
Bu aralar herkesten "Nerelerdesin sen?", "Ne zamandır görüşemiyoruz?" cümlelerini duyuyorum. Pılımı pırtımı toplayıp dönüşü belirsiz yolculuklara çıkmış değilim. Öyle olsa bu blog aylarca sahipsiz kalırken, Facebook'tan birbirinden eğlenceli yüzlerce fotoğraf paylaşırdım.
Aynı plazanın -4. katında reklamcı olma yolunda yürüyor, 12.katında hukuk bürosu havası soluyorum. Sabah erken kalkma zorunluluğu + yeterli güven oluşturulamamış bir sevgili gece hayatıma sağlam bir darbe oldu, o kadar. Sokaklarda sabahlamıyorum, her gece her gece alkol tüketmiyorum artık. Böylece fark ettim ki, benim arkadaşlarımla görüşme biçimim hep alkollü gece etkinlikleriymiş. Onlar olmayınca, kimseyle görüşemez olmuşum.
Gitmek istediğim her telden bir sürü etkinlik olduğunu fark ettim, beni özleyenlere açık davet: Hadi ilginizi çekenleri seçin, birlikte gidelim!

YoungGuns ekibi olarak cumartesi sabah 7:00 treni ile Eskişehir'e göçüyoruz. İki gün boyunca Kampüste Marketing katılımcısıyız. Bu arada liseden zıpırlık yıllarından arkadaşım olan, inanılmaz özlediğim iki fıstıkla da kavuşmuş olacağım.
O yüzden kavuşma davetlerim ve etkinlikler önümüzdeki haftadan sonrası için...
1)
Mata Hari Balesi: St. Petersburg Balesi’nin tecrübeli dansçıları ile
Mariinsky Tiyatrosu’nun baş balerinleri
Julia Makhalina İstanbul'a geliyormuş. 9-11 Nisan'da TİM'de.
2)Gergely Boganyi Piyano Resitali: 14 Nisan'da Süreyya Operası'nda (itiraf etmeliyim ki Süreyya Operası'nın neresi olduğunu bile bilmiyorum :) )
3)
Uluslararası İstanbul Film Festivali: Film biletleri bu cumartesi satışa çıkıyormuş, İstanbul'da olmayacağım. Umarım izlemek istediğim filmler için bilet bulmayı başarabilirim. Fazladan biletiniz olan her filme seve seve +1 olabilirim. Film üzerine şarap da benden! :))
4 & 5 )
Chill Out Festival &
Infected Mushroom: Aynı gün olmaları bir talihsizlik mi mucize mi karar vermeye çalışıyorum.Chill-out festivalde bütün gün yayılarak demlenip akşam çok güzel kafayla infected isabet olur gibime geliyor; ama yorulup da imfected mushroom'a enerji kalmazsa endişesi de taşıyorum. (Infected Mushroom için biletimi ayırmış olan "hero"ya nasıl teşekkür etmeli, bu da düşünülmeli tabii ki bu arada.)
6)
Balık ekmek jazz: Buna katılmazsam öyle böyle değil hakikaten fena içimde kalır.
7)
La Scala'dan Simon Boccanegra Operası: Opera fanı bir insan olduğum söylenemez; ama operayı canlı olarak sinemadan izleme fikri ilginç. O yüzden gidesim var.
Hadi hadi hadi hadi hadi kim hangisine geLiyor benimle? Haber bekliyorum, hemencik biletlerimizi kapalım. Öperimmmmm =)