08 Ocak 2010

Perşembe eğlencesi ve entertainbuL Partisi

Uzun zamandır -tabii uzundan kastedilen süreç herkese göre değişebilir, benim uzun dediğim 3 haftalık bir periyot- hem yapılacak işlerin çokluğu, hem de boş zamanlarımı da ev-sever insanlarla geçiriyor olmam gibi sebeplerle gece dışarı çıkmamıştım. Hatta ay sonu geldiğinde cebimde hala param olmasına şaşırıp, "Off ben bütün paramı alkole mi harcıyormuşum napıyormuşum?" diye düşünmüştüm.

Dün ajanstaki "1. geleneksel YoungGuns toplantısı"ndan sonra, Soul Kitchen izlemek için Alkazar'ın yolunu tuttum. Soul Kitchen'dan daha sonra detaylı olarak bahsedeceğim, ama şimdilik şunu söyleyeyim: Harika bir film. Yine tiplemeler çok özgün, soundtrackler muhteşem. Kendinize bir güzellik yapın, bu haftasonu Soul Kitchen'a iki saatinizi ayırın.

Filmde sürekli shot yapıp durdukları renkli içkinin ne olduğunu kesinlikle çözemedik; ama canımız bir şeyler içmek istedi. Parantez'in yolunu tuttuk. İstanbuL'un en şeker elemanı olarak çok yakında ödüllendireceğim Ömür bizi kalabalığa rağmen cillop bir yere oturtuverdi. Önce fındık votkaları mideye indirdik, ardından sıcak şarap kazanına kaydı gözümüz birer de sıcak şarap şerefe yaptık.

Sonra EntertainbuL'un ilk partisinin yolunu tuttuk. Entertainbul, benim de katkıda bulunan yazar olarak arada sırada yazılar yolladığım çok neşeli bir online dergi. Dün gece de Building'te ilk partisi vardı.

Kapıdan girmeden önce bir teste tabi tutulduk. Birinin üzerinde A, diğerinde B yazan viski dolu iki shot bardağı uzatıldı. Önce koklayıp hangisinin kokusunu daha güzel bulduğumuz, sonra da hangisinin tadından daha çok hoşlandığımız soruldu. Ben kokusu hafif, tadı sert olanı seçtim ki bu Jack Danielsmış. Sonucunu sorduğumuzda çoğu kişinin JimBeam'ı tercih etmiş olduğunu öğrendik.




Partide içimdeki PR'ı bastıramadım ve ortalıkta dolanan Entertainbul stickerlarını kendim dahil herkesin elbisesinin üzerine yapıştırdım:


Partinin yapıldığı mekana "Building food lab & apparel"a daha önce hiç gitmemiştim. Labrotuar havasında mermer uzun sıralardan oluşan neşeli bir dekorasyonu var. Normalde ön taraf kafe, arka taraf ise tasarımcı giysi ve aksesuarlarının satıldığı bir butik olarak çalışıyormuş. Daha detaylı bilgi ve harita için buraya göz atabilirsiniz.

Mekanın dekorasyonu kadar çok sevdiğim diğer şey de viski kokteylleri oldu. Normalde viskiden hoşlanmayan ben, kokteyllerine bayıldım. Tarif kitapçığından bir tane aldım, en kısa zamanda o tarifleri deneyip sizinle de paylaşacağım.

Gecenin devamı bizim ESN-House'un nefis manzaralı terasında devam etti. Şansımıza da hava çok güzeldi.



Share/Bookmark

2 yorum:

Stil Direktoru dedi ki...

POhh yarasın şekerim neşeniz daim olsun

zillosh dedi ki...

ohh çok teşekkürler hepimizin hepimizin =))

Pinterest'im

Instagram'ım