gitti 2 = uçan sezo 2
öyleyseeeee
fuck the pain away!!
Dün sabah okula sınava gitmek için evden çıkarken, sonrasında neler yapacağımızdan emin olamadığım zamanlarda giydiğim her ortama uyan siyah elbisemi giydim ve sigorta hukuku sınavına girmek için Beyazıt'ın yolunu tuttum. Ben sınavdayken misafir ekip de Sultanahmet'te tarihi yerleri gezdi ve benim sınav çıkışımda hepbirlikte Sultanahmet Köfteci'sine gittik. Şu her yerde şube şube türeyen Sultanahmet Köftecisi'nden bahsetmiyorum, Sultanahmet Meydan'ındaki dışı ahşap görünümlü gerçek köfteciden bahsediyorum. 

Direk kendimizi Asmalımescit'teki Balkon'a attık. Buz gibi biralarımızı içerek serinledik. Sonra her zamanki gibi orada kendimizi birimizin terasında muhabbet ediyormuşuz gibi hissedip, bir türlü kalkamadık. Gece yarısı olunca, "Eğlenme zamanı geLdiiii!!" diyerek hesabımızı istedik.
Tabii ki bir shot fındık vodka beni kesmedi, hemen bir sokak arkadaki Parantez'e de uğrayıp birer fındık shot daha attık. Bir arkadaşımın fındık vodka ile tanıştıktan sonra, "Yaa işte bu Allah'ın kanıtı! Nimet resmen!" demesi de 'bayaa' iyiydi.
Çarşambaları Taksim klasiği oLan Circus'u dinlemek için Mojo yolları tuttuk. Malesef Circus da tatildeymiş... Line'da Sarp'ı dinledik. Sarp'a karşı özel bir sempatisi olanlardan değilim, o yüzden şimdiye kadar hiç dinlemeye gitmemiştim; ama iyiymiş gerçekten. Cover'ları da şahane, şarkıların sırası da şahane! Love song ardına "söyleee bulduunnn mu aradığın aşkı söyleee" girdi mi zaten, bütün mekan coşmuş oluyor. Ardından bir de Seven Nation Army girdi ohoohoo! 1de çıktı sahneye, 3buçuğa kadar bilmediğim / sevmediğim sadece bir tane parça çaldı.