07 Temmuz 2010

muzur sayıklamalar

Öyle bir gün olsa ki;

Bütün gün çalıştıktan sonra bile kendinizi keyifli hissetseniz,

Gün yeni başlıyormuş gibi enerji dolu olsanız,

Ayaklarınız eve doğru gitmese,

Yolda "1 liraya çorap" diyen adamı "1 liraya şarap" diye anlasanız gözleriniz tezgahtaki şarabı arasa sonra kendi kendinize yolun ortasında gülseniz,

oysho'da indirim olduğunu fark etseniz, şahane iç çamaşırlarını toplayıp kabine girseniz,

Kapının önünde birileri "Biraz acele eder misiniz?" diyince Norah Jones eşliğinde kendi kendinize strip tease yapsanız, o birisi kabinin önünde delirirken inanılmaz eğlenseniz,

Kasaya geldiğinizde bayıldığınız sütyenleri kartınızda biriken nakit puanlarla alabileceğinizi fark etseniz,


Eve geldiğiniz zaman gözünüz dolu olan Zubrowka şişesine takılsa tam bir shot atmışken birisi sizi sahildeki konsere çağırsa,

"Gelirken bira al" dese "Biradan daha güzel bir şeyim var." deseniz, o da"Senin memelerini İstanbul'un girişine diker, Anadolu insanına taptırırım. aslansın." dese,

Şimdiye kadar duyduğunuz bütün güzel sözleri unutsanız, en şenliklisinden bir kahkaha atsanız,

Birlikte sahilde çimlere otursanız, çok da güzel olmayan bir konser dinleseniz,

Sonra adamın şahane bisikletine atlasanız, sahilde topuklu ayakkabılarınız ve elbisenizle bisiklet sürseniz,

Bisikletin freninin pedalda olduğunu keşfetseniz,

OC'deyken kiraladığınız bisikletler de böyle olduğundan work&travel hatıralarına ışınlansanız,

Sonra bisikletin boyu sizin boyunuz için fazla yüksek olduğu için bir türlü de inemeseniz,


Adalar manzaralı bir terastan çatıya zıplasanız, kiremitlerin üzerine otursanız,

Oradan yıldızların daha güzel göründüğünü fark etseniz,

Kafanız da epey güzel olsa,

İç çamaşırlarıyla havuzda yüzseniz,

Havlunuz olmadığı için başkasının havlusunu yürütseniz,

Sonra kurumayı beklerken, o kadar çok gülseniz ki artık gülmekten karnınız felaket ağrısa,

Gözünüze votka kaçsa,

Bir evin hayırlı olsununu olabilecek en iyi şekilde üstelik de tamamen spontane yapmış olsanız,


İç çamaşırlarınız kurumadığı için onları çıkarıp elbisenizi giyseniz,

Sizin elinizde ıslak sütyeniniz,

Adamın bisikletinde ıslak afilli donunuz asılı gezinseniz sokakta,

Halinize gülseniz, hayatı biraz daha çok sevseniz o gece,



Ertesi sabah işe hiç geç kalmadan gelebilseniz,

Öğle yemeği yemek yerine kuaförde saçlarınızı yıkatıp fönletip klor kokusundan kurtulsanız,

Boynunuzdaki morlukları fondotenle kapatsanız,

Aynı sebepten sıcak havalarda boğazlı kıyafetlerle gezdiğiniz eski hatırlasanız,

Ofiste tam içiniz sıkılmışken Flamboyant'ın yeni sayısının çıkmış olduğunu duyuran bir mail alsanız ve sayfaları yine birbirinden yaratıcı olsa:



Eve geldiğinizde size gelmiş harika bir hediye paketi bulsanız...


Kendinizi nasıl hissedersiniz?

İşte ben öyle hissediyorum şimdi. :)))




Hediyemden biraz daha bahsetmek istiyorum. Ah ah çok teşekkür ederim ya! Tek kelimeyle: Bayıldım! Erteleyemedim hediyeden bahsetmeyi o yüzden direk iş kıyafetimle bir fotoğraf çekiverdim. Gece çıkarken vazgeçilmezim olmaya aday bu clutch! En kısa zamanda gerçek bir kombinle de huzurlarınızda olacak. O zamana kadar siz de blogger aleminde henüz tazece olan, her telden ürünler üreten Bilge'ye merhaba diyebilirsiniz.

Bir de günün şarkısı: Hava güzel, kafam güzel, ben güzelim her şey güzel. Pilot benim uçak benim her yer yeşil çiçek benim. Mars benim, dünya benim!

3 yorum:

renklendirhayati dedi ki...

SezenCim yazıyı sabah mahmurluğu içerisinde tebessüm ederek okurken bir anda Benim Ellerimden çıkmış Clutch'u görünce kalbim yerinden çıkıyordu ne kadar güzel bir duyguymuş bu :)) güle güle kullan canım...

. dedi ki...

Sen çok tatlısın ve gerçekten benim için en iyi blogsun. Zerrin

zillosh dedi ki...

hertelden; ahh clutch'ım gerçekten dikkat çekiyor, bayıla bayıla da kullanıyorum. Bir kere daha teşekkür mucusu!

zerrin; ama yerim! bayılırım! öperim çok!

Pinterest'im

Instagram'ım