin Farrel (ki ben onun Colin Farrel olduğunu kesinlikle anlamamıştım) korkunç patronları oynuyorlar. Kevin Spacey egosu gereğinden çok daha fazla şişik, izleyeni bile sinir eden bir karakter, Jenifer Anniston tam bir tacizci ve Colin Farrel şimanları işten kovalım, kimyasallarımızı yok etmek için para harcamayalım diyen bir uyuşturucu bağımlısı. Ve bu patronların altında çalışan üç yakın arkadaşın bir gün canına tak ediyor, patronlarını yok etmeye karar veriyorlar. Yer yer abartının sınırları zorlansa da, gerçekten çok komik bir film. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MHzAQwWmzvg/Tk-FEaHsQiI/AAAAAAAANbg/__swVq6HIvI/s1600/horrible-bosses.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-MHzAQwWmzvg/Tk-FEaHsQiI/AAAAAAAANbg/__swVq6HIvI/s400/horrible-bosses.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta Kuruçeşme Arena'da Turkcell Platinum kıyağı ile bu filmin öngösterimindeydik. Açık hava sinemasında ne ses ne görüntü normal sinema kadar güzel oluyor, ama püfür püfür film izlemek, filmden çıkışta sahilde salına salına yürümek çok keyifli oluyormuş. Kuruçeşme Arena'daki film programına bakınarak olun derim ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;5)Şirinler:&lt;/b&gt; Şirinler'in gösterime girdiği haftasonu herkese sormaya başladım "Şirinler sever misin?" diye. Aldığım çoğu yanıt, "pufff" gibi sesler olsa da şevkim kırılmadı. En sonunda "Şirinleri kim sevmez ki?!" diyen Özge ve beni kıramayıp "Hadi alışverişini bitir de gel Şirinler'e gidelim." diyen Aşk ile birlikte kendimizi sinemaya attık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirinler her zamanki gibi çok şirindi! "Gargaramal"ın kedisi, how i met your mother'dan&amp;nbsp;favorimiz Barney ve filmdeki Şirinler köyüne gökdelen yapmak, Şirine'nin özgürlük anıtı, M&amp;amp;M's bebeğine aşık olmak, i love NY donu gibi espriler harikaydı. Gelgelelim bu film niye alt yazılı oynamadı onu anlamadım ben. O ince esprileri anlayacak 3-5 yaşında bir çocuğun varlığı ihtimali bile korkuttu beni! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ztdglDrBx6Q/Tk-PM5NvF4I/AAAAAAAANbk/W1cYjHHSssw/s1600/the-smurfs-movie-photo-neil-patrick-harris-550x337-thumb-450x275-22161.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="243" src="http://2.bp.blogspot.com/-ztdglDrBx6Q/Tk-PM5NvF4I/AAAAAAAANbk/W1cYjHHSssw/s400/the-smurfs-movie-photo-neil-patrick-harris-550x337-thumb-450x275-22161.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir de belirtmeden geçemeyeceğim: Sinemadaki suların 2TL olmasından çok şikayetçiyim ben. 0,30 TL'ye alıyorsun o suyu be adam, salonunda satılamayan koltukların acısını niye susayanların poposundan çıkartıyorsun?! Hayır bilet 2TL daha pahalı olsa bana bu kadar batmaz da, plastik şişede suyu bana 2TL'den satarsanız almam, gider marketten buz gibi biramı alır, salonunuza gizlice sokar, keyifle izlerim filmimi. Şiddetle size de tavsiye ederim ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Kedili müthiş tatlı foto: yvette unufio&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-1909857861202896479?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/1909857861202896479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=1909857861202896479&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1909857861202896479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1909857861202896479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/08/senden-evvel-hic-kahvaltda-rokfor.html' title='senden evvel hic kahvaltıda rokfor yemedim; dirty dancing &apos;i daha evvel izlememistim ve george micheal benim icin basit bir sanatcı...'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-pcnCL0mnDRA/TkpmRaSf4oI/AAAAAAAANaU/c8fVQxtinfc/s72-c/dsad.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5528098324238931658</id><published>2011-08-12T20:49:00.003+03:00</published><updated>2011-10-31T12:19:09.937+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><title type='text'>I'm too sexy for your party. No way i'm disco dancing!*</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;"Cennet"ten bahsetmeye başlamıştım, ama malum iş hayatı, İstanbul koşturmacası, etkinlikler derken ara planladığımdan daha fazla açılmış oldu. Günlerden cuma olmasının şerefine cennet geceleri ile kaldığım yerden aynen devam edeyim...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-d4BQNnqjnUY/TkVimUth9SI/AAAAAAAANZ8/r7oSZpcSeFE/s1600/IMG_0803.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" src="http://3.bp.blogspot.com/-d4BQNnqjnUY/TkVimUth9SI/AAAAAAAANZ8/r7oSZpcSeFE/s400/IMG_0803.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bütün gün güneşlendikten sonra duşunuzu alıp, Adam&amp;amp;Eve Main Restaurant'a indiğiniz zaman, tabağınızdaki leziz yemeklere odaklanmanızı engelleyecek boyutta bir podyumvarilik söz konusu oluyor. Benim bildiğim Rus kadınların çokçok güzel olanlarının bile ya biraz varoş ya da biraz bayağı giyimleri olurdu. Adam&amp;amp;Eve'deki Ruslar ise korkunç paralı ve korkunç zevklilerdi. Yanık tenlerindeki fosforlu pembe elbiseleri, sapsarı saçları, biçimli bacaklardaki minileri ve "ben bir servet değerindeyim" diye bağıran çantaları ile benim bile dikkatimi dağıtıyorladı. Yani balayı çiftleri gitmeden önce bu uzun bacaklı minik ayrıntıyı akıllarının bir kenarına yazsınlar bence :) Gidenler de denize gidiyorum diye plaj çantasıyla gitmesinler, valize en yüksek topuklu ayakkabılarını ve en güzel parti elbiselerini atsınlar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Akşam yemeğinin hemen ardından o geceki parti başlıyor. Her gece için ayrı konseptte bir parti tasarlanmış. Çok bilinçli bir gezgin olsaydım tercihimi kesinlikle Paul Van Dyk'ın olduğu haftasonundan yana kullanırdım.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-2qs8gUYMwgg/TkVYG2GmZSI/AAAAAAAANZg/jPP81j2w-VI/s1600/Tam+ekran+yakalama+12.08.2011+183940.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-2qs8gUYMwgg/TkVYG2GmZSI/AAAAAAAANZg/jPP81j2w-VI/s400/Tam+ekran+yakalama+12.08.2011+183940.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Cuma gecesi, Bluetooth Bar'da ufak çapta bir Victoria's Secret defilesi yapıldı. Bluetooth Bar'da 96 metre uzunluğunda dünyanın en uzun barı var. Barın iki yanında da uzanıp içkinizi içebileceğiniz bembeyaz yataklar... İçki servisini yapanların ayaklarında da patenler. Böylelikle servis de hem hızlı hem de ayrı bir görsel şölen. Aynen gün içinde havuz ve plajda olduğu gibi limitsiz ücretsiz içki burada da devam ediyor. Yani size bir tek menüden içki seçip beyaz yataklara yayılıp showu izlemek düşüyor :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1K3lv8LbKgo/TkVetZv6MpI/AAAAAAAANZk/TF3NTyraB_o/s1600/IMG_0665.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-1K3lv8LbKgo/TkVetZv6MpI/AAAAAAAANZk/TF3NTyraB_o/s400/IMG_0665.JPG" width="277" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RHIDoNSvJQk/TkVewf1mIfI/AAAAAAAANZo/8QgsvooKdaA/s1600/IMG_0677.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="295" src="http://2.bp.blogspot.com/-RHIDoNSvJQk/TkVewf1mIfI/AAAAAAAANZo/8QgsvooKdaA/s400/IMG_0677.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-58OiLVnCQ3Q/TkVfcAQAEYI/AAAAAAAANZw/MZohivO2Kyw/s1600/IMG_0674-1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-58OiLVnCQ3Q/TkVfcAQAEYI/AAAAAAAANZw/MZohivO2Kyw/s400/IMG_0674-1.JPG" width="282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;İkinci gece, gündüz üzerindeki tahtlarda güneşlendiğimiz iskele bir club havasına büründü. Sahne kuruldu, havai fişekler patlatıldı ve hepimize maytaplar dağıtıldı. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ancak DJ tam benim nefret ettiğim cinsten fazla konuşan, kendince çok komik espriler yaptığını sanan adamlardan biriydi. O yüzden kesinlikle en favori partim bu olmadı. S&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;ervis edilen tek kokteylin manidar biçimde sex on the beach olması esprisini ise çok sevdim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-T-Cl5GVJI2I/TkVggkrEJFI/AAAAAAAANZ0/8in-3qDdrxA/s1600/IMG_0762.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-T-Cl5GVJI2I/TkVggkrEJFI/AAAAAAAANZ0/8in-3qDdrxA/s320/IMG_0762.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-J3pGPPy8V8Y/TkVgh_PY7yI/AAAAAAAANZ4/Z_lgyKXylII/s1600/IMG_0789.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-J3pGPPy8V8Y/TkVgh_PY7yI/AAAAAAAANZ4/Z_lgyKXylII/s320/IMG_0789.JPG" width="172" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ncnPQW9wiCk/TkVjk5QFXvI/AAAAAAAANaA/IuFdZBieqfc/s1600/IMG_0739.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-ncnPQW9wiCk/TkVjk5QFXvI/AAAAAAAANaA/IuFdZBieqfc/s400/IMG_0739.JPG" width="341" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En son gece ise yine Bluetooth Bar'da Türk Gecesi vardı. Türkçe pop parçaların güzel remixlerine, dansözler eşlik etti.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WUMxJtkzBKY/TkVk9UzN5eI/AAAAAAAANaE/EwYkKXQ0IQU/s1600/IMG_0810.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-WUMxJtkzBKY/TkVk9UzN5eI/AAAAAAAANaE/EwYkKXQ0IQU/s400/IMG_0810.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&amp;nbsp;(Sürekli bir sis efekti yayıldığı için fotoğraflar çok net değil, üzgünüm. Ama size genel olarak ortamı anlatmaya yetiyordur diye umuyorum.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9v8297Bk1i0/TkVk-V3wW2I/AAAAAAAANaI/yB6mwsTvlK0/s1600/IMG_0799.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" src="http://2.bp.blogspot.com/-9v8297Bk1i0/TkVk-V3wW2I/AAAAAAAANaI/yB6mwsTvlK0/s400/IMG_0799.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;En iyi kokteyl ödülü almış olan "Go-go Devil" ise tattığım en ilginç kokteyllerden biriydi. Çünkü bu bir rakı kokteyli. İçinde sarı zeybek,safari, kavun şurubu ve limon suyu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlediğim en çarpıcı şov ise jimnastikçi bir kızın halka ile yaptığı şovdu. Güzel vücutlu çıplakça kızları dans ederken izlemeye alışan bünyeler onlara tepki veremezken, bu kızı herkes çılgınca alkışladı. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1XucQATWoQc/TkVlC-GrlsI/AAAAAAAANaQ/HaEmBNLwkLQ/s1600/IMG_0821.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-1XucQATWoQc/TkVlC-GrlsI/AAAAAAAANaQ/HaEmBNLwkLQ/s400/IMG_0821.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Dürüst olmak gerekirse, deniz tatiline giderken beni ilgilendiren en son şeylerden biri oluyor geceler. Bronzlaşmak, yüzmek, güneşin altında buz gibi bir şeyler yudumlayarak kitap veya dergi okumak gibisi yok. Ne de olsa geceleri bütün kış yaşıyoruz İstanbul'da. Ama Adam&amp;amp;Eve'de geceler de 24:00 gibi bitecek, gündüz güneşlenme saatinden çalmayacak şekilde planlanmış. Üstelik hiç yorulmuyorsunuz, dans etmenize bile gerek yok. İçkinizi alıp yayılıyorsunuz ve şovları izliyorsunuz. Bence bu konsept İstanbul'da da tutar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;*Başlık da çok eski şarkılardan birinden: &lt;a href="http://fizy.com/s/12a0rm%20"&gt;right said fred - i'm too sexy&amp;nbsp; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5528098324238931658?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5528098324238931658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5528098324238931658&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5528098324238931658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5528098324238931658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/08/im-too-sexy-for-your-party-no-way-im.html' title='I&apos;m too sexy for your party. No way i&apos;m disco dancing!*'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-d4BQNnqjnUY/TkVimUth9SI/AAAAAAAANZ8/r7oSZpcSeFE/s72-c/IMG_0803.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8157733123301326893</id><published>2011-08-01T21:53:00.003+03:00</published><updated>2011-08-05T13:02:29.488+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><title type='text'>Cennette 3 gece ve İstanbul'a dönüş</title><content type='html'>Ben son zamanlarda tatillerimi hep "ucuz otel" ve "otel dışı aktivite çılgınlığı" olarak kurguluyordum. Özellikle de yurtdışındaki tatillerimde. Çünkü güzel bir otelde kaldığı zaman insanın ne yataktan ne jakuziden çıkası geliyor. Otel güzel bir kahvaltı da sunuyorsa, şehrin sokaklarına kendini vurduğunda zaten günün yarısı puff!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam tersine otel temiz ama özelliksiz bir otel olursa sadece uyku ve duş için odaya adım atılıyor, kalanında şehrin sokaklarında gezilerek tatilin hakkı veriliyor.Bu yüzden bilinçli bir tercih olarak, yurtdışında hiç lüks sayılabilecek bir otelde kalmadım. Bana temiz çarşaf ve banyo sunan, lokasyonu güzel yerlerden yana tercih yaptım hep. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-M4sCPg-ZbGk/TjblXEd3ElI/AAAAAAAANWQ/2RxrOO81QL8/s1600/3305.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-M4sCPg-ZbGk/TjblXEd3ElI/AAAAAAAANWQ/2RxrOO81QL8/s400/3305.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki tatillerimde de,&amp;nbsp; tatil köylerinin her şey dahil anlayışında seçilen alkol markalarının berbat, açık büfelerin aç bırakacak kadar kötü ,her tarafın çocuk gürültüsüyle dolu olduğunu yeteri kadar deneyimlediğimden beri de minik ve mütevazi işletmelerden yanaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa ki bu en son tatilime kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim avukatlık stajım resmen sona ermiş, kardesim üniversite sınavını devirmişti. Annem ve ben çalışmaktan yorulmuş tatil diye sayıklayıp dururken bunlardan güzel tatil bahanesi mi olurdu. Uzun zamandır merak ettiğim Adam &amp;amp; Eve 'de geçecek üç gece planladık.&amp;nbsp; Yola çıkarken aklım deniz ve güneşteydi, çok büyük bir beklentim yoktu. Gelgelelim otele resmen aşık oldum. Temziliğine, özenine, her şeyi kolaylaştırmalarına, benim bile cadalozluk yapacak bir kusur bulamamama, tasarımına, kitlesine, huzuruna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qohFomOjNXI/TjbuwibSdEI/AAAAAAAANXA/95KhcG6OVXA/s1600/polo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-qohFomOjNXI/TjbuwibSdEI/AAAAAAAANXA/95KhcG6OVXA/s400/polo.jpg" width="335" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Üç gün sonra İstanbul'a döndüm. Açık büfe burnumda tütüyor, bir şeyler yiyip içince para ödemek garibime gidiyor, podyumdan fırlamış gibi insanlardan sonra herkes çok varoş geliyor. İşin özeti bu hafta boyunca size Adam &amp;amp; Eve'den bahsetmeyi planlıyorum. İlk gün şunu ikinci gün bunu yaptım yerine; geceler, yüzme alanları ve yemekler diye bölmek var aklımda. Odalarla başlayalım...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-DU2QVArAJ8s/Tjbxe7Mn0OI/AAAAAAAANXM/l1xHwGc7qg4/s1600/IMG_0593535.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-DU2QVArAJ8s/Tjbxe7Mn0OI/AAAAAAAANXM/l1xHwGc7qg4/s400/IMG_0593535.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Otelden içeri adım attığınız anda mis gibi bir turunçgil kokusu ile beyaz dar bir gömlek ile beyaz mini etek giymiş kanatları olan bir melek karşılıyor sizi. Siz lounge'ta oturup birşeyler yiyip içerken, meleğiniz check-in işlemlerini yapıyor. Otelin ilk adımda size hissettirdikleri temizlik ve ferahlık oluyor ve bunu her yerde koruyor. Otelde bütün mobilyalar beyaz, her yer ya ayna ya da cam. İlk adımda biraz başınızı döndürüyor aynalar, ama bir süre sonra o ferahlık hissini çok sevmeye başlıyorsunuz. Odanıza girdiğiniz anda, karşılamanın büyüsü biraz daha artıyor. Bizim odamızda içerideki yatakların dışında, balkonda da iki tane kocaman çift kişilik yatak vardı. Her yer ayna kaplı ve bütün mobilyalar beyazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sLkCHgn2-6k/Tjblt-9x-JI/AAAAAAAANWw/0awXEvnV3Fs/s1600/IMG_0630.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="321" src="http://1.bp.blogspot.com/-sLkCHgn2-6k/Tjblt-9x-JI/AAAAAAAANWw/0awXEvnV3Fs/s400/IMG_0630.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-u7WT71ONOqc/TjbxXyZcLWI/AAAAAAAANXE/HjB2xvxiSHs/s1600/IMG_0591-3.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="261" src="http://4.bp.blogspot.com/-u7WT71ONOqc/TjbxXyZcLWI/AAAAAAAANXE/HjB2xvxiSHs/s400/IMG_0591-3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kendi yastığım olmadan asla'cılar bile düşünülmüş. Yastık menüsünden ince, kalın, orta, pamuk, kaz tüyü gibi pek çok seçeneğin arasından size uygun yastığı seçebiliyorsunuz. Odada iki ayrı mini bar var. Cola, nestea, su, soda, şarap gibi seçeneklerin yer aldığı mini bardan dilediğiniz kadar ürünü ücretsiz tüketebilirsiniz, ikinci minibar viskiler votkalar içeriyor ve ücretli. Banyonuzda da bir köşede tatilde ihtiyaç duyabileceğiniz her şey var: Jiletten, after-sun'a; mumdan makyaj temizleme pedlerine kadar. Hepsi ekstra ücretli ama ücretler minimumda tutulmuş. Otelden çıkıp eczane arayıp almak zorunda kalsanız alacağınız fiyattalar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-h-DkX0euYTk/TjbxbiIFFnI/AAAAAAAANXI/UgOM3KLaTsg/s1600/hsfkjshfj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="288" src="http://4.bp.blogspot.com/-h-DkX0euYTk/TjbxbiIFFnI/AAAAAAAANXI/UgOM3KLaTsg/s400/hsfkjshfj.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Bu kadar beyaz bana fazla derseniz, yapmanız gereken iki tane kumanda kullanmak. Birincisi balkon panjurlarını kapatmak için, ikincisi de odanızı istediğiniz renge çevirmek için. İstediğiniz renkte dümdüz durmasını sağlayabildiğiniz gibi, çeşitli efektlerden yana da tercih yapabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Rb4xmnBhjag/Tjblrt3b_II/AAAAAAAANWs/dF5ncm845vI/s1600/IMG_0624.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="292" src="http://4.bp.blogspot.com/-Rb4xmnBhjag/Tjblrt3b_II/AAAAAAAANWs/dF5ncm845vI/s400/IMG_0624.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-x1nz6WpSO7k/TjblvueuaYI/AAAAAAAANW0/_7MXDszUMvc/s1600/IMG_0707.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-x1nz6WpSO7k/TjblvueuaYI/AAAAAAAANW0/_7MXDszUMvc/s400/IMG_0707.JPG" width="360" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Odalarda benim bulabildiğim tek kusur, dışarıdaki yatakların yanında birer vantilatör bulunmaması. Çünkü dışarısı çok sıcak oluyor ve klima odayı harika bir hale getirirken balkon çekilmezleşiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yandaki otel de balkon fotoğraflarına oryantal bir ülke havası katıyor:&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eCulxXoVrE0/TjblwWInFII/AAAAAAAANW4/YSrzcL4K858/s1600/IMG_0716-2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="326" src="http://2.bp.blogspot.com/-eCulxXoVrE0/TjblwWInFII/AAAAAAAANW4/YSrzcL4K858/s400/IMG_0716-2.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8157733123301326893?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8157733123301326893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8157733123301326893&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8157733123301326893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8157733123301326893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/08/cennette-3-gece-ve-istanbula-donus.html' title='Cennette 3 gece ve İstanbul&apos;a dönüş'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-M4sCPg-ZbGk/TjblXEd3ElI/AAAAAAAANWQ/2RxrOO81QL8/s72-c/3305.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2829525767726413514</id><published>2011-07-29T00:06:00.003+03:00</published><updated>2011-07-29T00:23:22.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><title type='text'>Pahalı bir meditasyon yöntemi: alışveriş!*</title><content type='html'>Alışveriş her geçen gün ihtiyaçtan değil, zevkten yapılan bir eylem haline geliyor. Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, ama sürekli bir şeyler satın alıyoruz. Kazanmak için beyin patlatıp, vücüdumuzu yorduğumuz paracıklarımızla vedalaşmaktan bu kadar keyif alıyor olmamızda büyük bir ironi olsa da, işe yaradığı inkar edilemez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayılarak aldığım pop-art yastığın koltuğun üzerinde duruşu, üzerimde güzel durduğunu düşündüğüm bir elbiseyi ilk giyişim, yeni çarşafların üzerine ilk uzanışım, elimde torbalarla apartmanın merdivenlerinden çıkışım beni gerçekten mutlu ediyor. Hele bir de ortalıkta indirim varsa ve iyi bir fiyata iyi bir parça kaparsam kendimi çok büyük bir iş başarmış gibi hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NAdaym0F2tQ/TjHFIoEwzuI/AAAAAAAANVo/_UoDYVH3unk/s1600/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-NAdaym0F2tQ/TjHFIoEwzuI/AAAAAAAANVo/_UoDYVH3unk/s400/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8NZJ8APCfoA/TjHFJSmF9DI/AAAAAAAANVs/SCvSgGG_PZc/s1600/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B11.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-8NZJ8APCfoA/TjHFJSmF9DI/AAAAAAAANVs/SCvSgGG_PZc/s400/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B11.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-k0--pjbJS0Y/TjHFNsnFXzI/AAAAAAAANVw/E3GX7vzXn_k/s1600/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-k0--pjbJS0Y/TjHFNsnFXzI/AAAAAAAANVw/E3GX7vzXn_k/s400/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B12.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-dTu9TlQUWD4/TjHFQXk5xLI/AAAAAAAANV0/DjpYj4YgOto/s1600/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B13.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-dTu9TlQUWD4/TjHFQXk5xLI/AAAAAAAANV0/DjpYj4YgOto/s400/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B13.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu aralar alışverişe niyetliyseniz, ya da benim gibi sürekli çaktırmadan bir şeyler alıp duranlardansanız, ev eşyaları için Bahariye'deki Mudo Outlet'e mutlaka yolunuzu düşürün. Çok fazla çeşit yok, fiyatlar çok uygun, sık sık uğranılası adreslerden. Esse'den Aşk süper zevkli şeyler alıyor, pötikare kahvaltı çatal bıçaklar oradan. En çok çeşidi Cevahir'deki Esse'de bulabilirsiniz. İndirimleri efsane oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için yazların göz bebeği platform topuklu espadriller. Hem çok rahat oluyor hem de çok şık duruyorlar ayakta. Ancak yürüyebildiğiniz yükseklikte olanları tercih edin, ördek ördek yürüyenlerde korkunç duruyorlar, bazen önümde yürüyen kadınların videosunu çekmemek için zor tutuyorum kendimi. :) Platform topuk espadrile ihtiyacınız varsa Deriden'e indirimdeyken mutlaka uğrayın, harika parçalar var. Ortaköy'e gitmişken takıcılara da bir göz atmamak olmaz. Kışlık bir şeylere ihtiyacınız varsa Mango Outlet'e bir bakın, montlar gerçekten çok uygun fiyatlı, ama yazlıklarda iş yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de sonunda dolabımda tadilat bekleyen kıyafetlerin de bir kısmını toparlayıp terziye götürdüm. Giymediğim kıyafetlerin boyları veya genişlikleriyle biraz oynayınca daha çok içime sindiler. Üşenmeyin, yapın! Vee tabii tatil için minik bir alışveriş yaptım. Yanık tende en favori rengim olan kıpkırmızı bikini Koton'dan, güneşlenme krem takımı Watsons'tan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_3CotITfECU/TjHFUp9_dcI/AAAAAAAANV4/UyFf3QlfmxM/s1600/mushaboom7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-_3CotITfECU/TjHFUp9_dcI/AAAAAAAANV4/UyFf3QlfmxM/s400/mushaboom7.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir de Beşiktaş'ta harika elbiseler satan bir butik keşfettim. Üzerimdekileri kim beğense oraya yolluyorum, onlar da harika elbiselerle geçiyorlar sonra karşıma. Bu butikten daha sonra daha detaylı olarak bahsedeceğim. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rJZK8E3ovQg/TjHFV4orL2I/AAAAAAAANV8/3Bs3EDFb9xU/s1600/mushaboom8-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-rJZK8E3ovQg/TjHFV4orL2I/AAAAAAAANV8/3Bs3EDFb9xU/s400/mushaboom8-1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Online alışveriş, alışveriş tutkusunun ayrı bir boyutu. Daha özgün ve daha ekonomik bir alışveriş imkanı sağlıyor ve insana hiçbir limiti yokmuş gibi hissettiriyor-du ki bir genelge buna limit koydu. Epey yazıldı çizildi konuşuldu, ama hala haberdar olmayan alışveriş-severlere duyurmuş olayım: Eskiden kozmetik ürünleri, sporcu gıdaları, gıda takviyelerini yurtdışından sipariş ettiğinizde 150 Euro'nun altında olduğu sürece vargiden muaftınız. Şimdi buna senede 5 kerelik bir sınır getirildi. Senede 5 kere 150 Euro'yu aşmamak şartıyla hala yurtdışından bu ürünlerden sipariş verebilirsiniz. Ama bir sene içinde altıncı siparişinizi verdiniz mi, vergi ödemek durumundasınız. Ben 150 euroluk kozmetikle rahat bir seneyi devirebilirim, ama bu uygulamanın şimdilik CD, kitap ve DVD'ler için de geçerli olması can sıkıcı. Yeni bir genelde ile bunların kapsam dışında bırakılması bekleniyor, ama hala o genelge yayınlanmadı. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-fG1_DJLToMA/TjHOcG_aO-I/AAAAAAAANWA/FGUT93-rCAQ/s1600/Tam+ekran+yakalama+28.07.2011+225942.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="198" src="http://3.bp.blogspot.com/-fG1_DJLToMA/TjHOcG_aO-I/AAAAAAAANWA/FGUT93-rCAQ/s320/Tam+ekran+yakalama+28.07.2011+225942.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Online olarak son zamanlarda en çok beğendiğim şey ahşap MacBook case oldu. &lt;a href="http://www.silvaltd.com/"&gt;Silva Ltd.'den...&lt;/a&gt; Sadece 180 dolarcık... Hele de dolar kuru bu kadar zirvede gezerken...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ti0ftFAwqec/TjHOc3AK_YI/AAAAAAAANWE/2hfvSqIdygI/s1600/Tam+ekran+yakalama+28.07.2011+230030.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="203" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ti0ftFAwqec/TjHOc3AK_YI/AAAAAAAANWE/2hfvSqIdygI/s320/Tam+ekran+yakalama+28.07.2011+230030.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Size iyi alışverişler, ben tatile gidiyorum ;) Öptümmmm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;* Başlık, Ekşisözlük, &lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=real+angel"&gt;real angel 'dan. &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2829525767726413514?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2829525767726413514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2829525767726413514&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2829525767726413514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2829525767726413514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/pahal-bir-meditasyon-yontemi-alsveris.html' title='Pahalı bir meditasyon yöntemi: alışveriş!*'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-NAdaym0F2tQ/TjHFIoEwzuI/AAAAAAAANVo/_UoDYVH3unk/s72-c/mushaboom+i%25C3%25A7in+arama+sonu%25C3%25A7lar%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8784349573567468606</id><published>2011-07-24T11:44:00.000+03:00</published><updated>2011-07-24T11:44:45.015+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanatsal etkinlikler'/><title type='text'>Hava güzel kafam güzel ben güzelim her şey güzel...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ltwD-ZAzXZw/TivRd2ylR_I/AAAAAAAANUg/NB9cRB6QYmM/s1600/IMG_0523-1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-ltwD-ZAzXZw/TivRd2ylR_I/AAAAAAAANUg/NB9cRB6QYmM/s320/IMG_0523-1.JPG" width="219" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Rock'n Coke'un üzerinden bir hafta geçti, bu hafta sun.day.sky haftası aslında; ama geçtiğimiz hafta hiçbir şeye yetişememe sendromunda olduğumdan ancak sıra geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceleri "gece dışarı çıkmak" benim için çok daha geniş kapsamlıydı. Sohbet ederek yemek yemek gecenin sadece başlangıcı olabilirdi, illa ki kafa güzel olana kadar içilmeli ve oldukça geç saatlere kadar dans edilmeliydi. Mojito, Roxy filan gece çıkılınca illa ki gidilen yerlerdendi. Daha sonra -isterseniz doymak olarak kendimizi kandıralım, ama işin aslı yaşın ilerlemesi ve iş hayatının yorması- sadece sohbet edip yemek yenerek geçen günler başlıca bir dışarı çıkmak aktivitesi haline geldi. Konser yoksa, dans da yok gibi bir durum var artık. Konserlere gidince daha çok eğleniyoruz, o yüzden de sıkı birer konser takipçisiyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konserlerde de şöyle bir sıkıntı var: Konser alanına gidiyoruz, birer içki alıyoruz, konser mooduna girene kadar 1 saaat geçiyor, konserin sadece son yarım saatinden gerçekten tad alınıyor. Rock'n Coke'u sevme nedenim tam olarak bu. Gidiyorsun, bütün gün yavaştan yavaştan konser havasına giriyorsun ve akşamki performansların tamamının gerçekten tadını çıkartıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wZ2HNNlZr5E/TivX7BrQ5qI/AAAAAAAANUo/uMs0oO4c0Bc/s1600/IMG_0528.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eIbDnkJMUAQ/TivTsw2PWKI/AAAAAAAANUk/fKuvYr6zJNg/s1600/IMG_0524.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="258" src="http://2.bp.blogspot.com/-eIbDnkJMUAQ/TivTsw2PWKI/AAAAAAAANUk/fKuvYr6zJNg/s400/IMG_0524.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wZ2HNNlZr5E/TivX7BrQ5qI/AAAAAAAANUo/uMs0oO4c0Bc/s1600/IMG_0528.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="315" src="http://3.bp.blogspot.com/-wZ2HNNlZr5E/TivX7BrQ5qI/AAAAAAAANUo/uMs0oO4c0Bc/s400/IMG_0528.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dada'da leziz bir serpme kahvaltı ile güne başladık ve sonra AKM'nin önünden servise binip Hazerfan Havaalanı'nın yolunu tuttuk. Herkes nedense Hazerfan'ı daha çok beğeniyor; ama bir önceki, &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2009/07/rockn-coke-2009.html"&gt;2009'daki Rock'n Coke'un yapıldığı alanı &lt;/a&gt;daha çok sevmiştim. Yapay mapay ama çimdi her taraf, rahat rahat oturabiliyordu insan. Hazerfan'da ya sabah erkenden gidip minder kapmak ya da popoya batan çalıçırpıya ve toprak lekelerine katlanmak şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ZSM85sAOcbo/TivYCqgWNQI/AAAAAAAANUs/9CciHrm22PQ/s1600/IMG_0547.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="305" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZSM85sAOcbo/TivYCqgWNQI/AAAAAAAANUs/9CciHrm22PQ/s400/IMG_0547.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Athena'dan çok umutluydum, son albümlerine bayılıyorum çünkü; ama performansları büyük bir hayal kırıklığıydı benim için. Ses sistemi mi çok kötüydü, sıcak yüzünden halleri mi yoktu bilmiyorum; ama çok düşük bir ses ile bitti konser. Paola Nutini beklediğimden çok çok daha iyiydi, Travis harikaydı, Moby (ertesi gün pazartesi olması sebebiyle erken tüysek de) efsane başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Athena - Tersine (&lt;a href="http://fizy.com/s/1lrkmu"&gt;click&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;Paolo Nutini - Candy (&lt;a href="http://fizy.com/s/1lx68c"&gt;click&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;Travis - Love will come through (&lt;a href="http://fizy.com/s/16qqjk%20"&gt;click&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;Moby - Porcelain (&lt;a href="http://fizy.com/s/157vkv"&gt;click&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Dxtj4LKd35Q/TivaFl4WMhI/AAAAAAAANUw/C4DOJlBk5jc/s1600/IMG_0539.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-Dxtj4LKd35Q/TivaFl4WMhI/AAAAAAAANUw/C4DOJlBk5jc/s320/IMG_0539.JPG" width="265" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9LYiG2Ul-8k/TivaHoX5viI/AAAAAAAANU0/O5QjE8rXWrU/s1600/IMG_0557.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Rock'n Coke'tan bahsetmeyen bloggerı dövüyorlar, gibi bir durum var ortada, konser hakkında bir dolu ayrıntıyı defalarca okumuşsunuzdur zaten, tekrar etmeyeye gerek yok, ben asıl "Like Me"den bahsetmek istiyorum. Festival alanına girerken, festival bilekliği dışında bir de kırmızı saat gibi bir bileklik daha veriyorlardı, hemen girişteki makinelerde facebook, e-mail ve telefon gibi bilgilerinizi vererek bu bilekliği aktive edebiliyordunuz. Bu arada inanılmaz bir de database oluşturuyorlar tabii. Sonra festival alanının çeşitli noktalarında bu bilekliğinizi okutarak sosyal paylaşımlarda bulunabiliyordunuz. Ve metinler inanılmaz esprili ve güzel yazılmıştı, sulama görevlisi benim favorim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-QABFuijOhqE/Tivavon4CnI/AAAAAAAANU4/MCO5x_6hOao/s1600/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102120.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="117" src="http://2.bp.blogspot.com/-QABFuijOhqE/Tivavon4CnI/AAAAAAAANU4/MCO5x_6hOao/s400/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102120.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-F5Ysl2Rme5g/TivawY_t2tI/AAAAAAAANU8/U58CUH8MY1w/s1600/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102154.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="127" src="http://4.bp.blogspot.com/-F5Ysl2Rme5g/TivawY_t2tI/AAAAAAAANU8/U58CUH8MY1w/s400/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102154.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lej2FjWHm1k/TivaxoDBv-I/AAAAAAAANVA/de8I_-SmPmw/s1600/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102240.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="121" src="http://2.bp.blogspot.com/-lej2FjWHm1k/TivaxoDBv-I/AAAAAAAANVA/de8I_-SmPmw/s400/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102240.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-85cd5HqRm80/Tivay-IAvVI/AAAAAAAANVE/eJP6PezrOKo/s1600/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102327.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://3.bp.blogspot.com/-85cd5HqRm80/Tivay-IAvVI/AAAAAAAANVE/eJP6PezrOKo/s400/Tam+ekran+yakalama+24.07.2011+102327.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı okuyup festival gazına gelenlere de müjde; bu akşam da sun.day.sky'da Gevende var.&lt;br /&gt;Keyifli pazarlar! =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8784349573567468606?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8784349573567468606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8784349573567468606&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8784349573567468606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8784349573567468606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/hava-guzel-kafam-guzel-ben-guzelim-her.html' title='Hava güzel kafam güzel ben güzelim her şey güzel...'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ltwD-ZAzXZw/TivRd2ylR_I/AAAAAAAANUg/NB9cRB6QYmM/s72-c/IMG_0523-1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2453327148292835520</id><published>2011-07-20T20:40:00.001+03:00</published><updated>2011-10-31T12:45:04.114+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çekici siteler + bloglar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='make-me-over'/><title type='text'>Bir yığından, bir düşünceler kalabalığından farkın yok. Bu şekilde nereye varacağını sanıyorsun?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-y9TKP9JWzaY/Th69OHER_ZI/AAAAAAAANRI/oFDohjZPSM8/s1600/May_days.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" m$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-y9TKP9JWzaY/Th69OHER_ZI/AAAAAAAANRI/oFDohjZPSM8/s400/May_days.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Bu aralar oldukça huyusuzum. "Çocuk da yaparım kariyer de" şarkıları gençliğimde beynime yeterli zehri bırakmış galiba, aynı anda birden fazla hayatı yaşamaya çalışıyorum. Hem hukuk kariyerim yükselen bir çizgi izlesin, hem bütün konser ve etkinliklerde boy göstereyim&amp;nbsp;, hem de çok hamarat bir kadın olamasam da Mushaboom temiz kalsın, kıyafetlerim dolabımda düzenli dursun, arada seyahatlere çıkayım, sık sık blog yazayım, bu sırada paçozlaşmadan gayet bakımlı görünmeyi sürdürebileyim istiyorum. Bir hafta bunu başardım mı, ertesi hafta her fırsatta, her yerde yorgunluktan uyuklamaya başlıyorum. Veya bunlardan biri eksik kaldı mı kendi kendime sinirleniyorum, suratım düşüyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;"Her şeye birden yetişemezsin!"i de benimsemek istemiyorum. Çok başarılı ama çok bakımsız veya çok sosyal ve hoş ama oldukça sönük bir kariyer sahibi olmanın fikri bile korkutuyor beni. Sonuç mu? Kendi kendimi hayal kırıklığına uğratıp cadoloz bir kadın oluyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia;"&gt;Ne yapabilirim diye kafa patlattım durdum, sonuçta hiçbir şey yapmadan geçirilen zamanları azaltmanın -yok etmek değil, azaltmak: tembellik güzeldir!- işime yarayabileceğine karar verdim. Bu da daha iyi zaman planlaması ve haliyle daha iyi ajanda tutma alışkanlığı gerektiriyordu. Tam bu sırada karşıma&lt;a href="http://www.geninne.com/"&gt; Geninne'in blogu&lt;/a&gt; çıktı.&amp;nbsp;Harika resimler yapan, Meksika'da kocasının yaptığı evlerde yaşayan bir kadın... Ve onun ajandalarının sayfalarına&amp;nbsp;aşık oldum:&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5kRCwj97EHI/Th69ASBy4EI/AAAAAAAANQc/JaUmaYpWp5I/s1600/elgallo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" m$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-5kRCwj97EHI/Th69ASBy4EI/AAAAAAAANQc/JaUmaYpWp5I/s400/elgallo.jpg" width="388" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KRkRYTsFdEc/Th69C3W7HwI/AAAAAAAANQk/mWMtUpReY98/s1600/Febrero.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" m$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-KRkRYTsFdEc/Th69C3W7HwI/AAAAAAAANQk/mWMtUpReY98/s400/Febrero.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2v5_Ba4s90w/Th69EBtTc7I/AAAAAAAANQo/-aRWuQxbEyg/s1600/Journal+pages+for+March+07.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" m$="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-2v5_Ba4s90w/Th69EBtTc7I/AAAAAAAANQo/-aRWuQxbEyg/s400/Journal+pages+for+March+07.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--w4UMaWtqLw/Th69Ew5AlLI/AAAAAAAANQs/wv9tV-2-I_k/s1600/Journal+pages+march+19-31+07.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="288" m$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/--w4UMaWtqLw/Th69Ew5AlLI/AAAAAAAANQs/wv9tV-2-I_k/s400/Journal+pages+march+19-31+07.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iG4DVR2nSpc/Th69IwtmlcI/AAAAAAAANQ4/mztItVvUyH0/s1600/Journaling.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="278" m$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-iG4DVR2nSpc/Th69IwtmlcI/AAAAAAAANQ4/mztItVvUyH0/s400/Journaling.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-JPPq_wvo8dU/Th69KCZNuPI/AAAAAAAANQ8/V21zgzyAYSY/s1600/july07_journal_pages.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="290" m$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-JPPq_wvo8dU/Th69KCZNuPI/AAAAAAAANQ8/V21zgzyAYSY/s400/july07_journal_pages.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-PtSzKNt3-60/Th69L2iiwyI/AAAAAAAANRA/bC4_Bd5CpRo/s1600/Last+weeks+of+september+2007.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="286" m$="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-PtSzKNt3-60/Th69L2iiwyI/AAAAAAAANRA/bC4_Bd5CpRo/s400/Last+weeks+of+september+2007.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Her şeyi başarabiliriz ama aynı anda değil." diyen&lt;a href="http://www.farketing.com/"&gt; Farketing'in&lt;/a&gt; de önceliklendirme önerisi işime yarayacak sanıyorum. "Önceliklendir ve ne kadar çekici olursa olsun, önceliğin dışındakilerle uğraşma."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-PY9jhNn2wH0/Th69QTWAb7I/AAAAAAAANRM/ZAHDA9V4c1o/s1600/www.geninne.com+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" m$="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-PY9jhNn2wH0/Th69QTWAb7I/AAAAAAAANRM/ZAHDA9V4c1o/s400/www.geninne.com+%25281%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mgOHnwCtNIM/Th69R0QxKTI/AAAAAAAANRQ/4tIawTKT9cI/s1600/www.geninne.com+%252845%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" m$="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-mgOHnwCtNIM/Th69R0QxKTI/AAAAAAAANRQ/4tIawTKT9cI/s400/www.geninne.com+%252845%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir defter, daha iyi bir planlama ve önceliklendirme teorisi ile yarın başlıyorum.&lt;br /&gt;Bütün bunlar umurumda değil diyorsanız da harika bir şarkı bırakıyorum&amp;nbsp;size: &lt;a href="http://fizy.com/s/1lybcm"&gt;Jenny Lewis - Bad Man's World&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2453327148292835520?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2453327148292835520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2453327148292835520&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2453327148292835520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2453327148292835520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/bir-ygndan-bir-dusunceler-kalabalgndan.html' title='Bir yığından, bir düşünceler kalabalığından farkın yok. Bu şekilde nereye varacağını sanıyorsun?'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-y9TKP9JWzaY/Th69OHER_ZI/AAAAAAAANRI/oFDohjZPSM8/s72-c/May_days.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6883566968560558499</id><published>2011-07-13T23:30:00.000+03:00</published><updated>2011-07-13T23:30:53.198+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>do you want the truth or something beautiful?</title><content type='html'>"Do you want the truth or something beautiful?"&lt;br /&gt;Eğer gerçeği duymak istiyorsanız, yazın ortasındayız, İstanbul'da kalmak manasız bir şey. Bu yazıyı okumak yerine ucuz tatil fırsatlarına göz atabilirsiniz, ufaktan valiz toplamaya başlayabilirsiniz, çok çaresizseniz yazlığı olan arkadaşlarınızı onları ne kadar özlediğinizi söylemek için arayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama güzel bir şeyler duymak isterseniz tam doğru yerdesiniz. İstanbul'da yazı devirmeyi de oldukça keyifli bir hale getirebilirsiniz. Konserler bütün maaşı biletlere saçmaya teşvik edecek kadar cazip. Konserleri pas geçsek bile henüz gitmediğiniz bir sürü mekan var İstanbul'da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-l43PlPzacMI/Th3viZ5cTEI/AAAAAAAANQM/xoGiWjURW4o/s1600/kaff_restaurant2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" src="http://3.bp.blogspot.com/-l43PlPzacMI/Th3viZ5cTEI/AAAAAAAANQM/xoGiWjURW4o/s400/kaff_restaurant2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Der Die Das'ın yerine açılan &lt;b&gt;Kaf:f&lt;/b&gt;'ı merak ediyordum zaten. Geçenlerde bir akşam, evde mayışık mayışık otururken, bu sıcakta Asmalımescit yolları gözümüzde büyüdükçe büyürken, NuTeras'a gitme fikri bile bizi hareketlendiremezken ev yakınlarındaki Kaf:f'ı hayırlama fikri çok cazip geldi ve gittik.&lt;br /&gt;Kapıdan ilk içeri girdiğimiz an kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığıydı. DerDieDas'ın güzelim dekorasyonu yok olmuştu, yerine biraz arabesk her telden bir şeyler kondurulmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra...Birer kokteyl, birer tekila shot derken bir baktık sandalyelerin üzerindeyiz! Geçmişten bugüne bütün türkçe parçalara avaz avaz eşlik ederek... Kaf:f'ın çizgisi belli "eğlenmek" ve "türkçe müzik". Ortam rahat, Akaretler'de en rahat kıyafetlerle gidilebilecek, kapısı en problemsiz mekan burası diyebilirim. Oldukça da 'gay-friendly' bir ortam. Minicik şortları, biçimli bacakları ile biz kadınlara taş çıkartacak şekilde müthiş güzel dans ediyorlar. Bizim ekibi de uzun zamandır bu kadar çok dans ederken görmemiştim. Ayık kafa gitmeyin, bayabilir, ama biraz güzel kafayla arada sırada gidip bütün kurtları dökmek için doğru istikamet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ZNucmjYDG7o/Th35FoN3VbI/AAAAAAAANQQ/Oq9lO9kUHfk/s1600/Tam+ekran+yakalama+13.07.2011+212929.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="101" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZNucmjYDG7o/Th35FoN3VbI/AAAAAAAANQQ/Oq9lO9kUHfk/s400/Tam+ekran+yakalama+13.07.2011+212929.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-bPt8dlYrAdk/Th35GY718VI/AAAAAAAANQU/n_tuyCxfVLk/s1600/Tam+ekran+yakalama+13.07.2011+213046.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="165" src="http://2.bp.blogspot.com/-bPt8dlYrAdk/Th35GY718VI/AAAAAAAANQU/n_tuyCxfVLk/s400/Tam+ekran+yakalama+13.07.2011+213046.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dans, Türkçe müzik bana göre değil derseniz &lt;b&gt;X&lt;/b&gt;, İKSV Binası'nın teras katında, güzel manzaralı bir restoran. Geçen hafta kuzenimin düğünü nedeniyle bütün aile bir araya gelmişken,&amp;nbsp;yemek eşliğinde sohbet edelim diye gittik.&amp;nbsp;Güzel manzaralı bir yerde oturmak isterseniz rezervasyonsuz&amp;nbsp;gitmemenizi tavsiye ederim. Dekorasyon güzeldi, personel&amp;nbsp;çok ilgili ve kibardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekler de lezzetliydi, ancak porsiyonlar&amp;nbsp;sanırım insanlar&amp;nbsp;için değil kuşlar için. Bir porsiyon yemekle doymanın imkanı yok, birkaç porsiyon yemek için de&amp;nbsp;pahalı bir adres.&amp;nbsp;Karnınız tokken, terasında bir kadeh içki içmek için gidin keyfini çıkarın. Ama yemek yemek için havalı ve manzaralı bir restoran arıyorsanız, tercihininizi Vogue'dan yana yapın. Fiyatlar hemen hemen aynı. Ancak Vogue'da hem manzara çok daha iyi, hem de yemek porsiyonları doyurucu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HI0hntXtTPQ/ThbDgpt03gI/AAAAAAAANOw/v3GPgAaWlCY/s1600/b32b3b8e6d.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" m$="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-HI0hntXtTPQ/ThbDgpt03gI/AAAAAAAANOw/v3GPgAaWlCY/s400/b32b3b8e6d.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Veee &lt;b&gt;Mama&lt;/b&gt;! Nişantaşı'nda ikidir, açık havada bir yerde oturup yemek yiyelim diye çıkıyoruz kızlarla. Atiye Sokak'tan başlıyoruz, Midpoint'e göz atıyoruz cadde boyunca yürümeye başlıyoruz. Her yer mi dolu olur. Haftaiçi haftasonu fark etmiyor. Mekanların içleri boş, açık havalar tıklımtıklım, bir de oturmak için sıra bekleyenler var. İkidir de bizi bu durumdan Mama'nın arkadaki üstü açılabilir kapanabilir avlusu&amp;nbsp;kurtarıyor. Oldukça geniş olduğu için bir boş masa yakalıyoruz oradan. Klasik ve şık bir dekorasyonu var. Yemekleri leziz, sadece menüdeki yemeklerin adını telaffuz edip sipariş verebilmek temel italyanca gerektiriyor. Sangria'nın bambaşka bir yorumu olan şarap kokteyli Roseship Rose'u o kadar iştahlı içip, içindeki şarabı ve votkayı emmiş olan meyve  parçalarını yedim ki "Seviştin yahu kokteylle resmen!" yorumu aldım, tadılmayı hakediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gündür iş çıkışı ev keyfi yapıyorum, o da süper iyi geldi, sabahları zorlanmadan uyanıyorum bu sayede. Ben tembellik moodundayken, siz İstanbul'u alt-üst etmeye niyetliyseniz, mekanlarla ilgili yazdığım yazıların tamamı &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/search/label/bar%20%2F%20club%20%2F%20cafe%20%2F%20restoran"&gt;şurada&lt;/a&gt;. &lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Dip Not: Başlık Paloma Faith'in şarkısının adı. "I can be who you want me to be / but do you want me?" Dinlemeden geçmeyin,&lt;a href="http://fizy.com/s/1dluip%20"&gt; tık&lt;/a&gt;! &lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-6883566968560558499?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/6883566968560558499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=6883566968560558499&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6883566968560558499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6883566968560558499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/do-you-want-truth-or-something.html' title='do you want the truth or something beautiful?'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-l43PlPzacMI/Th3viZ5cTEI/AAAAAAAANQM/xoGiWjURW4o/s72-c/kaff_restaurant2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-3088510085131983223</id><published>2011-07-08T23:40:00.001+03:00</published><updated>2011-07-08T23:44:07.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ruh menüsü: muzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><title type='text'>Aren't things more easy, with a tight six pack</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wT0jRoHtFvo/ThXD-ux8FPI/AAAAAAAANOo/bL_B6R-M9XI/s1600/Tam+ekran+yakalama+07.07.2011+162023.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="175" src="http://1.bp.blogspot.com/-wT0jRoHtFvo/ThXD-ux8FPI/AAAAAAAANOo/bL_B6R-M9XI/s400/Tam+ekran+yakalama+07.07.2011+162023.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Fena halde tatilim geldi. Üç koca ay tatil yaptığım yıllar geçiyor gözümün önünden. Hayatımda gitmediğim yerlerdeki adliyelere gidip gelirken en favori dergilerimi okuyor, İETT otobüsünde tatil yolculuğu yapıyormuş moodu yaratmaya çalışıyorum. Nafile! Haftasonu kaçamakları ile bronzlaştırdığım tenim günden güne beyazlarken, en büyük hayalim bütün gün yüzüp güneşlendikten sonra, duş alıp serinleyerek uçuş uçuş beyaz bir elbise giyip, arkamda after-sun kokulu bir esinti bırakarak, tercihen buz gibi bir beyaz şarap kadehiyle denize doğru oturup sohbet etmek&amp;nbsp;veya&amp;nbsp;kitap okumak. Bir seneden uzun zamandır tatilsiz çalıştığım (tatil hakkımı da yine hukuk eğitimi için Almanya'da gerçirdiğim) göz önünde tutulursa böyle tatil krizine girmem de normal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QoJFM7lMzbU/ThdnPW9nGaI/AAAAAAAANPU/6Gzl4tJICYk/s1600/IMG_0315.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/-QoJFM7lMzbU/ThdnPW9nGaI/AAAAAAAANPU/6Gzl4tJICYk/s320/IMG_0315.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-W-WPsqQCrwc/ThdnQW6wYRI/AAAAAAAANPY/QhxUtmgzb3Y/s1600/IMG_0346.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt; Peki bu sırada beni ne yatıştırıyor? Avukat adaylığının en can sıkıcı süreci olan stajyerliğin bitmesine sadece 6 gün kalmış olması mı? Hayır tabii ki.&amp;nbsp;Son zamanlarda moda olan deyişle söylersek "city-break"ler. Yani yaşanan şehri terk etmeden, gündelik tempodan uzaklaştıran kaçamaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-W-WPsqQCrwc/ThdnQW6wYRI/AAAAAAAANPY/QhxUtmgzb3Y/s1600/IMG_0346.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-W-WPsqQCrwc/ThdnQW6wYRI/AAAAAAAANPY/QhxUtmgzb3Y/s320/IMG_0346.JPG" width="191" /&gt;&lt;/a&gt;Bu hafta&amp;nbsp;Santralistanbul'da iki ayrı etkinliğe katıldım. Biri tamamen&amp;nbsp;hayal kırıklığıyken, diğer tamamen hayal güzelliğindeydi.&amp;nbsp;Artık gelenekselleşen OneLove'a yıllardır bir türlü gidemiyordum. Ya final sınavları dönemime geliyordu, ya bir önceki gece çok uzun oluyordu toparlanamıyordum. Bu sene Cake aşkına gidelim&amp;nbsp;'never there'i bir de onlarla bağıra bağıra söyleyelim diye gittik.&amp;nbsp;Kredi kartı problemleri nedeniyle herkes bir gergindi. Kapıda pos cihazları çalışmıyor upuzun bir kuyruk, içki sıralarında da aynen öyle. Ve gereksiz bir kalabalık. 'Bileti bitmeyen' etkinliklerin rezalet olduğuna karar verdim ben. Balık istifi konser hiç eğlenceli bir şey değil, ya da ben yaşlanmaya başladım bilemiyorum. :) OneLove'ın tek güzel tarafı uzun zamandır göremediğim bir sürü kişiyle görüşme bahanesi olmasıydı. Jon Bon Jovi konserine olan hevesim de tam olarak bu yüzden kaçtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Gittiğim ikinci konser ise Jamie Cullum'du. Santralistanbul Kıyı Anfi'deydi konser. Kesinlikle balık istifi bir durum yoktu, çok güzel bir oturma düzeni ve ayakta kısım yapılmıştı. Orada bir konsere giderseniz aklınızda olsun en güzel görüş alanı C ve D bloklardan. Yogita kıyağı ile C blokta nefis bir yerde oturarak izledik konseri. Hiç şüphesiz son zamanlarda izlediğim en iyi konserdi. Sahnenin arkasında visual'lar yerine canlı kanlı bir İstanbul silüeti vardı. Evlerin ışıkları, haliç ve camiiler. Ses sistemi harikaydı. Jamie Cullum performansına gelirsek... Jamie Cullum'un sesini ve şarkılarını oldum olası severim ben, yine de canlı canlı dinlemek konusunda ultra bir hevesim yoktu. 'Caz söyleyen bir adamın performansında ne olabilir ki, piyanosunun başına oturup çalıp söyleyecek işte.' gibi sığ bir düşünce içindeydim. Jamie Cullum ise kıpır kıpır ve zıpırdı. Dans ederek piyano çalıyor, piyanonun üzerine çıkıp dans ediyor, oradan oraya atlıyor, seyircilere şahane esprilerle sataşıyordu. "Sahneye bir şeyler fırlatmakta serbestsiniz. İç çamaşırlarını tercih ediyoruz. Kadın veya erkek fark etmez. Sevildiğimizi hissetmemiz yeterli."&amp;nbsp;Konserin hiç şüphesiz en enteresan anı, Jamie Cullum'un piyanonun başına geçip yeni bir şarkıyı çalmaya başladığı anda arkadan ezan okunmaya başlamasıydı. Şarkının sözlü kısmına hiç girmeden, usul usul piyanoyu çalmaya devam etti. Hepimiz için farklı bir deneyimdi.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ID5iN6awu2E/Thdp9NYnFXI/AAAAAAAANPg/hWTWvZQXh6o/s1600/IMG_0410.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="257" src="http://1.bp.blogspot.com/-ID5iN6awu2E/Thdp9NYnFXI/AAAAAAAANPg/hWTWvZQXh6o/s400/IMG_0410.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-tfemK1Kaxig/Thdp97cjjtI/AAAAAAAANPk/qmjpzVPOAkY/s1600/IMG_0449.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="301" src="http://2.bp.blogspot.com/-tfemK1Kaxig/Thdp97cjjtI/AAAAAAAANPk/qmjpzVPOAkY/s400/IMG_0449.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Konserde iki şey yasaktı. Açık hava olmasına rağmen sigara içmek ve fotoğraf çekmek. Elbette ikisini de yaptık. Ancak flaşsız yakalayabildiğim en net fotoğraflar bunlar. Özetle 1) Kıyı Anfi'de ne konser yapılırsa gidin C veya D blokta oturun keyif alacağınız garantili. Joss Stone da yine burada olacak mesela. 2) Jamie Cullum konseri bir daha&amp;nbsp;nerede ne zaman&amp;nbsp;olursa kaçırmayın. Bayılacaksınız adama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Don't stop the music cover'ı da benim uzun zamandır dinlediğim en iyi cover olmuş:&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/kYhT7oCDoqM" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tvLmi0H6rpk/ThXD_TiaeQI/AAAAAAAANOs/15kEsTdIo_o/s1600/Tam+ekran+yakalama+07.07.2011+162355.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="231" src="http://3.bp.blogspot.com/-tvLmi0H6rpk/ThXD_TiaeQI/AAAAAAAANOs/15kEsTdIo_o/s400/Tam+ekran+yakalama+07.07.2011+162355.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şu anda tatildeyseniz de en havalı gözlüklerinizle bana fotoğraflarınızı yollayıp nispet yapın! =) Öpüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dip Not: Yazıdaki ilk ve son havalı fotoğraflar bayıla bayıla takip ettiğim online yayınlardan biri olan &lt;a href="http://www.flamboyantmagazine.net/"&gt;Flamboyant&lt;/a&gt;'ın Pre Summer Edition'undan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-3088510085131983223?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/3088510085131983223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=3088510085131983223&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3088510085131983223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3088510085131983223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/fena-halde-tatilim-geldi.html' title='Aren&apos;t things more easy, with a tight six pack'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-wT0jRoHtFvo/ThXD-ux8FPI/AAAAAAAANOo/bL_B6R-M9XI/s72-c/Tam+ekran+yakalama+07.07.2011+162023.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6117237689793778430</id><published>2011-07-02T15:43:00.001+03:00</published><updated>2011-07-02T15:46:09.217+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><title type='text'>İstanbul'da Temmuz Ayında Neler Yapalım Listesi :))</title><content type='html'>Hepimiz bu aralar yorgunluktan dertliyiz, havanın bir güneşli bir rüzgarlı, bir yağmurlu oluşuna alışamayan vücudumuz sürekli yorgun, sürekli yorgun bir vücutla oradan oraya giden biz de hafiften keyifsiziz. Zaten ne giyeceğimizi hepten şaşırmış haldeyiz. Dün ben bir elbise ve hırka ile evden çıktım, gündüz hırka fazla geldi, akşam da sağnak yağışa yakalandım ayakkabım çok yazlık kaçtı. Düğünler, partiler, açık hava organizasyonları, tatil planları da daimi sallantıda. Mesela ben bugün akşam düğüne gidiyorum. Temmuzda olduğu için açıkhavada havuz başında organize edilmiş bir düğün, meteroloji yağmurlu diyor, biz "eyvah!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hava koşullarından etkilenmeyen tek şey İstanbul'un canlılığı. İnanılmaz güzel şeyler oluyor şehirde, her zamankinden çok belki. Konserlerin hepsi birbirinden güzel, yeni mekanlar açılmaya devam ediyor, sergiler, festivaller.... Temmuz ayında olmazsa olmazlarımın listesini yaptım ben, belki size de ilham verir. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni açılan mekanlardan Akaretler'deki &lt;b&gt;Kaff &lt;/b&gt;ilgimi çekti. der die das'ın yerine açılan Kaff'ta Türkçe müzik çalınıyormuş. Yemek yerken türkçe müzik hiç dinlememiştim, bütün eski anlara ışınlanmak eğlenceli olabilir. Yemek yerken dans etmeye başlayan insanları izlemek de... Osmanlı İmparatorları'nın adını taşıyan kokteyller de Hürrem dizisi ile başlayan Osmanlı aşkının son esintisi sanıyorum, yine de çok eğlenceli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Giritli İdilka&lt;/b&gt; ne zamadır gitmek istediğim restoranlardan biriydi. Gidenlerin bir kısmı mezeleri yerden yere vururken, diğer bir kısmı da yemekleri öve öve bitiremiyordu, gidip bir de ben deneyeyim diyordum ki bu arada SuAda'ya taşınmış. Havanın güzel olduğu bir gün havuz üstüne güzel bir yemek ile güzel bir haftasonu kapanışı yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MXefKjMH59w/Tg8HFM07wHI/AAAAAAAANOY/0mWZiNJTrVY/s1600/5358141809_5935e82a1c_b.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-MXefKjMH59w/Tg8HFM07wHI/AAAAAAAANOY/0mWZiNJTrVY/s400/5358141809_5935e82a1c_b.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ghetto Teras&lt;/b&gt;, Baileys Puding yapıyormuş, kulağa leziz geliyor, bir de gerçekten tadına bakayım istiyorum. Ayrıca 'tapasatapan' bir insan olarak (Torro da beni hayal kırıklığına uğrattıktan) sonra &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Park Hyatt Maçka Teras&lt;/b&gt;'ta çarşambaları tapas geceleri olduğunu öğrenmek çok hoşuma gitti. &lt;b&gt;Dada&lt;/b&gt; Bahçe'de yeni menüdeki spesyalleri deneyerek, İstanbul dergileri okuyup bu listeyi genişletmeyi de planlıyorum ayrıca. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii temmuz boyunca yapılacaklar sadece yiyip içmekten ibaret değil, &lt;b&gt;SALT&lt;/b&gt; Cafe'ye daha önce gitmiştim malum, ama iş çıkışında gittiğim için sergileri gezememiştim. SALT'ın sergilerini gezmek binanın içini keşfetmek ve İstanbul Modern'deki "Masum Suretler" sergisini gezmek de var aklımda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koserlere gelirsek; yarın Cake dinlemek için One Love'da olmayı planlıyorum. Üniversite yıllarımız boyunca Taksim'deki leş barlarda bağıra bağıra az eşlik etmedik Cake coverlarına. :) 8 Temmuz'da Bon Jovi, Caz Festivali kapsamında 12 Temmuz'da&amp;nbsp; Sing the Truth, 16 Temmuz'da Sezen Aksu, 17 Temmuz'da Rock'n Coke (Hangi gün gidelim diye çok kafa patlattık, Kooks ile 2manydjs'i kaçırmaya biraz içim yandıysa da Travis ile Moby ağır bastı.) ve 28 Temmuz'da Joss Stone'a gitmeye niyetliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki "ben&amp;nbsp; ben" diye anlattım da, sevgili arkadaşlarım, aramıza yeni katılan kardeşim ve tabii ki "aşk"sız olmaz bu işler :) Siz de ay başından etkinliklere bir göz atmayı ihmal etmeyin, sonra ben nasıl kaçırdım bunu, diye üzülmeyin. İyi haftasonları :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-6117237689793778430?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/6117237689793778430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=6117237689793778430&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6117237689793778430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/6117237689793778430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/07/istanbulda-temmuz-aynda-neler-yapalm.html' title='İstanbul&apos;da Temmuz Ayında Neler Yapalım Listesi :))'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-MXefKjMH59w/Tg8HFM07wHI/AAAAAAAANOY/0mWZiNJTrVY/s72-c/5358141809_5935e82a1c_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-1053089190229865837</id><published>2011-06-28T22:02:00.002+03:00</published><updated>2011-06-28T22:36:36.822+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Bana hayatın dondurma ve ayakkabıdan ibaret olmadığını hatırlat!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Xvm85gVbzMY/TgoCDCRiOEI/AAAAAAAANNY/OCWRQSyfg-0/s1600/live-beautifully.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-Xvm85gVbzMY/TgoCDCRiOEI/AAAAAAAANNY/OCWRQSyfg-0/s320/live-beautifully.jpg" width="313" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bazen kısacık mailler alıyorum bu bloga tesadüfen yolu düşüp, bir kaç saat o yazıdan bu yazıya savrulanlardan. İçeriği özetle "Hayat sana güzel" oluyor bu maillerin. Evet iyi bir işim, harika arkadaşlarım, birlikte çok mutlu olduğum bir sevgilim ve attığım her adımda arkamda olan hem maddi hem manevi desteğini sürekli hissettiğim bir ailem var. Ama... "Herşey her zaman harika, ooo çok mutluyum mars benim dünya benim!" durumu da yok. Çalışıyorum, yoruluyorum, bazen çok sıkılıyorum, içim daralıyor, kaçasım geliyor her şeyden ve hatta bazen kaçma hayali bile kuramayacak kadar yorgun oluyorum. Eve geliyorum, ayaklarımı uzatıyorum, "ohhhh" çekiyorum. İçimde bir yerde "Mutlu değilim" diye haykıran bir ses oluyor, sahip olduğum için kendimi şanslı hissettiğim her şeyi kendime bir bir hatırlatıyorum onu susturabilmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle zamanlarda kitaplar ve filmler can kurtarıcı demek abartılı olsa bile ruh hali kurtarıcı oluyor. Yormadan, bambaşka bir aleme alıp götürüyorlar. Yoksunluk çekiyormuşçasına gömülüyorum kitaplara filmlere. Çok iyi geliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-j-9Ag74GEw8/TgoFQH12-YI/AAAAAAAANNc/4lAuphcj8pc/s1600/121096.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-j-9Ag74GEw8/TgoFQH12-YI/AAAAAAAANNc/4lAuphcj8pc/s320/121096.jpg" width="204" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tatil yapanlar için çözüm daha basit: Biraz güneş, biraz deniz,  after-sun kokulu akşam üstü tembelliğinin saramayacağı hiç bir yara yok.  Tatile bile gidemeyenlerdenseniz, işte bu yazı sizin için ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sophie Kinsella benim için eskiden güneşlenme eşlikçisi bir yazardı. Artık işe giderken ve gelirkenki yollarıma eşlik ediyor. Daha önce &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/icinizde-bir-pasakl-tanrca-m-var-yoksa.html"&gt;Alışverişkolik&lt;/a&gt;'i okumuştum, arada başka kitapları da var galiba ama onları okumadan direk sonuncu kitaba geçtim: &lt;b&gt;Mini Alışverişkolik. &lt;/b&gt;Hatta bir pazar sabahı market alışverişinden geldikten sonra Aşk fişe bakıp, şaşkın şaşkın "Mini Alışverişkolik diye bir şey almışız biz!?" dedi. :) Bizim genç ve bekar Betty büyümüş, evlenmiş hatta anne olmuş. Genç ve bekar hali bana bizden biri gibi geliyordu, aynı şuursuzluğu koruyan bir anne haline gelince Harry Potter kadar fantastik bir karakter olmuş. Değişmeyen tek şey hala çok eğlenceli oluşu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Jess hakkında hiçbir zaman anlayamayacağım bazı şeyler var. Gelinlik yok. Çiçek yok. Fotoğraf yok. Şampanya yok. Evliliğinden eline geçen yegane şey, kocası." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-oXEUsL59DlI/TgoNm_DSxLI/AAAAAAAANNg/CIxrnNVNRHg/s1600/angela.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://3.bp.blogspot.com/-oXEUsL59DlI/TgoNm_DSxLI/AAAAAAAANNg/CIxrnNVNRHg/s400/angela.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Angel.a&lt;/b&gt;, Cinemushaboom gecelerimizden birinin filmi oldu. Hepimizin aklında bambaşka tarzda bir film izlemek olmasına rağmen, hepimizi kendisine kilitledi. Paris...siyah-beyaz...Luc Besson.. her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran bir adam ve topmodel ile fahişe karışımı bir görüntüsü olan bir melek. Sıradışı bir konusu var, harika espriler içeriyor ve büyük bir merakla izleniyor. Ölmeden önce izlenmesi gereken bilmemkaç film diye bir liste yapsam bu film listedeki yerini mutlaka alır öyle söyleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vurGEKsJE_U/TgoObnGVzbI/AAAAAAAANNk/2IonhhCdOsg/s1600/One-Day-Poster.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-vurGEKsJE_U/TgoObnGVzbI/AAAAAAAANNk/2IonhhCdOsg/s400/One-Day-Poster.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ve beni bütün haftasonu eve kapatan kitap: &lt;b&gt;Bir Gün.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Tez sunumumu geçme hediyesi olarak çok sevgili ofis-oda arkadaşım hediye etti bana bu kitabı. Cuma günü biraz okumaya başladım ve sonra bırakamadım! 'Aşk romanı' demek kitabı çok sıradalaştırır. Aşk romanlarında hep bir yapmacıklık, hep bir gerçeküstülük vardır ya, anında birbirlerinin doğru insan olduğunu anlarlar, ilişkilerde gel gitler yaşamazlar, romanın serseri veya kötü karakteri değillerse yanlış yapmazlar... Bu romanda öyle değil. İyi ve kötüler yok, hepimiz gibi iyi olmaya çalışan ama bol bol hata da yapan, istemeden etrafındakileri kırabilen karakterler var. İlişkiler de mutlu ve mutsuz diye ayrılmamış, aynen hayattaki gibi mutlu ve mutsuz anlar var. Em ve Dex'in yaşadığı ilişkilerin içinde, onların tanıdıklarının yanında buluveriyor insan romanı okurken... Yakında filmi de çekiliyormuş, ama bilirsiniz hep kitaplar, filmlerinden daha iyidir, filmler hep biraz eksik kalır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Sanki diploması dik kafalılık edip kullanmadığı bir süper güçmüş gibi, annesi her gün 'Ama iki ana dal yaptın sen! Ne oldu iki ana dalına?' diye soruyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Emma'nın da burjuva kelimesini aşağılama ifadesi olarak kullanan kızlardan biri olduğunu anlamıştı; ama burjuva sözcüğünü ve beraberinde getirdiği her şeyi seviyordu oysa. Güvenlik, seyahat, güzel yemekler, iyi davranışlar, hırs, bunun için özür dilemeye ne gerek vardı ki?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Yerel barda garson olarak bir iş bulmuştu, zaman geçiriyordu ve beyninin buzdolabının arka tarafında unutulmuş bir şey gibi yumuşamaya başladığını hissediyordu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Henüz uyumamış olduğu için bunun günün ilk içkisi değil, gün gecenin son içkisi olduğu düşüncesiyle kendini rahatlatmaya çalışıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İşin sırrı cesur ve atılgan olup bir fark yaratmakta. Bütün dünyayı değil, sadece etrafını birazcık değiştireceksin. Çifte diploman, tutkun ve daktilonla dışarı çık ve herhangi bir şey için çok sıkı çalış. Mesela sanatla hayatları değiştir. Çok güzel şeyler yaz. Arkadaşlarına değer ver, ilkelerine sadık kal, tutkuyla ve dolu dolu yaşa. Yeni şeyler dene. Sev ve sevil mümkünse. Dengeli beslen. Bunun gibi şeyler..." &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-1053089190229865837?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/1053089190229865837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=1053089190229865837&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1053089190229865837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/1053089190229865837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/insana-hayatn-dondurma-ve-ayakkabdan.html' title='Bana hayatın dondurma ve ayakkabıdan ibaret olmadığını hatırlat!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Xvm85gVbzMY/TgoCDCRiOEI/AAAAAAAANNY/OCWRQSyfg-0/s72-c/live-beautifully.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-3976773720833444703</id><published>2011-06-24T18:59:00.000+03:00</published><updated>2011-06-24T18:59:51.569+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişi-sel'/><title type='text'>Stil ikonum! İlham Perim! Dudaklarındaki rujun tonu ne öyle?</title><content type='html'>Mushaboom'u takip edenlerin elbette dikkatini çekmiştir; yıllardır değişmeyen blog tasarımımla biraz oynadım. "Daha az daha çoktur" anlayışı ile daha sade, ama daha kullanışlı bir hale getirmeye çalışıyorum. Şimdiye kadar yazdığım 700 küsür yazının taglerini düzenlemek, konularına göre gruplamak için çok fazla fırsat bulamadığımdan kaplumbağa hızıyla ilerliyor, yukarıdaki butonlar tam anlamıyla işlevsellik kazanmış değil. 'Aşk'ın bana güzel bir web sitesi tasarlamak gibi düşünceli ve cömert tekliflerini de blogun amatör ve doğal halini bozmamak için kabul etmiyorum. Herkesin bloggerlığı bir türlü ticari yatırım gördüğü bu alanda bunu hobim olarak tutmak konusunda çok ısrarcıyım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durup durduk yerde, ki düzenleme bile tam bitmemişken bunlardan neden bahsediyorum? En çok tıklanan butonun "moda&amp;amp;bakım" olduğunu keşfettim! Dürüst olmak gerekirse moda benim hiç umrumda değil. Evet haftada en az bir-iki parça kıyafet alıyorum kendime, taptığım ve ev elbisesi olarak bile giyilemeyecek hale gelene kadar tepe tepe kullandığım nadide parçalarım haricindeki kıyafetlerimi maksimum iki kere giyiyorum, bu yüzden kar elde etme amacı asla gütmeyen sadece kıyafet odama sığabilmemi sağlayan &lt;a href="http://dukkan2010.blogspot.com/"&gt;chucha boutique&lt;/a&gt;'im var; ama liseden beri moda olan bir şeyi almaya hiç niyetlenmedim. Bu sezon ne moda diye sorsanız mesela, aklıma sadece 'tulum' geliyor ve tulumlardan nefret ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4Bi1VPafCgw/TgNjjv39fHI/AAAAAAAANMw/GPLESZN3w00/s1600/blackwall_420x315.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-4Bi1VPafCgw/TgNjjv39fHI/AAAAAAAANMw/GPLESZN3w00/s400/blackwall_420x315.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim için bir kıyafette üç şey önemli: 1)Yakışmalı. Vücudumu tanıyorum, neyin bana gitmediğini biliyorum, olmayacak şeylere saldırmıyorum. 2) İşlevsel olmalı. Sabah Maslak'ta bir plazada güne başlıyorum, öğleden sonra adliyelerde ve emniyetlerde geziyorum, akşam partilerde konserlerde oluyorum. İstisna durumlar haricinde gün içinde üstümü değiştirmeye fırsat bulamıyorum. 3) Fiyatı makul olmalı. Sıkıldığım zaman sırf dünya para verdim diye dolabımda tutmak veya giymek zorunda hissetmemeliyim. Dolabımda Versace de var, Cavalli de, ama klasik parçalar bunlar. Renkli elbiseler, t-shirtlar için pasajlardan pazarlardan, Mango'dan Bershka'dan H&amp;amp;M'den şaşmam. Takas yaparak edindiğim bir sürü parçayı da severek giyiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Vogue'unun sadece iki sayısını okudum şimdiye kadar, kadın dergileri benim için havalanı bekleme ritüelinden ibaret. TimeOut İstanbul'un tek sayısını kaçırmam mesela, ama seyahat etmiyorsam moda dergisi okumadan yıl deviririm. Ki bence iyi moda blogları dergilerden kat be kat güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle bu sezon modaları, bilmemkimin tasarımları gibi yazılar için tıklıyorsanız o butona, üzgünüm ki (aslında değilim de lafın gelişi) yanlış yerdesiniz :)) Ve anladım ki benim de o buton için daha iyi bir isim bulmam lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cyyXOLFq1Sg/TgSuCSdAajI/AAAAAAAANM0/7AjINDPZCNI/s1600/DSCF2591.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-cyyXOLFq1Sg/TgSuCSdAajI/AAAAAAAANM0/7AjINDPZCNI/s320/DSCF2591.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Ama alışverişi severim. Çok... İlla kıyafet alışverişi de değil bahsettiğim. Yurtdışında da bir yere gittiğimde, otelde bile kalıyor olsam mutlaka  markete giderim mesela. "Algida" ve "Orkid"in değişik ülkelerdeki  isimlerine bakmaya, abur cuburlarını, içkilerini, sigaralarını  keşfetmeye bayılırım. İstanbul'da da 'Aşk' ile Migros'a gitmek bizim için çok keyifli bir ritüel. Kahvaltılık alışverişi diye evden bir çıkıyoruz, saatler sonra açlıktan ve torba taşımaktan ölerek dönüyoruz eve :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıyafetlere gelince bu aralar iki elbiseye aşık oldum! Biri çok dişiyken, diğeri çok hanımhanımcık, ama ikisi de muhteşem detaylara sahipler.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-n0FIbX1emiw/TgSvXUslXDI/AAAAAAAANM4/rDwh1X3-BMM/s1600/av.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-n0FIbX1emiw/TgSvXUslXDI/AAAAAAAANM4/rDwh1X3-BMM/s400/av.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-98vFdemScuU/TgSwn3I9xTI/AAAAAAAANM8/eEhtWIOi7Yk/s1600/av1.jpg" imageanchor="1"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-98vFdemScuU/TgSwn3I9xTI/AAAAAAAANM8/eEhtWIOi7Yk/s320/av1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ayrıca Melissa plastik flip-flopları, İpekyol uçuş uçuş pudra rengi gömleği, Diesel kırmızı bikiniyi, D&amp;amp;G ekoseli espadrilleri ve Pieces diye mağazanın (hiç girmediğim bir mağaza bu mesela, Cevahir'de var sanırım) yeşil tuniğini çok beğendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_ZzDiRO578c/TgSwpLjD-MI/AAAAAAAANNA/x2-8YoRqLbk/s1600/DSCF2459-1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-_ZzDiRO578c/TgSwpLjD-MI/AAAAAAAANNA/x2-8YoRqLbk/s400/DSCF2459-1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-juOZYCmGW4w/TgSwqM6T3pI/AAAAAAAANNE/gU_ai119YQ0/s1600/tasarim_06.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="http://2.bp.blogspot.com/-juOZYCmGW4w/TgSwqM6T3pI/AAAAAAAANNE/gU_ai119YQ0/s400/tasarim_06.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu aralar kaçırdığıma çok üzüldüğüm tasarım alaturka sergisinin ürünlerinin satışa çıkmasını dört gözle bekliyorum. Acıların Stencil'ine talibim! Vee kırmızı üzüme doyamıyorummmm!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de siz siz olun bu aralar çok fazla alışveriş yapmayın, bu sene bayram tatilleri uzun ve güzel döneme denk geliyor, dolabınızda nasıl olsa ihtiyacınız olandan daha fazla kıyafet var, ama hiç görmediğiniz bir sürü şehir ve ülke de var! Öperim.&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-3976773720833444703?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/3976773720833444703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=3976773720833444703&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3976773720833444703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3976773720833444703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/stil-ikonum-ilham-perim-dudaklarndaki.html' title='Stil ikonum! İlham Perim! Dudaklarındaki rujun tonu ne öyle?'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4Bi1VPafCgw/TgNjjv39fHI/AAAAAAAANMw/GPLESZN3w00/s72-c/blackwall_420x315.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8211883063341006961</id><published>2011-06-20T23:38:00.003+03:00</published><updated>2011-06-21T09:11:47.992+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><title type='text'>Kalamar dolması, viskili dondurma diyerek gittim rüzgar gülüyle geldim</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zDGPNej99oc/Tf-neepuAdI/AAAAAAAANMY/sS65Nr9fKx0/s1600/IMG_2486.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-zDGPNej99oc/Tf-neepuAdI/AAAAAAAANMY/sS65Nr9fKx0/s320/IMG_2486.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz gelince çalışan İstanbullu'lar kımıl kımıl olmaya başlıyor, 'Haftasonu yakınlarda bir yerlere gitsek ya' sayıklamaları başlıyor, arkadaş ekibi gaza gelmeye müsaitse kendilerini yolda buluveriyorlar. Arkadaşların hepsi birden "bana bu hafta uymaz, ya bakarız" gibi geçiştirmeciyse bütün yaz şevklenmek- şevki kırılmak arasında İstanbul'da geçiyor. Yaz bitiyor, bahaneler bitmiyor.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu konuda epey şanslıyım.'Aşk' tam bir organizasyoncu kişiliğe sahip. Gecenin bir vakti Bağdat Caddesi'nde sinema çıkışı miskin miskin yürürken "Hadi Sedef Adası'na gidiyoruz." diyip, Asmalımescit'te takılanları bile gece 12:00'de vapura binecek kadar gaza getirmişliği var. Sanırım tavlandığım gece de o gecedir :)) Eh, arkadaşların da hakkını yememek lazım, onlar da kurtlu. Birisi whatsup'tan iki kelime yazıyor, hooop bir bakıyoruz yoldayız. Nadiren en kurtlunun bile katılmama bahanesi oluyor, ama peace, aşk ve tabii ki ben çekirdek kadroyuz her planda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DTC2o2ATeo4/Tf-nJmxFTBI/AAAAAAAANL8/hwZvB9BjTqI/s1600/DSCF2338.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" src="http://3.bp.blogspot.com/-DTC2o2ATeo4/Tf-nJmxFTBI/AAAAAAAANL8/hwZvB9BjTqI/s320/DSCF2338.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cunda macerası da böyle başladı.Sensus'ta şarapları içtikten sonra, "Açarız radyoyu yol nereye biz oraya" eşliğinde arabaya doluşuldu,&amp;nbsp; sayelerinde tatilimizin çok daha keyifli hale geldiği keyifli çift de kapılıp Cunda'ya gidildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cunda hakkındaki ön araştırmalarım sonucunda beklentilerim inanılmaz yükselmişti. İnsanda daha üniversitede okurken emekli olup orada yaşama hayalleri kurdurduğunu bile okumuştum. O kadar abartılacak bir şey yokmuş ortada, ama yine de gitmek için sebep çok: Uzaklaşmak, deniz, yemek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giderseniz, sizi hemen merkezde karşılayan midyeciyle selamlaşmadan ve midenizi doldurmadan geçmeyin. Civardaki restoranların da hepsine midyeyi o hazırlayıp veriyor. Elindekiler de ne zaman biterse o zaman tezgahı kapatıp gidiyor.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nYs50RU5nwU/Tf-nL-wr5OI/AAAAAAAANMA/hhHu5fxZzoM/s1600/DSCF2335.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="280" src="http://4.bp.blogspot.com/-nYs50RU5nwU/Tf-nL-wr5OI/AAAAAAAANMA/hhHu5fxZzoM/s400/DSCF2335.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mideniz dolduktan sonra sokaklarda gezmeye başlayın. Bazı sokaklar çok döküntü olmakla birlikte, bazı binalar da çokçok zevkli. Sokaklarda tarihi binaların dışında çok keyifli dükkanlar da bulabilirsiniz. Biz her şekilde şişesi olan, parfümcü gibi bir zeytinyağcıya denk geldik mesela. Dükkan sahibi bize birer shot zeytinyağı bile içirdi hatta şifa niyetine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-QsYPchnDn8w/Tf-nNnCOw4I/AAAAAAAANME/guKiQOEr34E/s1600/DSCF2348.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-QsYPchnDn8w/Tf-nNnCOw4I/AAAAAAAANME/guKiQOEr34E/s400/DSCF2348.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sokaklarda gezmekten yorulunca yorgunluk kahvesi için Cunda'nın meşhur mekanlarında Taş Kahve'ye oturup, sakızlı Türk Kahvesi söyleyin. İçi tam anlamıyla 'kahve', yerlileri oturmuş okey ve iskambil oynuyor. Vitraylı camları ve kahve kültürü ile tarihten ışınlanmış gibi bir yer. Dışarıdaki masalar da turist işgalinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-uhJ16sP7KeM/Tf-nPrw5WeI/AAAAAAAANMI/qUz0l_lIUEI/s1600/DSCF2353.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-uhJ16sP7KeM/Tf-nPrw5WeI/AAAAAAAANMI/qUz0l_lIUEI/s320/DSCF2353.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-J_6ugy4LvB8/Tf-ndBFouTI/AAAAAAAANMU/8BbWMyimczQ/s1600/IMG_2484.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-J_6ugy4LvB8/Tf-ndBFouTI/AAAAAAAANMU/8BbWMyimczQ/s320/IMG_2484.JPG" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Cunda'ya gitmişken yüzmemek olmaz tabii. Biz Ada Camping'ten yana tercih yaptık. Deniz billur gibi, oturmak için gölge kısımlar mevcut, güneşlenmek için kumun üzerinde şezlonglar... Tam sezonda gereğinden fazla tıklım tıkış olur mu bilmiyorum, ama sakinken pek beğendim ben. Günlük plaj girişi 20 TL. Kamp sevenlerdenseniz, çadır kurup konaklayabileceğiniz gibi, bungalov ve karavan kiralayıp kalmanız da mümkün. Olympos'a güzel bir alternatif olabilir. Detaylar için &lt;a href="http://www.adacamping.com/eng/default.asp"&gt;tık&lt;/a&gt;!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GzESxc-QCvY/Tf-nRz2rnTI/AAAAAAAANMQ/5Ne_EXs3xXA/s1600/DSCF2366.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-GzESxc-QCvY/Tf-nRz2rnTI/AAAAAAAANMQ/5Ne_EXs3xXA/s320/DSCF2366.JPG" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-baUPC5VSaHw/Tf-oA4qRm_I/AAAAAAAANMo/LsZxklPrFvk/s1600/IMG_2512.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-baUPC5VSaHw/Tf-oA4qRm_I/AAAAAAAANMo/LsZxklPrFvk/s320/IMG_2512.JPG" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-J_6ugy4LvB8/Tf-ndBFouTI/AAAAAAAANMU/8BbWMyimczQ/s1600/IMG_2484.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Akşam yemeği için de Bay Nihat'a rezervasyon yaptırın. Rezervasyon şart, en dolu restoran Cunda'daki. Buğlama levrekten deniz börülcesine yediğimiz her şey lezizdi. Fiyat olarak diğerlerinden biraz daha yüksekmiş sanırım, ama İstanbul'dan gidiyorsanız alışkın olduğunuzdan daha iyi fiyatlarla karşılaşacaksınız. Sadece çok merak ettiğim kalamar dolması malesef Bay Nihat'ta yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_8eIvQkfhcQ/Tf-nzSUv0jI/AAAAAAAANMg/IuAa8_mADAM/s1600/IMG_2543.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-_8eIvQkfhcQ/Tf-nzSUv0jI/AAAAAAAANMg/IuAa8_mADAM/s400/IMG_2543.JPG" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Afiyetle yemeklerimizi yiyip, keyifle rakı kadehlerimizi tokuştura tokuştura sohbet ettikten sonra da yeni yapılan lokmanın kokusuna karşı koyamadık. Cunda gezisi gerçekten çok lezzetli oldu. :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DIqhRKlaRnQ/Tf-n996f-wI/AAAAAAAANMk/sAlDbbrU2uQ/s1600/IMG_2553.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-DIqhRKlaRnQ/Tf-n996f-wI/AAAAAAAANMk/sAlDbbrU2uQ/s320/IMG_2553.JPG" width="239" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Aşkla denizle güneşle tatille kalın ;)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HFf8BonT7q0/Tf-nnMtj2dI/AAAAAAAANMc/wcctfIUezc8/s1600/IMG_2505.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-HFf8BonT7q0/Tf-nnMtj2dI/AAAAAAAANMc/wcctfIUezc8/s400/IMG_2505.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dip not: Bu yazıyı okuyor olması ihtimaliyle öpüyoruuum ve soruyorum nerede bizim fotolar?! =))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8211883063341006961?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8211883063341006961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8211883063341006961&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8211883063341006961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8211883063341006961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/kalamar-dolmas-viskili-dondurma-diyerek.html' title='Kalamar dolması, viskili dondurma diyerek gittim rüzgar gülüyle geldim'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zDGPNej99oc/Tf-neepuAdI/AAAAAAAANMY/sS65Nr9fKx0/s72-c/IMG_2486.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4994166961275551898</id><published>2011-06-12T00:49:00.007+03:00</published><updated>2011-06-13T09:47:10.285+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Her güne bir mekan: Salt, Vogue, Dada Bahçe, Ada, Sensus, Elifli</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;İstanbul öyle bir şehir ki, işten eve evden işe bir hayat sürünce çileden başka bir şey değil. Yollarda çok zaman kaybediliyor, her yer çok kalabalık, diğer şehirlere kıyasla oldukça pahalı... Ama diğer yandan tadını çıkartacak kadar enerjisi ve şevki olanlar için de cennet! Mağazalar, restoranlar, konserler, sanatsal etkinlikler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Ne zamandır ev-iş döngüsünde olup da artık çıkmaya karar verenler ve zaten keşifçi ruha sahip olup yeni yerler arayışında olanlar işte benim son keşiflerim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qE9vcV1K2ao/TfPWy1n5Z-I/AAAAAAAANK4/ntXnCXGM7aQ/s1600/DSCF1826.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-qE9vcV1K2ao/TfPWy1n5Z-I/AAAAAAAANK4/ntXnCXGM7aQ/s400/DSCF1826.JPG" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Fındıklı'daki &lt;b&gt;Elifli Pastanesi&lt;/b&gt;'nin cevizli, kayısılı ve incirli bu lokmalık lezzetlerini mutlaka denemelisiniz. Hem hafif, hem lezizler. Hatta bir sabah Elifli Pastanesi'nden tatlı tuzlu bir şeyler kapıp, hemen yolun karşısına geçip sahildeki çay bahçesine oturup, mis gibi çaylarınızla denizin dibinde muhteşem bir manzaraya karşı kahvaltınızı edebilirsiniz. Sahil trafiği çekmeyeceğiniz, boş masa için sıra beklemeyeceğiniz ve garsonu yakalamak için olağanüstü efor sarfetmeyeceğiniz için Ortaköy- Hisar hattındaki kahvaltılardan çok daha keyifli olacağını garati ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1yFha0LXxPY/TfPWEioPjbI/AAAAAAAANKk/XDJujB728aQ/s1600/182_1_salt275x345px.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-1yFha0LXxPY/TfPWEioPjbI/AAAAAAAANKk/XDJujB728aQ/s320/182_1_salt275x345px.png" width="255" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;İstanbul'a "&lt;b&gt;SALT&lt;/b&gt;" diye bir şey açıldı malum. 'Şey' diyorum çünkü kendisini kategorize ederek sınırlandırmak istemeyen bir sanat alanı burası. Neymiş ne değilmiş diye gidip kendimiz deneyimleyelim dedik. İş çıkışı sergi gezmeyi imkansız hale getiren anlayışı sürdürüp 18:00'de kapılarını kapatmış olduğundan binanın içini gezmeyi bir haftasonuna erteledik. Binanın arka kısmına sakladıkları cafe'de oturduk.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Cafe çok keyifli, kuytuya saklanmış bir yer, İstikal Caddesi'nin dibinde olmasına rağmen, İstiklal'den bambaşka bir ruha sahip. Mutfağı açık, menüsü güzel. Yediğimiz yemekler de oldukça lezzetliydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Keyiften dört köşe kalkmak üzere hesabımızı istediğimizde işin rengi değişti: Kredi kartı geçmiyordu. (?!??!?!?) Belki bundan yıllar yıllar önce kredi kartı geçen yerlerde bu bir ekstra olarak belirtiliyordu, ama artık durum değişti. Şahsen ben üzerimde ancak taksi parasına yetecek kadar nakit para taşıyorum. Onun dışında ya kredi kartı ya da direk hesaptaki parayı harcamaya olanak sağlayan para kartımı kullanıyorum. Kredi kartı geçmememesi ve bunun da hiçbir yerde hiçbir şekilde belirtilmemesi benim açımdan büyük bir eksi oldu. Keşfedilesi bir yer, ama nakitsiz gitmeyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-B2isPERXRBE/TfPWH8Z5lcI/AAAAAAAANKo/kGzENY3hsL8/s1600/Ada_Cafe235103172010.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-B2isPERXRBE/TfPWH8Z5lcI/AAAAAAAANKo/kGzENY3hsL8/s320/Ada_Cafe235103172010.jpg" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt; İstiklal Caddesi'nin üzerindeki &lt;b&gt;Ada&lt;/b&gt;'nın kitapevi her geçen gün küçülürken, cafe kısmı büyüyor. Avukatlık stajı yapmış herkes için Ada önemli bir yere sahiptir, çünkü baro ile komşu olması sebebiyle, SEM derslerimiz süresince burada bol bol vakit geçirdik hepimiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Benim staj dönemimde Ada'nın yemekleri ve lokasyonunun güzelliğine rağmen servisi o kadar kötüydü ki... Garsonların ilgisizliği bir yana, büyük bir çabayla ilgilenmelerini sağladığınızda da son derece ters ve ukala bir tavır sergiliyorlardı. Geçenlerde yine gittim, uzun boylu güzel giyimli bir adam gelmiş (yeni işletmeci olduğunu sanıyorum) ve servise sihirli bir değnek değmiş gibi olmuş. Garsonları çok iyi koordine ettiği gibi, onların yetişemediği yerlerde de bizzat kendisi sandalyenizi çekiyor, uzun süre kararsız kalanlara sipariş konusunda yardımcı oluyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Parmesanlı tavuk salatayı şiddetle tavsiye ederim. Üstelik de baro kimliğinizi hesap isterken gösterirseniz %20 indirimlisiniz, aklınızda olsun. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-pC8L30edSpM/TfPWJLtbM5I/AAAAAAAANKw/zx6-Q9uJFgM/s1600/image1b.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-pC8L30edSpM/TfPWJLtbM5I/AAAAAAAANKw/zx6-Q9uJFgM/s320/image1b.jpg" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Bir misafiriniz geliyor, özel bir gün kutlayacaksınız veya kendinizi şımartmanız lazım. Şöyle yemekleri leziz, ortamı kırosuz, manzarası şahanesinden bir mekana ihtiyacınız var diyelim. Tereddütsüz &lt;b&gt;Vogue&lt;/b&gt;'dan yana tercih yapın. Akaretler'deki Beşiktaş Plaza'nın terasında yer alan Vogue, sizi muhteşem bir manzarayla karşılıyor. Rezervasyonsuz gitmemenizi, hatta rezervasyonunu biraz erken bir terihte yaptırıp havalar da güzelken terastan bir yer kapmak için ısrarcı olmanızı tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Fiyatlar konusunda da, önünüze ilk önce şarap menüsü koyduklarında kadehi 300TL'lik şaraplar yüzünden gözünüz korkmasın, kendi yapımları olan şaraplar da oldukça güzel. Tavuklar, etler ve rizottolar başka hiçbir yerde yiyemeyeceğiniz kadar leziz. Makul bir şarap tercihi yaptığınız takdirde gelen hesap da Nişantaşı'nda herhangi bir yerde ortalama yemekler yediğinizde ödediğinizden daha fazla değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Son zamanlardaki en favori adreslerimden biri olan Vogue'dan çıkışta Akaret'lerdeki &lt;b&gt;Minyon&lt;/b&gt;'a veya &lt;b&gt;der die das&lt;/b&gt;'a uğrayıp daha genç, daha müzikli, daha alkollü bir şekilde geceye devam edebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-oJbLcglyldQ/TfPWLDhQGtI/AAAAAAAANK0/m4chmeHlPgQ/s400/sensus_galata_sarap.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Cunda'ya doğru yola çıkmadan önce bir Foursquare check-in'i bizim yolumuzu Galata'ya düşürdü. &lt;b&gt;Sensus Şarap Evi&lt;/b&gt;'ne... Anemon Otel'in mahzeni bir şarap evine dönüştürülmüş, oldukça da güzel bir yer olmuş. Sakın aç olarak gitmeyin, burada yemek yok. Ama peynir tabağı oldukça başarılı. Şarap sevenlerdenseniz en kısa zamanda yolunuzu buraya düşürün derim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;Ve Sıraselviler'deki &lt;b&gt;Dada Bahçe&lt;/b&gt; benim en en favori mekanım. Yürümeyi gerektirmeyen lokasyonu, rengarenk mobilyaları ve püfür püfür bahçesiyle bizim buluşma noktamız oldu. Yorgun bir günün sonunda buz gibi bir blush içmek, açlıktan ölürken leziz sebzeli pizzayı mideye indirmek, tatlı krizinde dondurmalı sufleyi kaşıklamak, aç değilim ama bir şeyler yesem ya anlarında börekçi tabağına saldırmak gibisi yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qE9vcV1K2ao/TfPWy1n5Z-I/AAAAAAAANK4/ntXnCXGM7aQ/s1600/DSCF1826.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-f5n7GYH8R4A/TfPXeSlBM5I/AAAAAAAANK8/BzzwdJhkOw8/s1600/Tam+ekran+yakalama+11.06.2011+225937.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Georgia, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;&lt;img border="0" height="208" src="http://1.bp.blogspot.com/-f5n7GYH8R4A/TfPXeSlBM5I/AAAAAAAANK8/BzzwdJhkOw8/s400/Tam+ekran+yakalama+11.06.2011+225937.jpg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4994166961275551898?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4994166961275551898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4994166961275551898&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4994166961275551898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4994166961275551898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/her-gune-bir-mekan-salt-vogue-dada.html' title='Her güne bir mekan: Salt, Vogue, Dada Bahçe, Ada, Sensus, Elifli'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-qE9vcV1K2ao/TfPWy1n5Z-I/AAAAAAAANK4/ntXnCXGM7aQ/s72-c/DSCF1826.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-563263029527549237</id><published>2011-06-08T21:38:00.000+03:00</published><updated>2011-06-08T21:38:41.166+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><title type='text'>Sıkıldık minimalden, yaşasın bit pazarları!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://1.bp.blogspot.com/-EAgyAz_R4WE/Tdy655Os7wI/AAAAAAAANH0/4021DdE_rHA/s640/1_2399553TS1302599385793_slot100slotWide75ArticleFull_rect540.jpg" width="492" /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ia1onBB7kvw/Tdy5HSKftRI/AAAAAAAANHU/YBEkgwoqdE8/s1600/3459044732_724626d531.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-SwObAkEbkeM/Tdy5UuHOZZI/AAAAAAAANHs/nSmIZn1r6iA/s1600/maxattenborough8.JPG" t8="true" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-n5fMrMYvPQs/Tdy5GXZU9eI/AAAAAAAANHQ/134eh9Td2sk/s1600/3225353378_4a0cd0972d.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-n5fMrMYvPQs/Tdy5GXZU9eI/AAAAAAAANHQ/134eh9Td2sk/s1600/3225353378_4a0cd0972d.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-n5fMrMYvPQs/Tdy5GXZU9eI/AAAAAAAANHQ/134eh9Td2sk/s1600/3225353378_4a0cd0972d.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-bikHsnabY58/Tdy5QmOXt_I/AAAAAAAANHo/PdkdbhOTzV8/s1600/flowers_horizontal.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://3.bp.blogspot.com/-bikHsnabY58/Tdy5QmOXt_I/AAAAAAAANHo/PdkdbhOTzV8/s400/flowers_horizontal.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Evlerin tamamen tek bir akım doğrultusunda döşenmesi demode olalı çok oldu. Hala antika severler ve minimalistler varlığını korusa da, ben her şeyin içiçe geçtiği tarzı çok sevdiğime karar verdim. Antika severlerin "Bu antika değil eski" diye küçümsediği, minimalistlerin safi çöp gözüyle baktığı, boyanarak veya işlev değişikliği ile yeniden kazandırılan parçaların hastasıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rengarenk kocaman ahizeli telefonlar (ki bunları i-phone'lara bile bağlıyoruz), cart renklere boyanmış eski mobilyalar, saksı olarak kullanılan paslanmış teneke kutular,&amp;nbsp; eski vantilatörler, çerçevelenmiş nakışlar modern mobilyalarla kullanılınca sizce de harika olmuyor mu? &lt;br /&gt;&lt;div style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d2cqpFYjDkk/Tdy5KsOVCmI/AAAAAAAANHc/MFYm5SPcNQo/s1600/dframes2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" src="http://4.bp.blogspot.com/-d2cqpFYjDkk/Tdy5KsOVCmI/AAAAAAAANHc/MFYm5SPcNQo/s400/dframes2.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-SwObAkEbkeM/Tdy5UuHOZZI/AAAAAAAANHs/nSmIZn1r6iA/s1600/maxattenborough8.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NjodwG-CPlY/Tdy68IuMzCI/AAAAAAAANH4/l8N3kml3z2k/s1600/c4_rect540.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="251" src="http://1.bp.blogspot.com/-NjodwG-CPlY/Tdy68IuMzCI/AAAAAAAANH4/l8N3kml3z2k/s320/c4_rect540.jpg" t8="true" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OTLw4MkmCZc/Tdy5WRRYlDI/AAAAAAAANHw/zoNWWeEntgA/s1600/omniarte1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-OTLw4MkmCZc/Tdy5WRRYlDI/AAAAAAAANHw/zoNWWeEntgA/s1600/omniarte1.JPG" t8="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0SZzRNkePsM/Tdy5NSxlVII/AAAAAAAANHg/rMXON_X4Hww/s1600/davecoote3.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-0SZzRNkePsM/Tdy5NSxlVII/AAAAAAAANHg/rMXON_X4Hww/s320/davecoote3.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ia1onBB7kvw/Tdy5HSKftRI/AAAAAAAANHU/YBEkgwoqdE8/s1600/3459044732_724626d531.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="312" src="http://2.bp.blogspot.com/-ia1onBB7kvw/Tdy5HSKftRI/AAAAAAAANHU/YBEkgwoqdE8/s400/3459044732_724626d531.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Fotoğraflar &lt;a href="http://www.apartmenttherapy.com/"&gt;Apartment Therapy&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://pleasesirblog.blogspot.com/"&gt;Please Sir&lt;/a&gt;'den. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-563263029527549237?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/563263029527549237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=563263029527549237&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/563263029527549237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/563263029527549237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/skldk-minimalden-yasasn-bit-pazarlar.html' title='Sıkıldık minimalden, yaşasın bit pazarları!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-EAgyAz_R4WE/Tdy655Os7wI/AAAAAAAANH0/4021DdE_rHA/s72-c/1_2399553TS1302599385793_slot100slotWide75ArticleFull_rect540.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8148676791767861182</id><published>2011-06-07T21:47:00.003+03:00</published><updated>2011-06-20T12:03:21.554+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Kötü işletmecilik work-shop'ı: Solar Beach!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-GCzP_azsry0/Te5wCsXmKBI/AAAAAAAANKM/uajPHqixbwc/s1600/DSCF2520-1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-GCzP_azsry0/Te5wCsXmKBI/AAAAAAAANKM/uajPHqixbwc/s320/DSCF2520-1.JPG" width="278" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu günlerde İstanbul pek bir hareketli, pek bir güzel. O kadar çok etkinlik var ki, işten geri kalan zamanda hepsine yetişmek imkansız. Yine de her gün yapılacak farklı bir şey olması bile motive ediyor insanı. Ben bu aralar Küçükçiftlik Park'ta birbirinden çok alakasız iki konser izledim: Interpol ve Serdar Ortaç. Bebek Şenliği'ne bir göz attım, hatta ne zamandır Mika Home'un vitrininde görüp de bayıldığım pop-art yastığı edindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahı da &lt;a href="http://www.grupanya.com/istanbul-avrupa/d/u-M7EJEXIIUH"&gt;Grupanya&lt;/a&gt;'dan edindiğimiz fırsatlarla bütün gün Solar Beach'te güneş keyfi yapıp, akşam da Duman konserini izlemek için Kilyos yolu tuttuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene Solar Beach'in işletmesini yeniden Urban Bug almış. Urban Bug'a özel bir ilgi ve sempatim vardır. Daha İstanbul'da yaşamadığım velet yıllarımda, her tatilde kendimi İstanbul'a atar, Park Orman'ın çimlerinde yatar, Urban Bug'ın boyu minyatür, içeriği efsane dergilerini okur, İstanbul'a taşınınca tam bir 'urban bug' olma sözleri verirdim kendime. O yüzden Urba Bug işletmesindeki Solar Beach hakkında bir övgü yazısı yazıyor olmayı gerçekten çok isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FaxWVjULsco/Te5uShxoMSI/AAAAAAAANJ4/ANH7Gsrz7Yg/s1600/solarbeachdumanana3984.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-FaxWVjULsco/Te5uShxoMSI/AAAAAAAANJ4/ANH7Gsrz7Yg/s320/solarbeachdumanana3984.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt; Size de &lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2010/06/babylon-aya-yorgi.html"&gt;Babylon Ayayorgi&lt;/a&gt; güzelliğinde bir denizi olamasa da, burnumuzun dibinde Babylon Ayayorgi hizmeti güzelliğinde bir beach olduğunu müjdelemek isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-dim. Ancak bunu imkansızlaştıran o kadar çok şey vardı ki orada. Kapıdan adımınız atar atmaz nerenin yolunu tutarsınız? Tabii ki soyunma kabinlerinin. Böyle bir leş alan ben hayatımda sadece adliye tuvaletlerinde gördüm. Açılışlarının hatırına bile temizlik yapmaya gerek görmemişler. Ki içeride de maksimum 100 kişi vardı biz gittiğimizde. Öyle temizliğine yetişilemeyecek bir kalabalık yoktu yani.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse keyif kaçırılmaz bununla, altı üstü bikinilerimizi giyip, güneşli havanın tadını çıkarmak için mindere attık kendimizi. Tam güneş altında mayışmışken tam 3 kere patlayan kolon ile hopladık yerimizden. Bizce oldukça kötü olan müzikleri belki seven vardır diye sesimizi çıkarmadık. Şöyle buzzz gibi biralar içelim bunları görmezden gelelim dedik, "Şu an soğuk sadece su var, biralar soğuk değil" cevabını aldık. Hönk?!?!?! İçeride bizim göremediğimiz bira tüketen soğuk biraları bitiren görünmez bir Rock'n Coke kalabalığı mı var diye etrafıma bakındım bakındım, yok öyle bir şey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iU202Ca_Q2g/Te5uVeAJRGI/AAAAAAAANJ8/z6ba5hGQb8M/s1600/DSCF2501-1.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" src="http://4.bp.blogspot.com/-iU202Ca_Q2g/Te5uVeAJRGI/AAAAAAAANJ8/z6ba5hGQb8M/s400/DSCF2501-1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Biraz deniz, biraz güneşlenmece derken karnımız acıktı, yukarıdaki yemek bölümüne çıktık. Cheeseburger ve patates kızartmasında yana tercih yaptık. Ben ikisini de ketçapsız yiyemem. Ketçap istedim, boş ketçap kutusu geldi. Tekrar istedim, birazdan getiriyoruz dendi. Tekrar istedim: "Arkadaşımız mutfağa gitti, başına bir şey geldi." dendi. Şanslı Masa formatında bir televizyon programında mıyız diye etrafta kamera arandım boş yere. Restoran kısmını işleten kibar beye gidip, rahatsızlığımı dile getirdim. Hemen telafi edeceğiz diyip ketçap beklerken buz gibi olmuş cheeseburger'imin yerine yenisini verdi, ama hala ketçap yok. O da buz olduktan sonra anladılar ki ketçapları yok. Üstüne bir de bana çok bulunmaz bir sos istemişim gibi bir tavır yaptılar ki, evlere şenlik!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-qYc6Bre2-q8/Te5uW8L7yCI/AAAAAAAANKA/SpYOX6-joVI/s1600/DSCF2509.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-qYc6Bre2-q8/Te5uW8L7yCI/AAAAAAAANKA/SpYOX6-joVI/s400/DSCF2509.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Akşam yemeği zamanında da benzer durumlar yaşadık. Bu arada en yakın markete birini yollayıp ketçap aldırmayı akıl etmişlerdi neyse ki, hayatımda ketçap ilk defa bu kadar zor bulunan bir şey oldu. Hatta hayatımda ilk defa ketçap şişesiyle bir fotoğrafım oldu. :)) Ancak bu sefer de başka fiyaskolarla yüzleştik. "Pide kalmamış malesef" cevabı aldıktan bir süre sonra, başka bir şey almak için gittiğimizde bir başkasına yapılmış pide burnumuzun dibinden geçti mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-U0T2zj4Snbk/Te5uYGPKiUI/AAAAAAAANKE/1lRLbfnShZg/s1600/DSCF2511.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-U0T2zj4Snbk/Te5uYGPKiUI/AAAAAAAANKE/1lRLbfnShZg/s320/DSCF2511.JPG" width="196" /&gt;&lt;/a&gt;Hayır işin en kötü tarafı aç kalmak da değil, misafirimiz David Guetta'ya çok ayıp oldu. Neyse ki hemşerisi Stephan Pompugnac oradaydı, akşam üstü oldukça güzel bir performans sergiledi :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-U0T2zj4Snbk/Te5uYGPKiUI/AAAAAAAANKE/1lRLbfnShZg/s1600/DSCF2511.JPG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Biz çok keyifli bir ekip ve çok keyifli bir ruh hali ile gittik Kilyos'a. Güneş de deniz de güzeldi; o yüzden oldukça güzel bir gün geçirdik. Ama Solar Beach işletmesi bunu bozmak için elinden geleni ardına koymadı. Hani mekan işletmeciliği dersleri veren eğitim kurumları var ya, bence öğrencilerini toplayıp bir haftasonu Solar Beach'e götürmeli. "Bir mekan nasıl kötü işletilir, neleri yapmamalısınız" work-shop'ı niyetine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dahaki sefere o bölgedeki diğer beachlerden birine gideceğiz. Umarım ki o zaman size tavsiye edeceğim, İstanbul'a yakın günü birlik tatil moodu yaşatan bir beach keşfetmiş olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İstanbul'daki etkinlikleri takipte kalın, harika şeyler oluyor bu aralar şehirde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-HEjwx3OUAfg/Te5v9os_gmI/AAAAAAAANKI/FmP5TJsuGhM/s1600/tumblr_kqbiaeerV21qzr04eo1_400.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-HEjwx3OUAfg/Te5v9os_gmI/AAAAAAAANKI/FmP5TJsuGhM/s400/tumblr_kqbiaeerV21qzr04eo1_400.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8148676791767861182?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8148676791767861182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8148676791767861182&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8148676791767861182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8148676791767861182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/kotu-isletmecilik-work-shop-solar-beach.html' title='Kötü işletmecilik work-shop&apos;ı: Solar Beach!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-GCzP_azsry0/Te5wCsXmKBI/AAAAAAAANKM/uajPHqixbwc/s72-c/DSCF2520-1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-4827669586175345695</id><published>2011-06-05T10:16:00.001+03:00</published><updated>2011-06-05T10:17:47.300+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><title type='text'>Açarız radyoyu yol nereye biz oraya part 1: Düşler Vadisi ve Uçurumoba</title><content type='html'>Takvime göre havaların ısınması gereken, açık hava konserleri başlamış olmasına rağmen hala kat kat giyinmek zorunda olduğumuz günlerden bir gün, Maroon5 konseri çıkışında kendi aramızda bir parti yaparken bir şarkı keşfetmiştik. "Sevişmeden uyumayalım" diyen Sıla, yine çok cezbedici şeyler söylüyordu: "Hadi kalk gidelim hemen şu anda. Kapa telefonu bulamasın arayan da. Açarız radyoyu yol nereye biz oraya. İyi gelmez mi hiç deniz havası? Bi göz oda bulur sokarız başımızı. Bi de koyarız iki kadeh kafa nereye biz oraya."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee geçen haftasonu bu şarkıyı dinleye dinleye atladık arabaya, çıktık yola. Aklımızdaki plan Cunda'da bir haftasonu geçirmekti. Sadece Cunda. Ama iyi ki de öyle olmadı! Çok daha gezgin, çok daha keyifli, çok daha spontane bir haftasonu devirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-P4JPsKGGwYw/TerG8bqT0wI/AAAAAAAANI8/PBOM3DnE5fk/s1600/DSCF2322.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-P4JPsKGGwYw/TerG8bqT0wI/AAAAAAAANI8/PBOM3DnE5fk/s400/DSCF2322.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Keşfettiğimiz yerlerden bahsetmeye, günlerden pazar olması sebebiyle kahvaltılarla başlıyorum. Ne de olsa pazar günlerinin en önemli kısmı kahvaltıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahsedeceğim iki yeri de bizim öyle yol nereye biz oraya havalarında giderken bulmamız mümkün değildi. Birkaç senedir orada yaşayan, bizim sabaha karşı  harika evlerine tanrı misafiri olarak düştüğümüz, pek tatlı çift olmasaydı biz bu iki harika yerde leziz kahvaltılar etmemiş olacaktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ggt_2J8pZjE/TerG-pZOmdI/AAAAAAAANJA/UT7qlKOtYMo/s1600/DSCF2324.JPG" imageanchor="1"&gt;&lt;img border="0" height="308" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ggt_2J8pZjE/TerG-pZOmdI/AAAAAAAANJA/UT7qlKOtYMo/s320/DSCF2324.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wGck02UrIsc/TerHGaitGvI/AAAAAAAANJU/qlDTcXjbTm8/s1600/IMG_2474.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="297" src="http://4.bp.blogspot.com/-wGck02UrIsc/TerHGaitGvI/AAAAAAAANJU/qlDTcXjbTm8/s400/IMG_2474.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fYP97BCf8a0/TerHAOXEu9I/AAAAAAAANJE/BQiJNLDve74/s1600/DSCF2328.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-fYP97BCf8a0/TerHAOXEu9I/AAAAAAAANJE/BQiJNLDve74/s400/DSCF2328.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İlk sabah Güre'den yaklaşık 15 dakikalık bir yol ile Düşler Vadisi'ne gittik ve kahvaltımızı burada yaptık.&amp;nbsp; Hem deniz, hem dağ manzarasına bakan kocaman bir terasta ettik kahvaltımızı. Uzun zamandır görmediğimiz kadar donatılmış bir masada oturduk. İlk fotoğrafa bakıp da donatılmış masa bu mudur demeyin, onlar daha ilk serviste gelenlerdi. Sonrasında artık nasıl yumulduysak yemeğe kimsenin aklına fotoğraf çekmek gelmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyin bitmesinin imkansız olduğu masada, yiyebildiğimiz kadar çoğunu afiyetle yedik. O bölgede bütün peynirlerin, zeytinyağının ve domatesin gerçekten çok lezzetli olduğunu ilk burada deneyimledim. Daha sonra gittiğim her yerde de pekişti bu kanı zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşler Vadisi bu mevsimde sadece kahvaltı olarak hizmet verse de, havaların iyice ısınmasını bekleyen bir yüzme havuzu ve daha ileri tarihleri bekleyen bir butik otel projesi var. O yüzden aklınızın kenarına bu ismi bir not edin derim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bir sonraki güne...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RQMMny2CoBk/TerHCz1mTTI/AAAAAAAANJM/dyfB_106sYk/s1600/DSCF2386.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-RQMMny2CoBk/TerHCz1mTTI/AAAAAAAANJM/dyfB_106sYk/s400/DSCF2386.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-uCrc0ce_RWo/TerHIGMHtPI/AAAAAAAANJY/pZOhiXspP4o/s1600/IMG_2556.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-uCrc0ce_RWo/TerHIGMHtPI/AAAAAAAANJY/pZOhiXspP4o/s400/IMG_2556.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir sonraki günkü kahvaltı durağımız Uçurumoba oldu. Yeşillikler arasında, geleneksel ile modern karışımı çok keyifli dekorasyonu olan bir yer burası. Country dekorasyon dergilerinden fırlamış gibi duran kütükten sehpalara ben bittim zaten. Kahvaltı konusunda Düşler Vadisi gibi çok çeşitli bir sofra olmasa da, gözlemelerimiz ve güzel ortam ile yine çok güzel başladık güne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada kendin pişir- kendin ye uygulaması da mevcut. Biz "çay"" derken gelen diğer konuklar masaya geldikleri gibi bir "büyük" oturtup mangal faslına giriştiler hatta. :) &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HPHilEIB440/TerHEs6KMiI/AAAAAAAANJQ/XwMpP_scX2A/s1600/DSCF2390.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-HPHilEIB440/TerHEs6KMiI/AAAAAAAANJQ/XwMpP_scX2A/s400/DSCF2390.JPG" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5TfbTN5z6O4/TerHKfFbKTI/AAAAAAAANJc/LdN8KNZ5gOA/s1600/IMG_2576.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://2.bp.blogspot.com/-5TfbTN5z6O4/TerHKfFbKTI/AAAAAAAANJc/LdN8KNZ5gOA/s400/IMG_2576.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İki sabah da güne lezzetli şeyler yiyerek, yeşillikler içinde başladık. Günlerin devamının nasıl geçtiğinden elbette daha sonra bahsedeceğim, ama şimdi Solar Beach yolu tutmak için yola çıkıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin için pazar kahvaltısı hayatın keyfi mi, yoksa sıradan bir sabah doymak için atıştırılan bir kaç parça birşey mi bilmiyorum; ama harika kahvaltı adreslerinizi veya leziz kahvaltı tariflerinizi benimle paylaşırsanız ne güzel olur :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifli pazarlar, uzuuun bol sohbetli kahvaltılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-4827669586175345695?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/4827669586175345695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=4827669586175345695&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4827669586175345695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/4827669586175345695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/06/acarz-radyoyu-yol-nereye-biz-oraya-part.html' title='Açarız radyoyu yol nereye biz oraya part 1: Düşler Vadisi ve Uçurumoba'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-P4JPsKGGwYw/TerG8bqT0wI/AAAAAAAANI8/PBOM3DnE5fk/s72-c/DSCF2322.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5833818264002465656</id><published>2011-05-26T23:39:00.001+03:00</published><updated>2011-05-26T23:40:35.798+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><title type='text'>Kafa nereye biz oraya ;)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hSXq27qLLO0/Td5wsqS4nFI/AAAAAAAANIM/ZhUM_pzA1xM/s1600/a04142881d264a098f19e1efd37deba1_7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-hSXq27qLLO0/Td5wsqS4nFI/AAAAAAAANIM/ZhUM_pzA1xM/s400/a04142881d264a098f19e1efd37deba1_7.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;07:10 alarm çalmaya başlıyor. Ertele. Ertele. Ertele. Panikle kalk, aceleyle hazırlan, koşa koşa metroya git, saniyede bir saate baka baka ofise gir. Günün en stresli kısmı sabah oluyor benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri kalanında acelem de olsa ruh halim keyifli oluyor. Özellikle de hava güneşliyse... Mesela dün vezne kapanmadan adliyeye yetişmek için koşarken, ayaklarımın Bankalar Caddesi'ndeki avizecilerde inatla yavaşladığı anlarda (salonuma avize arıyorum da bu aralar) içimdeki işkolik ve alışverişkolik kadın kapışırken kendimle çok eğlendim.18:30'a kadar egemenlik onda olduğu için işkolik kazandı kavgayı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Aşk'tan mesaj geldi, akşam Roxette konserine gidelim mi diye. Geceyi Küçükçiftlik Park'ta Roxette ile geçirdik. Çok keyifli bir konserdi. Her yaştan konser dinleyicisi şu iki efsane Roxette şarkısına avaz avaz eşlik etti: &lt;a href="http://fizy.com/s/176b7c"&gt;Listen to your heart there's nothing else you can do.&lt;/a&gt; (...) &lt;a href="http://fizy.com/s/16jpjs%20"&gt;It must have been love but I lost it somehow.&amp;nbsp; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haftasonunu da "Kafa nereye biz oraya" ilan ettik, yarın iş çıkışı çıkıyoruz yola, nereye götürür keyfimiz bizi göreceğiz... Güneş, tatil, keyif var aklımızda ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da kalanlar için de bu haftasonu hiç de fena geçmeyeceğe benzer:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-bFTe74bY4hQ/Td5tYq5QsPI/AAAAAAAANIA/RauYkzSkb1A/s1600/poster03.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-bFTe74bY4hQ/Td5tYq5QsPI/AAAAAAAANIA/RauYkzSkb1A/s320/poster03.jpg" t8="true" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültür sanat festivalimiz &lt;a href="http://www.istancool.com.tr/"&gt;İstancool&lt;/a&gt; ikinci senesinde oldukça sıkı bir programla karşımızda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;27 Mayıs Cuma günü Vakko Fashion Center'da 14:00'te "Cinema in the Age of Marketing" Marco Mueller, Kirsten Dunst ve Nurgul Yesilcay'ı ağırlıyor. Saat 15:00'te Dot oyunlarından aşina olduğumuz Murat Daltaban ve Hakan Gunday "The Impact of Turkish Literature on Theatre" ile yine aynı yerde olacak. Pazar günü 15:00'te Tophane-i Amire'deki Courtney Love'lı "The Artist as A Brand" ile 17:00'deki Murathan Mungan söyleşisi benim dikkatimi çekenlerden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-De8JaS9iOPw/Td5v1D_hj5I/AAAAAAAANIE/IfI_UPGC7Gs/s1600/westwoodexhbtn.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-De8JaS9iOPw/Td5v1D_hj5I/AAAAAAAANIE/IfI_UPGC7Gs/s400/westwoodexhbtn.jpg" t8="true" width="280" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_5e-3qpboSM/Td5v1wOFzFI/AAAAAAAANII/Fe04zPXwa2Q/s1600/garage+sale.JPG" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanyon'da Harvey Nichols bu geceki parti ile Vivienne  Westwood'un ayakkabı sergisine ev sahipliği yapmaya başlıyor. Ki 2  Haziran'a kadar illa ki yol buraya düşürülmeli bence. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bakıp bakıp alamadıktan sonra neye yarar, diyenlerdenseniz&lt;a href="http://istanbul.lecool.com/istanbul/tr/today"&gt; Le cool&lt;/a&gt; aracılığı ile haberdar olduğum aşağıdaki etkinlik ilginizi çekebilir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_5e-3qpboSM/Td5v1wOFzFI/AAAAAAAANII/Fe04zPXwa2Q/s1600/garage+sale.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-_5e-3qpboSM/Td5v1wOFzFI/AAAAAAAANII/Fe04zPXwa2Q/s400/garage+sale.JPG" width="398" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben müzik isterim müzik müzik derseniz de &lt;a href="http://www.freshtival.com/"&gt;Freshtival&lt;/a&gt; var!&lt;br /&gt;Ya da bizim gibi toplayın çekirdek ekibinizi kafa nereye siz oraya ;) En keyiflisinden bir haftasonu olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5833818264002465656?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5833818264002465656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5833818264002465656&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5833818264002465656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5833818264002465656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/kafa-nereye-biz-oraya.html' title='Kafa nereye biz oraya ;)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-hSXq27qLLO0/Td5wsqS4nFI/AAAAAAAANIM/ZhUM_pzA1xM/s72-c/a04142881d264a098f19e1efd37deba1_7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-23861536300023522</id><published>2011-05-23T18:51:00.003+03:00</published><updated>2011-10-31T12:15:24.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dergi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye&apos;den seyahatler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahatlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><title type='text'>size: it does matter!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6LliQxU917s/TdprdhhAcNI/AAAAAAAANGE/YxZF6msmcq8/s1600/IMG_0192-2.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="236" src="http://4.bp.blogspot.com/-6LliQxU917s/TdprdhhAcNI/AAAAAAAANGE/YxZF6msmcq8/s400/IMG_0192-2.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VB3zQak7U4s/TdprfW8L6KI/AAAAAAAANGI/iMBsmCid6OE/s1600/IMG_0198-3.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-VB3zQak7U4s/TdprfW8L6KI/AAAAAAAANGI/iMBsmCid6OE/s320/IMG_0198-3.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;19 Mayıs tatilini fırsat bildim, vücudumu hasret kaldığı güneş ve deniz ile Altınorfoz'da buluşturdum.&amp;nbsp; (Altınorfoz neresi yahu? diyenleri &lt;i&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2009/08/iki-gunde-bronzlastm-kendinle-uzlastm.html"&gt;bu tarafa&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; veya &lt;i&gt;&lt;u&gt;&lt;a href="http://mushaboom8.blogspot.com/2010/08/kebap-cumhuriyetinden-notlar.html"&gt;şu tarafa&lt;/a&gt; &lt;/u&gt;&lt;/i&gt;alalım )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta her seneki gibi dozunda bırakmayı beceremeyip, ıstakoza döndüm, aradan kaç gün geçti hala sürekli çantamdan krem çıkartıp yanıklarıma sürüp duruyorum. :) Şikayetçi miyim kesinlikle hayır, yanıklarım beni motive ediyor! &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6LliQxU917s/TdprdhhAcNI/AAAAAAAANGE/YxZF6msmcq8/s1600/IMG_0192-2.JPG" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vDqSLBmBLoo/Tdprhe_qgYI/AAAAAAAANGM/XWGRg5dkRmY/s1600/IMG_0207-2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-vDqSLBmBLoo/Tdprhe_qgYI/AAAAAAAANGM/XWGRg5dkRmY/s400/IMG_0207-2.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İki günümü güneşlenerek ve televizyon izleyerek geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu satırları okuyan çoğu kişi için televizyon izlemek her gün yapılan sıradan bir aktivite olabilir; ama ben inanılmaz zaman yediğine inandığım için yaklaşık 6 senedir evime televizyon almamak konusunda inatçıyım. DVD ve internet üzerinden reklamsız dizi izlemeyi tercih ediyorum. O yüzden televizyon izlemek de benim için tatille özdeşleşmiş bir şey. İnanılmaz eğlenerek her gün "Bugün ne giysem?"i izledim. Nur Yerlitaş'ın benekli, içi cart pembe astarlı clutch'ına aşık oldum.Ondan veya benzerinden nereden edinebilirim bilen varsa nolur beni aydınlatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-nBs0BHyxpR8/Tdp2wIYm7cI/AAAAAAAANGU/tiifrAbdBPE/s1600/03.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-nBs0BHyxpR8/Tdp2wIYm7cI/AAAAAAAANGU/tiifrAbdBPE/s320/03.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XGiHTJxy1E4/Tdp2zFKzFYI/AAAAAAAANGc/LNGsFIoAbw0/s1600/04.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-XGiHTJxy1E4/Tdp2zFKzFYI/AAAAAAAANGc/LNGsFIoAbw0/s320/04.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-O2FhfIvE_5Q/Tdp2w-RFJkI/AAAAAAAANGY/1wrweK1PjQ8/s1600/02.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-O2FhfIvE_5Q/Tdp2w-RFJkI/AAAAAAAANGY/1wrweK1PjQ8/s320/02.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gidiş ve dönüş yolculuklarımda da eşlikçim&lt;i&gt;&lt;u&gt; &lt;a href="http://www.facebook.com/sizemagazine?sk=wall"&gt;Size&lt;/a&gt;&lt;/u&gt;&lt;/i&gt; oldu. Kendisini "bi-monthly, boring, opporunist, twofaced, copist, voyeur and surely free" olarak tanımlayan bir dergi bu. Üçücüncü sayısından yakalamış oldum ben. İronik bir şekilde, bedava olan dergiler çok özgün ve içerik olarak dolu dolu iken, paralı satılan dergiler yavan ve içinde reklam dışında sadece üç-beş sayfa bulunan kağıt yığını oluyor.Bu da yine sıradışı, karakterli ve dolu dolu bir dergi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jZWbVNcpmZc/Tdp22lWv7YI/AAAAAAAANGg/8cTkwK-STsQ/s1600/07.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="271" src="http://1.bp.blogspot.com/-jZWbVNcpmZc/Tdp22lWv7YI/AAAAAAAANGg/8cTkwK-STsQ/s400/07.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1RUVHDNYd0w/Tdp2tBgToQI/AAAAAAAANGQ/0aGWqvd1dJY/s1600/01.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-1RUVHDNYd0w/Tdp2tBgToQI/AAAAAAAANGQ/0aGWqvd1dJY/s320/01.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Fazla farkındalık nefes darlığına neden olur" gibi vurucu başlıklı kültürel söyleşilerden, çarpıcı moda çekimlerine kadar geniş bir içeriği var. Yazıların bir kısmının hem İngilizce hem Türkçe versiyonu varken, bir kısmı sadece Türkçe bir kısmı sadece İngilizce. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıdaki çarpıcı fotoğrafları çeken çıplaklığı şaşırtıcı olması koşulu ile seven &lt;i&gt;&lt;u&gt;&lt;a href="http://www.woutervandenbrink.com/site.php"&gt;Wouter Van Den Brink&lt;/a&gt; &lt;/u&gt;&lt;/i&gt;i keşfetmemi sağlayan bu dergi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergide en beğendiğim beni kocaman gülümseten yazı Kerem Güneş'inki. Çeşitli kavramlar hakkında yorumlardan oluşan bu yazıdan bir kaç alıntı yapmadan duramayacağım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Parent: Parents are like communism, good in theory but shitty in the real world. The problem is mommy and daddy do not love you unconditionally. The fuckers are programmed to treat you like evolutionary investments."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Virgin: Virginity is for high school. Sex is the best free thing in the world, a mix of cocaine and extacy and rainbows and gummi bears and peeing in an urinal after drinking eight beers"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Politicians: The whole youth of the nation is a bunch of posers, complaing on the internet and then getting drunk and masturbating on weekends. The only way to riot against the goverment, the simplest way, is to FUCKING VOTE! Do you know how many people who complain about the death of Democracy are going to be on vacation on the day of elections? A lot. So don't be one.Just fucking vote. That simple" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gTEQnbT7UdI/Tdp24ptxBkI/AAAAAAAANGk/7fSWW847Mxs/s1600/09.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-gTEQnbT7UdI/Tdp24ptxBkI/AAAAAAAANGk/7fSWW847Mxs/s320/09.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bayıldığınız, her sayısında emeği geçenleri öpesiniz gelen online - basılı dergiler var mı? Varsa neler, merak ediyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifli &amp;amp; keşifli bir hafta olsun ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-23861536300023522?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/23861536300023522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=23861536300023522&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/23861536300023522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/23861536300023522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/size-it-does-matter.html' title='size: it does matter!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6LliQxU917s/TdprdhhAcNI/AAAAAAAANGE/YxZF6msmcq8/s72-c/IMG_0192-2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-8361015733441532610</id><published>2011-05-18T22:36:00.001+03:00</published><updated>2011-10-31T12:15:13.066+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>İçinizde bir Pasaklı Tanrıça mı var, yoksa bir Alışverişkolik mi?</title><content type='html'>Güneş kendini göstermeye başladı mı, Facebook'taki mesajlarımdan çok Pegasus'un kampanyalarını kontrol eder oluyorum. Sürekli, bütün kış aklımın ucundan geçmeyen tur sitelerini saatlerce kurcalayasım geliyor. Hatta dün Ümraniye Adliyesi'ne giderken "Duba" yazılı tabelayı, "Dubai" okuyunca "Evet benim acilen bir tatile ihtiyacım var." dedim kendi kendime. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene topu topu 5 gün&amp;nbsp;olan&amp;nbsp;yıllık iznimi de bayram tatili ile birleştirip Almanya'ya insan hakları&amp;nbsp;seminerine gittiğimi göz önünde bulundurursak, (haftasonu kaçamaklarının haricinde) gerçekten çok uzun zamandır tatil yapmıyorum ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Mayısta&amp;nbsp;çalışacağımı sanırken, 20sinde bile tatil olduğumu öğrendim!&amp;nbsp;Plansızdım! Uçak biletleri tavan yapmış, bütün 19 Mayıs tur kampanyaları suyunu çekmişti! Hazırlıksız yakalanmıştım! Dört gün tatil! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derkeeeen bu satırları Atatürk Havalimanı'ndan yazıyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-M_yEfKNr-_A/TdQe5hRrXTI/AAAAAAAANE8/JC8gSX5XgcM/s1600/DSCF2103.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-M_yEfKNr-_A/TdQe5hRrXTI/AAAAAAAANE8/JC8gSX5XgcM/s400/DSCF2103.JPG" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz tatili söz konusu oldu mu bikini ve parmak arası terlik kadar önemli bir mevzu da kitaptır benim için. Güneş hafif şeyler gerektirir: Hafif içkiler, hafif kıyafetler, hafif müzikler ve hafif kitaplar... Güneşin altında cozurdaken, Focault okumaya kalkarsanız güneşlenmek keyif değil işkence olur. Keyifli, komik, chick-lit'ler ise süper gider. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim tavsiyelerimden ilki Pasaklı Tanrıça. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diktatörlük kıvamında bir hukuk bürosunda 7/24 çalışan, işkolik bir ailenin ferdi olan, tatil kavramı yıllar yıllar önce hayatından çıkmış, spa'ya girerken bile blackberrysini havlusunun içine sokmadan yapamayan, bütün hayali çalıştığı pek meşhur şirketin&amp;nbsp;ortağı olmak olan başkahramanımız bir gün bir hata yaparak kariyerine son verir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün isteği herkesten uzaklaşmak olur ve şuursuzca bir trene atlar. Ertesi gün uyandığında, hayatında bir kere mutfağa girmemiş, bir kere ütüyü eline almamış olmasına rağmen,&amp;nbsp;bir evin temizlikçisi olarak bulur kendisini. Eskiden bir saatte kazandığı parayı şimdi bir haftada belki kazanabilecektir. Ama umurunda olan para değildir zaten, kendisinden beklenen işlerin herhangi birisini nasıl yapacağı hakkında en ufak bir fikri yoktur. Çok saçma, çok komik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hatta ve hatta her şeyi çok daha hızlı yapıyorum artık. Daha hızlı yürüyorum, daha hızlı konuşuyorum, daha hızlı yiyorum, daha hızlı... seks yapıyorum..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsanlar da nişanlıysa üzerlerinde bir işaret taşımalı, aynen tuvaletlerdeki gibi. Dolu. Ya da değil. Bu tür konular hakkında en ufak bir belirsizliğe mahal verilmemeli."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hukuk yerine bu konuda yüksek tahsil yapsaymışım iyi olurmuş. Çok daha işe yarardı herhalde. Erkekler sizden ne zaman hoşlanır, size ne zaman arkadaşça yaklaşır anlama sanatı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Annem kocalarının soyadlarını kullanan kadınlardan hiç haz etmez. Ayrıca evde oturan, yemek pişiren, temizlik yapan ya da bilgisayar kullanmayı öğrenen kadınlardan da hiç haz etmez. Ona göre bütün kadınlar kocalarından daha çok kazanmak zorundadır, çünkü hepsi yaradılış gereği erkeklerden daha zekidir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Birden duruyor, frenine basılan araba gibi bir an kıpırdayamıyorum. Sonra tekrar tereddütle yatağa gömülüyorum ve hayatımda duyumsadığım en acayip en sıradışı duyguya kendimi bırakıyorum. Yapacak hiçbir işim yok.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bakılacak kontrat yok, cevap yazılacak e-posta yok, ofiste acil toplantı yok.Kaşlarımı çatıp en son ne zaman yapacak hiçbir işim olmadığını hatırlamaya çalışıyorum. Sanki yedi yaşımdan beri hiç yapacak bir şeyim olmadığı bir an yaşamamışım gibi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lcTLrW4lz8w/TdQfN4kNKtI/AAAAAAAANFA/aiheXzBktZU/s1600/DSCF2212.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-lcTLrW4lz8w/TdQfN4kNKtI/AAAAAAAANFA/aiheXzBktZU/s400/DSCF2212.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İkincisi de Alışverişkolik. &lt;br /&gt;Evet filmi çekildi, evet filme kimse ölüp bitmedi, evet herkes konusunu biliyor; ama her zamanki gibi kitap çok çok daha muhteşem ve filmle çok alakası yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere iç konuşmalar filme yansıtılamamış haliyle ve asıl eğlenceli olansa tam olarak o iç konuşmalar ve dalınan hayaller. O kadar tanıdık geliyor ki... Her ay sonunda harcama listeme baktığım zaman tasarruf yapmaya karar verişlerimi,&amp;nbsp;ay sonuna doğru&amp;nbsp;hesabımdaki para suyunu çekmek üzereyken gidip alışveriş yapmamı hatırlattı bana. Hadi itiraf edelim, hepimizin içinde bir alışverişkolik var. Sadece tercih ettiğimiz mağazalar o kadar pahalı olmadığı için bankalarla başımız belada değil :)) Şu anda "Evet evet" diyorsanız bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Not: 2. el kitap severseniz bu kitapları &lt;a href="http://dukkan2010.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: #a64d79;"&gt;chucha boutique'ten&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; edinebilirsiniz. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi tatiller :)&lt;br /&gt;Tatiliniz yoksa bile pazar günü Chill-Out Festival'de tatil mooduna girebilirsiniz, benden hatırlatması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-8361015733441532610?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/8361015733441532610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=8361015733441532610&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8361015733441532610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/8361015733441532610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/icinizde-bir-pasakl-tanrca-m-var-yoksa.html' title='İçinizde bir Pasaklı Tanrıça mı var, yoksa bir Alışverişkolik mi?'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-M_yEfKNr-_A/TdQe5hRrXTI/AAAAAAAANE8/JC8gSX5XgcM/s72-c/DSCF2103.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-2829929604084231958</id><published>2011-05-16T00:12:00.004+03:00</published><updated>2011-05-19T21:36:41.966+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Haftasonu keşifleri: Tasarım elbiseler, yeni mekanlar, lezzetler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dkjqcGk6nVg/TdAxA_WKZHI/AAAAAAAANEw/BIQTZi14Hxw/s1600/nhood_pleasedonttalktome.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-dkjqcGk6nVg/TdAxA_WKZHI/AAAAAAAANEw/BIQTZi14Hxw/s400/nhood_pleasedonttalktome.jpg" width="277" /&gt;&lt;/a&gt;Erkeklerde nasıl bilmiyorum; ama kadınlar bazı günler kendini tanrıça   gibi hisseder. Cildi, gözünün içi parlar, ne giyse üzerinde güzel  durur,  hiçbir sebep olmasa da yolda yürürken bir melodi mırıldanacak  kadar  keyifli olur, her işi yolunda gider, bütün işleri hesapladığından  kolay  ve kısa sürede hallolur, gün biter enerjisi bitmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı  günlerde de tam  tersine sabah&amp;nbsp;o yataktan kalkmak inanılmaz zor gelir,  çarşafa dönüşüp  bütün gün yatmak ister, kalkıp aynaya baktığında  mutlaka kendisine olan  sevgisini azaltacak bir şey görür ve aman  yarabbim o gün bir türlü  bitmek bilmez!! Benim için geçen haftaiçindeki  her gün böyleydi, cuma günü işten çıkınca kendimi doğrudan eve attım.  Şarj olmam lazımdı, dergiler, eğlencelik romanlar, aburcubur ve kahve  ile keyif çatıp cumartesi günü erkenden keyifle, enerjiyle uyandım.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rv4pYslpRXM/TdA0mT6uiEI/AAAAAAAANE0/TRg27S20-sM/s1600/tumblr_ljhlyglwW31qh3dvu.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-rv4pYslpRXM/TdA0mT6uiEI/AAAAAAAANE0/TRg27S20-sM/s320/tumblr_ljhlyglwW31qh3dvu.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Öğlene kadar "Mushaboom'da temizlik zamanı!" ilan ettim, sonra güzelce duşumu alıp, güneşin cilvesine dayanamayıp kendimi Nişantaşı'na attım. Yogita ile birlikte Cafe Nero'nun güzel bahçesinde güneşin tadını çıkararak, filtre kahvelerimizi yudumlayarak sohbet ettik. Canımız tatlı bir şeyler çekmişti, ne yesek diye düşünürken oldukça davetkar görünen balkabaklı cheesecake'ten yana tercihimizi kullandık. Lezizzz, mutlaka ve mutlaka tadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra da mağazaları gezmeye başladık. İndirim olmayınca, üstelik bir de daha evde daha poşetinden bile çıkmamış kıyafetler bulununca alışveriş yapmak o kadar da eğlenceli olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derkeeen uzun zamandır önünden geçtiğim bir türlü içine girip kurcalama fırsatı bulamadığım bir mağazaya daldık: Brands For Less. Küçük bir mağaza burası sağlı sollu iki askıda bir sürü elbise var. Çoğu düğünlerde, davetlerde mezuniyetlerde giymelik, bazıları da işe bile giyilebilek kıvamda. Ve bu elbiseler DKNY'den Lanvin'e kadar aklınıza gelebilecek bütün iyi markaların etiketlerini taşıyorlar. Ve fiyatları normalin çok altında: İki Mango elbise yerine bir adet Karen Miller almak mümkün! Tek dezavantajı bedenler çok sınırlı. Özel davetlerden önce mutlaka uğranması gereken yerlerden biri olarak yazdım ben aklıma. Adresini sorarsanız, Teşvikiye'deki House Cafe'nin arasından giden yolu takip edin sol tarafta görürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brands For Less'ten şimdilik elimiz boş çıktık, ama alışverişten elimiz boş dönmedik tabii ki.Bir de Sunseeker'da 7 dakikacık solaryuma giriverdikten sonra (19 Mayıs tatiline hazırlık olsun diye) açlıktan ölmek üzere olduğumuzu fark edip, Hardal'a oturduk. Atiye Sokak trafiğe kapandığından beri ayrı bir keyifli oldu; ama oturacak yer bulmak da şansa kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-aLXkRh5vyCg/TdBAIt7xdNI/AAAAAAAANE4/3J9FywErb7E/s1600/Tam+ekran+yakalama+15.05.2011+230411.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://2.bp.blogspot.com/-aLXkRh5vyCg/TdBAIt7xdNI/AAAAAAAANE4/3J9FywErb7E/s400/Tam+ekran+yakalama+15.05.2011+230411.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hardal benim için Asmalımescit'te UpLounge'a çıkmak için içinden geçtiğimiz bir yerdi sadece. Hiç bir şey yiyip içmek için gitmemiştim daha önce. Tercihimi Meksika mutfağından yana yapıp tavuklu quesadillia yedim, oldukça lezzetliydi. Sadece sosların altına yeşillik doldurup, üzerini sos ile kapatıp dolu dolu sos veriyormuş gibi yapmaları bana gereksiz geldi. Mantı-mania'lardansanız iki yanında Casita varken gözünüz Hardal'ı görmez muhtemelen; ama Hardal da Nişantaşı'nda karın doyurmak için iyi bir adres olmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceye DADA'nın nefis bahçesinde, Blush yudumlayarak başladık, sakin başlayan gece, s14'te farklı konseptlerde iki doğum günü partisiyle devam edince eğlence sabah bitti. Uzun zamandır akşamdan kalma halde güneşi görmüyordum, özlemişim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal böyle olunca sansüre karşı yürüyüş yalan oldu, mışıl mışıl uyudum. Giden herkesin ayağına sağlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimize güzel bir hafta olsun. Sonunda yüzünü gösteren güneş hiçbir yere kaçmasın. Amin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Foto 2: &lt;a href="http://tadiyorum.tumblr.com/"&gt;Tadıyorum&lt;/a&gt;'dan.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-2829929604084231958?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/2829929604084231958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=2829929604084231958&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2829929604084231958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/2829929604084231958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/biten-haftasonu-kesifleri-tasarm.html' title='Haftasonu keşifleri: Tasarım elbiseler, yeni mekanlar, lezzetler'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dkjqcGk6nVg/TdAxA_WKZHI/AAAAAAAANEw/BIQTZi14Hxw/s72-c/nhood_pleasedonttalktome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-7642314684242238879</id><published>2011-05-13T21:01:00.002+03:00</published><updated>2011-05-19T21:37:58.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>Dadadadaaam: Açtık! İçtik! Tattık! Sevdik!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pqbeq_lIeFk/Tc1nqvOAqEI/AAAAAAAANC8/GM0gSGOahuQ/s1600/lush_hotel-161.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-pqbeq_lIeFk/Tc1nqvOAqEI/AAAAAAAANC8/GM0gSGOahuQ/s400/lush_hotel-161.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hani herkes der ya, "Sıkıldım bu işten bir gün kendi mekanımı  açacağım, ohhh sonra hem eğlen hem para kazan!" Kulağa güzel gelir her  söylenildiğinde. Dinleyen söyleyenin hayaline ortak olur hatta zaman  zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan aylar aylar önce DADA'nın yepyeni bir konseptle sıfırdan yaratılmasına karar verildi. Yetmedi, bir yanındaki yer de projeye dahil olsun denildi. Ben de böylelikle iki mekanın yoktan var edilmesi sürecine hayatımda ilk defa tanıklık etmiş oldum. Peşin peşin söyleyebilirim ki, bu iş herkesin harcı değil. İnanılmaz çok detay var bir kere işin içinde,bir de "aman olduğu kadar olsun" değil "eğlence, lezzet, müzik kalitesi tam olsun diye ne gerekiyorsa yapılsın" denildiği zaman o detaylar beşle çarpılıyor. Mimar seçimi ile başlayan, inşaat ile geçen en sancılı ortada bir türlü somut bir şeylerin olmadığı süreç, mobilya seçimi, mobilyaların ülkeye girişinin beklenmesi, ses sistemleri, gümrük aksilikleri, dj aparatları, sadalyeler, tabaklar, bardaklar, menüler, raflarda duracak aksesuarlar, logolar, tabelalar, personel, masaların dizilimi daha neler neler. Sırf masalara konulacak mumlukların seçilmesi ve gereken sayıya ulaşmak için çeşitli şubelerden getirtilmesi bile bir kaç gün sürdü. Bu sadece mumluk, gerisini siz düşünün... Bazen çok gergin, bazen çok keyifli geçen aylardan sonra ortaya DADA ve S14 çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9KWL0PFVouo/Tc1rMJWznhI/AAAAAAAANDA/8qIhXWYUug4/s1600/240440_197976193578323_194522577257018_556181_5321289_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-9KWL0PFVouo/Tc1rMJWznhI/AAAAAAAANDA/8qIhXWYUug4/s400/240440_197976193578323_194522577257018_556181_5321289_o.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ITtCFc7Yvgc/Tc1rMzNkw7I/AAAAAAAANDE/91nJJPHSsOs/s1600/230943_10150171330133663_534478662_6755411_830_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/-ITtCFc7Yvgc/Tc1rMzNkw7I/AAAAAAAANDE/91nJJPHSsOs/s400/230943_10150171330133663_534478662_6755411_830_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hem S14 hem de DADA Uras X Dilekçi tarafından tasarlandı, Simurg Yatırım AŞ tarafından finanse edildi, tasarım parçalar ve efsane bir ses sistemiyle donatıldı, mutfağa çapa abi'den çıkartma yapıldı, logoları Peace Bourne, personel kıyafetlerini Zeynep Erdoğan tasarladı, PR kısmını Özgür Çakıt ile Günfer Günaydın üstlendi ve burada "Aşk" olarak adlandırmama alışkın olduğunuz adam da bütün bu süreçlerde başrolu oynadı. Hem her iş o konunun profesyoneline devredildi, hem de gezer tozar ekibin "Şöyle olsun, böyle olsun. Ben bir mekanda şunu isterim. Bu olursa uyuz olurum."ları canı gönülden dinlendi. Bütün o çabaya değdi mi? Hem de nasıl!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıraselviler Caddesi'nin hemen üzerinde, yani efsane merkezi bir lokasyonla, kahvaltıdan akşam yemeğine her öğün lezzetle yemek yenebilecek, ister tek başına bilgisayarla kitapla dergiyle huzurlu bir şekilde zaman geçirilebilecek, ister arkadaşla gırgır şamata yapılabilecek, işter iş toplantısına gelinebilecek DADA; neşeli dekorasyonu, mükemmel ses sistemi ile kurtlarınızı döktürecek S14 ve ikisinin ortak masaldan fırlamış gibi bahçesi 11 Mayıs 11'de kapılarını açtı. Nefis bir açılış partisiyle! Hypnotic Project, Dearhead (ki kendilerine taptım, muhteşem bir müzik yapıyorlar), Barış K, GRKMYLM &amp;amp; MK ile... Limitsiz içkili, özel bir parti ile... Birbirinden güzel insanlarla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wbtTErp3ywI/Tc1vJY9mtXI/AAAAAAAANDI/Ds-Xascvjj0/s1600/lush_hotel-139.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-wbtTErp3ywI/Tc1vJY9mtXI/AAAAAAAANDI/Ds-Xascvjj0/s400/lush_hotel-139.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-gTR0MUGTkc8/Tc1vRuFyvuI/AAAAAAAANDM/GluoIJG7fAc/s1600/lush_hotel-199.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-gTR0MUGTkc8/Tc1vRuFyvuI/AAAAAAAANDM/GluoIJG7fAc/s400/lush_hotel-199.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8jv3Fi-a9Gg/Tc1va1p2OFI/AAAAAAAANDQ/mqtRRvXlddE/s1600/lush_hotel-136.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-8jv3Fi-a9Gg/Tc1va1p2OFI/AAAAAAAANDQ/mqtRRvXlddE/s400/lush_hotel-136.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben ilerleyen günlerde "sucks / rocks" şeklinde en favori fotoğraflarımı paylaşırım zaten ama: &lt;br /&gt;Kimler gelmiş bir görelim derseniz kokteyl fotoğrafları için &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/media/set/?set=a.199516916757584.52986.194522577257018&amp;amp;l=7e03316b11"&gt;bu tarafa&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;;&lt;br /&gt;Partiden muhteşem kareler için &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/media/set/?set=a.222778874400326.69246.133776173300597&amp;amp;l=65b6369174"&gt;bu tarafa&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; buyrun. :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya doğrudan çıkıp gelin, hep beraber tadını çıkaralım.&lt;br /&gt;Bu yazı hiç tarafsız olmamış derseniz de, gelin bir de siz bakın bakalım farklı düşünebilecek misiniz? :)) Üstelik Foursquare kullanıcısıysanız, ilk defa buraya check-in yapanlara leziz bir kahve hediyeymiş, hazır havalar güzelleşmişken o bahçede geç gelen bahara bir merhaba diyin derim ben :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Edit: Gerçekten yazmamışım, halbuki o kadar da düşünmüştüm Peace mi yazsam isim mi yazsam diye. Derhal düzeltildi bu korkunç eksik!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-7642314684242238879?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/7642314684242238879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=7642314684242238879&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7642314684242238879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/7642314684242238879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/dadadadaaam-actk-ictik-tattk-sevdik.html' title='Dadadadaaam: Açtık! İçtik! Tattık! Sevdik!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-pqbeq_lIeFk/Tc1nqvOAqEI/AAAAAAAANC8/GM0gSGOahuQ/s72-c/lush_hotel-161.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-800317498020068117</id><published>2011-05-05T00:39:00.002+03:00</published><updated>2011-10-31T12:34:13.897+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap'/><title type='text'>Maaile giderim Rixos'a; hamdolsun all inclusive!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zTFb8-UbTyk/TcG5CLpK5FI/AAAAAAAANCg/IK766lJYEiA/s1600/5121280501_eb8547d783_b.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-zTFb8-UbTyk/TcG5CLpK5FI/AAAAAAAANCg/IK766lJYEiA/s400/5121280501_eb8547d783_b.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Başlığa aldanmamak lazım, maaile çalışıyoruz biz bu aralar. Ofis benim pestilimi çıkarmıyormuşçasına Bilgi Üniversitesi'nde bir sertifika programına kaydoldum. Bu saate kadar oturdum comperative contract law ders notlarını okudum. Aşk da bu saatte bile &lt;a href="http://www.facebook.com/#%21/pages/DADA/194522577257018"&gt;dada&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.facebook.com/#%21/pages/S14/133776173300597"&gt;S14&lt;/a&gt;'ün açılışına ardarda süprizler planlamakta, her bir detay için uğraşmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman bu başlık nereden çıktı derseniz bu aralar ki neşe kaynağımdan: Yılmaz Özdil'in "İsim - Şehir - Hayvan" adlı kitabından. "Eee ben bu adamın köşe yazılarını okuyordum zaten kitaba ne gerek vardı?" dememek lazım. O yazılar, konularına göre toplu toplu olunca gündemi sürekli değişen ülkede ne kadar büyük olayları ne kadar çabuk unuttuğumuzu o kadar güzel hatırlatıyor bu bir. Bir tanesi asla kesmeyen o güzelim yazıların bir sürüsünün ardarda olması inanılmaz bir keyif veriyor bu da iki. Yılmaz Özdil okumayanlardansanız zaten bu kitabı almamak ayıp olur. Ağlanacak halinize gülmeyi özlediyseniz, memlekette olup bitenlere sinirlenip küfretmekten bitkin düştüyseniz; biraz da onlarla eğlenme zamanıdır. Bana olur olmaz yerlerde kahkaha attıranlardan bir demet:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hala diyorlar ki Atatürk diktatördü. Vahdettin neydi peki? Demokrat Parti Genel Başkanı mı?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Daha da gelmem Davos'a... Maaile giderim Rixos'a. Hamdolsun all inclusive."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Sor hobilerimizi mesela. Bako ne çıkar? Kitap okumak çıkar. Halbuki hepimiz biliyoruz ki, kıçımızı silmek için tükettiğimiz tuvalet kağıdı miktarı, beynimizi parlatmak için tükettiğimiz kağıt miktarından fazla."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu iş en büyük adalet sarayını yapmakla, yani binayla filan olsaydı, Yargıtay başkanı müteahhit olurdu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Memleketi satıyorlar gıkın çıkmıyor, tarlana alt tarafı bir inek giriyor, bütün köye dava açıyorsun emmioğlu!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" İş adamına dava açıyorsun, 78 milyar dolarlık... Hakim alıyor, ayda iki bin lira maaş... Hakimin psikolojisini düzeltip dosyaya hakim olması zaten 6 ay sürüyor." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-VU8wxNQj768/TcG8PN0IT_I/AAAAAAAANCw/MuHTMxf35z4/s1600/DSCF2063.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="258" src="http://3.bp.blogspot.com/-VU8wxNQj768/TcG8PN0IT_I/AAAAAAAANCw/MuHTMxf35z4/s400/DSCF2063.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kitabın daha yarısındayım, yazıların bir kısmında kikirdememe hakim olamıyorum, bir kısmında da korkunç bir hüzün kaplıyor içimi. Öğle yemeğinden vazgeçip, güzel bir latte eşliğinde kitaba yumulmak, beni ayaküstü yenecek bir yemekten daha çok doyuruyor iki gündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Cevahir'in önündeki eskiden Tür'lünün bulunduğu tarihi binaya açılan Starbucks'a bayıldım ben. Bina güzel, kocaman bahçesi ondan güzel... Karaköy'deki Starbucks'tan sonra en favorimi buradaki ilan ettim gitti. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-peI0pEWQdKA/TcG5NsyS60I/AAAAAAAANCk/BHgSIMAfdBA/s1600/16270_195211931797_169327156797_3842914_4905068_n.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://2.bp.blogspot.com/-peI0pEWQdKA/TcG5NsyS60I/AAAAAAAANCk/BHgSIMAfdBA/s400/16270_195211931797_169327156797_3842914_4905068_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz Özdil filan okuyamam, kahveyle de işim olmaz, bir türlü gelmeyen baharda bu hayat nasıl çekilecek diyorsanız da, bir paket yukarıdaki ilaçtan atın çantanıza, cömert olun, bol bol dağıtın, iyi gelir ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;İlk foto: 74 Lime Lane&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-800317498020068117?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/800317498020068117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=800317498020068117&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/800317498020068117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/800317498020068117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/maaile-giderim-rixosa-hamdolsun-all.html' title='Maaile giderim Rixos&apos;a; hamdolsun all inclusive!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zTFb8-UbTyk/TcG5CLpK5FI/AAAAAAAANCg/IK766lJYEiA/s72-c/5121280501_eb8547d783_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-9120109537454216227</id><published>2011-05-02T21:12:00.001+03:00</published><updated>2011-05-02T21:14:31.861+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir doz ilham'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat ve aşk yazıları'/><title type='text'>time takes too much time...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xoGMqr9Hdww/Tb7szKIRTXI/AAAAAAAANBo/PEQwY3dQR5Q/s1600/spring10collagesheet.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-xoGMqr9Hdww/Tb7szKIRTXI/AAAAAAAANBo/PEQwY3dQR5Q/s400/spring10collagesheet.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xoGMqr9Hdww/Tb7szKIRTXI/AAAAAAAANBo/PEQwY3dQR5Q/s1600/spring10collagesheet.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2DTTCqyfI5c/Tb7sn-p9SqI/AAAAAAAANBM/etgk9uI4pPg/s1600/bonjour.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-2DTTCqyfI5c/Tb7sn-p9SqI/AAAAAAAANBM/etgk9uI4pPg/s320/bonjour.jpg" width="230" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FMSRdfm56a8/Tb7s1OCyvMI/AAAAAAAANBs/kI5vDN96qjo/s1600/trimmings.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-FMSRdfm56a8/Tb7s1OCyvMI/AAAAAAAANBs/kI5vDN96qjo/s320/trimmings.jpg" width="230" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qrMQzDZSD18/Tb7sowpHC5I/AAAAAAAANBQ/0vTq4LhP-to/s1600/csholiday2007.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-qrMQzDZSD18/Tb7sowpHC5I/AAAAAAAANBQ/0vTq4LhP-to/s320/csholiday2007.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZFqJaVk5pPI/Tb7s5mCdetI/AAAAAAAANBw/OYvMwwG9jVE/s1600/htcollage.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZFqJaVk5pPI/Tb7s5mCdetI/AAAAAAAANBw/OYvMwwG9jVE/s320/htcollage.jpg" width="230" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xoGMqr9Hdww/Tb7szKIRTXI/AAAAAAAANBo/PEQwY3dQR5Q/s1600/spring10collagesheet.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UgsUq6hirkE/Tb7sptH3nnI/AAAAAAAANBU/xsNr_bw5stI/s1600/eatcakeinvitefandb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="226" src="http://1.bp.blogspot.com/-UgsUq6hirkE/Tb7sptH3nnI/AAAAAAAANBU/xsNr_bw5stI/s400/eatcakeinvitefandb.jpg" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RLVID-N9NYY/Tb7sxoEJw6I/AAAAAAAANBk/TSrIt6OckyM/s1600/pc-followyourheart.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://3.bp.blogspot.com/-RLVID-N9NYY/Tb7sxoEJw6I/AAAAAAAANBk/TSrIt6OckyM/s400/pc-followyourheart.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kadınlar ikiye ayrılır: Biriktiriciler ve Atıcılar. Biriktirici kadınların evleri sergi gibi olur. Her yerde kutular kutuların içinden taşan biletler, broşürler, dergi ve gazetelerden kesilmiş parçalar, üstüne notlar alınmış kağıt parçaları olur. Dolaplarında bebeklikten kalma kıyafetler hatta bazen annelerinin gençliklerinden kalan parçalar bile olur. Rengi atmış, lekelenmiş hallice toz bezi haline gelmiş bazı parçalarını bile atmaya kıyamazlar. Hiç beğenmeseler bile hediye geldi, anlamlı diye evlerindeki objeler de onlarla birlikte o evden o eve göçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atıcı kadınlar ise minimaldir. Belli periyotlarla sokak kapılarının önüne devasa poşetler çıkar. Anısı varmış, hediyeymiş dinlemezler, fazla eşya onları boğar. Düzen isterler, sadelik isterler, boşluk isterler. Hatta kendilerini tutamazlar birlikte yaşadıkları eşlerinin ve çocuklarının eşyalarını bile onlara çaktırmadan her fırsatta ayıklayıp atıverirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemin tezine göre atıcı kadınların kızları biriktirici, biriktirici kadınların kızları da atıcı olur. &lt;br /&gt;Biriktirici anneannemin aksine annem atıcı familyadandır. Ben de biriktirici olarak zinciri devam ettiriyorum. Gelgelelim İstanbul'daki evlerin metrekarece küçüklüğü biriktiricilere biraz ket vuran bir unsur. Biriktirdikçe yaşayacak alan kalmıyor çünkü. Bu blogun ortaya çıkış amacı da tam olarak buydu: Bilgisayara kaydedip saklamaktansa, üzerine notlar alınmış kutularca kağıdın evi işgal etmesindense online ortamda depolansınlar. :) (Paralel bir şekilde &lt;a href="http://dukkan2010.blogspot.com/"&gt;chucha boutique&lt;/a&gt; de aynı amaca hizmet ediyor.) &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RoNBMeodxQo/Tb7sr5I2ZYI/AAAAAAAANBY/mUElcvGSxvI/s1600/hbcakeinvitefandb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://4.bp.blogspot.com/-RoNBMeodxQo/Tb7sr5I2ZYI/AAAAAAAANBY/mUElcvGSxvI/s400/hbcakeinvitefandb.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-bfjGnDoG8gk/Tb7sxI7NIlI/AAAAAAAANBg/w7Gqal8xuOI/s1600/pc-flyinghigh.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://1.bp.blogspot.com/-bfjGnDoG8gk/Tb7sxI7NIlI/AAAAAAAANBg/w7Gqal8xuOI/s400/pc-flyinghigh.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Burada gördüğünüz kartlar da eminim ki bir biriktiricinin eserleri. Biriktiricilik ruhu her yanlarına sinmiş. Amerikalıların "Paper addict" dediği kişilerin tapacağı, atıcıların "kağıt parçası işte, çöp yani" diyeceği bu nefis şeyleri şurada bulabilirsiniz: &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.shoppaperrelics.com/category_6/Greetings.htm"&gt;Paper Relics.&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; Hatta belki biriktirdiklerinizden kolaj kartlar yapmanız için ilham bile verebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlık da bu aralar sürekli ama sürekli dinlemek istediğim eski bir şarkıdan: Moloko - time is now (dinlemeden geçmeyin &lt;b&gt;&lt;a href="http://fizy.com/s/1502nx%20"&gt;klik!&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; )&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZFqJaVk5pPI/Tb7s5mCdetI/AAAAAAAANBw/OYvMwwG9jVE/s1600/htcollage.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-9120109537454216227?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/9120109537454216227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=9120109537454216227&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/9120109537454216227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/9120109537454216227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/05/time-takes-too-much-time.html' title='time takes too much time...'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-xoGMqr9Hdww/Tb7szKIRTXI/AAAAAAAANBo/PEQwY3dQR5Q/s72-c/spring10collagesheet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-5075930200358384581</id><published>2011-04-30T20:03:00.000+03:00</published><updated>2011-04-30T20:03:35.620+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bar / club / cafe / restoran'/><title type='text'>urban - sky fish - kiki - carls jr veee dada!</title><content type='html'>Metronun yürüyen merdivenlerinden çıktığım bir gün göz ucuyla baktığım afişlerden biri beni bundan birkaç yaz öncesine alıp götürüverdi.&lt;b&gt; Carl's Jr.&lt;/b&gt; açılmıştı İstanbul'a. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Work&amp;amp; travel dolayısıyla Los Angeles'ta olduğumuz ilk ay C-SUN'da konaklıyorduk. Geceleri acıktığımız zaman tek alternatifimiz kaldığımız yerden bir kilometre kadar uzakta bulunan hamburgerci Carl's Jr.'dı. Toplamda kaç Famous Star yemişimdir bilmiyorum, ama sonraları düşünmüştüm, "O hamburgerler gerçekten çok mu lezzetliydi, yoksa biz o kadar acıkıp o kadar yol gittiğimiz için mi bize o kadar güzel geliyordu?" diye. Bir de geceleri belli bir saatten sonra sadece drive-thru kısmı açık olduğu ve oradan yayalara servis yapmadıkları için, iki önde iki arkada hayali bir araba sürüyormuş gibi drive-thru'ya yaya giren dört kişi geliyor ki gözümün önüne kahkahayı basıveriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevahir'in en üst katına açılan Carls Jr.'ı da bu hafta hayırladık. Hamburger gerçekten lezzetliydi, sigara içenler için terası olması büyük avantaj ve aynen Amerikan usulü içecekler refill, yani bardağınızı kaç kere isterseniz o kadar doldurabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ee tabii hafta boyunca sadece fast-food takılmadık :)) &lt;b&gt;Sky Fish&lt;/b&gt; ile tanıştırayım sizi:&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6MvFfb21aSY/TbwzC-IC8-I/AAAAAAAAM_w/Gdi8O6fok64/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173025.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://3.bp.blogspot.com/-6MvFfb21aSY/TbwzC-IC8-I/AAAAAAAAM_w/Gdi8O6fok64/s400/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173025.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Manzara arıyorsanız burası tam size göre. Leb-i Derya halt etmiş dedirtecek bir manzaraya sahip. Aynı terastan hem Taksim meydanını, hem boğazı, hem tarihi yarımadayı görebiliyorsunuz. Yemekleri nasıl bilmiyorum ama içki içip laflamak için, bir kahve ile manzaraya karşı yorgunluk atmak için ideal. Geceleri de club haline geliyor, mesela dün gece Görkem Eylem performansıyla, bizi her telden müzikte dans ettirip kurtlarımızı döktürdü. Yürümeye üşenenleri de, Taksim meydana yakınlığı ile tavlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sadece otel personelinin tavrını hiç beğenmedim. Mekana çıkmak için otelin lobisinden geçiyorsunuz, ve "Sky Fish'e nasıl çıkarım?" diye sormamız gerektiğinde, "Bin şu asansöre yediye bas!" diyen yani "sen" diye hitab eden, dangıl dungul konuşan bir adam vardı karşımızda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-CCd1y059xME/Tbw3G8kwtJI/AAAAAAAANAE/Jks7Dos3tOI/s1600/DSCF2015.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-CCd1y059xME/Tbw3G8kwtJI/AAAAAAAANAE/Jks7Dos3tOI/s320/DSCF2015.JPG" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DWmpGLW4Jy0/TbwzEmZ2bJI/AAAAAAAAM_0/A0GalxrniMU/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173202.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="208" src="http://2.bp.blogspot.com/-DWmpGLW4Jy0/TbwzEmZ2bJI/AAAAAAAAM_0/A0GalxrniMU/s320/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173202.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan çıkışta da &lt;b&gt;Kiki&lt;/b&gt;'ye bir uğradık. Hep kalabalık, hep kalabalık! Bir yerlerde Kiki'nin gündüz çekilmiş fotoğraflarını gördüğümde tanımıyorum neresi olduğunu, çünkü hep gece ve içerisi tıkış tıkışken gidiyorum. Güzel müzik çalan ama genellikle dans edilemeyecek kadar dolu, Cihangir halkının buluşma yeri gibi olan bu mekanı merak ediyorsanız &lt;a href="http://www.kiki.com.tr/"&gt;TIK!&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HXk1H0IRMdY/TbwzN8KTe2I/AAAAAAAANAA/tlndM4uKaZs/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174441.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="140" src="http://3.bp.blogspot.com/-HXk1H0IRMdY/TbwzN8KTe2I/AAAAAAAANAA/tlndM4uKaZs/s400/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174441.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kiddom sayesinde dün yeni bir yer daha keşfetmiş oldum: Urban! İç kısmının dekorasyonu çok karakteristik; hem tarihi, hem sıcak. Açık havada oturulabilecek masa sayısı da oldukça fazla. Küçükbeyoğlu veya Asmalımescit kadar tıklım tıkış olmaması da büyük artı. Mutfağı erkenden kapanmıyor, yemekler leziz, fiyatlar pek uygun. Daha detaylı bilgi isterim derseniz,&lt;a href="http://www.urbanbeyoglu.com/"&gt; TIK!&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DWmpGLW4Jy0/TbwzEmZ2bJI/AAAAAAAAM_0/A0GalxrniMU/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173202.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt; &lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DWmpGLW4Jy0/TbwzEmZ2bJI/AAAAAAAAM_0/A0GalxrniMU/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173202.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZBvw8bfUkaQ/TbwzLibjSWI/AAAAAAAAM_8/tdSJzPu5BvI/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174435.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZBvw8bfUkaQ/TbwzLibjSWI/AAAAAAAAM_8/tdSJzPu5BvI/s400/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174435.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-tOq0XrN9_04/TbwzIACh_QI/AAAAAAAAM_4/6XdnInj5oCU/s1600/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174409.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="161" src="http://2.bp.blogspot.com/-tOq0XrN9_04/TbwzIACh_QI/AAAAAAAAM_4/6XdnInj5oCU/s400/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+174409.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir de bir de çok çok yakın bir zamanda İstanbul yepyeni ve her konuda çok iddialı bir mekana daha kavuşuyor. Bir yandan dekorasyondan, personel kıyafetine kadar her konunun profesyoneli ile çalışılıyor, diğer yandan gezenti kitlenin eleştiri ve beklentileri dikkate alınıyor. "Aşk" bu mekanın arkasındaki isimlerden biri olduğu için, ben mekan açılmadan mekanı tadan şanslılardan biri olarak yemekler, ses sistemi ve özellikle şeker gibi bahçenin kalbinizi fethedeceğini söyleyebilirim.Küçük bir ipucu fotoğrafı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/#%21/pages/DADA/194522577257018"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-fMFqgXPYQsg/Tbw--uewhPI/AAAAAAAANAI/62yYD-Pbg2c/s400/6e86cf655ca24bab8e4361843a738658_7.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-5075930200358384581?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/5075930200358384581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=5075930200358384581&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5075930200358384581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/5075930200358384581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/04/urban-sky-fish-kiki-carls-jr-veee-dada.html' title='urban - sky fish - kiki - carls jr veee dada!'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-6MvFfb21aSY/TbwzC-IC8-I/AAAAAAAAM_w/Gdi8O6fok64/s72-c/Tam+ekran+yakalama+30.04.2011+173025.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-3029106014029356388</id><published>2011-04-28T21:45:00.001+03:00</published><updated>2011-10-31T12:15:08.216+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Benim Şişme Bebeğim (!)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jGwIb_CzXoI/TbQuG-o-IOI/AAAAAAAAM-s/f_di8hNsfZ0/s1600/air+doll_poster.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-jGwIb_CzXoI/TbQuG-o-IOI/AAAAAAAAM-s/f_di8hNsfZ0/s400/air+doll_poster.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Uzun zamandır izlenmeyi bekleyen filmlerimden biriydi Şişme Bebek. Aldığım günden beri Aşk dahil, herkesin benimle şakalaşma konusu olan bu filmi sonunda izlemeye fırsat buldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski sevgilisinin yokluğuna dayanamayan bir adam, kendisine bir şişme bebek alıp eski sevgilisinin adını koyar ve bu şişme bebek ile yaşamaya başlar. Akşamları yemek yerken karşısına oturtup o gün neler yaşadığından bahseder, yıkar, süsler, sevişir, üşümesin diye üstünü örter... Ve bu şişme bebek sahibinin işe gitmek için evden çıktığı bir gün canlanır, dünyayı keşfetmeye başlar.Hatta kendisine bir video kiralama dükkanında iş bulur. Ancak bu sürede geceleri eve gelip, kendi kendisine bir şişme bebek olduğunu hatırlatıp, aynen eskisi gibi cansız gibi davranmaya devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynen küçük bir çocuk gibi suya, şişelere, her türlü yeni eşya ve bilgiye korkunç bir merak duyarken, bir yandan da insanları gözlemleyip taklit ederek onlardan biri olmaya çalışır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film, adının verdiği muzur mesaja rağmen, çok hüzünlü. Detaylar insanın içini acıtıyor, bir yandan da başarılı bir toplumsal eleştiri ile yüzyüze bırakıyor. Yavaş tempolu, sıradışı konulu, görsel olarak zengin filmleri sevenerdenseniz, DVD alışveriş listenize +1! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/RI46dEsDaBM" title="YouTube video player" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257867647573784977-3029106014029356388?l=mushaboom8.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mushaboom8.blogspot.com/feeds/3029106014029356388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5257867647573784977&amp;postID=3029106014029356388&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3029106014029356388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257867647573784977/posts/default/3029106014029356388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mushaboom8.blogspot.com/2011/04/benim-sisme-bebegim.html' title='Benim Şişme Bebeğim (!)'/><author><name>ziLLosh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07284459759621357841</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_i9d1Ui12j_o/TNw0_RRAnZI/AAAAAAAAMb4/Md94LY876j0/S220/73159_454758353662_534478662_5466972_5733230_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jGwIb_CzXoI/TbQuG-o-IOI/AAAAAAAAM-s/f_di8hNsfZ0/s72-c/air+doll_poster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257867647573784977.post-6810792062006242941</id><published>2011-04-25T18:32:00.004+03:00</published><updated>2011-10-31T12:15:00.240+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acemiler / tembeller için mutfak 101'/><title type='text'>paskalya, camsız gözlük, sendromsuz pazartesi, pişi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-DCAo5LMBn-Y/TbWLSjEqVYI/AAAAAAAAM-w/DpWpSJpor6k/s1600/611499_uRDDsZ8Y_c.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-DCAo5LMBn-Y/TbWLSjEqVYI/AAAAAAAAM-w/DpWpSJpor6k/s320/611499_uRDDsZ8Y_c.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir haftasonunu daha devirdik ve haftaya uzun zamandır olmadığı kadar keyifli başladım.&lt;br /&gt;Geçen hafta ajandama aynen şöyle yazmışım: "Bugün fark ettim ki, çok uzun zamandır hiçbir şey yapmıyorum. Sürekli koşturmama, sürekli meşgul olmama rağmen, aslında tek bir adım bile ilerlemiyorum. Evet haftanın beş günü çok çalışıyorum, stajyer avukat sıfatımdaki ilk kelimenin atılmasına üç aydan bile kısa bir zaman dilimi kaldı, ama ekstra hiçbir şey yapmıyorum. Hayallerim, hedeflerim, planlarım ve listelerim yok bir süredir. Sürekli planlar yapıp, listeler oluşturan ben'i çok özledim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden kendime hemen yeni bir &lt;i&gt;&lt;a href="http://teuxdeux.com/"&gt;TeuxDeux&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; hesabı açtım (liste yapmayı sevenlerdenseniz bu siteyle t
