30 Ağustos 2016

Ibiza Virgin Rehberi ve Ibiza'da 5.gün

Ibiza'da beşinci günümüzün sabahında (daha doğrusu tabii ki öğleninde) uyandığımızda, enerjimiz diğer günlere göre daha az.

O gün için aslında planımız tekne turu yapmak; ancak bunu bize ayarlamasını talep ettiğimiz resepsiyon görevlisi bir telefon açıp, rezervasyon yaptırıp bize de nereden saat kaçta alınacağımızı bildirmekten bile aciz olduğu için bu planımız suya düşüyor. Olay çıkartarak enerjimizi dibe düşürmeye niyetimiz yok. Hemen onun yerine başka bir plan yapıyoruz.

Ibiza'da, beach club (Blue Marlin Ibiza) , el değmemiş kumsal (Isla de Espalmador) ve hippi plajı (Benirras Beach) deneyimlediğimiz için, o gün daha farklı bir ortam yaşamak istiyoruz ve halk plajı olan Las Salinas'a doğru yola çıkıyoruz.

Bir önceki gün ile aynı şekilde Ibiza Town'daki Harnus'tan kahvaltılıklarımızı alıp otobüse biniyoruz.


"Halk plajı" dediğimde aklınıza korkunç bir görüntü geliyordur muhtemelen. Gelgelelim Las Salinas, bembeyaz kumları, oldukça kendi halinde eğlenen kitlesi ve harika denizi ile aklınızda canlanan görüntüden bambaşka bir ortam sunuyor. Tek farkı, diğer gittiğimiz diğer her yere kıyasla çok daha kalabalık olması.

İsterseniz havlunuz ve şemsiyeniz ile gelip beğendiğiniz yere yayılabileceğiniz gibi, isterseniz gayet bembeyaz çarşaflı çok şık ve konforlu çift kişilik yataklar kiralayabileceğiniz mekanlar da var. (Şemsiye 10 euro, şezlong 15 euro, çift kişilik yataklar 60 euro)

Biz geç sayılabilecek bir saatte gittiğimiz için, bu yatakların tamamı dolmuş, o yüzden yalnızca şemsiye kiralayarak kendimize bir alan yaratıyoruz; ki bence harika oluyor.


Şemsiye kiraladığımız mekan Jockey Club Salinas olduğundan, o mekanın yakınlarında bir alanda takılıyoruz; ki tesadüfen yaptığımız bu seçimin ne kadar başarılı olduğunu ilerleyen saatlerde deneyimliyoruz. Bir kere çok iyi bir DJ çalıyor ve gerçekten eğlendiriyor. Müşteri kitlesi de harika. Özellikle dans ederek, pusetteki bebeğini ileri geri iterek uyutmaya çalışan bir anneyi idolüm ilan ediyorum.



Yediğim salata çok lezzetli olduğu gibi, sunumu da plajda servis edilen bir yiyeceğe göre inanılmaz başarılı. Taze meyvelerle hazırlanan kokteylleri de hepimizin gönlünü kazanıyor.


O gün orada uzanmış güneşlenirken, İbiza hakkında düşünüyorum. Ve Ibiza'nın bugüne kadar yaptığım bütün seyahatlerden farklı bir enerjisi ve anlamı olduğuna karar veriyorum. Ayrıca, benim seyahat eşlikçilerim olan ve bana "Ibıza virgin" diye takılan sevgili Bahar ve Buket daha önce Ibiza'ya gelmiş olduğundan, onlarla seyahat ettiğim için çok şanslı olduğumu ve onlar olmasaydı bu kadar keyifli bir Ibiza geçirmeyeceğimi fark ediyorum.

Bu yüzden Ibiza'ya gidecek olanlara bir "Ibiza Virgin" rehberi hazırlamaya karar veriyorum.

1) Avrupa'nın her yerine hiç bir hazırlık yapmadan sırt çantanızı alıp elinizi kolunuzu sallayarak gidip, çok harika günler geçirebilirsiniz. İstikametiniz Ibiza ise önceden çalışmanız şart. Yoksa ya çok daha fazla para harcamak zorunda kalırsınız, ya da "Ibıza diye anlatıp durdukları bu muymuş? Bizim Akdeniz'deki yazlık kasabalar gibi kıro dolu." diye yakınıp durursunuz. (Ciddiyim!) İyi hazırlanırsanız ise, sizi bambaşka bir deneyim bekliyor.

2) Valiz hazırlama faslından başlayalım. Her gece havalı clublara gideceğiniz için valizinize topuklu ayakkabı atmaya kalkabilirsiniz. Kızlar beni uyarmamış olsaydı, kesinlikle yapacağım bir hata olurdu bu. Gerçekten on saate kadar dans edeceksiniz, yerlere içkiler dökülmüş olacak, ilerleyen saatlerde yerlerde ayrıca kırılan bardakların parçaları da olacak. O yüzden club'a giderken ihtiyacınız olan tek şey gerçekten çok rahat ve tercihen kapalı ayakkabılar. Ben bir çift beyaz spor ayakkabıyla her gece dans ettim. Üstelik de beyaz her renk elbiseye gayet uyduğundan benim için çok pratik oldu. (Gelgelelim Ibiza tatili bittiğinde artık beyaz değillerdi ve yanları açılmıştı. Çok yeni, çok kıymetli bir ayakkabı da götürmemenizi tavsiye ederim o yüzden.)

3) Ayakkabı dışında, kıyafet konusunda tamamen özgür davranın. Hatta tercihen İstanbul'da giyemediğiniz kadar mini, transparan ve dekolteli ne varsa valizinize koyun. Gerçekten ben kendi sınırlarımı İbiza'da aştım. (Az sonra aşağıda detaylarını vereceğim :)) Diğer yandan, Çeşme'de veya Bodrum'da olduğu gibi kimse sizi süzmeyecek, kıyafetinize göre bir mekana girip giremeyeceğinize karar vermeyecek. Bu nedenle kıyafet konusunda tamamen özgür davranabilirsiniz.



4) Otelde bile duştan akan su tuzlu olacak. Buna psikolojik olarak kendinizi hazırlayın. Çok rahatsız olacaksanız buna karşı çözümler geliştirin. Mesela her gün için farklı kıyafetiniz olsun en azından ki, tuzlanmış bir kıyafeti tekrar giyip kaşınmak zorunda kalmayın.

5) Otellerde ve restoranlardaki servis anlayışı, alıştığınızdan "daha az ilgili" olacak. Türkiye'de en deneyimsiz otel görevlisinin bile iyi niyetle hemen çözebileceği her şey, mesele haline gelecek. Her yerde kendiliğinden düşünülecek şeyleri, sizin özellikle ve ayrıca talep etmeniz gerekecek. Buna hazırlıklı olun, rahatınıza bakın.

6) Tatil arkadaşlarınızı çok iyi seçin. Geceleri herkesin yorgunluğu farklı saatte bastıracak, club'ta dans ederken birbirinizi sık sık kaybedeceksiniz. Tek başına kalabilen, tek başına hareket etmekte sorun yaşamayan, mutlaka birlikte olalım, ısrarında olmayan tatil arkadaşları oldukça önemli.

7) Ibiza size her ne ararsanız onu verebilecek bir sonsuz imkanlar adası. Sevgilinizle gidip, harika bir denizde başbaşa mı yüzmek istiyorsunuz? Tamamen sağlıklı besinler tüketerek, spa kampına mı girmek istiyorsunuz? Yoga yapmak, masajla gevşeyip tamamen dinlenmeli bir tatil mi arzuluyorsunuz? Dünya mutfağından harika örnekler tadarak gurme birkaç gün mü geçirmek istiyorsunuz? Hepsinin alası gerçekten Ibıza'da var.

Ama bence yine de durup bir düşünün. Bunları başka yerlerde de yapabilirsiniz. Çok daha az para harcayarak. Yoga kampı için Hindistan'a, huzurlu harika deniz için Yunanistan'a veya İtalya'ya, dünya mutfağından harika örnekler tatmak için minik bir Avrupa turuna çıkabilirsiniz. Muhtemelen de bunların hepsi daha ucuza gelir.

Ibiza bir parti adası! Parti mekanların arasında gidip gelen, içinde DJ çalan ve parti yapılan bir belediye otobüsü bile var!

Partilerin arasında farklı ruh halleri yaşatıyor olmasıyla harika ve sıradışı. Sabaha kadar dans edip, sabah club çıkışında toplasanız on kişinin olduğu tek bir işletmenin bile bulunmadığı komşu adaya gidip çırılçıplak yüzerek sabah duşunuzu alabilirsiniz örneğin. Makyajınız akmadan önce leziz bir yemek yiyip güneşin batışını izleyip, sonra sabaha kadar terden kilodunuza kadar ıslanıp dans edebilirsiniz örneğin.

Bu yüzden elektronik müzikten hoşlanmıyorsanız, asıl niyetiniz müzik dinleyip dans etmek değilse, bir kere daha Ibiza'ya gitmeyi düşünün.


8) Ibiza gerçekten çok pahalı. Bir suyun 9 euro olduğu başka bir yer biliyor musunuz? Çok abartmadan ama kendinizi otele de kapatmadan takılırsanız, her gün harcayacağınız para 150- 200 euro civarında olacak. Fakat şunu söylemeliyim ki müzik ve parti peşindeyseniz sonuna kadar değecek.

Örneğin İstanbul'a gelen iyi bir DJ'i dinlemek için ödediğiniz bilet ücreti yaklaşık 100 TL. Sonuç olarak da çok fazla kişi ile sıkış tıkış bir ortamda dinlemek zorunda kalıyorsunuz. İbiza'da ise, bir gecede harika DJ'lerden en az üç tanesi sahneye çıkıyor ve gayet diplerinde, gayet delicesine dans ederek dinleyebiliyorsunuz.

9) Gitmeden önce bütün gece planlarınızı yapmış olun. Ibiza Spotlight sitesini oturun ders çalışır gibi çalışın. Line-up'ları bilin. Bir gece harika olan bir mekan, ertesi gün bambaşka olabiliyor. Çünkü İstanbul'un aksine, o geceki programa göre değişiyor adadaki en iyi mekan. Bu çalışmayı yapıp, hangi gece kimi dinleyeceğinize ve nereye gideceğinize karar verdikten sonra da, club'ların kendi web sitelerinden biletlerini alın. Kapıda 120 euro olan biletleri, önceden online olarak yarı fiyatına alabilirsiniz.

Clublar hakkında genel bir bilgi vermek gerekirse: DC-10 gerçekten dans etmeye gelen insanlarla dolu, çok rahat bir kitlenin gittiği, DJ'lerin "Church" diye andığı, vip masası veya locası olmayan bir mekan. En meşhur günü pazartesi geceleri. Pacha Ibıza, zaten ünlü bir klasik. İçeride ayrı bir DJ'in çaldığı sigara odasından, tuvaletlerdeki yataklara kadar her şey daha iyi eğlenmeniz için tasarlanmış. İçerideki kitle o gece çalan DJ'e göre tamamen değişiyor. Eylül bitmeden gidecekseniz, ses sistemi diğerlerine göre kötü de olsa, bu sene kapanacağı için Space'e de uğramanızı tavsiye ederim. Daha popüler müziklerden hoşlanıyorsanız, havalı bir ortam peşindeyseniz, tercihiniz kesinlikle Ushuaia'dan yana olsun. Görselleri ile, tepesinden geçen uçaklarla, diğerlerinin hepsinden çok daha gösterişli ve havalı. Ben gerçekten elektronik müzik seviyorum, nispeten 'dark' ortamlarla da sıkıntım yok diyorsanız da, saat 3:00 ve sonrasında gitmelik bir mekan olarak da Amnesia öne çıkıyor. Bir de belirtmeliyim ki Amnesia, hatıralık t-shirt bakımından diğer bütün club'ları sollayıp geçen tasarımlar yapıyor. Bunlar dışında da çıkan DJ'e bağlı olarak, o gece bazı mekanlar hepsinin önüne geçebiliyor. Bu yüzden önceden gece planınızı yapmanız şart, avantajlı olması için de buna göre giriş biletinizi almanız da...


10) Playa D'en Bossa, parti peşindeyseniz konaklamak için harika bir lokasyon. Her yere 15-20 euro ödeyerek taksiyle gidebiliyorsunuz. Club'tan çıktığınızda bir adres hatırlamak veya bir yeri tarif etmek zorunda kalmıyorsunuz. Gece geldiğinizde karnınızı doyurabileceğiniz 24 saat açık mekanlar da var, yakın taksi durakları da, taksiye binmeden önce alkol alabileceğiniz marketler de. Ancak gerçekten kıro bir kitlesi var. Ibiza'ya gelip, partilere gidecek bütçesi olmayan gençler buralarda parti yapıyor. Yollardaki mekanlar, geçenleri "Gelin gelin, harika kokteyllerimiz var." diye kollarından tutup kapmaya çalışıyor. Her türlü yasadışı şeyin satışı çok aleni ve ortalıkta yapılıyor. Dolayısıyla sadece uyumaya gelmek için iyi bir ortam sunuyor.

11) Özellikle de ev kiraladıysanız, korsan taksilere dikkat edin. Sizin evden çıktığınızı bildikleri için, sizi gideceğiniz yere bıraktıktan sonra, kaldığınız evin soyulması oldukça sık yaşanan bir olaymış.

12) Bunların hepsine dikkat ederseniz, yalnızca Ibiza'ya gidenlerin anlayabileceği bir ruh haline gireceğinizi, üzerinize daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir rahatlığın geleceğini, hiç bir yerde partilemediğiniz kadar partileyeceğinizi, 24 saat içinde bambaşka ruh halleri deneyimleyeceğinizi ve döndükten sonra her gün sık sık Ibiza'yı anıp özleyeceğinizi unutmayın.


Las Salinas'ta bütün günümüzü geçirdikten sonra, saat 19:00 gibi Usuaia'ya gidiyoruz. Ibiza'daki beşinci günümde, sonunda adanın o rahatlığına alışıyorum ve yanımda getirdiğim transparan beyaz elbiseyi giyerek evden çıkıyorum. Sokakta yürürken, kimsenin bunu yadırgamamasına inanamıyorum. Club bileti satan bir adamın, "nice ass" diyip, gülerek su tabancasıyla su sıkmasını saymazsak, dünyanın en normal şeyiymiş gibi yolda yürüyorum. Bu rahatlığa bayılıyorum ve bunu başka hiçbir yerde yapamayacağımı biliyorum.

Kızlar takılıyorlar, "Tamamdır, Ibiza virgin bu gün artık adaptasyonu sağladı." diye.

Gece boyunca da yalnızca, "Elbisene aşık oldum." gibi iltifatlar alıyorum. Rahatsız edici tek bir olay bile yaşamıyorum. Yalnızca bir ara tuvalete gittiğimde, ellerimi yıkarken, arkamdaki kızlar Türkçe olarak dedikodumu yapmaya başlıyorlar. "Nasıl giymiş onu?", "Bu Avrupalı cesareti de abartılı. Gelsin bir Türkiye'yi görsün.", "Baya bildiğin transparan o elbise.", "Sütyen de yok değil mi?" gibi devam eden dedikodumu dinledikten ve ellerimi yıkadıktan sonra, onlara dönüp Türkçe olarak "İyi eğlenceler." diyorum. Tuvaletten çıktığımda kendi kahkahalarımdan bayılabilirim. O andaki yüz ifadelerinin bir videosu keşke olsaydı! :))

Uhuaia aynı zamanda bir otel olduğundan, burada parti oldukça erken saatte başlıyor ve saat 24:00'te sona eriyor. İçerideki kitlenin büyük bir çoğunluğu otelde kalanlardan oluşuyor ve kadınlar da erkekler de diğer club'lara kıyasla çok daha şık ve özenli giyimli. Diğer yandan, çok geniş bir yaş kitlesi var. Gerçekten +40 yaş üstü de çok sayıda kişi vardı, 18 yaş sınırında da...





Havuzun içinde dans eden dansçı kızlar, balkonlarına çıkmış balkondan partiye katılımcı olanlar, sadece mojito yapan barlar, içinde dizlerinize kadar suyun içinde dans edebileceğiniz minik havuz, gerçekten Ibiza'da gördüğüm en güzel visuallar ve uçakların daha yerden çok yükselmeden önce tam sahnenin üzerinden geçmesi harika.


Diğer yandan söylemeliyim ki, diğer clublara kıyasla saat 22:00'ye kadar çalan müzik çok sıradan ve çok özelliksizdi. Ancak son saatlerde gerçekten dans ettik. Yine de, buna rağmen kesinlikle ortamı için Ibiza listenizde mutlaka bulunması gereken mekanlardan.



Özgürlükle kalın!



KaydetKaydetKaydetKaydetKaydetKaydetKaydetKaydet

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba,

Tatilin cok guzel gecmis ve kendini yenilemen icin mukemmel bir firsat olmus anlasilan. Yazilarini begenerek okuyorum kismini gecip o gozluk nasil guzel bir sey demek istiyorum. Hem fashinable ama siradan degil ayni senin gibi eglenceli ve guzel. Bu kisimda kendimi instagramda unlulerin kiyafetlerine nerdeeen yazan kucuk kizlar gibi hissedecegim ama gercekten gozlugu nerden aldiginiz ogrenebilir miyim ?

Yeni blog yazilarina ilham verecek mutlu seyler yasaman dilegi ile !

E.Sezen Türker dedi ki...

Merhaba,

Öncelikle çoook teşekkür ederim :))) Hahahah gözlüğü Montana'da bir ikinci el butiğinden almıştım. Ama sıkıldığımda, diğer bütün sahip olduğum şeyler gibi mushaboom dükkan'dan yeni sahibine kavuştururum. :)

Harika bir gün olsun!

Kocaman sevgiler,
Sezen

Pinterest'im

Instagram'ım