03 Mart 2015

#dahaiyiben

Bir sabah saat 5:00.

Havalimanındayım. Kazandığı paranın büyük bir kısmını uçak biletine ve seyahat etmeye harcayan bir kadın olmama rağmen, o gün havalimanında olmamın sebebi tamamen iş. Uçağımı bekliyorum. Bir elimde karton bardağın içinde mis gibi kokan kahvem, diğer elimde okuduğum romanım var.

Uçağa alım başladı mı diye kontrol etmek için kafamı kaldırdığımda, karşımdaki camdan  kendi yansımamı görüyorum. Gözlerim yansımama takılıyor. Ayağımda hafif topuklu Roma’dan aldığım deri ayakkabılarım var, üzerimdeki ceketin kupu harika, saçlarım fönlü, ojelerim yeni sürülmüş ve kırmızı. Dışarıdan bakınca hiç de fena görünmediğime karar veriyorum.

Ama aslında, makyajımın altındaki cildim bakımsız, kapatıcı ve göz kalemi ile kamufle edilmiş gözlerim yorgun. Yapmam gerekenler ve yapmak istediklerim arasında koşturmaktan, o yoğun tempoda iyi görünmeye çalışmaktan bitmiş haldeyim. Beni iyi gösteren kıyafetlere ve makyaj malzemelerine harcadığım paraların, kredi kartımda sonsuza kadar giden taksitlere bölünmüş olarak beklemesi de cabası.

Yani aslında güzel kıyafetler ve daha canlı gösteren makyaj hileleri ile dış görünüşüm kurtarılmış olsa da, yorgun, bezgin ve tükenmiş haldeyim.

O gün, o anda karar veriyorum:  Hayatımda bir şeyleri değiştirmem lazım.


Doğum günleri ve yeni yıllar değişim kararları almak için harika zamanlardır ya, yeni yıla başlarken, "2015 yılında yeniden doğmayı planlıyorum. Gerçekten. Kendimi ve hayatımı seviyorum; ama çok daha iyisini yaratabileceğime inanıyorum.” diyorum.

Çok güzel. Peki sonra?

Film veya romanlarda, ana karakter, işten istifa edip, varını yoğunu satıp, başka bir şehirde sıfırdan yeni bir hayata başlar. Veya küçük bir çanta ile bir sahil kasabasında inzivaya çekilip, sahilde uzun yürüyüşler yaparken hayatı hakkında düşüncelere dalar.

Ben İstanbul’da yaşayan herkes gibi trafikten, pahalılıktan, pislikten şikayet edip dursam da, başka şehre filan taşınmak istemiyorum. (En azından şimdilik)

Sabah erkenden kalkıp ofise gitmeye bayılmasam da, bazen gerçekten çok yoğun çalışmak zorunda da kalsam, temel prensiplerde anlaştığım bir ofiste, sevdiğim mesleğimi yapıyorum. İşimi değiştirmeyi de, başka bir sektöre atılmayı da planlamıyorum.

Elbette ki boğaza nazır kocaman teraslı ve kendi havuzum olan bir evde yaşamayı tercih ederdim; ama henüz piyangodan para çıkmadığına göre bunu da şimdilik pas geçmek zorundayım.

Bir süreliğine tek başıma bir tatile çıksam, hayatım hakkında enine boyuna düşünsem kararlar alayım desem, yıllık iznim zaten topu topu 15 gün. Seyahat etmek istediğim o kadar çok yer varken, yıllık iznimi inzivaya harcamak çok akıllıca bir hareket olmaz.



Peki ne yapacağım? Neyi değiştireceğim?

İşte o noktada gerçekçi olmaya karar verdim ve kendime günlüktakip listeleri oluşturdum. Uzun bir süre bu listeleri aksatmadan tuttum.

Bu sayede kendi hayatıma ve alışkanlıklarıma dışarıdan bakma fırsatı buldum. Çok kötü besleniyordum, kendime yeteri kadar iyi bakmıyordum, yapmak istediğim şeylere yeteri kadar zaman ayırmıyordum, dağınıktım, zamanımı yeteri kadar verimli kullanmıyordum...

Bu listeler sayesinde en azından değiştirebileceğim bazı şeyleri tespit ettim. Ama sorun şuydu ki, sadece tespit etmekle kaldım. Aradan bir ay geçti, hayatımda hala geçtim mucizevi değişimi, en ufak bir gelişme bile olmadı.

Önce “Tamam demek ki, elimden gelenin ve yapabileceğimin en iyisi bu. Çalışıyorum, hobi olarak blog yazıyorum, sık sık seyahate çıkıyorum. Demek ki, daha fazlası için zamanım ve enerjim de yok.” diyerek vazgeçtim.

Sonra her sabah kendimi çok daha zinde hissederek uyanma, aynada çok daha güzel bir kadın görme, hayatıma daha çok sığdırıp, daha huzurlu olabilme ihtimali beni yeniden cezbetti. 

İşte “Daha İyi Ben” projesi böyle doğdu.

Muhtemelen siz de hayatınızda bazı şeyleri değiştirmek istiyor ama nereden başlayacağınızı kestiremiyorsunuz, zamanı çok daha iyi kullanmayı, daha güzel görünmeyi, daha iyi bir hayat yaşamayı arzuluyorsunuz. O zaman hadi, birlikte başlayalım.



Ben kendime bana ilham vermesi için "Daha İyi Ben" isimli bir defter oluşturdum. İçine bana ilham veren bütün sözleri koymaya ve bayıldığım dergilerden alakasız resim ve kelimeleri kolaj yaparak renklendirmeye başladım. Çünkü çoğu zaman bu tip kes yapıştır işleri ile uğraştığım zamanlarda aklıma hep harika fikirler gelir. 


Bu defteri yaparken de aklıma bundan yıllar önce, hayran olduğum ve çok başarılı bulduğum bir fotoğrafçı ile yaptığım sohbette onun bana verdiği bir tavsiye geldi. "Sezen, her şeyi aynı anda yapmaya kalkıyorsun, sonra da şevkin kırılıyor. Tek tek git, biri bitmeden diğerine başlama." demişti.  Gerçekten de benim hayatımda değişiklik yapmak istediğimde en büyük hatam hala her şeyi aynı anda yapmaya kalkmak. 

Bu yüzden tek bir konu belirledim bu sefer: Ev.

Çünkü ev, bir sığnak olmalı. İnsanın yenilenebileceği, enerji toplayacağı, huzur bulacağı, içindeyken kendisini çok mutlu ve huzurlu hissedeceği bir alan. Oysa benim için "ev" uzun zamandır dağınıklığı ile beni yoran, yapılacak işler listemde oldukça fazla alan tutan bir şey.

Ev düzeni, yerleşimi ve dekorasyonu hakkında bir sürü kitap siparişi verdim. Öğrendiklerim, keşfettiklerim, yaptıklarım ile birlikte burada olacağım. Her hafta bir #dahaiyiben yazısı yazacağım.

Gelin hepbirlikte başlayalım. Birbirimizle bildiklerimizi, öğrendiklerimizi, aşamalarımızı paylaşalım, ilham verelim, öğretelim, öğrenelim. 

İlk yapmanız gereken kendinize bir defter almak. Ya çok beğendiğiniz bir defter alın, ya da sıradan bir defteri harika bir hale getirin. Ama önemli olan o defteri çok sevmeniz. Çünkü bütün #dahaiyiben serüveniniz o defterde olacak! 

İlk sayfasını açın ve hayal kurmaya başlayın. Hayatınızda neleri değiştirmek, neler yapmak, neleri başarmak isterdiniz? Saçma, delilik gibi mantık filtreleri uygulamadan hepsini yazın, listeniz istediğiniz kadar uzun olabilir. 

Daha iyi versiyonunuz için heyecanlanarak kalın!


2 yorum:

Merve Şanlıtürk Kıyak dedi ki...

Kanlı canlı Pinterest olmuş bu :) Fikre bayıldım Sezen ! Hayallerimi ve hedeflerimi yazdığım bir defterim vardı zeten. Kesinlikle en kısa zamanda bu hale getireceğim defterimi.

Nilgün Erzik Özkaracalar dedi ki...

Madem o yola girdin, Talane Miedaner'ın Yaşam Koçluğu kitabı da harikadır. Madde madde bölüp çok netleştirir birçok şeyi:) Kolay gelsin:)

Pinterest'im

Instagram'ım